ANNE KOKUSU

Abone Ol

Ah annem ah özlemin sardı kalbimi
Sonsuz deryalarda yüzen hüzünler gibi

**

Badem ağacının çiçeği açmaya başladığı
Can suyunun ağaca yürüdüğü bir mevsimde

**

Toplayıp yiyorduk senle çağlalardan çatlatarak ağzımızda
Annecim kalbime dolan ay bakışınla

**

On sekiz yaştı aşka tutunmuşum
Kelebekler misali sessizce uçmuşum

**

Şu gurbet varya uzak denilen hani
Kâf dağının ardında olduğu söylenen gurbet

**

Dağ çizdim kafamda ardını hayallerle doldurarak
Sonu gelmez ayrılıkları çağırarak

**

Ah özlem içime yokluk eken özlem
Mezar taşlarına delerek bakan özlem

**

Sekiz basamaklı taş merdiven
Sekizinci basamak
Ne yukarıdayım ne aşağı
Sadece tam buradayım
Kapı üzerindeki no gibi beklemenin kendisiyim

**

Anne diye seslensem ipte sallanan çarşaflara
Kille yıkanan tokaçlanan ağarmışlara

**

Dur yazma ağlayacağım şimdi
Kelimeler ıslatıyor yorgun kirpiklerimi

**

Uzaktan duyulan ses var ya kamyonların uğultusu
Hatıralarımı canlandırıyor gecenin koyusu

**

Şoför bey silecekleri çalıştır geceyi sil camımdan
Yollar beni ele vermesin
Bir şarkı çalsan hatıralar beni sollamasın

**

Çocukluk her taraf dolu doluydu
Ah nerede kaldı postacı acele getir mektubu

**

Sığındığım sıcak modern akıllı evimde
Yaptığın boz aşların kokusu çalar burnumda

**

Haşhaşlar açmıştır şimdi tarlalarda kozalakları çizilmiş
Başım haşhaşın akan sıvısı gibi sarhoş

**

Gelincikler salınırdı senin alnında
Kırmızı kıpkırmızı ve ortası siyah oyalı
Beyaz yazmanda

**

Oduncu gelsin harlanacak bu ateş
Kırsın dallarını budansın bu hasret

**

Yanıyor çıralar kokuyor hamurlu ellerin gibi
Sobanın üstünde güğüm sızım sızım sızlıyor ben gibi

**

İçtim sobanın üzerinde demlediğin tarçınlı ıhlamurlu çaydan

Yufkalar kızarttın içine bastın tulum peyniriyle tereyağından

Babamın secdede şükredip oturduğu yaygıyı kucağına aldığı yer sofrasında

**

Yorgan diker iğnedeki pamuk iplikle
Kaplıyor atlas yorganı gurbetin başkentinde

**

Eridi gitti onca geçmiş yaşanan zaman
Oyalı yazmanı sakladım senin ardından

**

Bakkal amca bana bisküvi versen
Hani arası kaymaklı olandan
Batırdım çaylarıma katık yaparak

**

Şose üzerinde volta atan insanlar
Bir çekirdek sefası elinizde
Yıldıztepeden hapishane köşesine

**

Merak edenler öğrenirler şose nedir
Ama herkesin bir şosesi vardır
Mazide gözünün önünden geçen

**

Caminin yanından bir yön ayrılır
Yürüdükçe toprak yol olmaktan çıkar
Hatırlamaya dönüşür
Bizi biz eden varlıkla yoksunluk
İçime dokunur

**

Anılar gönül telimden notalar döküyor
Geçmiş tüm benliğimi sarıyor

**

Sükût sarmış içimi annem gibi susar
Annelik bize düşse de içim annem kokar…