Düşmanların Türk milletini cephede yenemeyince toplumun dayanağı olan aileler noktasında aile müessesesini hedef aldığını ifade eden Yüksel, “Eğitimimizden tutun görüntülü ve yazılı basınımız ve şimdi de sosyal medya dediğimiz en tesirli silahlarla saldırıyor. Bu televizyon gerek diziler ve gerekse bazı kadın programlarındaki aile değerlerimizi hiçe sayan, aykırı söylemler nedir Allah aşkına” diye sitem etti.

‘BİZE ÖNCE AHLAK VE MANEVİYAT LAZIM’
Aile Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK)’ü bu noktada eleştiren Yüksel, “Şanlıurfa ve Kahramanmaraş örneğinde görüldüğü gibi daha ne olsun da tedbir alalım diye düşünülüyor. İktidar ekonomide, tarımda, hayvancılıkta, sınıfta kaldığı gibi aile yapımızın muhafazası konusunda da sınıfta kalmıştır! Muhterem merhum Erbakan hocamızın dediği gibi ‘bize önce ahlak ve maneviyat lazım.’ Yolların, havaalanlarının, hastane ve hapishanelerin bolca yapılması bizde ahlak, hükümette de adalet olmazsa bir işe yaramıyor. Bir partinin adının başında adalet olması adaletli olduğunun garantisi değil, icraatları ile bunu göstermesi gerekiyor.” dedi.

‘BANA DA İZAH EDERLERSE TEŞEKKÜR EDERİM’
Gazze’de işgal ve zulmüne devam eden İsrail ve Siyonist yardımcısı Amerika konusunda da konuşan Yüksel, ABD Başkanı Trump’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ‘dostum’ demesine de üzüldüğünü söyledi. Yüksel, “Bu aklından zoru olan adam bizim başkanımızı acaba neden bu kadar çok seviyor? Bunu anlayabilmiş değilim. Anlayan varsa bana bir izah ederse beni de bu üzüntüden kurtarmış olur. Ben de ona teşekkür ederim.” dedi.



