Çarşamba günü aziz dostum Himmet Tömtöm ile sabah kahvemizi içtikten sonra Hacı Ahmet Kalaycı arkadaşımızı ziyarete gittik. Hal hatır sorduktan ve hoş bir sohbete girdik. Önce bir çay söyleyeyim diyerek telefonda Kalaycı’ya üç çay, ben çay içemeyeceğim dedim;
--- Başkan söyledim artık bir bardak çaydan ölecek değilsin ya! Derken kapıdan Küçükköylü bir hemşerimiz girdi. Ben çayı ikram edecek adamı buldum. Dedim ve bana gelen çayı hemşerime ikram ettim.
--- Ahmet başkan çay sana gelmiş sen iç!
--- Ben bugünlük çay haddimi doldurdum onun için sana ikram ediyorum. Doğrusunu sözün özünü söylemek gerekirse çaydan kurtuldum.
Söz döndü dolaştı Çumra merkezde özellikle Alparslan Türkeş Caddesi, Halit oflaz caddesi, Hükümet Caddesi, Adem Yavuz Caddesi, Dumlu Caddesi, gerçi şimdi sokak adı kalmadı ya inşallah sokak adlarını kaldıranların da adı şanı kalmaz!, ama Yıldız Sokak, Kuşkonmaz Sokakların bunlara ekleyebiliriz.
Bu cadde ve sokaklarda otopark sorunu hat safhadadır. Ben şahsen Halit Oflaz caddesinde defalarca otopark cezası ödedim.
Genelde bu cadde ve sokaklardaki esnaflarımız dükkânın önündeki kaldırımı yol kenarını sanki dükkânının özel mülkü gibi kaldırıma mallarını yola da arabasını sabah erken saatlerde park ediyor. Gelen müşteriye de ikinci sıraya durmak kalıyor. Himmet Tömtöm;
--- Ben dükkâna bisiklet ile geliyorum arabam evde garajımda. Dedi. Alıveriş için gelen müşteri ikinci sıraya duruyor ve hemen sonrasında park cezası yemek boynunun borcu oluyor.
Bu cadde ve sokaklar üzerinde çok katlı binaların altında oto park bulunmadığı için bu çok katlı binalarda oturanlar araçlarını nereye park edecekler. Mevcut işyerlerinin yani dükkânların önüne park ediyorlar. Daha sonra müşterilerde alışveriş yaparken kısmetine trafik cezası yemek kalıyor.
Burada anti parantez olarak başka deyişle sırası gelmişken Kuşkonmaz Sokakta Ahmet Gündüz Başkanın yapmış olduğu sitenin altında oto parkı bulunmaktadır. Dolayısıyla diğer çok katlı binalardan ayrı tutmak gerekir değil mi? Marifet iltifata tabi kabilinden Ahmet Gündüz başkanı bu duyarlılığından dolayı kutluyorum.
Yusuf Erdem Başkan zamanında yapım ruhsatı verilen Halit Oflaz Caddesindeki Şölen Pastanesi üstünde çok katlı binada yedi kat yirminin üzerinde daire var. Bu dairelerde oturanların da araçları var. Araçlarını dükkânların önlerine park ediyorlar. Her zaman bu caddelerde park etme münakaşası var. Şimdi kime kızalım yapım ruhsatı verene mi inşaatı yapana mı?
Bu caddelerden alışveriş yapanlar trafik cezasını yemeyi göze almak zorundadırlar. Yahut bu caddedeki esnaftan alışveriş yapmaktan vazgeçecektir.
Yok mu bunun çaresi? Olmaz olur mu, ilk etapda aynı Konya’da olduğu bu cadde sokaklara park edenlere İlçe Trafik kurulu kararı ile ilk yarım saat için 20TL sonrasında her saat için artarak ücret alınmalıdır. Diye öneri getiriliyorlar.
Bir başka hemşerim Alparslan Türkeş Caddesi merkezin en geniş caddesi altı oto park olarak düzenlenebilir. Yahut çok katlı oto park yapılabilir. Böylesi öneriler var. Çaresiz değiliz çare bulma çözüm getirme makamında olanlar düşünsünler değil mi?
Halit Oflaz caddesinde ziyaretimizde nereden nerelere geldik?
Sakın yanlış anlaşılmasın ukala veya akıl dane falan değiliz. Ancak, bir yaraya parmak bastık tedavi etmek yetkililere düşer öyle değil mi?