EKONOMİ

Bağ-Kur’da 7200 Gün Düzenlemesi Geliyor: Emeklilik Şartlarında Değişiklik!

Türkiye genelinde milyonlarca küçük işletme sahibini ve mahalle esnafını yakından ilgilendiren sosyal güvenlik sistemindeki köklü dönüşüm hamlesinde sona yaklaşıldı.

Abone Ol

Türkiye genelinde milyonlarca küçük işletme sahibini ve mahalle esnafını yakından ilgilendiren sosyal güvenlik sistemindeki köklü dönüşüm hamlesinde sona yaklaşıldı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından bir süredir büyük bir gizlilikle yürütülen teknik hazırlıklar tamamlanarak yasal mevzuat taslağı haline getirildi. Meclis gündeminin ilk sıralarında yer alması beklenen bu tarihi yasa paketi, özellikle ekonomik dalgalanmalara karşı kırılgan olan mikro işletmelerin üzerindeki finansal baskıyı hafifletmeyi amaçlıyor.

Hükümetin ekonomi yönetimindeki öncelikli reform maddeleri arasında konumlandıran bu düzenleme, yıllardır talep edilen norm birliği ilkesini fiilen hayata geçirecek. Berberlerden terzilere, bakkallardan marangozlara kadar geleneksel ticaret hayatının omurgasını oluşturan pek çok meslek grubu, bu yasal avantajlardan doğrudan faydalanabilecek. Esnaf odaları ve iş dünyası temsilcileri, atılan bu stratejik adımın piyasalarda uzun süredir hissedilen nakit sıkışıklığını ve finansal gerginliği önemli ölçüde azaltacağını öngörüyor.

Esnafın Sosyal Güvenlik Sistemindeki Mali Yükleri Azalıyor

Ülke genelindeki toplam istihdamın ve yerel ekonomik hareketliliğin en büyük taşıyıcısı olan küçük esnaf, mevcut sistemdeki ağır sigorta yükümlülükleri sebebiyle uzun zamandır ciddi bir var olma mücadelesi veriyordu. Geçmiş yıllardan bu yana miras kalan sosyal güvenlik politikaları, farklı sigorta kolları arasında adaletsiz bir uçurum yaratarak kendi nam ve hesabına çalışan bağımsız girişimcilerin çok daha uzun süreler boyunca sisteme fon sağlamasını zorunlu kılıyordu. Sosyal güvenlik uzmanları, bu durumun esnafın işletme sermayesini erittiğini ve ticari sürdürülebilirliği tehlikeye attığını vurguluyor.

Ekonomi bürokrasisinden sızan kulis bilgilerine göre, hayata geçirilecek yeni model yalnızca prim ödeme sürelerini dramatik bir şekilde aşağı çekmekle kalmayacak, aynı zamanda esnafın emeklilik hayatında elde edeceği aylık bağlanma oranlarını da koruma altına alacak. Sektör analistleri, planlanan bu radikal yapısal değişikliklerin piyasadaki genel güven endeksini tazeleyeceğini ve yerel işletmelerin geleceğe yönelik ticari yatırım iştahını %15,5 oranında yukarı taşıyacağını ifade ediyor. Hazırlanan yeni kanun çerçevesinin, makroekonomik dengeler ile bütçe disiplini gözetilerek tasarlandığı da Ankara kulislerinde konuşuluyor.

İşçi Ve Esnaf Arasındaki Sigorta Primi Eşitsizliği Bitiyor

Yürürlükte olan mevcut yasal mevzuat incelendiğinde, bağımlı çalışanlar ile kendi işinin sahibi olan vatandaşlar arasında emekliliğe hak kazanma koşulları bakımından çok çarpıcı ve adaletsiz bir tablo göze çarpıyordu. SSK statüsünde bordrolu olarak istihdam edilen bir kadın çalışan 58 yaşında, erkek çalışan ise 60 yaşında, toplamda 7200 prim gününü tamamlayarak emeklilik cüzdanını almaya hak kazanabiliyordu. Bu mevcut işleyiş, fiili çalışma hayatında toplamda 20 yıla tekabül eden bir süreyi kapsayarak işçi statüsündeki bireylerin emeklilik planlaması yapmasını kolaylaştırıyordu.

Buna karşın, kendi dükkanını işleten ve Bağ-Kur şemsiyesi altında prim ödeyen esnaf için yaş baremi aynı kalmasına rağmen, talep edilen zorunlu prim gün sayısı 9000 olarak uygulanıyordu. Bu senaryoda bir küçük işletme sahibi, kendi yanında istihdam ettiği personeline kıyasla tam 5 yıl, yani 1800 gün daha fazla prim ödemek ve çalışmak zorunda kalıyordu. Meclise sunulacak olan yeni kanun teklifi, bu iki ayrı sigortalı grubu arasındaki kronik süre makasını tamamen kapatarak sosyal adaleti yeniden tesis etmeyi hedefliyor.

Mikro İşletmeler İçin Kademeli Prim Ödeme Dönemi Başlıyor

Ankara'da ekonomi kurmayları tarafından yürütülen hummalı çalışmaların bir diğer kritik ayağını ise küçük esnaf tanımının modern ekonomik şartlara göre yeniden formüle edilmesi oluşturuyor. Bu doğrultuda, özellikle 5 veya daha az sayıda personel istihdam eden ya da sadece kendi el emeğiyle geçimini sağlayan mikro işletmelerin geçmişe dönük prim ödeme performansları ve gelir haritaları mercek altına alındı. Bakanlık bünyesindeki veri analistlerinin yaptığı çalışmalar, esnafın ciro endekslerine göre esnek bir ödeme modeline ihtiyaç duyduğunu ortaya koydu.

Yeni kurulacak sosyal güvenlik altyapısı, esnaflara yıllık ciro hacimleri ve net kazanç durumlarına göre kademeli bir prim ödeme şeması sunarak çok ciddi bir ödeme kolaylığı getirecek. Böylece iş hacmi daralan veya mevsimsel olarak gelir kaybı yaşayan küçük esnafın sigorta sisteminin dışına itilmesinin önüne geçilecek. Ticaret bakanlığı yetkilileri, bu reformun kayıtdışı istihdam oranlarını da orta vadede %12,4 seviyesine kadar düşürebileceğini öngörüyor.

Yeni Düzenlemenin Piyasalar Üzerindeki Ekonomik Etkileri Bekleniyor

Ekonomi dünyası, yasa paketinin yürürlüğe girmesiyle birlikte piyasalarda yaşanacak canlanmanın boyutlarını ve makroekonomik göstergelere yansımasını tartışmaya başladı. Ticari işletmelerin aylık sabit giderleri arasında çok büyük bir yer tutan sigorta primlerinin düşürülmesi, esnafın ham madde tedariki ve yeni istihdam yaratma süreçlerinde elini büyük ölçüde rahatlatacak. Finans analistleri, esnafın cebinde kalacak olan bu ekstra sermayenin doğrudan iç piyasaya akacağını ve yerel ticareti ivmelendireceğini belirtiyor.

Yapılan projeksiyonlar, özellikle Anadolu'daki küçük ölçekli ticari işletmelerin bu düzenleme sayesinde operasyonel ömrünü uzatacağını ve iflas risklerini %22,8 oranında azaltacağını gösteriyor. Sosyal güvenlik sisteminde yapılacak bu devrim niteliğindeki reform, Türkiye'nin uzun vadeli istihdam politikalarına da yön verecek bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Yasanın resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmesinin ardından, ilk etapta yaklaşık 1000000 esnafın hemen emeklilik potasına gireceği hesaplanıyor.

Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım