Konya Aydınlar Ocağı’na Prof. Dr. Hüseyin Muşmal konuk oldu. Muşmal, Avrupa ülkelerinin tarihi eser hırsızı olduğunu bildirdi. Konya Aydınlar Ocağı'nın düzenlediği sohbetlerde bu hafta Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Muşmal, Konya'dan yurtdışına kaçırılan kültürel mirası anlattı.İl Halk Kütüphanesi Konferans Salonundaki programın açılış konuşmasında Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü emperyalist ülkelerin İslâm dünyasından çaldıkları eserlerle müzeler kurduğunu anlatarak “Kendi tarihi olmayan ülkelerin, yıkıma uğrattıkları Osmanlı topraklarından götürdükleri eserleri geri alma konusunda maalesef başarılı olmadık” dedi.
BU İŞİN ÜZERİNDE DURMALIYIZ
Daha sonra kürsüye gelen Prof. Dr. Hüseyin Muşmal Konya’dan Konya çevresinde araştırma yapan yabancılara dair bilgiler vererek, Anadolu’dan çalınıp Avrupa’ya götürüldüğü bilinen ilk eser Konya Beyhekim Mescidinin Sırçalı Mihrabıdır” dedi. Muşmal “Bu işin neden, nasıl ve niçinleri üzerinde durmalıyız. ‘Bu eserler Anadolu’nun bağrından Avrupa ülkelerine nasıl götürülmüştür?’ sorusuna mutlak surette cevap bulmalıyız. Günde beş vakit namaz kılınan bir mescitten sırçalı mihrabı numaralayıp, söküp kutulayarak taşımak için mutlak surette yerli işbirlikçiler vardır” diye konuştu.
KONYA’DAN ESERLER KAÇIRILDI
Konya’dan dört yüz parça halinde kaçırılmış eser tespit edildiğini anlatan Muşmal “Bugün size Konya’dan çalınan on eserden bahsedeceğim. Beyhekim Mescidinin mihrabı, Selçuklu Sarayı Çinileri, Sahip Ata Külliyesinden çalınan parça eserler, Sırçalı Medrese Çinileri, Akşehir Şeyh Hacı İbrahim Türbesi Sandukası, Akşehir Seyyid Mahmut Hayrani Türbesi Sandukası, Beyşehir Eşrefoğlu Camii halı ve ahşap panoları, Yusuf Ağa Kütüphanesi el yazmaları, İnce Minare Medresesi çinileri ve Sidemara Lahdinin Eros Başlığı Avrupa’ya götürüldü” dedi.
AVRUPA TARİHİ ESER HIRSIZLIĞINA GİRDİ
Avrupa devletlerinin tarihi eser hırsızlığı yapma yöntemlerini de anlatan Muşmal “Kapsamlı şekilde coğrafi keşifler yaptılar. Sanayi inkılabından sonra da barbarlık dönemine girdiler. Önce Pompei’yi buldular. Anadolu’ya gelişlerinin sebebi ise kendi tarihlerini Yunan tarihi ile birleştirebilmekti. Anadolu şehirlerinde görevlendirdikleri konsoloslar tarihi eser keşfi yaptı, tren yolu yapımında çalışan mühendisler de kaçırma işini üstlendi. Mesela Almanya’nın Konya’da görevlendirdiği konsolos çok iyi Osmanlı Türkçesi biliyordu ve Selçuklu üzerine ihtisas yapmış biriydi.1907 yılında Konya’ya gelir gelmez de ilk iş olarak ‘Konya’ adlı bir kitap yazıp bastırmıştır. Bu kitapta Beyhekim Mihrabının yerinde olduğunu görüyoruz” şeklinde konuştu.
TÜRKİYE UZUN YILLAR SESSİZ KALDI
Avrupa’nın tarihi eser hırsızlığa karşı Türkiye’nin uzun yıllar sessiz kaldığına işaret eden Muşmal, “Beyhekim mihrabının peşine resmi olarak ilk düşen kişi 1991 yıllında mahalle muhtarı Nedim Şencan’dır. Kültür Bakanlığı da 1996 yılında Almanya’dan resmen istedi ama Almanya bu talebi meşru görmedi” dedi. Avrupa’nın tarihi eser hırsızlığının yakın tarihlerde de olduğunu anlatan Muşmal “Üzerinde Zümer süresi yazılı olan Eşrefoğlu Camiindeki iki adet ahşap pano 1996 yılında çalındı. 1998 de bir koleksiyonerde olduğu tespit edildi ve Türkiye bu iki panoyu ger aldı ama camideki yerine koymadı. 2000 yılında Yusufağa kütüphanesinden çalınan, çoğunda İbni Arabi’nin notları olan kırk iki bin sayfalık yazma eserin ikisi İngiltere’de diğer ikisi Amerika’da tespit edilip geri alındı ama diğerleri hakkında maalesef gelişme olmadı. Yazma eserlerde Arabi’ye ait notların bulunması da dikkat çekici” dedi Program sonunda Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü ve Prof. Dr. Hüseyin Muşmal günün hatırası olarak birbirlerine kitap hediye etti.
HABER MERKEZİ




