Bir antikacıdan alınarak dükkan vitrinini süsleyen bu eşsiz parçanın, aslında yüzyıllar öncesine dayanan dini ve mimari bir değer olduğu ortaya çıktı.
Konya’nın sanat tarihindeki derin izlerini taşıyan bu eserin fark edilmesiyle birlikte, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve ilgili birimler koordinasyonunda iade süreci başlatıldı.
DEKORDAN MÜZEYE UZANAN YOLCULUK
Antalya’daki işletme sahibi tarafından estetik bir dekor objesi olarak değerlendirilen mihrap, uzmanların radarına takılınca gerçek kimliği deşifre edildi. Yapılan detaylı incelemeler, eserin işçilik ve malzeme özelliklerinin Konya bölgesindeki Selçuklu veya Osmanlı dönemi cami mimarisiyle birebir örtüştüğünü gösterdi. Yıllarca bir ticarethanenin duvarında bekleyen bu sessiz tanık, şimdi asıl yuvasına dönmek için gün sayıyor.

KONYA’NIN HAFIZASINA BİR PARÇA DAHA EKLENİYOR
Konya, kaybolan ya da farklı şehirlere dağılan tarihi eserlerini toplama noktasında kararlı adımlar atmaya devam ediyor. Bu önemli iade süreci, sadece bir taş bloğun yer değiştirmesi değil, şehrin parçalanmış kültürel hafızasının yeniden birleşmesi anlamına geliyor. Mihrabın, gerekli restorasyon ve incelemelerin ardından Konya’daki uygun bir müzede veya aslına uygun bir mekânda sergilenmesi planlanıyor.

YETKİLİLERDEN HASSASİYET ÇAĞRISI
Bu olay, tarihi eser kaçakçılığı ya da bilinçsizce yer değiştiren kültürel varlıklar konusundaki farkındalığı bir kez daha gündeme getirdi. Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri, bu tür eserlerin korunması ve envantere dahil edilmesi konusunda vatandaşların gösterdiği duyarlılığın, mirasın geleceğe taşınmasında hayati önem taşıdığını vurguladı.





