banner5

‘Tabiatı bozduk, muhtaç olduk!’

Atık kağıtları işleyerek ekonomiye yeniden kazandıran bir makineyi kendi girişimleriyle üreten İşadamı Durmuş Ergün, Türkiye’nin kağıtta dışa bağımlılığının temelinde tabiata verilen zararın yer aldığını söyledi

‘Tabiatı bozduk, muhtaç olduk!’

Atık kağıtları işleyerek ekonomiye yeniden kazandıran bir makineyi kendi girişimleriyle üreten İşadamı Durmuş Ergün, Türkiye’nin kağıtta dışa bağımlılığının temelinde tabiata verilen zararın yer aldığını söyledi

13 Mart 2019 Çarşamba 14:48
‘Tabiatı bozduk, muhtaç olduk!’

Son dönemde döviz kurlarının dalgalanmasına bağlı olarak kağıt fiyatlarının sürekli dalgalanması ve artış eğiliminde olması kağıdın kullanıldığı bütün sektörlere etki etti. Kağıdın hayatın her alanında var olduğuna dikkat çeken Kamsan Kağıt ve Ambalaj Sanayi Sahibi İşadamı Durmuş Ergün, Türkiye’nin kağıdın hammaddesi olan selülozu kendisinin üretebilecek kapasitede olduğunu söyledi. Türkiye genelinde kurulan kağıt fabrikaların yerli kağıt üretimi yapılması planlanarak kurulduğunu dile getiren Durmuş Ergün, “Biz, Türkiye’de tabiatı bozduk, başkalarına muhtaç olduk. Meselenin özünde bu var” dedi. 

ATIK KAĞITLARI EKONOMİYE YENİDEN KAZANDIRIYOR

Başta İzmit SEKA Kağıt Fabrikaları olmak üzere devlet eliyle kurulan birçok kağıt fabrikasında uzun yıllar çalıştıktan sonra 1988 yılında kendi işletmesini kurduğunu dile getiren İşadamı Durmuş Ergün, atık kağıtları yeniden ekonomiye kazandırıyor. “Sizin için atık olan bir kağıt, başka birisi için hammadde olarak kullanılabilir” diyen Durmuş Ergün, “Hayatımızın her alanında var olan ve ihtiyacın hiç bitmeyeceği kağıdı işleyerek yeniden kullanmak bu süreçte ergonomiklik ve verimlilik açısından önemli bir madde olarak karşımıza çıkıyor. Atık kağıtları değerlendirme yönünde bir eksikliğimiz olduğunu gördüm. Matbaaların artık kağıtları, basılmış eski gazeteler, karton kağıtlar ve benzeri kağıt ürünlerini yeniden ekonomiye kazandırabilme fikrinden hareketle tamamı kendimize ait olan bir makine icat ettik. Bu makine yardımıyla kullanılmış olan kağıtları toplayıp yeniden mamul hale getiriyoruz. Meyve ve sebze kasalarının kenarlarında kullanılmasını sağlıyoruz. Konya, kiraz, elma ve benzeri meyve üretiminde önemli bir merkez. Yine bir fabrikanın artık kraft kağıtlarını işleyerek yeniden kullanılır hale getiriyoruz. Marketlerin içindeki malzemeyi boşalttıktan sonra attıkları kağıtları bu makineden geçirerek elastiki, yumuşak bir hale getiriyoruz. Meyve ve sebzelerin kasalarının altına ve üstüne seriliyor. Bu da hem meyve ve sebzenin nakliye ve depolanması esnasında zarar görmesini engelliyor. Diğer yandan doğaya da saygılı olmamız gerekiyor. Bu gerçeği her ne kadar insanoğlu göz ardı ediyor olsa da, doğanın bize vermiş olduğu nimetleri iyi değerlendirmemiz ve israf etmememiz gerekiyor. Bu yatırımı yaparken ve kağıdı yeniden kullanılabilir hale getirmeye çalışırken işin bu yönünü de düşündük. Kağıdı yeniden kullanarak doğaya olan saygımızı da ortaya koymak istedik. Yeniden mamul hale getirilen kağıdın kullanılması demek belki yüzlerce ve belki binlerce ağacın kesilmemesi demektir” ifadelerini kullandı.

KAĞIDIN HAMMADDESİ KONYA OVASI’NDA!

Kağıdın hammaddesinin odun ve lifli her türlü tarım ürünü olduğuna dikkat çeken Durmuş Ergün, “Sap, saman ve kamıştan da kağıt üretilebilmektedir. Türkiye’de kağıt 1934 yılında rahmetli Mehmet Ali Kağıtçı adında bir büyüğümüzün emekleriyle kurulmuş ve kağıt üretimi başlamıştır. Türkiye’nin tüm kağıt üretimi sadece SEKA Kağıt Fabrikaları’nda üretilmeye başladı. SEKA’nın yakın zamana kadar 9 tane fabrikası var. Fabrikalarda bulunan her bir makine kendi içinde bir fabrikadır. İzmir’in ardından Taşucu, Dalaman, Çaycuma, Kastamonu, Giresun, Afyon Çay’da kağıt fabrikaları kuruldu. Bu fabrikalar kraft, kağıt ve selüloz üretirdi. Afyon Çay’da 1976 yılında kurulan fabrika, Konya Ovası’ndaki sap ve samanın toplanıp işlendiği, selüloz, ve kağıt haline getirildiği bir tesisti. 1990’lı yıllara gelince yapılan bazı hesaplar neticesinde bu fabrikaların zarar ettiği söylendi ve özelleştirildi. Ama bu makineler odundan, saptan, samandan kağıt yapmaz, hurdadan kağıt yapar. Karton yapamaz” dedi.

ALTYAPI VAR AMA DEĞERLENDİREMİYORUZ!

Türkiye’nin şu an kağıt sektöründe tamamen dışarıya bağımlı olduğunu dile getiren İşadamı Durmuş Ergün, “Selüloz dediğimiz, odundan elde edilen ve kağıdın kabası diyebileceğimiz hammadde, Türkiye’deki fabrikalarda kağıt haline getiriliyor. Bunun bize bir menfaati yok. Selülozu dışarıdan getirip kağıt getirmek yerine kağıdı direkt ithal etmek daha mantıklı. Bizim kağıt üretebilecek bir altyapımız var. Biz nitelikli kağıdı da üretebilecek bir altyapıya sahibiz aslında. Ama öyle bir noktaya gelindi ki, özel sektörün önünü açıyoruz, kağıt yapıyoruz dedikleri halde az önce dediğim gibi selülozu kağıt haline getirdiler. Bunu da satamıyoruz. Bize maliyeti bin dolarsa, karşı taraftan 800 dolara bize hazır halini veriyorlar. Bize de diyorlar ki biz daha düşük maliyetlere üretip size temin ederiz, siz üretmeyin diyorlar” diye konuştu. 

‘İNSANOĞLU KAĞIDA HEP MUHTAÇ OLACAK’

Allah’ın tabiatı insanoğlunun hizmetine sunduğunu ancak tabiatın dengesini de yine insanoğlunun bozduğunu söyleyen Durmuş Ergün, “Tabiatı bozduk, muhtaç olduk. Şimdi de neden bu duruma geldiğimizi sorgulayıp birbirimizi suçlar olduk. Şimdi dijitalleşme sürecindeyiz. Dijital sistemin etkisi oldu ama ambalaj sektöründe kullanılan kağıdı etkilemedi. Ambalaj sektöründe kağıt yerini korumak zorunda. Çimentoyu dijitalleştiremezsiniz, bir şekilde muhafaza etmek gerekir. Belki dijital çağla birlikte kağıdın kullanım alanı azalmış olabilir. Ama neticede kağıda olan ihtiyaç insanoğlu var olduğu sürece devam edecektir. Bir de dijital platformlardakiler kaybolabilir ama kağıda basılmış olan bir şey asla kaybolmaz. Bas ve arşive koy, o her zaman var olacaktır” diyerek sözlerini tamamladı. 

RASİM ATALAY

Son Güncelleme: 13.03.2019 16:22
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Fevzi zYüksel 2019-03-14 18:03:25

Bir üretimin atığı;başka bir üretimin hammaddesi olabilir,bu yapıldığı takdirde asıl hammaddeler daha faydalı üretimlerde kullanılabilir;bu konuda Durmuş Bey doğru bir iş yapıyor,kutlarım.

banner50