banner5

‘Emir büyük yerden geldi’

Bir evladın, eşin ya da kardeşin şehadetinin üzerinden ne kadar süre geçerse geçsin acı, aynı, ilk günkü gibi taze kalıyor.Piyade Çavuş Mustafa Aydın, Kıbrıs Lefkoşe’de vatani görevini yaparken 1994 yılında kaza sonucu şehadete erdi.

‘Emir büyük yerden geldi’

Bir evladın, eşin ya da kardeşin şehadetinin üzerinden ne kadar süre geçerse geçsin acı, aynı, ilk günkü gibi taze kalıyor.Piyade Çavuş Mustafa Aydın, Kıbrıs Lefkoşe’de vatani görevini yaparken 1994 yılında kaza sonucu şehadete erdi.

24 Mayıs 2019 Cuma 16:51
‘Emir büyük yerden geldi’

Kurtulur dil, tarih, ahlak ve iman,

Görürler nasılmış, neymiş Kahraman!

Yer ve gök su vermem dediği zaman,

Her tarlayı sular arkımız bizim!

***

Şehit Piyade Çavuş Mustafa Aydın’ın gerçekleştireceği hayalleri, yaşayacağı güzel günleri vardı ancak olmadı. 25 yıl önce yarım kalan hayaller, günler, mutluluklar, şehit ailesinin hafızalarında yaşamaya devam ediyor.

***

Şehit ablası Havva Esen: “Emir büyük yerden Allah’tan geldi. 25 sene oldu ancak daha 25 gün gibi acısını hala içimizde yaşıyoruz. Çok seviyorduk kardeşimi. Mekanı cennet olsun, nur içinde yatsın. Vatan sağolsun”

***

Piyade Çavuş Mustafa Aydın, Kıbrıs Lefkoşe’de vatani görevini yaparken 1994 yılında kaza sonucu şehadete erdi.

Şehit Piyade Çavuş Mustafa Aydın’ın gerçekleştireceği hayalleri, yaşayacağı güzel günleri vardı ancak olmadı. 25 yıl önce yarım kalan hayaller, günler, mutluluklar, şehit ailesinin hafızalarında yaşamaya devam ediyor.

Konya’da 1973 yılında İbrahim-Elife Aydın çiftinin göz ağrısı olarak dünyaya gelen şehidimiz, hayat dolu, esprili, çevresinde çok sevilen biriymiş.

Annesine babasına çok saygılı olan şehidimizi, ablası Havva Hanım anlatıyor.

Mahallelerindeki camide imamın sürekli kardeşine camiyi emanet ettiğini ifade eden Havva Hanım, şehidimizin hutbelerde sürekli vaaz verdiğini belirtiyor.

Şehidimiz askerden geldikten sonra evlenip, diyanette bir ilim adamı olmayı çok istemiş.

Şehidimiz Mustafa’ya, çevresi soyadıyla yani ‘Aydın’ diye hitap ederlermiş.

Kardeşiyle aralarında 8 yaş fark  bulunan abla Havva Esen, “Kardeşim Kıbrıs Lefkoşe’de 1994 yılında şehadete erdi. Öğle yemeği molasında dağda cephane yüklü aracın altında kalması sonucu şehit oldu. Acımız büyük” dedi.

“MUSTAFA’M GİTMİŞ”

Kardeşinin şehadet haberini ilk alışlarını ise Havva Hanım, şöyle anlatıyor: “Annem babam arkadaşlarının evine oturmaya gideceklermiş. Kapıdan çıkmadan telefon gelmiş, babam konuşmuş. Zaten annem babam bir kuşku içindeydi. Kardeşim askerliğini Doğu’da yapmıyordu ancak bir korku vardı içlerinde. O zaman ‘askere Doğu’ya gitmedi’ diye hepimiz çok sevinmiştik. Babam telefonda kardeşimin şehit haberini alıyor. Annem hemen gelmiş, ‘Hacı ne olmuş’ demesine, ‘Gitmiş hacı’ demiş, ‘Kim gitmiş?’, ‘Mustafa’m gitmiş’ demiş. İkisi de o an bilincini kaybediyor, gülüyorlar kahkahayla. Bizler yaz günü olduğu için köylerdeydik, işlerimiz olduğu için. Çocukları olarak hepimiz Konya’da tekrar toplandık.”

“CENAZESİNDE ÖNCE SON ÇEKTİRDİĞİ FOTOĞRAFI GELDİ”

Kardeşinin şehit olmadan 3 gün önce fotoğraf çektirdiğini ve postayla kendilerine gönderdiğini dile getiren Havva Hanım, “Şehadet haberinden sonra üç günde geldi cenazesi. Cenazesi gelmeden fotoğrafı geldi postayla. Orada bir daha yıkıldık. O fotoğrafını şehitliğe astık. Cenazesini defnettik” diye konuştu.

“BEN ŞEHİT OLACAĞIM”

Kardeşinin hayalleri olduğunu da bizlerle paylaşan şehit ablası Havva Esen, şunlar kaydetti:

“Kardeşim, komşumuzun kızını çok seviyordu. Birbirlerine aşıklardı. ‘Okulunu bitir, askere git gel’ diye annemgil ilk zamanlar istemediler. Daha sonra nişanlandılar. Annem ve babamın haberi olmadan tecilini bozdurdu. Üç gün içinde askere gitti. Nişanlısına da gitmeden önce, ‘Nişanlandık artık. Seni kimse alamaz. Ben askere gidip geleyim ondan sonra evlenelim’ demiş. Acemi birliğini yapıp dağıtıma geldi. Nişanlısına ‘Nurgül ben şehit olacağım’ demiş, daha iki aylık askerken. O da ‘Aydın’ım ben sana dayanamam ben öleyim, sen ölme’ demiş. Kardeşim, ‘Yok ben şehit olacağım’ demiş. Usta birliği için Kıbrıs Lefkoşe’ye gitti. 6 aylık askerken, komutanına gidiyor, ‘Ailemi son kez göreyim geleyim, izin verirseniz’ diyor. O da’ Haydi Aydın sana 10 gün izin, git memleketine’ diyor. Yaz günüydü, izne geldi. Hepimizle görüştü, 10 gün vakit geçirdik. Gideceği gün, kayınvalidesi yemeğe davet ettiler. Aynı sözü o gün yine orada söylemiş, nişanlısının elini tutarak, ‘ Senin bu ellerini başkaları mı tutacak, ben şehit olacağım’. Nişanlısı da ‘Aydın’ım öyle söyleme sen ölmeyeceksin, ben öleceğim’ demiş. Gitti. 40 gün sonra şehadet haberi geldi.”

“ŞEHİT OLACAĞINI NİŞANLISI RÜYASINDA GÖRMÜŞ”

Kardeşinin nişanlısının şehit olmadan 3 gün önce bir rüya gördüğünü ve kendilerine anlattığını ifade eden Havva Hanım, şöyle devam etti:

“Nişanlısı kardeşimi rüyasında bir yılanın soktuğunu görüyor. Gelmiş anneme (kayınvalidesi), ‘Anne ben bugün rüyamda Aydın’ı gördüm’ demiş. Annem ‘Hayırdır Kızım’ demiş. ‘Aydın’ım dağa çıktılar, koca aracın altından yılan çıktı, Aydın’ı soktu. Üç çizgi gördüm, Aydın şehit olacak’ diyor. Annem, ‘Kızım acı haber tez gelir, Allah korusun öyle bir şey olsa, bize duyururlar’ demiş. Üç gün sonra da şehit haberi geldi.

Nişanlısı bir hafta annemgilde kaldı, çıkaramadılar. Bir hafta sonra babası geldi, ‘Kızım seni istediğin yere gezmeye götüreyim’ diye. ‘Babacığım ben senden İstanbul’a, İzmir’e gezmeye götürmeni istemiyorum, Aydın’ımın mezarın götür. Babasından tek isteği oydu.  Hasta oldu, karasevdaya tutuldu. Doktorlara götürdüler, tedavi yaptırdılar, çare yok.  5 yıl evlenmedi, mecburen evlendi başkasıyla.

Hala bize sevgisi, saygısı vardır. O bizi bizde onu çok seviyoruz. Gördük mü kardeşimi görmüş gibi oluyoruz.”

“EMİR BÜYÜK YERDEN GELDİ”

Havva Hanım, kardeşinin cenazesini, o zaman şehitlik bilmedikleri için, Meram İlçesi’ne bağlı Sağlık Kasabası’nda dedesinin mezarının yanına defnettiklerini belirterek, “Ancak pişmanız, keşke Konya’ya defnetseydik, mezarı burada olsaydı” cümleleriyle de duygularını paylaşıyor.

Babasının da 2 yıl önce vefat ettiğini bildiren Havva Hanım, “Yapacak bir şey yok. Emir büyük yerden Allah’tan geldi. 25 sene oldu ancak daha 25 gün gibi acısını hala içimizde yaşıyoruz. Çok seviyorduk kardeşimi. Mekanı cennet olsun, nur içinde yatsın. Vatan sağolsun”dedi.

“ALLAH BÜTÜN ASKERLERİMİZİ KORUSUN”

Şehit ablası Havva Esen, “Kardeşimin biri şuan binbaşı Hakkari’de. Allah’ım ona da bütün askerlerimize de yardım etsin, onları korusun inşallah” diye dua ediyor.

Bugün, şehit Mustafa Aydın’ın ismi, Konya’da adının verildiği bir sokakta yaşatılıyor.

***

Yenigün Gazetesi olarak bu cennet vatanımız için şehadet şerbetini içmiş, aziz şehidimiz Mustafa Aydın’ı rahmet ve minnetle andık, annesi Elife Aydın’a plaket takdimini gazetemiz adına Konya Şehit Aileleri Derneği Başkanı Recep Pekdemir yaptı.

Milletin huzur ve güvenliğini sağlamak, ülkemizin bölünmez bütünlüğünü koruma uğruna her türlü fedakarlığı gösteren şehidimiz Piyade Çavuş Mustafa Aydın’a bir kez daha Allah’tan rahmet diliyoruz, mekanı cennet, ruhu şad olsun, ailesine sabırlar ihsan eylesin.

***

Son Güncelleme: 25.05.2019 22:21
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.