banner5

Şehit olacağı içine doğmuş

Piyade onbaşı Veli Karakoç 2002 yılında Kuzey Irak operasyonu sırasında askeri aracın devrilmesi sonucu şehit oldu. Karakoç, sanki içine doğmuş gibi arkadaşlarına; "Ben oradan şehit döneceğim" demiş

Şehit olacağı içine doğmuş

Piyade onbaşı Veli Karakoç 2002 yılında Kuzey Irak operasyonu sırasında askeri aracın devrilmesi sonucu şehit oldu. Karakoç, sanki içine doğmuş gibi arkadaşlarına; "Ben oradan şehit döneceğim" demiş

13 Mayıs 2019 Pazartesi 12:55
Şehit olacağı içine doğmuş

Dün olduğu gibi, bugün de ezanlarımız susmasın, namusumuz çiğnenmesin diye canlarını cennet karşılığında veren şehitlerimiz var. İşte özgürlüğümüzün simgesi olan bayrağımızı bayrak yapan da, üzerinde yaşadığımız toprakları vatan yapan da, aziz şehitlerimizin feda ettikleri kanlardır. Bu kahraman vatan evlatlarından birisi işte piyade onbaşı Veli Karakoç.  Şehidimiz Veli Karakoç’un aziz hatırasını yâd ediyoruz.

Piyade onbaşı Veli Karakoç. Ramazan ayında doğmuş, Kurban Bayramı’nda vatan için şehit olmuş 22 yaşında gencecik bir fidan. 

*** 

Piyade onbaşı Veli Karakoç. 2002 yılında Kuzey Irak operasyonu sırasında askeri aracın devrilmesi sonucu şehit oldu. Usta birliği Şırnak-Silopi çıkan Karakoç, sanki içine doğmuş gibi arkadaşlarına; "Ben oradan şehit döneceğim" demiş. Anne Cemile Karakoç ise, "İnşallah biz de şefaatine nail oluruz" diyerek dua ediyor.

*** 

Şehit piyade onbaşı Veli Karakoç, 26 Temmuz 1980 yılında Konya’da, Osman ve Cemile Karakoç çiftinin tek erkek evladı olarak, Ramazan ayında dünyaya gelmiş. 

Üç kardeşten ortancası olan Veli Karakoç, yoksul bir ailenin çocuğu olarak hayata başlar. Çocukluğu sessiz ve sakin geçen şehidimizin annesi, onun  çocukluğunu, “O bir başkaydı. Hayat doluydu. Saygılı, sevgili, güvenilir ve yaşına göre olgun bir karaktere sahipti” diye anlatıyor. Şehidimiz, ilkokul eğitimini Şeker İlkokulu’nda, ortaokul ve liseyi ise Merkez İmam Hatip Okulu’nda tamamlar. Lise bitirdikten sonra bir süre muhasebeci olarak çalışır aynı zamanda da üniversite sınavına hazırlanır. Girdiği üniversite sınavında turizm ve otelcilik bölümünü kazanmasına rağmen, turizm sektörü istediği bir meslek olmadığı için kazandığı okula gitmez. Askere gitmeye karar veren ve tecilini bozduran şehidimiz Veli Karakoç’un, amacı ilk önce askere gidip gelmek olur. 

“ŞEHİT DÖNECEĞİM”

Veli Karakoç, 2000 yılının kasım ayında vatani hizmetini yerine getirmeye gider. O yıllarda 18 ay olan vatani görevinin acemi birliğini piyade onbaşı olarak İstanbul Tuzla’da yaptıktan sonra usta birliği için Şırnak Silopi’dir yeni görev yeri. 

Gitmeden önce yanındaki arkadaşlarına, “Ben oradan şehit döneceğim” der.  Dediği gibi de olmuş. Şırnak’ta yaklaşık altı ay görev yaptıktan sonra özel bir birlik olarak Kuzey Irak’a görevli gitmiş.

O yıl Ramazan ayında izinli olarak evine gelmiş. Oruçlarını tutup ailesi ile son bayramını da yaptıktan sonra vatan hizmetine dönmüş. İzinli olarak geldiği bu dönemde annesine, onu kaloriferli evlerde oturtacağını söylemiş hep. Askerden geldikten sonra çalışacağının, annesini rahat ettireceğinin hayallerini kurmuş. Hayalleri ebedi âleme kalmış. Bu gün hâlâ annenin gözünün önünden gitmemiş, oğlunun izinden mahzun, üzgün, boynu bükük gidişi. Bu yüzden Kurban Bayramları buruk geçmiş aile için.

“EVLATLARININ VATAN UĞRUNA KURBAN EDİLDİĞİ BAYRAM OLMUŞ”

Onlar için Kurban Bayramı, aynı zamanda evlatlarının vatan uğruna kurban edildiği bir bayram olmuş. Kurban Bayramı’nın birinci günü telefonla arayan şehidimiz, babaanne ve dedeyle görüşmüş ama ne annesi onun ne de o annesinin son kez sesini duyamamış. Ara ara arkadaşlarından ailesini arayan Şehidimizden 45 gün haber alınamadığı da olmuş. Böyle zamanlarda onlara olan özlemini sayfalara anlatmış Şehidimiz.  550 gün saydığı askerliğinin terhisine 45 gün kalmış. Her gün sabırla tamamladığı günlerin üzerine çizdiği çizgiyi 45. günde çizememiş.  22 Şubat 2002 tarihinde, Kurban Bayramı’nda şehadet şerbetini içmiş. Bayram sabahı komutanları ile sınır ötesi kontrolleri yaparken, yağmurlu bir günde bindikleri ZMA aracının devrilmesi sonucu yaralanan şehidimiz, hastaneye kaldırılırken helikopterde şehit olmuş. Aynı gün gece şehidin baba ocağına gelen askeri ekip, evde ışıkların yanmadığını görünce ‘Yatıyorlar herhalde, uykularından etmeyelim, sabah gelelim” diyerek haberi sabaha bırakmışlar. Ertesi gün, 23 Şubat sabah saat 07.00’de evin etrafına toplanan kalabalık ve askerleri görünce ana yüreğine ateş düşmüş bile. Haberi alan aile, perişan olmuş. Kuzey Irak’ta şehit düşen bedeni, cenazesi ancak birkaç günde gelebilmiş evine. Şehit annesi Cemile Karakoç, bu durumda insanı inancının ayakta tuttuğunu söylüyor. “Çünkü ondan geldik ona döneceğiz” diyebiliyor. Şehit Piyade Onbaşı Veli Karakoç için Garnizon Şehitliğinde askeri tören düzenlendikten sonra Musalla Camii’nde dedesi tarafından kılınan cenaze namazının ardından cenazesi Şehitliğe defnedilmiş. Cenazesi kabre koyulana kadar tabutundan mis kokular geldiğini anlatan anne, “Herkese sordum bana çok güzel bir koku geliyor siz de alıyor musunuz diye. Tabutu kabre koyuldu üzerine toprak atıldıkça koku azalmaya başladı. Tamamen kapanınca kabri, koku da bitti.” Abdestinde, namazında, daha 22'sinde bir fidan.  Ramazan ayında doğmuş, Kurban Bayramı’nda şehit olmuş. “17 yıl önce öyle bir şok yaşadık. O şoktan da hala kendimizi kurtaramıyoruz” diyen şehit annesi Cemile Karakoç, bugün tek tesellilerini şöyle ifade ediyor: “Mekanı cennet olur inşallah da biz de şefaatine nail oluruz.”  

“DERTLERİMİZ AYNI, BİRBİRİMİZİ DAHA İYİ ANLIYORUZ”

Konya Şehit Aileleri Derneği’ne gidip geldiklerini anlatan şehit annesi Cemile Karakoç, “Orada birbirimizi daha iyi anlıyoruz, acılarımızı paylaşıyoruz. Çünkü dertlerimiz aynı. Akrabalarımıza da gidiyoruz fakat orada görüşmemiş daha anlamlı ve değişik oluyor” diye konuştu. 

“YETER Kİ; BENİM ÇOCUĞUM SAĞ OLSAYDI, PARA PUL İSTEMEZDİM”

Şehit ailelerine yönelik olumsuz söylemlerin kendilerini çok üzdüğünü dile getiren şehit annesi Cemile Karakoç, “Allah kimseyi evlat acısıyla imtihan etmesin. Çok zor. Kelimeler boğazımıza düğümleniyor. Yeter ki; benim çocuğum sağ olsaydı, para pul istemezdim. Bu acı, parayla falan ölçülmez” dedi. 

Şehit Veli Karakoç’un isminin Sille’de bir sokağa verildiğini anımsatan anne Cemile Karakoç, 31 Mart mahalli idareler genel seçimleri öncesi Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ın Konya Şehit Aileleri Derneği’ni ziyaretinde, şehit isimlerinin yaşatılması adına, okul ya da belli başlı yerlere verilmesini talep ettiklerini,  olumlu yanıt aldıklarını, kendilerine verilen sözün yerine getirilmesini beklediklerini ifade etti. 

*** 

22 yaşında gencecik Mehmetçiğimizin, ana ocağından asker ocağına gidişinden itibaren günlük tutmuş, her gün hislerini anlatacak düz yazılar ve şiirler yazmış. Şiir yazma alışkanlığı lise döneminden kalmış. Kuzey Irak’ta vatani hizmetini yaparken tuttuğu defterine yazdığı şu satırları sizlere paylaşıyoruz: “Allah’ım bana değiştirebileceklerimi değiştirmek için cesaret; değiştiremeyeceklerimi kabullenmek için sükûnet; ikisini birbirinden ayırt etmek için de akıl ver Yarabbi.”  

*** 

Bir askerin, bir şehidin kaleminden dökülen dizeler bu dizeler. Askerliğinin ilk günlerinden itibaren tuttuğu bir hatıra defterinde kaleme aldığı yüzlerce satırdan sadece birkaçı.  Bu satırların sahibi Kahramanımız, şehit Veli Karakoç. 

 “Yakılmış Mektup Sana bu mektubu Kuzey Irak’tan yazıyorum. Adını çoktan unuttum. Bir şiir şişesine kalbimi koyup sulara bırakıyorum. Ah benim eski türküm! Ah benim hazin öyküm! Yanlışı, yanılışım! Ne yaptıysam seni mutlu edemedim. Oysa bir silahım vardı bir de sen. Açmadın, ezdin beni. Üzdün, hiç anlamadın. Yavrusuna yanan bir baba gibi içime gömdüm depremlerimi. Ceketimi alıp gittim. Derin derin iç çekişim bu yüzden. İnadına suskundum oysa inadına vurgun. Geç uslandım, sen görmedin ama altı mosmor gözlerimde ıslandım.”   

“Anam Oğlun yazdı bu sözleri, 

Yazarken ağladı gözleri, 

Asker oğlunun acı sözleri,  

Okuyup da ağlama Anam. 

Kurtla kuzu gezer mi? 

Toprak taşı hiç ezer mi? 

Gelin görün halimi, 

Eskisine hiç benzer mi? 

Rüyamda gördüm ana kucağı, 

Uyandım baktım asker ocağı. 

Hasret vurdu kalbime bıçağı, 

Resmime bakıp da ağlama Anam.”

*** 

“Ağlama Anam Kuzey Irak’ta oldu bayram sabahı, 

Neydi anam oğlunun günahı. 

Çok arasam da bulamadım oraları, 

Oğlum nerede diye ağlama Anam. 

Eller her yerde bayram yapar, 

Benim Anam yollara bakar. 

Benimki gelmedi diye ellere sorar, 

Oğlum nerede diye ağlama Anam.

Bu şiiri ben yazdım, ben ağladım. 

Eller yuvasında, ben gurbette kaldım. 

Anne, baba, kardeş yüzüne hasret kaldım. 

Oğlum nerede diye ağlama Anam.”

*** 

Yenigün Gazetesi olarak bu cennet vatanımız için şehadet şerbetini içmiş, aziz şehidimiz Veli Karakoç’u rahmet ve minnetle andık, annesi Cemile Karakoç’a plaket takdiminde bulunduk. 

Milletin huzur ve güvenliğini sağlamak, ülkemizin bölünmez bütünlüğünü koruma uğruna her türlü fedakarlığı gösteren şehidimiz piyade onbaşı Veli Karakoç’a bir kez daha Allah’tan rahmet diliyoruz, mekanı cennet, ruhu şad olsun, ailesine sabırlar ihsan eylesin. 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.