1999'da idamı istendi, 2013'te eli öpülüyor!

Abone Ol

Yıl 1999… Televizyonlarda son dakika gelişmesi Abdullah Öcalan yakalandı… Mehmetçiği şehit eden “Bebek Katili” Öcalan, Türk Timleri’nin başarılı bir operasyonu ile Kenya’da yakalandı…
Türk halkı ayağa kalktı. “İdam, idam!” çığlıkları her yerde duyulmaya başladı. Herkeste terörün artık biteceği sevinci başlamıştı…
Terörist başı mahkemeye çıktı. Askerleri ne için şehit ettiğini, bebekleri niçin öldürdüğünü yüzde yüz güvenlikli “Cam kafesin” içinden korku dolu gözlerle anlattı. Biliyordu ki yaptıkları idamlıktı, gözlerindeki korku da bunu ifade ediyordu. Ama korkusu kısa sürdü. Uzun sürecin ardından nihayet karar açıklanıyordu. Terörist başı gibi Türk halkı da idamı bekliyordu…
Fakat sevinçler kursakta kaldı. Kararda idam değil, İmralı çıktı...
1923’ten 2000 yılına kadar Başbakan dahil onlarca suçlu, suçsuz insanı asan devlet, askerlerini şehit eden eli kanlı terörist için idamı kaldırdı…
Olanları o an için kimse anlamadı. Anlaması için de 2013’ü beklemesi gerekecekti…
2001 yılında fırlatılan bir anayasa kitapçığı ile halk kendini krizin içinde buldu. Sanki sihirli bir değnek kullanılmış gibi bir günde yüzlerce iş yeri kapandı, işsizler ordusu çığ gibi büyüdü, bankalar iflasını açıkladı, bankerler paralarını yurtdışına kaçırdı…
Ekmek kavgası içinde kimse Öcalan’ı aklına getirmedi. O yıllarda terör de olmadığı için zihinlerden İmralı çıkmıştı…
2002 yılına gelindiğinde Türkiye yeni bir siyasi partiyle tanıştı. Adalet ve Kalkınma Partisi. Aynı şekilde sanki sihirli değnek kullanılmış gibi 6 ay gibi kısa bir sürede tüm Türkiye’de örgütlendi ve yüzde 35 ile seçimin galibi çıktı. Arka arkaya yapılan üç genel seçimde de oylarını arttırarak iktidar oldu…
2004 yılıyla birlikte bir anda terör artmaya başladı. Halk yine meydanlara indi. Teröristlere lanet yağdı. Öcalan'a idam istendi...
Türkiye, terörün arttığı, eve dönüş yasalarının çıktığı, önce Kürt açılımı, daha sonra demokratik açılım ve en sonda da kardeşlik açılımı, teröristlerin Habur’da törenle karşılandığı… Yeni bir dönemin içine girdi. Fakat bu adımlar da terörü bitirmedi, bitirmeyeceğini herkes biliyordu. Çünkü terör taviz verdikçe artar...
Artan terör olaylarıyla paniğe kapılan AKP iktidarı, gizli olarak Oslo’da teröristlerle müzakere masasına oturdu. Görüşmelerin medyaya sızması üzerine önce inkar edildi, ardından Başbakan tarafından “MİT tarafından görüşmeler yapılıyor. Önemli olan terörün bitmesi” denildi.  Netice alınamayınca ise görüşmeler yarım kaldı…
2012'nin son günlerinde çözümün adresi olarak İmralı görüldü. 1999’dan 2013’e 5 yıldızlı otel konforu içinde hayat süren Öcalan, çözüm için muhatap kabul edildi ve MİT tarafından ikinci Oslo görüşmeleri başladı…
Doğrudan katil Öcalan'ın muhatap alınması hükümet çevrelerinden takdirle karşılandı. En büyük destek okyanus ötesinden geldi. Fethullah Gülen Hocaefendi, “Sulh için milli onur, milli gurur ayaklar altına alınmamak kaydıyla, o mefkureye saygı devam ettiği müddetçe bence el de öpülebilir, etek de öpülebilir. Heyet-i İslamiye, heyet-i milliye arasında huzurun temini adına katlanılabilecek her şeye katlanmak lazım. Hayır sulhtadır, sulh her zaman hayırlıdır" dedi...
Herşeye katlanmak için terörist başının elini, eteğini öpmek. Bırakın hepimiz ölelim ama bebek katilinin eli, eteği öpülmesin. Türk Milleti'nin binlerce yıllık şerefli tarihi “300 yıllık devletler istedi” diye çapulcu sürüsünün ayakları altına atılıyor...
Dönemin Başbakan'ı Bülent Ecevit, “Bu Öcalan'ı bize neden teslim ettiler bilmiyorum” sözlerini hatırlarsınız. Demek ki milletin şerefini, haysiyetini, onurunu ayaklar altına almak, sözde Kürt devletini kurmak, Büyük Türkiye idealini çökertmek için iade edilmiş...
Amerika hesapsız iş yapmaz! Öcalan'ı eliyle teslim etti, İmralı'ya yerleştirdi şimdi ise kullanıyor. Bu oyunu da hükümet başarıyla uyguluyor. 90'lı yıllarda PKK'nın belini kıran ordunun subayları Ergenekon ve Balyoz soruşturmaları adı altında içeride yatarken, terörist başı muhatap alınıyor. İçerideki subayların suçu hükümeti devirmekti, Öcalan'ın suçu ise devleti bölmekti. Gelinen süreçte devleti bölmek isteyen muhatap alınıyor. Yalama basın, Amerikancılar, zihni sulanmış bazı AKP'liler bu işe çanak tutuyor...
“Yazıklar olsun”dan başka bir şey diyemiyoruz. Fakat şehitlerimizi, katledilen masum Anadolu insanını düşündükçe de yüreğimiz kan ağlıyor...