Açın kapıları Selçuklular geliyor!

Abone Ol

Bugün bizim için tarihi bir gün. Konya büyük bir tarihi olaya şahitlik edecek. 

Milli takımımızı bağrına basan medeniyet şehri Konya, bu akşam oynanacak olan Türkiye – Letonya maçına ev sahipliği yapacak. 

Tarihinde ilk defa milli bir heyecana ev sahipliği yapacak olan Konya, bu maçtan 3 gün sonra ikinci defa aynı heyecanla tek yürek olacak. Ay yıldızlı ekibimizin zaferden zafere koşabilmesi için tüm gücüyle Torku Arena'da olacak.

Bunun sinyallerini önceki gece Milli Takımımızın karşılanması esnasında taraftarın sevgi seli ile görmüş olduk. Konyalı, millilerini gecenin bir yarısı demeden, erinmeden gidip karşıladı ve bağrına bastı

Heyecanlıyız, heyecanlı olmak en çok da bizim hakkımız. Daha önce gazetemizde dile getirdiğimiz bir olay vardı. Bundan 39 yıl önce Konya'ya bir söz verilmişti. Konya'da bir milli maç oynanabileceği dönemin yöneticileri tarafından dillendirilmiş, ancak zaman içerisinde söz unutulmuştu. 

Söz uçar, yazı kalır demişler. O dönemde verilen sözleri kaleme alan meslektaşlarımızın yazdıklarını kaynak göstererek bugün 39 yıl önce verilen sözün yerine getirildiğini söyleyebiliyoruz. 

Konya, son dönemde ciddi spor yatırımları aldı. Konya'ya kazandırılan Torku Arena Stadyumu Türkiye'de adından söz ettirdi. 

Dünyanın en iyileri arasında da yerini alan bu stadyuma da böylesi milli maçlara sahipliği yapmak yakışırdı. 

Diğer taraftan Konya'nın taraftarları da milli heyecanı hissetmeyi çoktan hak etmişti. Bu hakkın da oynanacak olan milli maçlarla sahibine teslim ediliyor olduğunu söylememiz mümkündür. 

Konya'nın spor yatırımlarında kısa diyebileceğimiz bir zaman dilimi içerisinde büyük adımlar atmasında, depara kalkmasında hiç şüphesiz ki hemşerilerimiz başta Başbakanımız Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu olmak üzere Gençlik ve Spor Bakanlığı Müsteşarımız Faruk Özçelik ile Spor Genel Müdürümüz Mehmet Baykan'ın büyük emekleri var. 

Yine bu yatırımın Konya'ya kazandırılması için elini taşın altına koyan isimlerden biri de Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek oldu. 

Bugün yıllar önce verilen sözün yerine getirilmesinde saydığımız bu isimlerin katkılarını yadsıyamayız. Kendileri büyük bir teşekkürü hak ediyor. 

Önümüzdeki 4 gün boyunca Konya, yerli ve yabancı çok sayıda turiste kucak açacak, ev sahipliği yapacak. 

Bu olayı sadece bir futbol karşılaşması olarak basite indirgeyemeyiz. Konya, aldığı yatırımlarla kabuğunu kırmış, tohumun filizlenmesi gibi filizlenmiştir. Türkiye'de bir Konya şehri olduğunu tüm dünyanın öğreneceği bir organizasyona ev sahipliği yapıyoruz. 

Tabi bu Konyalılık bilinci ile ev sahipliğini de en iyi şekilde yapmak durumundayız. Bu dönemde 42 bini dolduracak olan misafirlerimiz sadece stadyuma girip maçı izlemekle kalmayacak. 

Konya'yı gezecek. Alışveriş yapacak. Şehri tanıyacak. Şehre hareketlilik kazandıracak. 

Konya'nın iyi ve güzel yönlerini görecek, bilecek, aklının bir yerinde Konya kalacak. Konya onlarda bir iz bırakacak. 

İyi ve güzel olanı görüp göstermek, Konya adına Konyalılar adına bunları ortaya koymak ve sebep olanlara teşekkür etmek her ne kadar boynumuzun borcu ise, eksikleri görüp bunları da söylemek yine boynumuzun borcu.

'Keşke' geçmişten bugünü görememenin, dolayısı ile bir pişmanlığın ifadesidir. Keşke demek istemezdik ama bu şehrin yöneticilerine keşke böylesi bir dönemde tramvaylarımız çalışıyor olsaydı. Keşke şehrin merkezindeki birçok ana cadde kapalı kalmasaydı. Keşke Kampüs'ten Alaeddin'e ve oradan da Mevlana Caddesi üzerinden Adliye'ye ulaşacak olan tramvay hattımız söz verildiği üzere açılmış ve hizmete sunulmuş olsaydı. 

Bunları da bir not olarak düşüp, durup düşünülüp, ders alınmasını da yine Konya ve Konyalılar adına söylemek istedim. 

Biz, Konyalılar olarak yüreğimizi ortaya koyduk. Anadolu'nun ve tüm Türkiye'nin destekleri ile milli takımımızın en büyük destekçisi olabilmenin gayreti içerisindeyiz. Bugün Letonya ile oynanacak olan maçta mutlak galibiyet için de elimizden gelen desteği vereceğiz. 

Selçuklu ruhu ile Fransa'nın kapılarına dayanacağız. 

Bununla da yetinmeyip, ardından Hollanda'yı dize getirerek, o kapıdan içeriye kendinden emin ve mağrur adımlarla ilerleyeceğimize inancımız da tamdır. 

Yolunuz, yolumuz açık olsun. Aynı hedefe aynı yürekle kilitlendik. 

Haydi milliler...