banner5

Eğitimde ortak akıl; liyakat! 

Hayata geçen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde en önemli konulardan birini eğitim oluşturuyor. Yeni döneme ilişkin beklentilerini dile getiren eğitim sendikaları, yönetici atamalarında liyakat, öğrencilerin becerilerine gören yönlendirilmesi ve eğitimde sürekliliğin sağlanması gibi ortak konularda buluşuyor 

Eğitimde ortak akıl; liyakat! 

Hayata geçen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde en önemli konulardan birini eğitim oluşturuyor. Yeni döneme ilişkin beklentilerini dile getiren eğitim sendikaları, yönetici atamalarında liyakat, öğrencilerin becerilerine gören yönlendirilmesi ve eğitimde sürekliliğin sağlanması gibi ortak konularda buluşuyor 

12 Temmuz 2018 Perşembe 15:42
Eğitimde ortak akıl; liyakat! 

Türkiye’nin uzun yıllardır en çok tartıştığı konulardan biri “Eğitim” alanı. Milli Eğitim alanının rayına oturtulması ve düzene sokulması amacıyla birçok defa değişiklikler, yenilikler gerçekleştirildi. Ancak eğitim sistemi tam manasıyla rayına girmedi. Bu konuda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da geçmişte yaptığı bazı konuşmalarda eğitim alanındaki eksikliklerin varlığına dikkat çekmişti. Bu nedenle yeni dönemde özellikle eğitim alanında köklü değişikliklerin gerçekleşmesi bekleniyor. Bu konuda değerlendirmelerde bulunan sendikalar ise ortak akılda buluşmuş durumda. Sendikalar eğitim alanında liyakat, sınavsız bir sistemin getirilerek öğrencilerin becerilerine göre yönlendirilmesi ve eğitimde sürekliliğin sağlanması gibi konularda ilerleme kaydedilmesini bekliyor. 

LİYAKAT ESAS ALINMALI

Eğitim Bir-Sen Konya Şube Başkanı Nazif Karlıeryaptığı açıklamada, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un işin mutfağından gelen başarılı bir isim olduğunu söyledi. Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı yürüttüğü dönemde oldukça dikkat çeken fikirlerinin ve projelerinin olduğun belirten Karlıer, “Milli eğitim Bakanımız kendisi eğitimci. Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı da yapmıştı. Bizim de istediğimiz öğrenci insan odaklı bir eğitim. Yeni Bakanımızın da böyle düşünceleri var. Çocuğa dokunma gibi. Bunların yapılacağı kanaatindeyim. Hem öğrenci yetiştirme hem de öğretmen yetiştirmeye ihtiyaç var. Kendisinin bu konuda düşünceleri var. Bunu başarırsak eğitimde güzel işlere imza atarız. Bunlar inşallah söylemde kalmaz. Ben Milli eğitim bakanlığında büyük değişimlerin olacağı kanaatindeyim. Profesyonelleşeceğiz. Bizim idarecilerimiz, eğitimcilerimiz iyi olmalı. Liyakat ve ehliyet dediğimiz konularda muhakkak önem vermeliyiz. Konusunda liyakat sahibi insanlar göreve gelmeli. Ahbap çavuş ilişkisiyle devlet yönetilmemeli. Yapabiliyorsa o göreve devam etmeli şayet yapamıyorsa o kişi eski görevine iade edilmeli. Herkes Milli Eğitim Müdürü olacağım dememeli. Yapabiliyorsa bu görevi yürütmeli başarılı olamıyorsa da eski görevine dönmeli” diye konuştu. 

İSTİŞARE ÖNEMLİ 

Eğitimde yapılan değişikliklerin uzun vadeli düşünülerek hayata geçirilmesi görüşünü savunan Karlıer, şöyle devam etti, “15 yılda 9 yönetici atama yönetmeliği değişti. Aynı dönemde 5 kere sınav değişti. Bunların bir takvime ve sayıya bağlanması gerekiyor. Bunun uzun süreli olması gerekiyor. Sınavdan vazgeçilmeli. Çocuğumuzun kabiliyetine göre yönlendirme yapılmalı. Çocuğumuz sözel mi, sayısal mı, çocuğumuzun el beceresi nedir buna yönlendirelim. Biz her öğrenciyi aynı yemeği yemeye tabi tutuyoruz. Bu işin bir yönü. Biz öğretim yapıyoruz, bazıları öğrenemeyebilir. Başka becerisi vardır ona yönlendirelim. Herkesin fıtratına göre davranmazsanız ben insanları bir günde başarısız kılarım. Dayatmadan çıkmamız gerekiyor. Kim neyi yapıyorsa o alana yönlendirelim. Meslek Liselerini işler hale getirelim. Bu çocuklarımız meslek lisesinden çıktığı zaman diplomasını işe yarar hale getirelim. Dolayısı ile sınavları kaldıralım, yönlendirme yapalım. Ben yeni bakanımızın bu noktada adım atacağını, Cumhurbaşkanımızın da bu konuda iradesinin olduğunu biliyorum. Bu konuda inanmış kadroların da oluşması gerekiyor. Eğitimde güzel işler olacağına inanıyorum. Bu müfredatın değişmesi noktasın biz çalıştık. Yeterli değil. Kitaplarda birçok yanlış vardı bir kısmı düzeltildi tamamen milli olan bir müfredatın da tamamen gerçekleştirilmesi gerekiyor. Üniversitelerimiz gerçekten ilim adamı yetiştiriyor mu bunların gözden geçirilmesi gerekiyor. Milli eğitimde inşallah söylediklerimiz dikkate alınır ve iyi işlere imza atılır diye umut ediyorum.” Eğitim sendikalarının her birinin ayrı ayrı çalışmalar yürüttüklerini ve fikirler sunduklarını dile getiren Karlıer, bu durumun bir zenginlik olduğunu söyledi. Burada önemli olanın istişare ve dikkate alma olduğuna dikkat çeken Karlıer, “Sendikalar sahanın en kılcal damarlarına kadar varlar. Herkes görüşlerini belirtiyor bakanlıkta bu görüşlerin karşılığının olması lazım. Bizim dediğimizi yapın anlamında değil, bunlar güzel, bunlar eksik, bunu şöyle düzeltelim ya da buna nasıl katkıda bulunabiliriz konusunda istişare noktasına gelmeliyiz. Paydaşlarıyla bakanlık istişare yapmalı. Bunu yaparsanız doğru yolu bulursunuz. Farklılıklarımız bizim zenginliğimiz, farklılıkları uygulanabilir hale getirilmeli. En önemlisi istişaredir” ifadelerini kullandı. 

ATAMALARDA LİYAKAT İSTİYORLAR

Türk Eğitim-Sen Konya 1 Nolu Şube Başkanı Tanfer Ata da yaptığı değerlendirmede, gelecekten umutlu olduklarını söyledi. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un tecrübeli bir isim olduğuna dikkat çeken Ata, “Gönlümüz öğretmen bir bakandı ve bunun da gerçekleştiğini düşünüyoruz. Eğitimdeki tüm çalışanların sorunlarına yakından vakıf olan biri olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle sorunlara kafa yoracaktır, çözüm üretecektir” dedi. Yeni döneme ilişkin Türk Eğitim-Sen olarak beklentilerini de dile getiren Ata sözlerine şöyle devam etti, “Biz öğretmen atama sisteminin oturtulmasından yanayız. Artık geçici, vekil, ücretli öğretmenlerden Türkiye’nin kurtulması lazım. Sadece KPSS’ye göre atanan, mülakatın olmadığı, haksızlıkların olmadığı bir atama sisteminin Türkiye’de bir sistem haline gelmesini ve devlet politikası olmasını istiyoruz. Her türlü atamalarda özellikle yönetici atamalarında liyakat ve ehliyet dediğimiz kriterlerin çok önemli olduğunu, bu kriterlere göre atama yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Burada yazılı sınav sistemi birara oturtulmuştu ama mülakatla bu iş sulandırılmıştı. Biz yine yönetici atama olacaksa yazılı sınav istiyor başka bir kriter olmasını istemiyoruz. Tabi ki geçmiş çalışmaları, projeleri de dikkate alınarak yönetici atamalarının gerçekleştirilmesinden yanayız. Eğitim-öğretimde gerek LGS, YKS gibi yerleştirmelerde bir belirsizlik var. Sınav sistemiyle geçtiğimiz dönemlerde çok oynandı. Bakan kendisi de bundan mustaripti aslında. Umarım bu sınav sistemleri de belli bir seviyeye, Türk milli eğitim sistemine hizmet edecek seviyeye getirilir. Türkiye’nin teminatı olan yavrularımızın istedikleri, okuyabilecekleri, mutlu olabilecekleri yerlere girerek eğitim hayatına devam ederler. Gerçekten bu Türk milli eğitim sistemi için önemli bir kavram. Biz küresel bir güç olacaksak yeni yetişen yavrularımızın yolunu açmamız lazım. Bakanımız sanıyorum bu konuda da bir düzenlemeye ihtiyaç duyacaktır. Bunlar acil çözülmesi gereken sorunlarımız.” 

‘SÜREKLİLİĞİ SAĞLAMALIYIZ’

Milli Eğitim camiasının çok büyük sorunları olduğuna işaret eden Eğitim İş Konya İl Temsilcisi Özgür Genç de eğitim sistemindeki sorunların çözülmesinin birçok sorunu da çözeceğini söyledi. Bu noktada eğitim sendikaları ile Bakanlığın istişareler yapmalarının büyük faydalar sağlayacağına dikkat çeken Genç, sözlerine şöyle devam etti, “Hangi okulların sınavla hangi okulların sınavsız alacağı gibi konularda eğitim sendikaları ile istişareler yapılması taraftarıyız. Yönetici atamalarında da öncelikle sınav ve liyakatın esas olacağı, torpilin, kadrolaşmanın olmayacağı bir sistem istiyoruz. Hak edenin hak ettiği yere geleceği bir sistem istiyoruz hem Türkiye’de hem de ilimizde. Bu anlamda Milli eğitim Bakanı’nın ve bürokratlarının Ankara’da eğitim sendikalarının genel merkezleriyle görüşerek onların görüşleri alınarak, tam bir mutabakat şeklinde, yönetici atamalarından öğretmen atamalarına kadar, okullara hizmetli görevlendirmelerine kadar birlikte bir mutabakatın oluşturulmasını bekliyoruz. O nedenle eğitim sendikalarının taleplerinin dikkate alınacağı bir milli eğitim bakanı bekliyoruz.Eğitim sistemindeki sınav sisteminin tamamen ortadan kaldırıldığı bir yapıyı getirelim diyoruz. Her öğrenci sınavsız okula gidebilsin. Her okul türünden bulunmalı ki çocuk istediği okulu seçebilmeli. Bunların her birini sunabiliyorsanız hiçbir sorun yok. Sınavsız bir şekilde çocuk evine en yakın okula servissiz bir şekilde gidebilir. 3-5 yılda değişen bir sınav sistemi değil, 20-30 yıl düşünülerek yapılan değişiklikler gerekiyor. Eğitim süreklilik işidir, bu sürekliliği sağlamamız gerekiyor.”

ABDULLAH AKİF SOLAK

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.