banner5

‘Işıksız uyuyamıyorum!’

En büyük insanlık trajedilerinden biri olan Srebrenitsa soykırımında yaşadıklarını ve kendisinde bıraktığı etkileri anlatan Adel Şabanoviç, “Geceleri ışıksız uyuyamıyorum ve travmalar yaşıyorum. Benim için ez zor olan olay ise kadınları dövüp tecavüz etmelerine şahit olmamdı” dedi

‘Işıksız uyuyamıyorum!’

En büyük insanlık trajedilerinden biri olan Srebrenitsa soykırımında yaşadıklarını ve kendisinde bıraktığı etkileri anlatan Adel Şabanoviç, “Geceleri ışıksız uyuyamıyorum ve travmalar yaşıyorum. Benim için ez zor olan olay ise kadınları dövüp tecavüz etmelerine şahit olmamdı” dedi

12 Temmuz 2019 Cuma 17:13
‘Işıksız uyuyamıyorum!’

Adel Şabanoviç Kimdir? 

1983 yılında Bosna Hersek’in küçük ilçesi olan Late Visa’da doğdum. Çok huzurlu sakin hayatım vardı.1992 yılında savaş balayınca herkesin hayatı alt üst oldu. 16 Mayıs 1922 tarihinde ilkokul 2.sınıfa gidiyordum. Okula giderken soykırıma şahit oldum. Zaklapaca köyünde 89 kişi öldürüldü. Çetnikler o gün önlerine kim geldiyse genç yaşlı demeden acımadan öldürdüler. Oradan kurtulmayı başaranlar ise 4-5 ay boyunca mağaralarda, ormanda saklandılar.

Avrupa'da İkinci Dünya Savaşı'nın ardından yaşanmış en büyük insanlık trajedisi olarak kabul edilen ve en az 8 bin 372 Boşnak sivilin hunharca katledildiği Srebrenitsa soykırımı, aradan 24 yıl geçmesine rağmen hala kanayan bir yara olmaya devam ediyor. Bosna Hersek'in doğusundaki Srebrenitsa şehrinin 11 Temmuz 1995'te Ratko Mladic komutasındaki Sırp askerleri tarafından ele geçirilmesinin akabinde başlayan kanlı soykırım, sadece kurban yakınlarının değil, tüm Boşnak milletinin de en derin yarası olarak kabul ediliyor. Katliamda tüm ailesini kaybeden Adel Şabanoviç, Srebrenitsa yaşananları paylaştı. Katliamın kendilerinde bıraktığı izleri anlatan Şabanoviç, “Geceleri ışıksız uyuyamıyorum ve travmalar yaşıyorum” dedi.

Ailenizden hayatta kalan birileri var mı? Mezarları bulunmayanlar var mı?

Ailemden herkesi kaybettim. Şu an tek başıma yaşıyorum. Âmâ 21 yıldır dedemin ve babamın kemiklerini arıyorum. Onları hala defnemdim. En büyük isteğim onların bir mezarının olması. Kuzenlerimin bazıları defnedildi. Benim kardeşlerim yoktu. Evin tek çocuğuydum ve Şabanoviç ailesinde hayatta kalan ve Srebrenitsa’dan sağ kurtulan tek kişiyim. Şu an da başkent Saraybosna’da Tek başıma yaşıyorum.

Srebrenitsa’ya nasıl ulaştınız? Srebrenitsa bölgesine gitme sebebiniz neydi?

-BM yetkilileri bize Srebrenitsa’nın güvenli bölge olduğunu söyledi. Orman yollarıyla Srebrenitsa’ya ulaşmayı başardık. 1992’de yapılan katliamda babası da şehit edilmişti. Srebrenitsa katliamına kadar çok zor bir yaşam sürdük o bölgede. 40 bin kişi orda bu zorlukları yaşadı. Birleşmiş Milletler tarafından güvenli bölge ilan edilen alanda biz çok zor şartlarda yaşadık. O zamanın Fransız Generali Filip Morion 1993’te önümüze geldi ve oranın güvenli bölge olduğunu söyledi. Biz de güvenli bölge olduğunu düşünmüştük. Savaş olmayacağını Srebrenitsa’nın güvenli bölge olduğunu söylemişti ve biz de ona inanmıştık.

Srebrenitsa’da nelere şahit oldun? Yaşadıkların ve şahit olduğun olaylar hayatını nasıl etkiledi?

-Fabrikada yiyecek içecek yoktu civardaki evlere gittik varsa un ve su aldık en azından bir şeyler yiyelim diye. Orda 2 defa esir düştüm şimdi gibi hatırlıyorum. (ağlıyor)  O evi hala hatırlıyorum kırmızı tuğlalardan yapılmıştı. O zaman 2 Boşnak kadında tecavüz ettiler. Bir kere de esir düştüğümde 8 kişinin başlarını kestiler. Her yer kandı duvarlar yerler… Elleri kanlıydı ve o kanlı ellerini yıkamak için bana su tutturdular bende tutmak zorunda kaldım. Ondan dolayı geceleri ışıksız uyuyamıyorum ve travmalar yaşıyorum. Benim için ez zor olan olay ise kadınları dövüp tecavüz etmelerine şahit olmamdı. Aliya İzzet Begovic’e küfür etmeleri, Türklere küfür etmeleriydi. Hani nerde Türkler deyip küfür ediyorlardı. Size şu an kimse yardım edemez diyorlardı. O iki kadın sağ mı bilemiyorum. Dedemi oradan ayırdılar kardeşim Hasan, kardeşim Mahmut kardeş çocukları ve diğer akrabalarım öldü.  Bir kamyona bindirdiler bizi ve orda bir kadın su vermişti, su çok sıcaktı adeta kaynıyor gibiydi ama içmek zorunda olduğumdan içmiştim. Çok ilçeden geçtik ve yollarda Çetnikler bizi durduruyordu. Yollarda esir alınmış insanlar görüyorduk. Elleri başlarına bağlı pusular kuruyorlardı aç susuz insanlar ordaydı. En kötüsü bu yollar boyunca bulunan pınarları zehirliyorlardı ve etrafına mayınlar döşüyorlardı. Su içmek isteyen insanlar ya mayına basıyorlardı ya da zehirlenerek ölüyorlardı.

Türkiye ve Bosna’nın kardeşliğinin ortak paydaları nelerdir

Türkiye her zaman Bosna Hersek’e yardım seven ve yardım eden bir ülkedir. Diyanet Vakfı her zaman yardım ediyor. Camilerin tekkelerin diğer yerlerin olsun hepsi yardımı Türkiye’den geliyor. Türkiye bize her konuda yardım ediyor. Tarım olsun restorasyon konusu olsun her konuda Türkiye bizlere elinden gelen tüm destekleri veriyor.

Hz. Mevlana türbesini ilk gördüğünüzde neler hissetiniz? Mevlana ne ifade ediyor?

Hz. Mevlana ikinci karşılaşmam. Daha önceden de gelmiştim. Buraya Konya’ya ve Hz Mevlana gelmek güzel. Hz Mevlana karşılaşmış oluyoruz. O his bende oluşuyor. Büyük bir âlimdir kendisi. Daha Önceden gelip ziyaret etmişimdir Hz Mevlana hakkında bilgi almıştım. Konya’nın ruhu başkadır. Hz Mevlana çünkü buradadır. Burada çok dua hem Türkiye ve bütün Müslümanlar için.

Konya’ya gelecek olacak Boşnaklar için Konya ve Hz Mevlana için neler söylemek ister?

Buraya gelmeden oralarda Tekkelerde Hz Mevlana’nın mesnevisi okuyarak sohbetlerimizi gerçekleştiriyorduk. Büyük bir aşkla buraya geldim. Büyük bir sevgiyle geldim. Sanki Hz Mevlana ile karışılacağım gibi müze ve türbesini göremeden. Biz Bosna’da dua ederken Hz Mevlana ve bütün zatların Hz Peygamber efendimizin hürmetine dua ederiz. Bizim orda Hz. Mevlana çok büyük bir âlim bizim büyük bir âlim vardı rahmetli oldu öğrencileri halan mesnevi okuyup sohbet etmeye devam ediyorlar. Bizim orda Hz Mevlana’yı çok severler Özellikle babası Bahattin Veled sevilir. Damlaya Damlaya göl olur ya Hz Mevlana kendi ilmini bütün halkına bütün herkese bütün dünyaya aktarmıştır yani düşüyorum. Hz Mevlana’nın babası çok büyük bir ulema olduğu için Hz Mevlana onun yolunu devam ettiği için bu şekilde ilmini devam ettirmiştir. Ve Bosna Hersek halen mesnevi okumaya devam ediliyor. 

Şeb-i Arus törenleri hakkında neler söylemek ister etkilendiği bir kısım var mı?

Sema alanına ilk girdiğimde o sakinliği o dinginliğini hissettim. O sakinlik bambaşka bir şeydir. Sema zikir gibi bir ibadet olarak görüyorum. Sıradan bir şey olduğunu düşünmüyorum. Bir ibadettir. Bir duadır. Sema boyunca hep Hz Mevlana’yı düşündüm. Bu nasıl gerçekleşti bu nasıl bir sakinlik nasıl ruha dokunuyor.

Konya’yı nasıl bulduğunuz Konya için neler söylemek İsterseniz?

2016 yılından önce büyük bir heyet Ahmet Sorgunun içinde olduğu heyet ile karşılaştık. Ve Türkiye’yi ve Konya’yı anlatırken ben Hz Mevlana Ve Konya’yı görmek istiyorum dedim. Konya Milletvekili Ahmet Sorgun da sizleri Konya’ya davet ederiz Misafir ederiz sizleri demiş. Çok Heyecanlandım Hz Mevlana’nın bizi karşılayacak gibi hissetim. Hüzün gibi mutluluk hali hissetimizim için ölmek insan hayatının sonu demektir ama Hz Pirin aynı şey değildir. Hz Pir ölüm gecesine düğün gecesi demiştir. Konya çok güzel bir şehir Hz Pir olduğu daha da çok güzel bir şehir. Konya’nın bir ruhu var. Konya çok güzel bir şehir. İnsanları çok sıcak. Her zaman Konya’ya gelmek isterim.

Konya’ya gelmek isteyen Boşnaklara Tavsiyeleri Nelerdir?

İlk önce Konya’ya Gelmek isterlerse ilk önce en önemlisi Hz. Mevla’nın türbesini manevi havaya hissederek ziyaret etmelerini. Ardından Şems-i Tebriz’i ziyaret etmelerini söylerim. Konya zaten tarihi bir şehir olduğu için Selçuklulardan Osmanlılardan camiler hamamlar çarşılar ziyaret etmelerini tavsiye ederim. Konya güzel ve insanların sıcak bir şehir.

Aliya İzzetbegoviç hakkında neler söylemek isterseniz? Sizin için Aliya İzzetbegoviç ne ifade ediyor?

Rahmetli Aliya Izzetbegoviç bizim için büyük bir imkândı. Bizim ilk Cumhurbaşkanımızdı biz onu çok seviyoruz. Büyük bir lider. Biz savaş esnasında İlk önce Allah sonra ona sığınmış gibiydik. Savaş esnasında bizi korumaya bize yardım etmeye çalıştı. Onu anlatmak için kelimeler cümle bulamıyor. Bizim çok anlamlı biz ona bilge kral diyoruz. Mütevazı, merhameti, adaleti, liderliği ile bambaşka bir insandı. Biz çok seviyoruz. Bilge Kral anlatılmaz Yaşayan Bilir. Bosna için çok mücadele etmiş. Hapse düşmüş nerdeyse idam edeceklerdi o çok büyük bir lider. Türkiye ve Konya’ya geldiğimiz onun adına bir camiiz var. Bosna Hersek bir bölgeye bir mahalle var. Çok duygulandım Konya’ya Aliya İzzetbegoviç ve Bosna Herkes isimleri verdikleri için çok teşekkür ederim. Çok güzel bir farklı bu çok önemli 

Boşnaklar için Türkiye ne İfade ne ediyor. Türkiye ve Konya’dan neler bekleniyor?

Bosna Hersek’te bir savaş yaşandı bir kere bunu hepimiz biliyoruz. Bütün İslam Dünyası bir ay gibi görünüyor. Bosna Hersek yıldızdır. Avrupa biliyorsunuz Hristiyanlar Boşnaklar ise Müslüman olarak biliniyor. Türkiye bizim kardeşten ötesi bir şey varsa ama yok Türkiye bizim kardeşimiz. Türkiye bizim için çok değerlidir. Türkiye varsa biz varız, Türkiye yoksa biz yokuz. Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan oraya geldiği zaman oradaki halk daha güçlü güvende dimdik hissediyorlar. Çünkü arkamız büyük güçlü Türkiye var. İyi ki var Türkiye’miz. İyi ki Türkiye ile kardeşiz

Son Güncelleme: 12.07.2019 17:28
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.