AB, Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması

Abone Ol

Geçen hafta AB ile MERCOSUR ülkeleri ile yapılan Serbest Ticaret Anlaşmasının (STA) etkilerini Gümrük Birliği kapsamında değerlendirirken şimdide karşımıza Hindistan ile yapılan STA çıktı.

ANA VURGU

“Gümrük Birliği Türkiye’nin, dış ekonomi politikalarına vurulan prangadan başka bir şey değildir.” Slogan tarzındaki bu cümlenin özeti şu; ülke olarak bizler özgürce dış ekonomi politikalarımızı oluşturamıyoruz ve Avrupa’ya bağımlıyız.

GÜNAYDIN

Şimdi bakıyorum ki, iş dünyasının temsilcileri yeni uyandılar AB’nin MERCOSUR’’ dan sonra peşinden Hindistan ile yapılan STA dikkatlerini çekmiş ve Gümrük Birliğinin sıkıntılarından ve ilgili anlaşmalarının Türkiye pazarındaki olumsuz etkilerinden ve Gümrük Birliği’nin güncellenmesinden bahsediyorlar.

EN SON SÖYLEYECEĞİMİZİ BAŞTAN SÖYLİYELİM

Yıllarca siyaset, Gümrük Birliği’nin güncellenmesinden bahsederken ve Orta Vadeli Programlarda yıllarca ifade edilirken, bizimle bu konuyu konuşmak için bile masaya oturmayan AB karşımızda dururken ve yeni uyanan sevgili iş dünyası temsilcilerinin gayretleri beyhudedir. Şimdiden söylemek isterim. Ayrıca Gümrük Birliğinin güncellenmesi yaramıza merhem olmaz. (Problem sadece Serbest Ticaret Anlaşmaları değil daha ötesi) dolayısıyla üye olmadığımız ve anlaşma halinde devam eden Gümrük Birliğinden hemen ama hemen çıkıp, AB ile bir STA yapmamız gerekmektedir.

NEDEN BU KADAR RAHAT İFADE EDİYORUM

Çünkü yakın geçmişte yapılması planlanan AB ile ABD arasındaki TTİP anlaşması gündeme geldiğinden beri Türkiye’nin Gümrük Birliğinden çıkması ve STA yapmasını savunan (2013’ten bu yana yaklaşık 13 yıldır) gerek seminer gerekse yazılarımda belirten birisi olarak çok rahatım.

KISA BİR ANIMSATMA

AB ile ABD arasında 2019 yılında imzalanması planlanan ve 2011 yılından itibaren çalışmaları başlayan TTIP anlaşmasını TRUMP ilk başkanlık döneminde rafa kaldırmıştı. İşte ülke olarak o gün bugündür OVP’lerde Gümrük Birliği güncellenmeli deriz de AB’den kimse bizi muhatap alıp da masaya oturmaz

PROBLEMİ NE PEKİ?

Gümrük Birliği Anlaşması gereğince;

1. AB’nin diğer ülkelerle yaptığı STA’lara taraf değiliz.

2. Ülke olarak sadece AB’nin STA yaptığı ülkelerle STA yapabiliriz.

3. AB’nin diğer ülkelere yaptığı STA’ları diğer ülkeler bizimle yapmak zorunda değiller

4. Bu ülkeler bizimle STA yapmayı kabul etse bile AB ile yaptıkları STA ile aynısı yapmak zorunda değil.

NOT: Yukarıda yazan problemler sadece Gümrük Birliği’nin STA kapsamında problemleridir. Diğerlerini bu yazımda yer olmadığından ve defalarca yazdığımdan tekrar ifade etmiyorum.

BİRDE YENİ BİR SÖYLEM ÇIKTI

AB’ye üye olmak için söylenen biz söz “AB’nin bize ihtiyacı var” orası doğru hatta şüphe bile götürmez de şunları da bilmek lazım ya da hatırlatmak lazım,

1. AB yakın gelecekte yıkılmaya mahkûm bir topluluktur ve geleceği yoktur. İlk fitili BREXIT ile İngiltere çekmiş ve patlatmayı da TRUMP yapacaktır. (Bunun etkileri neticesinde yakın zamanda dağılma sürecine girecektir)

2. Teknik olarak bir ülkenin AB’ye üye olabilmesi için şu an için 27 tane üye ülkenin hepsini onayı gerekiyor. Hadi varsayalım ki Fransa, Hollanda vb. ülkeler bize onay verdi (Tarım politikalarından onay vermezlerde ola ki verdiler) Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi bize onay mı verecek?

3. Gerçekten günümüz konjonktüründe AB hem siyasi olarak hem de (Almanya’yı çıkaralım) Ekonomik olarak bitme noktasında ve kendi içindeki küçük ve problemli ülkeleri finanse etmekte bıktıklarını ve kendi aralarında bile bunun büyük bir problem olduğunu göremiyor muyuz?

4. Son söz olarak da AB kurulmasındaki arka plan; birbirleriyle savaşmasınlar, birbirlerini kesmesinler ve sabun yapmasınlar diye yapılmıştır.

SONUÇ: “Tarih Tekerrürden (tekrardan) ibarettir, ibret alınsa hiç tekerrür eder miydi?”

“M. Akif Ersoy (İstiklal Marşı yazarı)