Rusya’nın Ukrayna’ya savaş açma hazırlığı yaptığı ortaya çıktığında, Rus ordusunun kısa sürede Ukrayna’yı ele geçirebileceği düşünülüyordu ancak savaşın üzerinden bir yıl geçmesine rağmen yakın zamanda biteceğine dair bir emare görünmüyor.

Rusya-Ukrayna savaşı, başlangıcından bu yana Washington’da gündemin önemli konularından biri olmaya devam ediyor.

İran'dan Karabağ açıklaması İran'dan Karabağ açıklaması

ABD, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırı hazırlığında olduğuna dair istihbaratı, savaşın başlangıcından bir süre önce ifşa etti ama Rusya’yı durduramadı.

ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin yaptırım tehditleri de Moskova’yı savaştan caydıramadı.

Diplomatik angajmanlar sonuçsuz kaldı

Pentagon, Ekim 2021’den itibaren Rusya’nın Ukrayna sınırına tatbikat iddiasıyla yaptığı yığınağı yakından takip etti ve dünya kamuoyuna bunun bir tatbikat olmadığını, bir savaş hazırlığı olduğunu duyurdu.

ABD bakanları Rus mevkidaşları ile bu süreçte birkaç kez görüşmüştü ancak Washington’ın Moskova ile ilk kritik teması 8 Kasım 2021’de ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü Bill Burns'ün, Moskova ziyaretiyle oldu.

Burns, mevkidaşının yanı sıra Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile de telefonda görüştü ve Rus ordusunun Ukrayna sınırındaki yığınağı konusunda kaygılarını iletti.

Burns’ün ziyaretinin ardından ABD yönetimi tonunu daha da sertleştirdi ve Kremlin’i şeffaf davranmaya çağırdı.

ABD ile Rusya arasındaki ikinci üst düzey temas, 2 Aralık’ta ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov arasında İsveç'in Stockholm kentinde düzenlenen Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Dışişleri Bakanları Toplantısı kapsamında gerçekleşti.

Oldukça gergin geçtiği belirtilen toplantıda Blinken, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmasının sonuçları olacağını ve Moskova’nın ağır bedel ödeyeceğini mevkidaşına iletti.

Stockholm’daki görüşmenin ardından iki bakan bu kez 21 Ocak’ta İsviçre’nin Cenevre kentinde bir araya geldi ancak bu görüşmeden de bir sonuç çıkmadı.

Biden yönetiminin Rusya’ya “ağır bedel ödetme” uyarısının detayları hem Washington’da hem de diğer başkentlerde merak konusuydu ancak yönetim, Ukrayna’ya asker göndermeyeceğini ancak saldırıya uğraması durumunda bu ülkeye destek vereceğini ve Rusya’yı yaptırımlara tabi tutacağını açıkladı.

- CIA Rusya’nın savaş hazırlıklarını ifşa etti

ABD yönetimi bir taraftan Rusya ile diplomatik angajmanlarını sürdürürken diğer taraftan Rus ordusunun savaş hazırlıklarına yönelik bilgileri sızdırmaya başladı.

ABD istihbaratınca 4 Aralık 2021’de sızdırılan bir belgede, Rusya’nın Ukrayna’ya 175 bin askerin katılacağı bir saldırı hazırlığı yaptığı iddia edildi.

İstihbarat, Rusya’nın Ukrayna’nın sınırına yakın farklı bölgelerde top ve dolaylı atış sistemleri yerleştirdiğini de ifşa etti.

Öte yandan Pentagon, Rusya'nın Ukrayna sınırına yakın bölgelerdeki askeri yığınağına ilişkin gazetecileri günlük bilgilendirdi.

ABD istihbaratının yaptığı diğer bir önemli sızıntı ise 14 Ocak 2022’de geldi.

İstihbarat, Rusya'nın Ukrayna'yı işgale zemin hazırlamak üzere bir grup ajanını Ukrayna'nın doğusunda "yanıltma operasyonu" düzenlemek üzere konuşlandırdığı iddiasını sızdırdı.

Bu iddia daha sonra Beyaz Saray ve Pentagon tarafından da teyit edildi.

- Savaşın kaçınılmaz olduğu anlaşılınca ABD bölgeye yığınak yapmaya başladı

Yeni yıla girildiğinde savaşın kaçınılmaz olduğu büyük ölçüde anlaşılmıştı ve Washington bölgede hazırlık yapmaya başladı.

ABD yönetimi, 21 Ocak’ta Letonya, Litvanya ve Estonya'ya, ellerindeki ABD menşeli Javelin tanksavar ve Stinger uçaksavar füzelerini Ukrayna ordusuna destek amacıyla gönderme izni verdi.

Bölgede gerilim tırmanırken Blinken, Kiev'i ziyaret etti ve Ukrayna'ya desteklerini yineledi.

ABD Dışişleri Bakanlığı, beklenen Rusya müdahalesine karşı, 24 Ocak’ta Kiev Büyükelçiliğindeki personelinin ailelerine Ukrayna'dan ayrılmaları talimatı verdi ve Pentagon, Ukrayna krizinde beklenmedik durumlara karşı aktifleştirilmesi beklenen NATO Mukabele Gücü için 8 bin 500 askeri teyakkuza geçirdi.

ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin, 28 Ocak 2022’de düzenlediği basın toplantısında Putin’in saldırı kararı alıp almadığını bilmediğini ancak yapılan yığınağın Rus ordusunun artık saldırı başlatma kabiliyetine erişmiş olduğunu gösterdiğini söyledi.

Buna karşılık Pentagon, Doğu Avrupa’daki asker sayısını hızla arttırmaya başladı.

24 Şubat’ta savaş başladığında, başta Almanya, Polonya ve Romanya’da olmak üzere Doğu Avrupa’da 100 binden fazla ABD askeri konuşlanmıştı.

ABD istihbaratı, 21 Şubat 2022’de Putin’in Rus ordusuna saldırı emrini verdiğini ifşa etti.

Bunun üzerine Biden Ukrayna krizini görüşmek üzere Ulusal Güvenlik Konseyini topladı ve ABD, Kiev’deki diplomatlarını önce Lviv’e sonra da Polonya’ya çekti.

- ABD Ukrayna’ya 1 yılda 30 milyar dolara yakın silah ve ekipman verdi

ABD ordusunun Rusya’nın operasyon senaryosuna ilişkin tahmini tuttu ve Rusya, kuzeyden Kiev, kuzeydoğuda Harkiv, güneyde ise Herson ve Mariupol’a saldırı başlattı.

Yıl boyunca savaşın gidişatına göre askeri yardımlarını şekillendiren ABD ilk etapta Kiev’e yönelik 64 kilometrelik konvoyla düzenlenen kara harekatını ve hava taarruzlarını durdurmaya yönelik yardımlar sağladı.

Kiev’e yönelik saldırılar püskürtüldükten sonra ABD, Ukrayna ordusuna, cephelere direkt taarruz etmeden Rus ordusunu dolaylı atışlarla püskürtmek üzere top sistemleri, insansız hava araçları temin etti.

Bu yardımlar daha sonra geri alınan bölgelerin tutulması ve tahkim edilmesi için zırhlı araçlara ve mühimmata yoğunlaştı.

Rusya’nın füze ve insansız hava araçları ile düzenlediği saldırıların artması üzerine ABD de hava savunma kabiliyetleri vermeye başladı.

AA muhabirinin, Pentagon raporlarından derlediği verilere göre, ABD savaşın başından bu yana Ukrayna ordusuna 29,8 milyar dolar silah ve ekipman verdi.

Bu yardımların büyük bir kısmı Pentagon envanterinden sağlandı ancak bir kısmı ise Ukrayna Güvenlik İnisiyatifi olarak bilinen bir fon kapsamında silah firmalarından tedarik edildi.

- Top ve zırh delici mühimmata ağırlık verildi

Pentagon verilerine göre, ABD savaşın başlarında Ukrayna ordusuna 8 bin 500’den fazla Javelin anti-tank füzesi ve 54 binden fazla diğer zırh delici mühimmat verdi.

Kiev yakınlarındaki Rus cephesi dağılınca Rusya birliklerini Ukrayna’nın doğusuna kaydırdı; bunun üzerine ABD de yardımlarını dolaylı atış sistemlerine yoğunlaştırdı.

Yönetim, ilk etapta Ukrayna’ya 160 adet 155 mm obüs top sistemi sağladı daha sonra ise hemen her yardım paketinde obüs top mermileri yer aldı.

ABD, Ukrayna’ya bir yılda toplamda 6 bini hassas güdümlü, 10 bini zırh delici olmak üzere 1 milyondan fazla 155 mm top mermisi verdi.

Ukrayna ordusuna ayrıca 1 milyondan fazla 152 mm, 122 ve 105 mm top mermisi veren ABD, 50’den fazla havan topu ve 100 binden fazla havan topu mermisi sağladı.

ABD ayrıca, Ukrayna’ya TOW anti tank füzeleri ve 38 adet Yüksek Performanslı Topçu Roket Sistemi (HIMARS) gönderdi.

Pentagon, Ukrayna ordusuna sağladığı HIMARS mühimmatı, hassas güdümlü ve lazer güdümlü roketlerin sayısını gizli tutuyor.

Diğer taraftan, ABD son aylarda, Ukrayna ordusuna binlerce ekipman ve personel taşıyıcı ile taktik muharebe araçları verdi.

Bunların arasında, 109 Bradley zırhlı piyade muharebe aracı, 1700’den Humvee zırhlı araç, 90 Stryker zırhlı personel taşıyıcı, 500’den fazla M113 ve M117 zırhlı personel taşıyıcıları ve 500’den fazla MRAP zırhlı araç bulunuyor.

- Patriot hava savunma sistemi de verildi

ABD savaşın başında Ukrayna’ya 1600’den fazla omuzdan atılan Stinger hava savunma sistemi verdi ancak eylül ayından başlamak üzere yardım paketlerinde Ulusal Gelişmiş Karadan Havaya Füze Sistemi (NASAMS), Hawk ve Avenger hava savunma sistemleri de yer almaya başladı.

Pentagon verilerine göre, Ukrayna’ya 8 NASAMS, 2 Hawk ve 12 Avenger hava savunma sistemi verildi.

Ukrayna ordusuna ayrıca hava savunma sistemleri mühimmatının yanı sıra hava savunma radarları ve insansız hava araçlarına karşı koyma sistemleri sağlandı.

Öte yandan, ABD yönetimi 21 Aralık 2022’de Ukrayna’ya 1 adet Patriot hava savunma sistemi vereceğini duyurdu.

Patriot sistemleri için Ukrayna ordusunun eğitimleri devam ediyor ve Pentagon bu sistemlerin gelecek aylarda sahada olmasını bekliyor.

ABD, Rus ordusuna karşı savunma yapmak üzere güçlü kara ekipmanları verirken önemli hava kabiliyetleri verme konusunda daha temkinli davrandı.

ABD kendi envanterinde aktif kullandığı kritik hava silahlarından hiçbirini vermedi.

ABD veya NATO üyelerinin Ukrayna’ya F-16 uçakları vermesi de konuşuluyor ama Pentagon ve yönetim bu konuya henüz sıcak bakmıyor.

Pentagon, Ukrayna ordusuna ABD yapımı helikopter de vermedi; buna karşılık müttefiklerden aldığı Sovyet yapımı Mi-17 helikopterlerini modernize ederek Ukrayna’ya tedarik etti.

Öte yandan, ABD, Ukrayna’ya 700’ün üzerinde taktik İHA, 1800’den fazla Phoenix Ghost ve Puma ile 15 Scan Eagle İHA’ları verdi.

Bu İHA’lar ABD ordusunun çok da kullanmadığı sistemler olarak biliniyor.

- Kıyı savunma sistemleri de verildi

ABD’nin Ukrayna’ya sağladığı diğer bir kabiliyet de kıyı savunma sistemleri oldu.

Pentagon verilerine göre, ABD Ukrayna’ya insansız kıyı savunma araçlarının yanı sıra, kıyı ve nehir devriye botları ve Harpoon kıyı savunma füzelerini verdi.

Bunların yanı sıra Ukrayna ordusuna çok sayıda uydu iletişim ekipmanı da sağlandı.

- Almanya ile ABD arasında tank pazarlığı

ABD uzun süre Ukrayna’ya tank vermeme konusunda direndi ancak Almanya’nın Leopard tanklarını Ukrayna’ya tedarik edilmesine ilişkin tartışmada ABD’nin önce tank vermesini şart koşması Biden yönetimini zor durumda bıraktı.

Yönetim kısa bir süre içinde ağız değiştirdi ve Ukrayna ordusuna verilmek üzere 31 adet M1A Abrams tankı satın alınacağını duyurdu.

Bunun üzerine Almanya da Ukrayna’ya Leopard 2 tankı vereceğini duyurdu ve bu tanklara sahip ülkelere bu yönde adım atmasına izin verdi.

Diğer taraftan, ABD’nin Abrams tanklarını ne zaman teslim edeceği henüz bilinmiyor.

ABD ve Avrupa ülkelerinin verdiği silah savaşın seyrini kökten değiştirecek nitelikte değil ancak bir süreliğine Rusya’nın Ukrayna’nın tamamını ele geçirmesinin önüne geçti.

- Biden yönetimi Rusya’ya çok sayıda yaptırım uyguladı

Biden yönetimi, Şubat 2022’den bu yana Rusya’ya onlarca yaptırım uyguladı.

ABD, Rusya Merkez Bankasının işlemlerine sınırlamalar getirdi, Rus savunma ve enerji sektörüne yaptırımlar uyguladı ve ABD şirketlerinin Rus petrolü ithal etmesine yasak getirdi.

Ayrıca, Biden yönetimi ABD şirketlerinin Rusya’ya yatırımlarını, Rusya’dan altın, elmas, deniz ürünleri ve alkollü içecek ithalatını ve bunların Rusya’ya ihracatını yasakladı.

Rus uçaklarının ABD hava sahasına girmesini ve Rusya bayraklı gemilerin ABD limanlarına girmesi de yasaklandı.

ABD yönetimi, öte yandan, çok sayıda Rus yetkilisi ve devlet kurumu ile Kremlin ile ilişkili kişi ve kuruluşu yaptırım listesine aldı.

Biden, Avrupa Birliği (AB), İngiltere, Kanada, Japonya ve Avustralya ile ortak bir kararla Rus petrol ihracatının varil fiyatını maksimum 60 dolarla sınırladı.

Çin ve Hindistan başta olmak üzere birçok ülke bu karara uymadı ancak ABD bunun küresel olarak uygulanması için çalışıyor.

ABD ayrıca, Rusya’nın Ukrayna’da savaş suçu işlediği iddiasıyla Moskova aleyhine Ukrayna’da kanıt toplama çalışmalarına destek veriyor.

- Nükleer silah tartışması

Birkaç kez, başta Putin olmak üzere üst düzey Rus yetkililerinin Rusya topraklarının tehdit edilmesi durumunda nükleer silah kullanacaklarını açıklaması Washington’da oldukça temkinli karşılandı.

ABD bu tür yorumları “sorumsuzluk” olarak niteledi ancak Rusya’nın nükleer kabiliyetlerini de yakından izlediğini duyurdu ama Biden, bir seçim kampanyasında Rusya’nın Ukrayna’da nükleer silah kullanma ihtimalini kastederek, 1962’deki Küba Füze Krizi'nden bu yana ilk kez nükleer kıyamet ile karşı karşıya olduklarını ifade etti.

Biden bu sözlerini daha sonra toparlamaya çalıştı ancak bu yorum dünyada paniğe neden oldu.

- ABD’nin destek konusundaki kararlılığında değişiklik yok

Rus ordusunun koordinasyon, ikmal ve idame sorunları, ABD ve Avrupa ülkelerinin Ukrayna’ya sağladığı silahlar Ukrayna’nın düşmesini engelledi ve Rus ordusuna ağır kayıplar verdirdi ancak ne Ukrayna’ya verilen yardımlar ne de Moskova’ya uygulanan yaptırımlar savaşı durduramadı.

ABD de bugüne kadar Ukrayna’nın arkasında durdu ve ABD’nin Ukrayna’yı destekleme konusundaki kararlılığında bir değişiklik öngörülmüyor.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, ABD Kongresinin ortak oturumuna hitap etti, Beyaz Saray’da Biden tarafından ağırlandı.

Biden, Kiev’e ziyarette bulunarak savaşın birinci yıl dönümünde Ukrayna’nın yanında oldukları mesajını verdi.

Avrupa ve ABD ekonomisine büyük yük getiren Ukrayna savaşının uzaması ihtimali Batı'yı korkutuyor.

Biden yönetimi ne pahasına olursa olsun Ukrayna'yı sonuna kadar desteklemekte kararlı olduğu mesajını verse de ABD muhalefetinin veya Avrupalı müttefiklerin bu yıpratıcı savaşa ne kadar destek verebileceği henüz bilinmiyor.

Ekonomik ve askeri olarak her geçen gün daha fazla izole olan, cephede savaşacak asker bulmakta zorlanan Rusya'nın savaşı ne kadar sürdürebileceği de bir başka belirsizlik.

Öte yandan, nükleer silahların bir şekilde savaş meydanında kullanılmasına yönelik olası senaryolar da dünyanın korkulu rüyası olmaya devam ediyor. ​​​​​​​