banner5

Ayçiçeğinde iki tehlike!

Ayçiçek tarlalarında görülen canavar otu ve beyaz çürük hastalığı çiftçileri endişelendiriyor. Canarvar otu ayçiçeğinde verimi düşürürken, beyaz çürük hastalığı ise bitkinin ölmesine yol açıyor. Uzmanlar ise çiftçileri uyararak, bu tür durumla karşı zamanında müdahale yapılmasına dikkat çekiyor 

Ayçiçeğinde iki tehlike!

Ayçiçek tarlalarında görülen canavar otu ve beyaz çürük hastalığı çiftçileri endişelendiriyor. Canarvar otu ayçiçeğinde verimi düşürürken, beyaz çürük hastalığı ise bitkinin ölmesine yol açıyor. Uzmanlar ise çiftçileri uyararak, bu tür durumla karşı zamanında müdahale yapılmasına dikkat çekiyor 

17 Temmuz 2017 Pazartesi 15:45
Ayçiçeğinde iki tehlike!

Altınekin, Kadınhanı ve Karapınar bölgesinde geçtiğimiz günlerde incelemelerde bulunan ziraat uzmanları ayçiçeği tarlalarında çeşitli hastalıklara rastladı. Ayçiçeklerinin ölmesine neden olanın beyaz çürüklük hastalığı olduğu belirtildi. Diğer yandan ayçiçeği tarlalarında görülen canavar otu da önemli oranda verim düşüklüğüne neden oluyor.  Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Süleyman Soylu, Kadınhanı ilçesinde ki Ayçiçek tarlalarında bulunan hastalıkların muhtemelen beyaz çürüklük hastalığı olacağını söyledi. Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Murat Karaca ise Ayçiçek tarlalarında meydana gelen canavar otu ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Canavar otu ile ilgili mücadelenin zor olduğuna değinen Karaca, canavar otu ile ilgili en etkili silahın ekin nöbeti olduğunu vurguladı. 

CANAVAR OTU İLE MÜCADELE ZOR OLUR 

Yrd. Doç. Dr. Murat Karaca, önceden beri var olan canavar otu ile ilgili açıklamalarda bulunarak önemli noktalara değindi. Karaca, canavar otu ile ilgili mücadelelerde sıkıntılar yaşandığının da altını çizerek sözlerine şu şekilde devam etti: “Canavar otu daha öncede var olan ancak göremediğimiz bir ot türüdür. Canavar otu tam parazit çiçekli ot türlerinden birisidir. Yaprakları olmadığı için suyunu, besin maddesini, mineral maddesini kısacası bütün ihtiyaçlarını kültür bitkisinden istifade ederek kullanır. Bu bitki beslenme organı ile kültür bitkisinin köklerine sararak oradan besin maddesini, suyunu temin eder.  Canavar otu Ege bölgesinde domateslerde çokça bulunan yabancı bir ottur. Bizim bölgemizde özellikle sözleşmeli ayçiçeğinin artması ile birlikte artık yerleşmeye başlamıştır. Daha önceden biz sebzelerde bu tür şikâyetleri duyuyorduk. Hatta mercimekte, patlıcanda, fasulyede, ayçiçeğinde artık görülen bir yabancı ot haline gelmiştir. Bu yabancı ot bol miktarda tohum verir. Mücadelesinde çok büyük sıkıntılar yaşanıyor. Canavar otu ile ilgili etkili bir ot ilacımız bulunmamaktadır. Sadece birkaç firmanın Hibrid ayçiçeği tohumlarında piyasaya çıkarmış olduğu ilaçlar var. Geleneksel ayçiçeği tohumlarından üretilmiş ayçiçeklerinde bu ilaçlar kullanılırsa ürüne zarar verir. Hibrid Ayçiçek tohumları için birkaç firmanın üretmiş olduğu ilaçlar canavar otunu öldürüyor. Lakin bu dediğim ilaçlar sadece ayçiçekleri için geçerli diğer sebzeler için geçerli değildir. Bundan 2 sene öncesinde bir ilaç vardı ancak ruhsatı iptal edildi. Bununda sebebi ekolojiye zararının olmasıydı.”

EN ETKİLİ SİLAH EKİN NÖBETİDİR

Canavar otuna karşı en etkili silahın ekin nöbeti olduğunu ifade eden Karaca, zararlı otun tohum sayısının yaklaşık 5 bin ile 200 bin arasında olduğunu söyledi. Küçük ve büyük alanlardaki uygulamalardan da bahseden Karaca,  “Canavar otuna karşı en etkili silahımız münavebe yani ekin nöbetidir. Canavar otunun görüldüğü alanlarda en az 5 senelik ekin nöbeti tavsiye ediyoruz. Kültürel sebzeler başlığı altında. Onun dışında müdahale etme şansı olan çiftçilerimize toprak altı canavar otu bitkisini yumruya benzer yapıları ile birlikte sökmelerini tavsiye ediyoruz. Mekanik olarak topraktan alıp çıkarmalıdırlar. Çok yoğun olan yerlerde bu yapılmıyor ama küçük alanlarda yapılabilir. Büyük alanlarda tek tavsiyemiz münavebe yani ekin nöbetidir. Bu bitkiler pembe, eflatun mor gibi çok güzel renklerde çiçekler açar. Ortalama 20 30 santimetre boylarında varlık gösteriyorlar. Zarar verdiği birçok kültür bitkisi vardır. Canavar otu dediğimiz zararlı ot çok sayıda tohum vermektedir. Tohum sayısı ortalama 5 bin ile 200 bin arasında değişebilir. Temelde tohumdan çoğalması çok etkilidir. Tohum vermesine müsaade etmemeliyiz. Tohumları toprakta çimlenmeden dormansi (uyku halinde) 10 yıldan fazla canlı kalabilir. Küçük alanlarda solarizasyon ve malç uygulaması, sadece IMI tolerant ayçiçeği çeşitlerinde ise Imazamox 40 litre aktif maddeli herbisitler tarım bakanlığı ruhsatlı olarak kullanılabilir“ ifadelerini kullandı. 

KONYA’DA REKOLTELER İYİ OLACAK

Bu sene ürünlerde ki kalitelerden de bahseden Karaca, “Yaklaşık olarak 2 haftadır sahada incelemelerde bulunuyorum. Rekolteler gayet güzel. Kıraçlarda bile geçmiş 3-5 yılın üzerinde bir beklenti var. Sulu alanların daha çok güzel olduğunu gözlemliyoruz. Konya genelindeki rekoltelerin iyi olacağı kanaatindeyiz. Yağışların Nisan, Mayıs hatta Haziran ayında devam etmesi çok güzel oldu. Haziran yağışları yeşil ürünler ve çapa bitkileri için yararlı oldu. Tahıllarda dahil  yağışlardan çok güzel faydalandılar” diye konuştu. 

AYÇİÇEĞİNDE BEYAZ ÇÜRÜKLÜK HASTALIĞI 

Ayçiçeğine önemli oranda zarar veren bu hastalık Sclerotia sclerotiorum olarak biliniyor. Bitkiyi gövde kısmından çürüten hastalık, bitkinin ölmesine yol açıyor. Hastalığın önlenmesi noktasında kaliteli tohum kullanılmasına, ekim nöbeti uygulamasına, aşırı sulama yapılmamasına, hastalıklı bitkilerin sökülüp yakılmasına dikkat çekiliyor. 

HÜSEYİN MENEKŞE

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.