banner5

Doğruyu söylemek gerekirse, bu 1922 Konyaspor defterini 25 Nisan’da yazdığım “Ah be Zahir!” Başlıklı yazımla kapatmış, pilot takımının iki yakasının bir araya gelmeyeceğini ifade etmiştim!

O günden bugüne kadar da 1922 ile tek satır yazmadım…

Ancak gelinen noktada takımın durumunun eskisinden daha kötü olduğunu basından ve sosyal medyadan öğrendim…

Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan belli olur misali…

Öncelikle şunun altını çizmekte yarar var; başından bu yana “pilot takım” meselesine sıcak bakan biri değilim…

Sebep mi?

Konyaspor kulübünün ekonomisi ne pilot takımını ne de basketbol takımını kaldıracak güçte değil…

Dolayısıyla da, bazı amatör branşlar da dahil, bunlar Konyaspor kulübünün sırtında “kambur”dan başka bir şey değil…

1922’yi atsan atamıyor, satsan satamıyor, kapının önüne koyamıyorsan, dahası görev verdiğin yöneticilerden de gereken mali desteği alamıyorsan, kapıya kilidi vuracaksın!

Bu kadar basit…

Hikayeyi bilirsiniz; denizin ortasında kayık su almaya başlamış ve batmak üzere. Kaptan da kayığı ‘kıyıya yanaştıracağım’ diye çabalıyormuş. Kaptanın bu çabalarına daha fazla dayanamayan kayık, “çabalama kaptan ben gidemem” demiş…

1922 Konyaspor’un durumu da aynen böyle…

Zorlamanın hiç faydası yok…

Oyuncular, çalışanlar, teknik adamlar hak ettikleri üç kuruşu alamıyor ya da ver(e)miyorsanız, neyin çabasındasınız?

“Oyuncular antrenmana çıkmıyorlar” diye noter tespiti yaptırmak, aba altından sopa göstermek, doğru bir futbol aklı olmadığı gibi, doğru bir yönetici aklı da değil…

Kulüpler adına, “sonu hüsran!”la biten bu filmi çok gördük…

“1922 Konyaspor çalışanlarının maaşları ödensin” diye yukarıdan gelen paralar, oyunculara ödenirse, o çalışanların “ahı” öyle ya da böyle yerde kalmaz!

Yukarısı, yani Konyaspor Başkanı ya da yöneticileri, 1922’yi kafalarında bitirmişler…

Daha doğrusu bitiren Fatih Özgökçen…

1922 Konyaspor ve Başkanı Zahir Renklibay ile yönetimi, Özgökçen’in zerre umurunda değil…

1922’nin Konyaspor kulübü için kambur olduğunu o da biliyor…

Haklı mı?

Sonuna kadar haklı…

1922 takımı, ota da düşse, b.k’a da düşse, nereye düşerse düşsün, kılı kıpırdamıyor…

Şunu da ıskalamamak lazım; yukarının durumu da çok iç açıcı değil…

İçgüveysinden hallice bir durum söz konusuymuş…

Ben demiyorum, konu komşu öyle diyor…

Siz bakmayın, 2-3 yalayıcının “uçuyor, kaçıyor” diye yazıp çizdiklerine…

Aslında onlar da biliyor, Konyaspor’un ekonomik krizde olduğunu, ama yalamaya mecburlar!

Türkiye’de kulüplerin durumu ortada…

Katarlılar muslukları iyice kapattı…

Dolayısıyla da bu sıkıntı kulüplere direk yansıyor…

Konyaspor’da bu kulüplerden birisi…

Primlerden kıstı, 1922’den kıstı, altyapıdan kıstı, bazı çalışanlara verdiği primlerden kıstı vs…

Demem o ki, Konyaspor’da şu anda “zehirli çiçek” gibi…

Güzel görünüyor, ama koklayanı gebertiyor!

Sonuç itibarıyla, kulüplerimiz gırtlağa kadar borç içinde yüzerken, pilot takımı, basketbol takımı, atletizm takımı gibi yukarıya hiçbir getirisi olmayan “kambur”lardan kurtulmak lazım…

1922 ya da diğerlerine yatırım yapma yerine, altyapıya yapılan ya da yapılacak olan yatırımın doğru bir futbol aklı olduğunu düşünüyorum…

Haklı olarak diyeceksiniz ki, “Madem altyapıya yatırım doğru bir futbol aklıysa, Türkiye’de hiçbir kulüpte olmayan, sadece Konyaspor’un sahip olduğu Tatlıcak altyapı tesisleri niye satıldı?”

Günün sorusu bu…

Ama, kim soracak?

O da yüreğimdeki bir sızı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner64

banner50