banner5
banner68

‘Kurban Allah’a yaklaşmaktır’

Selçuk Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ramazan Altıntaş, Kurban’ın Allaha yaklaşmak olduğuna dikkat çekerek, Kurban Bayramı’nın önemine vurgu yaptı

30 Temmuz 2020 Perşembe 12:17
‘Kurban Allah’a yaklaşmaktır’

Müslüman âlemi için büyük önemli taşıyan Kurban Bayramı, yarından itibaren 4 gün boyunca idrak edilecek. Selçuk Üniversitesi (SÜ) İslami İlimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ramazan Altıntaş, Kurban Bayramı ve ibadeti üzerine açıklamalarda bulundu.

Kurban’ın Allah’a yakışmak olduğuna dikkat çeken Altıntaş, “Allâh’a yakınlaşmaya vesile olan şey anlamlarına gelen kurban, dinî bir terim olarak, Allah’a yaklaşmak ve O’nun rızasına ermek için ibâdet maksadıyla, belirli şartları taşıyan hayvanı usulüne uygun bir şekilde kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade eder. Kurban Bayramı’nda kesilen kurbana udhiye, hacda kesilen kurbana ise hedy denir. Bir başka açıdan akıllı, hür, mukim ve dini ölçülere göre zengin sayılan mümin, ilâhî rızayı kazanmak gayesiyle kurbanını kesmekle hem Cenab-ı Hakk’a, hem de maddi durumlarının yetersiz olması sebebiyle kurban kesemeyenlere yardımda bulunarak halka yaklaşmaktadır. Bu ibadetin ruhunda Hakka yakınlık ve halka fedakârlıkta bulunma anlayışı vardır. Mezheplerin çoğuna göre udhiyye kurbanı kesmek sünnet, Hanefi mezhebinde ise vaciptir. İslam’ın şiarı olan kurban, bir Müslüman’ın bütün varlığını gerektiğinde Allah yolunda feda etmeye hazır olduğunun bir nişanesidir.” ifadelerini kulandı.

‘KURBAN BAYRAMI’NIN BİRÇOK YARARLARI VARDIR’

Kurban Bayramı’nın Müslümanlar için önemi hakkında da bilgi veren Altıntaş, şöyle devam etti, “Başta da ifade ettiğimiz gibi kurban, Yüce Allah’a yakınlaşmak için yerine getirilen malla yapılan bir ibadettir. Hür, mukim, Müslüman ve zengin olan kimseye vaciptir. Zenginliğin ölçüsü, bir kişinin borcundan ve asli ihtiyaçlarından ayrı olarak 96 gram altına veya 640 gram gümüşe veya bunların bedeli paraya sahip olmaktır. Her ibadetin bir külfet yönü vardır. Bu sorumluluğu yerine getirmenin bir nişanesi ve sevinci olarak bayramlar Müslümanların hayatında eksik olmaz. Elbette Kurban Bayramı’nı yaşamak zengin-fakir, amir-memur, işçi-patron, kadın-erkek ayırt edilmeksizin her Müslüman’ın hakkıdır. Müslümanların senede iki dini bayramı vardır. Bunlardan birsi, “ıydu’l-fıtır” adı verilen Ramazan Bayramı; diğeri ise, “ıydu’l-azha” adı verilen Kurban Bayramı’dır. Bu sebeple dünyanın her tarafında yaşayan Müslümanlar bu ibadeti yerine getirirler ve bayram olarak kutlarlar. Kurban Bayramı’nı anlamlı kılan üç ibadet vardır. Bizzat kurban kesmek, bayram namazı kılmak ve Mekke’de olanlar için hac farizasını yerine getirmektir. Kurban Bayramı’nın bireysel ve toplumsal birçok yararları vardır. Başta kişi kurban kesmekle Yüce Allah’a boyun eğmiş ve kulluk bilincini kazanmış olur. Ayrıca, kurban etlerinin fakirlerle paylaşımı, karşılıklı yardımlaşma, dayanışma ve kardeşlik bağlarını kuvvetlendirir. Kişiyi cimrilik hastalığından korur. Alanla veren arasında samimiyet, birlik ve kardeşlik duygularını pekiştirir. Bayramlar adı üzerinde sevinç günleridir. Büyüklerin ziyareti ve küçüklerin sevindirilmesi kadar büyük bir değer yoktur. Bu bağlamda bayramlar hem milli ve hem de dini birliğimizin çimentosudur.”

‘TEŞRİK TEKBİRLERİ UNUTMAYIN’

Arefe günü sabah namazından itibaren bayramın dördüncü gününün ikindi namazına kadar, yirmi üç farz namazının arkasından birer defa Teşrik Tekbirinin unutulmaması gerektiğini ifade eden Altıntaş, “Peygamberimizin, Kurban Bayramı’nın Arefe günü sabah namazından başlayarak bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar, ikindi namazı da dahil olmak üzere farzlardan sonra teşrik tekbirleri getirdiğine dair rivayetler vardır. Buna göre günü sabah namazından bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar 23 vakit, her farzın ardından teşrik tekbiri getirmek, kadın erkek her Müslümana vaciptir. Dolayısıyla Kurban Bayramı günlerinde teşrik tekbirleri getirmek suretiyle O’nun yüceliği ve büyüklüğü vurgulanır. Bu tekbirler, Kurban günlerine ayrı bir anlam ve güzellik katar.”

‘BAYRAMLAR, SOSYAL BOYUTU OLAN MÜBAREK GÜNLERDİR’

Bayramların, sosyal boyutu olan mübarek günler olduğuna dikkat çeken Altıntaş, “Bayramlar, sosyal boyutu olan mübarek günlerdir. Özellikle Kurban Bayramı’nı Ramazan Bayramı’ndan ayıran temel özellik, bu bayram da kurbanların kesilmesidir. Bayramlar, büyüklerimize saygının ve küçüklerimize sevgi, merhamet ve şefkatin öğretildiği ve bizatihi yaşandığı coşkulu zaman dilimleridir. Bayramlar, birbirine küs ve dargın olan kimselerin barıştırılması için de iyi bir fırsattır. Aynı zamanda Kurban Bayramı, sosyal birliğimizin ve dirliğimizin güçlendiği günlerdir. Özellikle başta anne ve babalarımız olmak üzere bütün büyüklerimiz, akraba, eş, arkadaş ve dostlarımız ziyaret edilir, bayramları kutlanır. Ama bu sene pandemi sebebiyle bu kutlamalar toplu olarak yapılmamalı, telefon ve mesajlarla yerine getirilmelidir. Çünkü karşılıklı bulaş gerçekleştirme riski vardır. Allah korusun, toplu bayram ziyaretleri, bayramlarımızı sevinç olmaktan çıkarır ve acıya dönüştürebilir. Çok dikkatli olunmalıdır. İnşallah ileride huzurla, birlik ve beraberlik ruhuyla kutlayacağım günler gelecektir” ifadelerini kullandı.

KURBAN EDİLECEK HAYVANA ACI ÇEKTİRİLMEMELİ VE EZİYET EDİLMEMELİDİR

Kurban keseceklere kesim sırasında ve sonrasında dikkat edecekleri konularda uyarılarda bulunan Altıntaş, şu bilgileri paylaştı, “İster kurban niyetiyle olsun ister başka bir amaçla olsun hayvan kesilirken besmele çekilmesi gerekir. Hayvanın kesimi esnasında besmele kasten terk edilirse o hayvanın eti yenilmez. Ancak kasıtsız ve unutularak besmele çekilmezse bu hayvanın eti yenilir. Diğer yandan kurban keserken, hayvanın yemek ve nefes borularıyla, iki atardamarından en az birinin kesilmesi gerekir. Bu şekilde yapılan bir kesim sırasında, bıçağın omuriliğe ulaşması ya da ulaşmaması fark etmez. Bu konuda etlik kesim ile kurbanlık kesim arasında bir fark yoktur. Bir de hayvanın canı çıkmadan başının gövdesinden ayrılmamasına özen gösterilmelidir. Yine kurban edilecek hayvana acı çektirilmemeli ve eziyet edilmemelidir. Bu nedenle hayvanlar ehil kişiler tarafından kesilmeli ve kesim işlemi süratli bir şekilde yerine getirilmelidir. Çok önemli bir başka husus da çevre temizliği ve ekolojik dengenin korunması için gerekli tedbirler alınmalıdır. Kurbanın atıkları naylon torbalara konularak çöp bidonlarına konmalı, ortada bırakılmamalıdır. Bu anlamda gelişigüzel yerlerde, mesire alanlarda kurban kesilip atıkları sokaklara atmak yerine bizim için belirlenen bölgelerde kurban ibadetimizi gerçekleştirip, kalanları çöpe atmak en doğrusu olacaktır. Bu titizlik hastalık ve koku sorunlarını da ortadan kaldırır. Kurban kesimi esnasında, psikolojik açıdan etkilenmemeleri için küçük çocukların kesim mahallinden uzak tutulmalarına dikkat edilmelidir. Aynı şekilde, hayvanların bir diğerinin kesimini görecek şekilde yan yana bulundurulmamalarına azami özen gösterilmelidir.”

KURBAN ETİ NASIL DAĞITILIR?

“Kurban eti nasıl ve ne şekilde dağıtılmalıdır?” sorusuna da cevap veren Altıntaş, “Bütün ibadetlerden olduğu gibi mali bir ibadet olan kurbanda da esas olan Yüce Allah’ın rızasını kazanmak ve her türlü gösterişten uzak durmaktır. Nitekim bir ayette şöyle buyrulur: “Onların etleri ve kanları asla Allah'a ulaşmaz. Allah'a ulaşacak olan ancak, sizin O’nun için yaptığınız, gösterişten uzak amel ve ibadetinizdir.” (Hacc 22/36) Bu ayetlerde zikredilen hayvan kesiminin, et ihtiyacı temini için kesilen hayvanlar olmadığı, bunların ibadet amaçlı birer uygulama oldukları gayet açıktır. Et ve kanların Allah’a ulaşamayacağının, asıl olanın ihlâs ve takva olduğunun bizzat ayetin nazmında yer alması bunu açıkça ortaya koymaktadır. Hz. Peygamber (a.s.) kurban etinin üçe taksim edilip, bir bölümünün kurban kesemeyen yoksullara dağıtılmasını, bir bölümünün akraba, tanıdık ve komşularla paylaşılmasını, bir kısmının da evde yenmesini tavsiye etmiştir. Ailenin fakir olması durumunda etin tamamı da evde bırakılabilir. Ancak, durumu iyi olan Müslümanların toplumda muhtaçların arttığı bu dönemde kurban etlerinin çoğunluğunu hatta tamamını dağıtmaları uygun olur” şeklinde konuştu. Vekaleten kurban kestirme konusuna da açıklık getiren Altıntaş, “Kurbanı, kişinin kendisi kesebileceği gibi, vekâlet yoluyla başkasına da kestirebilir. Zira kurban mal ile yapılan bir ibadettir; mal ile yapılan ibadetlerde ise vekâlet caizdir. Vekâlet yoluyla kurban kestiren kişi kendi bulunduğu yerde birisine vekâlet verebileceği gibi, başka bir yerdeki kişi veya kuruma da vekâlet verebilir. Vekâlet, sözlü veya yazılı olarak ya da telefon, internet, faks ve benzeri iletişim araçları ile verilebilir. Vekil tayin edilen kişi veya kurum aldığı vekâleti gereği gibi yerine getirmelidir. Elbette yurt dışında da vekaleten kurban kestirmek caizdir. Esas olan bu alanda çalışan kurumların güvenilir oluşudur” diye konuştu.

‘KURBAN KESİLDİKTEN SONRA NAFİLE OLARAK ŞÜKÜR NAMAZI KILINABİLİR’

Kurban kesildikten sonra nafile olarak şükür namazı kılınabilineceğine dikkat çeken Prof. Dr. Ramazan Altıntaş, “Kurban kesen bir kişi için belirlenmiş kurban namazı diye bir namaz yoktur. Ancak, kurban kesildikten sonra nafile olarak şükür namazı kılınabilir. Bu konuda dikkat edilmesi gereken husus, kişi nafile namaz kılınması mekruh olmayan bir vakitte, sebepli veya sebepsiz dilediği kadar nafile namaz kılabilir. Kurban kesen kişi de böyle bir ibadeti yapma imkânına kavuştuğu için Allah’ın verdiği nimete şükür olarak -bu namazın dini bir gereklilik olduğu inancı veya kanaati olmamak kaydıyla- iki rekât nafile namazı kılabilir. Tüm Konyalı hemşerilerimizin pandemi gölgesinde gerçekleşen Kurban Bayramlarını tebrik eder, kesecekleri kurbanların Rabbimize yakınlığa vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz ederim” şeklinde görüş bildirdi.

MUHAMMED ESAD ÇAĞLA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner49

banner52