Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesindeki Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü çatısı altında faaliyet gösteren Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü, bu kadim canlı türünün genetik şifrelerini çözmek ve geleceğe sağlıklı bireyler aktarmak için adeta bir üs görevi üstleniyor.
ULUSAL GEN HAVUZUNUN EN DEĞERLİ PARÇASI KONYA’DA YETİŞİYOR
Ülkenin biyolojik güvenliği ve tarımsal sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıyan Hayvan Gen Kaynaklarının Korunması ve Geliştirilmesi Projesi, yerli ırkların yok olmasının önüne geçiyor. Sinop’un tescilli bir değeri olan bu özel kanatlılar, Konya’daki enstitü bünyesinde kurulan ve her türlü teknolojik donanıma sahip özel kümeslerde uzmanların gözetiminde yaşamlarını sürdürüyor. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın yerli kaynakları koruma vizyonunun bir parçası olan bu tesislerde, her bir bireyin sağlıklı gelişimi için üst düzey güvenlik ve bakım standartları uygulanıyor. Eş zamanlı olarak türün anavatanı olan Karadeniz bölgesinde de yerel tarım müdürlükleri vasıtasıyla destekleyici ıslah ve koruma faaliyetleri titizlikle yürütülüyor.

GÜNEŞTE RENK DEĞİŞTİREN SİYAH TELEKLER VE KUSURSUZ FİZİKSEL ÖZELLİKLER
Bu nadide kanatlı ırkını diğer tüm türlerden ayıran en belirgin unsur, doğanın estetik bir mucizesini andıran fiziksel yapısı oluyor. Özellikle erkek bireyler, simsiyah tüylerinin üzerinde güneş ışınlarının açısına göre beliren büyüleyici yeşil ve mor yansımalarla görenleri kendine hayran bırakıyor. Baş bölgesinde yer alan ve adeta bir boynuzu andıran kırmızı renkli, çatallı ibik yapısı ile kulak hizasındaki beyaz küpeleri, bu canlıya asil bir hava katıyor. Uzun ve görkemli kuyruk telekleri, dik ve mağrur duruşuyla birleştiğinde ortaya muazzam bir görsel şölen çıkıyor. Bu karakteristik hatların bozulmadan nesilden nesle aktarılması, yürütülen bilimsel çalışmaların temel amacını oluşturuyor.

KÜRESEL KRİZLERE KARŞI STRATEJİK BİR GÜVENCE SİSTEMİ
Konya’daki tesislerin seçilmesinin arkasında, kurumun sahip olduğu güçlü teknik altyapı ve uzman kadro başarısı yer alıyor. Enstitünün Hayvancılık Araştırmaları Bölümünde görev yapan veteriner hekim kadrosu, yürütülen kontrollü yetiştirme programlarının önemine dikkat çekiyor. Yerli gen kaynaklarının korunmasının sadece bugünü değil, ülkenin yarınlarını da teminat altına aldığını belirten uzmanlar, bu biyolojik mirasın stratejik değerine vurgu yapıyor. Olası büyük salgın hastalıklar, küresel krizler, savaş durumları ya da doğal afetler neticesinde doğal popülasyonun zarar görmesi riskine karşı, bu merkezlerde korunan genler sayesinde canlı popülasyonunu sıfırdan ve tamamen saf haliyle yeniden üretme imkanı her zaman saklı tutuluyor.
YAPAY TOHUMLAMA VE DİJİTAL TAKİPLE KUSURSUZ ISLAH SÜRECİ
Enstitü çatısı altında gerçekleştirilen Ar-Ge ve ıslah faaliyetleri, tamamen bilimsel verilere dayalı ve dijital ortamlarda kayıt altına alınarak yürütülüyor. Kümeslerdeki her bir horoz ve tavuk için özel kimliklendirme sistemleri kullanılırken, hayvanların günlük yumurtlama performansları, yumurta ağırlıkları, kabuk kaliteleri ve genel sağlık durumları bireysel kafeslerde anlık olarak takip ediliyor. Damızlık seçimlerinde en yüksek verimliliğe ve en kusursuz fiziki hatlara sahip bireyler belirleniyor. Seçilen en kaliteli damızlıklar arasında gerçekleştirilen suni tohumlama yöntemleriyle elde edilen yumurtalar kuluçkaya alınıyor. Dünyaya gözlerini açan yeni nesil civcivler de sıkı bir eliminasyon sürecinden geçirilerek, anne ve babasından gelen saf Anadolu genlerini en güçlü şekilde taşıyanlar arasından seçilip popülasyonu büyütmek amacıyla sürüye dahil ediliyor.




