banner5

‘Unutmadık, unutturmayacağız’

Adını Sevgili Peygamberimizin övülmüş isminden alan Mehmetçik, cennet vatanımızın bütünlüğünü muhafaza etmeyi dinî ve millî bir görev kabul etmiş. Onlar, kendilerini hem dünya hem de ahiret erleri görerek vatanın bekâsı için canlarını ortaya koymakta bir an bile tereddüt etmeyen yiğitler

‘Unutmadık, unutturmayacağız’

Adını Sevgili Peygamberimizin övülmüş isminden alan Mehmetçik, cennet vatanımızın bütünlüğünü muhafaza etmeyi dinî ve millî bir görev kabul etmiş. Onlar, kendilerini hem dünya hem de ahiret erleri görerek vatanın bekâsı için canlarını ortaya koymakta bir an bile tereddüt etmeyen yiğitler

02 Haziran 2019 Pazar 15:27
‘Unutmadık, unutturmayacağız’

Mekanı Cennet Olan Şehitlerimizin Saygıdeğer Aileleri… 

“Ayyıldızlı bayrağımız için vatan müdafaası yolunda 

şehadet şerbetini içmiş aziz şehitlerimizi rahmet 

ve minnetle anıyoruz. Sizler bizim başımızın

 tacısınız. Allah tüm ailelerimize sabırlar

 ihsan eylesin…”


*** 

Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz.

Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz;

Düşer mi tek taşı sandın harim-i namusun, 

Meğer ki harbe giden son nefer şehid olsun.

Şu karşımızdaki mahşer kudursa, çıldırsa, 

Denizler ordu, bulutlar donanma yağdırsa,

Bu altımızdaki yerden bütün yanardağlar

Taşıp da kaplasa âfakı bir kızıl sarsa,

Değil mi cephemizin sinesinde iman bir; 

Sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir;

Değil mi ortada bir sine çarpıyor, yılmaz, 

Cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz!

(Mehmet Akif Ersoy)

*** 

“Bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı!

Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.

Sen şehîd oğlusun, incitme, yazıktır, atanı,

Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.”

(Mehmet Akif Ersoy)

*** 

“Vatan için ölmekse kaderim, böyle kaderin ellerinden öperim.” (Mehmet Akif Ersoy)

*** 

Rütbelerin en yücesidir şehitlik. Rabbimiz de şöyle buyurur şehit kulu hakkında: “Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar Rableri katında diridirler. (Öyle ki Allah’ın) lütf-u inayetinden, kendilerine verdiği (şehitlik mertebesi) ile hepsi de şad olarak (cennet nimetleriyle) rızıklanırlar. Arkalarından henüz onlara katılamayan şehit dindaşları hakkında da: Onlara hiçbir korku yoktur. Onlar mahzun da olacak değillerdir, diye müjde vermek isterler.”

*** 

‘Rabbimiz bizi dünyadan şehadetle ve imanla çıkar başta türlü değil’ diye duamız vardır bizim. 

*** 

Şanlı tarihimiz, binlerce kahramanlık hikayesi ile dolu. Çanakkale’de, Sarıkamış’ta, KutülAmare’de, Kahramanmaraş’ta, İzmir’de vatan toprağının en doğusundan en batısına, en kuzeyinden en güneyine kadar her karışında bir mücadele, bir şehit kanı vardır. 

Ne mutlu bize ki kahramanlık hikayeleri ile büyüdüğümüz dedelerimiz olduğu gibi kahramanlıkları gelecek nesillere kalacak evlatlarımız var.

*** 

“Oğulsuz Yaşanır Ama Vatansız Yaşanmaz”

*** 

Vatan için eşinin, çocuğunun şehadete ermesinin üzerinden uzun yıllar geçmesine rağmen ailelerinin yüreğinde acısı hala bugünkü tazeliğini koruyor. ‘Şehit ailesi’ olmaktan gurur duyan aile, çocuklarının hatıralarıyla yaşıyor, emanetleriyle teselli buluyor ve  ‘Vatan sağolsun’ diyorlar. 

Şehit aileleriyle yaptığımız görüşmelerde onların acılarının yanında bazı ortak noktaları da var: ‘O farklıydı’. Kimi hayallerini bırakmış kimi ardında doyamadığı evladını, gözü yaşlı eşini, anne babasını. 

Bölücü terör örgütüne karşı 30 bin şehit vermişiz. Vatan savunması söz konusu olduğunda gerisinin teferruat olduğu bu topraklarda nice yiğitler yetişmiş, yetişmeye de devam edecek. Vatani görevini yapmak için uçarak gitmişler askere ve gözünü kırpmadan canını feda eden kahramanlara şükran borçluyuz. 

Yenigün Gazetesi olarak, Ramazan ayı boyunca her gün yayınladığımız yazı dizisiyle bir şehidimizin kahramanlıklarını, vatanı için, bayrağı için, milleti için canını hiçe sayarak gösterdiği yiğitlikleri aktarmaya çalıştık. Her bir şehidimiz, milletin huzur ve güvenliğini sağlamak, ülkemizin bölünmez bütünlüğünü koruma uğruna her türlü fedakarlığı göstermiş.

Kimi 19 yaşında, kimi 20, kimi 21. Gencecik fidanlar vatan için, namus için, bayrak için şehit düşmüş.

Gencecik yaşlarında şehadet şerbetini içmiş, arkalarında geleceğe dönük hayaller, gözü yaşlı anne, baba ve kardeşler bırakarak.

Bir de yıllarca devletine hizmet vermiş şehitlerimiz var, “Dua edin ben şehit olayım” diyen…

Şehit aileleri, üzerinden ne kadar süre geçerse geçsin, üç-beş ay, bir yıl, on yıl, yirmi yıl. Evlatlarını, eşlerini anlatmaya başladıklarında dün gibi aynı acıyı yaşıyor hepsi. Gözünü kapatsa o anda yeniden yaşanıyor her şey. 

Her biri aslında şehadete ermeden önce yakınlarına, arkadaşlarına, dostlarına, ailelerine belli etmişler, Peygamber Ocağı’nda şehit olacaklarını. 

Şehit ailelerinin herkese adeta ders olacak nitelikte ağızlarından şu sözler dökülüyor:

“Rabbimizin bir emanetiydi, Allah bizden çok seviyormuş, emanetini aldı bizden. Şimdi ki evi daha güzel İnşallah. Onurluyuz, gururluyuz, başımız dik. Hem acı hem de çok onur verici. Çünkü şehitlik herkese nasip olmaz. Tabi ki şehit annesi olmak da herkese nasip olmaz. Rabbim hiçbir kuluna taşıyamayacağı yük vermezmiş. Demek ki bunu kaldırabilecek, taşıyabilecek kullarmışız. Onların şefaatini bekliyoruz. İnşallah onlara layık ana baba, eş, oğul, kız olabiliriz de onları da utandırmayız. Mehmetçiğim koruyacak ki; bu vatan da sağolacak. Biz bir şehit verdik yarın bir başkası şehit olacak. Bu nöbeti hep beraber tutacağız. Yeter ki; ‘Vatan sağolsun’. Allah’ım hepimize şehitlerimizin şefaatinden nasip eylesin.”

Her şehit haberi sonrası sanki o acıyı tekrar yaşarmışçasına acıları tazeleniyor her bir şehit ailesinin.

“Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.” Bize bu toprak parçasını vatan yapanları unutmayalım. Bu vatan için can verenlerin geride bıraktıklarını, annesini, babasını, kardeşini, oğlunu, kızını, eşini unutmayalım. Unutmayalım çünkü geçmişini unutanlar, geleceğini kuramazlar. Tarihe adını yazdıran bütün kahramanlarımız için vatan sağ olsun.

*** 

Jandarma Komando Er Orçun Yaldır, 15 Temmuz 2006 yılında Siirt’in Eruh İlçesi’nde arama tarama faaliyetleri sırasında bölücü terör örgütü PKK üyelerinin hain saldırısı sonucu çıkan çatışmada,

Jandarma Komando Er Ali Fatih Birtek, 19 Temmuz 1995 yılında Van’ın Çatak İlçesi’nde teröristlerle girdiği çatışmada,

Jandarma Komando Onbaşı Mehmet Koçlar, 2 Aralık 1998 tarihinde Adıyaman Han Deresi’nde teröristlerle girilen çatışmada,

Asteğmen Mustafa Özyoldaş, 25 Temmuz 1990 tarihinde Van’ın Gevaş İlçesi’nin Töreli Köyü kırsalında teröristlerle çatışırken helikopterin düşmesi sonucu, 

SAT Komandosu Mevlüt Pekdemir, 30 Temmuz 2005 tarihinde İzmir Aksaz Deniz Üssü’nden havalanan Sahil Güvenlik Komutanlığı’na ait helikopterin Antalya'nın Kumluca ilçesi Adrasan beldesi yakınlarında denize düşmesi sonucu,

Özel Harekat Polisi Ramazan Akyürek, 25 Temmuz 2016'da Mardin’in Derik İlçesi Kızıltepe’de PKK’lı teröristlerin yola döşediği el yapımı patlayıcıyı infilak ettirmesi sonucu,

Jandarma Komando Er Hakan Balin, Batman'ın Gercüş İlçesi Yassıca Köyü yakınlarında 8 Mart 2004 tarihinde PKK terör örgütü tarafından döşenen mayının, askeri aracın geçişi sırasında uzaktan kumandalı patlatılması sonucu,

Piyade Onbaşı Çetin Totan, 10 Haziran 1994 tarihinde Şırnak Silopi’de teröristlerle girilen çatışmada, 

Jandarma Komando Er Mehmet Dönmez, 22 Ekim 1992 tarihinde Şırnak’ta görevi sırasında,

Piyade Çavuş Dursun Arslan, vatani görevi sırasında 13 Ekim 1991 yılında terhisine 5 gün kala,

Hüseyin Koçal, İstanbul Yenibosna’da 1994 yılında askeri inzibat olarak vatani görevini yaptığı sırada,

Konyalı Jandarma Komando Er Hilmi Şahin ve Jandarma Komando Er Mevlüt Özkan, 26 yıl önce, Elazığ-Bingöl karayolunda, savunmasız ve silahsız 33 askerimizin, bölücü terör örgütü PKK’lılarca hain ve alçakça saldırısında,

Piyade Çavuş Mustafa Aydın, Kıbrıs Lefkoşe’de vatani görevini yaparken 1994 yılında kaza sonucu,

Piyade Uzman Çavuş Halis Yasin Özcengiz, 21 Eylül 2017 tarihinde Hakkari’nin Yüksekova İlçesi’ndeki Buzul Dağları bölgesinde güvenlik güçleri ile bölücü terör örgütü PKK’lılar arasında çıkan çatışmada,

Konyalı Ulaştırma Er Samet Bütün, 19 Haziran 2012 tarihinde Hakkari’nin Yüksekova İlçesi Yeşiltaş Karakolu’nda teröristlerle çıkan çatışmada 8 arkadaşıyla beraber,

Motorize yunus ekibindeki Polis Memuru Mehmet Çolak, 4 Ekim 2012 günü Antalya’da görevi başınday bir ihbar üzerine olay yerine gider ve silahlı saldırı sonucu, 

Jandarma Onbaşı Adnan Yıldırım, 29 yıl önce bölücü terör örgütü PKK’lılarla girdikleri çatışmada, 

Ulaştırma Er Ramazan Özmen, 08 Ekim 2017 tarihinde İzmir’in Urla İlçesi’nde vatani görevini yaparken kaza kurşunuyla vurulması sonucu, 

Polis Memuru Battal Yıldız, 16 Temmuz 2017 günü sabahında Tuzla’da görevi başında, hırsızlık şüphelisini kovalamaca esnasında zanlının ateş açması sonucu silahından çıkan kurşunla vurulması sonucu, 

Polis Memuru Hasan Karakurt, 7 Haziran 2006 günü Iğdır'ın Dilucu Gümrük Kapısı'nda pasaportsuz Türkiye'ye giriş yapan iki Nahçıvanlı'yı adli mercilere teslim etmek için Aralık İlçesi'ne götürürken geçirdiği trafik kazası sonucu,

Piyade Onbaşı Veli Karakoç, 2002 yılında Kuzey Irak operasyonu sırasında askeri aracın devrilmesi sonucu, 

Jandarma Er Remzi Yavşancı, 14 Ekim 2004 tarihinde askeri aracın kaza yapması sonucu

şehit oldular.

Piyade Komando Er Yaşar İnce ise, Mardin’de 1993 yılında vatani görevini yaptığı sırada kazan dairesinde meydana gelen patlama sonucu yaşamını yitirdi, önce şehit sayıldı sonra sayılmadı. Aile ise oğullarının “şehitlik” hakkını verdikleri 26 yıllık mücadele sonunda kazandı. 

*** 

Bir vefa örneği olarak, şehitlerimizin ismi bir okul kütüphanesinde, bir sokakta, bir parkta, bir spor salonunda, bir sağlık kompleksinde, bir çeşmede yaşatılıyor. 

Dün olduğu gibi, bugün de ezanlarımız susmasın, namusumuz çiğnenmesin diye canlarını cennet karşılığında veren şehitlerimiz var. İşte özgürlüğümüzün simgesi olan bayrağımızı bayrak yapan da, üzerinde yaşadığımız toprakları vatan yapan da, aziz şehitlerimizin feda ettikleri kanlardır.

Milli Şairimizin; “Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak, Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak” dizelerinde ifade ettiği gibi, inandığı değerleri canı pahasına savunan korkusuz yiğitler var olduğu sürece, bu cennet vatana düşman asla girmeyecektir. Ay-yıldızlı bayrağımız inmeyecek, minarelerden yankılanan ezan sesleri dinmeyecektir.

Bu cennet vatanımız için şehadet şerbetini içmiş, aziz şehitlerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle anıyoruz, mekanları cennet, ruhları şad olsun. Rabbim ailelerine sabırlar ihsan eylesin. 

Şehit aileleri için en acı taraf, unutulmak. Biz unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız…

Bu vatanı kanının son damlasına kadar müdafaa eden tüm şehitlerimiz için, Vatan sağ olsun.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.