Basın İlan Kurumu Genel Kurulu'nda Anadolu'daki gazeteleri temsil edecek ve onların haklarını savunacak olan 3 ismin belirleneceği temsilcilik seçimi yapıldı. Ankara Rixos Otel'de yapılan seçim oldukça heyecanlı geçti...
Milli Mücadele'ye büyük hizmet eden, Cumhuriyetle birlikte İstanbul basınının altında ezilen Anadolu'nun sesi, bu seçimle birlikte yine sesini yükseltti.
Türkiye'de basın sadece İstanbul'dan ibaret değil mesajı verdi. Haklıydı da çünkü, binlerce yerel gazete varken, kendini beğenmiş İstanbul basını “Herşey benden sorulur” havası içinde olması 90 yıldır yanlış bir anlayıştı. İşte bu anlayış seçimle birlikte birkez daha yıkıldı. Salonu dolduran delegeler Anadolu'nun yükselişini ortaya koydu, salonda bulunanlar Anadolu'nun şaha kalkışına şahit oldu...
Ayrışmadan yana olan bir takım zevat, ufak tefek gerginlikler çıkarmaya çalışsa da Anadolu Basının gerçek temsilcileri hiçbirine prim vermedi. “Siz kıskançlık içerisinde çirkefçe ayrışmaya, ihtiras peşinde koşmaya devam edin, biz milletin gerçek sesi olacağız” diyerek, oyunlara ve tahriklere kanmadı. Sonunda kazanan Anadolu oldu...
Bu seçim gösterdi ki “ulusal” kılıfının arkasına saklanan İstanbul Basını, Türkiye'nin tek temsilcisi değildir. Artık Türkiye'deki tüm gazeteler 'ulusal'dır. Binlerce yerel gazete, İstanbul'un ideolojik medyasına karşı bir zafer daha kazanmıştır. Bu zafer “bizde varız” zaferidir...
Zafer sevinci konuşmalara da yansımıştır. Seçimi kazanan Mustafa Arslan, Mehmet Nuri Kolaylı, Şevket Erzen, “Sonuçlar Anadolu'nun güç birliğinin bir göstergesidir” söylemiyle önemli bir tespit yapmıştır...
Yapılan tespit doğruydu. Çünkü Anadolu her türlü fikir ayrılığına rağmen birleştiği takdirde yapamayacağı iş yoktur anlayışını yine gösterdi. Birlikte hareket etti ve kazandı...
Anadolu Gazete Sahipleri Temsilcisi Mustafa Arslan, “Bugün salonda gördüğümüz manzara Anadolu basınının yükselişinin manzarasıdır. Anadolu yükseliyor bunu görüyoruz ve bu yükselmenin simgelerinden bir tanesi de bu seçimdi. Bu seçimde hem Anadolu hem de Türkiye kazandı. İstanbul, Ankara ve İzmir merkezli basın sisteminin yerine artık Anadolu basını merkezli basın olacak” derken, bu anlayışa vurgu yaptı.
Bu vurguyu yaparken de hiç birşeyin bitmediğini, her şeyin yeni başladığını da hatırlattı. Evet, herşey yeni başlıyordu. Karşımızda sıkıştığı kabuğunu kıran, fakat 89 yıldır biriken sorunlarıyla büyüyen bir Anadolu basını mevcut. Anlayacağınız bir sorun yumağıyla karşı karşıyayız. Ancak, salonda görülen hava, sorun yumağını kısa sürede ortada kaldıracaktır. Tek şart ise birliktelik duygusunu kaybetmemektir...
Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Mehmet Atalay,'ın Anadolu basınının önemine vurgu yaptığı konuşması da bu açıdan önemlidir. “Seçim bize farklı bir güç katıyor.Sorunlarımızı kavgayla değil, kardeşçe ve barış içerisinde çözmeliyiz. Kavgalar hiçbir zaman çözüm değildir. Bir ailenin fertleri gibi biraraya gelip sorunlarımıza çözüm bulalım, Anadolu basınının gücünü herkese gösterelim” sözleri, ayrışmalara karşı en iyi cevaptı...
Atalay'ın ifade ettiği gibi artık Anadolu'nun ihtiraslarla vakit geçirme dönemi bitmiştir. İhtiras peşinde koşmak isteyenler, “Dallas” dizisini izlemeye devam etsin. Yeni dönem güçlenme, ortak hareket etme dönemidir. Seçim sonuçlarıyla birlikte salona yansıyan sevinç ve sevinç gözyaşları bu dönemin başlangıcını oluşturmuştur...
Son olarak ifade etmek gerekirse, kazanan Anadolu'nun gücü, kaybeden ise her zaman ki gibi gücü baltalamak isteyenler çirkeflerdir...