Ah Konyam Vah Konyam!

Abone Ol

Gazeteci olarak bizler de, milli, manevi ve vicdani değerlere sahip insanlarız. Sizlere içinizi karartan haberleri sunarken, inanın belki bizim sizden çok daha üzüldüğümüz oluyor. Bazı olayların doğrudan tanığı olmak ve arka planlarına inmek, mesleğimiz objektifinde bir başarı olsa da vicdan ve zihnimizde oluşturduğu yaranın tedavisi olamaz. 4 yıldır yaptığım meslek hayatımda ahlaki değerlerimizin ne kadar vahim seviyeye düştüğüne şahit olmak bir gazeteci olarak her zaman beni yaralamıştır. Hele hele ulusal basında sık sık görülebilen fakat Konya'da 'olmaz' denilen olayları, fotoğraflamak, başımı defalarca öne eğdirmiştir!

*** *** ***

Belde-i Muhayyere, Diyar-ı Mevlana olan Konya'da ahlaki değerlerin, direkleri yıkılan bir bina gibi çökmesini görmek için fazla uzağa gitmeden son 2 haftaya bir bakalım. Bakalım da görelim halimizi!16 yaşında henüz daha 'çocuk' diyebileceğimiz lise öğrencisi bir bayanın, hastane tuvaletinde doğum yaptığını okumuşsunuzdur muhakkak. Hatta birçoğunuzun nasıl bir tedirginlik içine girdiğini de tahmin edebiliyorum. Bu haberin girişinde 'Konya' yazması, bana göre toplum nezdinde haberin en büyük ayrıntısıdır.

*** *** ***

Yine, daha çok uzak değil 2 gün önce 14 yaşında konsomatrislik yapan Konyalı bir kız çocuğunun devlet tarafından yurda yerleştirildiği haberini okuduğunuzda da tahmin ediyorum, 'Allah esirgesin' deyip nasıl korktuğunuzu. Yine, Hz. Mevlana'nın gölgesinde, tuvalete sığınıp, bonzai denen illeti içen gençlerin ayakta durmaya dermanlarının olmadığı halde insanlara saldırdığını da okumuşsunuzdur. Bunların hepsi Konya'da, yanıbaşımızda yaşanıyor dostlar ama biz sadece okuyoruz!

*** *** ***

Peki bunları okurken hiç düşündük mü suçlu kim? Sizce suçlu, anne-babalar mı, devlet mi, okuldaki öğretmenler mi, televizyon mu, internet mi yoksa çocuklar mı? Bu bana göre toplumun madden ve manen işlediği, toplu kıyıma götüren ortak bir suç bu!!! Kim suçlu biliyor muyuz; önce Ahlak ve Maneviyat demeyen aileler suçlu, çocuklara milli ve manevi değerlerimizin anlatılmadığı eğitim sistemi suçlu, ahlak ve maneviyatımızı çökertmek için bize savaş açan ve bu savaşı kazanan televizyon suçlu, normalleştik nutukları atıp sokağa çıkan halk suçlu, cebimize kadar giren internet suçlu, anne ve babalarına liyakat etmeyen, bizi bitirmek için ekranlara çıkanpiyonlara hayran kalan çocuklarımız suçlu! Suçluyu uzakta aramaya gerek yok!

*** *** ***

Ve biz sadece haberleri okuyup 'Eyvah' demekten başka bir şey yapamıyoruz. Biz içimize işleyen modernizm hayranlığı ile bir yere varmaya çalışıyoruz. Unutmayın 'Şeytanın atıyla cennete gidilmez.' O yüzden artık dünyanın halini, Türkiye'nin halini sorgularken, Konya'nın halini sorgulamaya başladık. Hepimiz 'Ah Konyam, Vah Konyam' demeye başladık. Kısacası; benliğimizi kaybediyoruz!(Alışmak zor olsa da)