banner5

Aladağ'ı pekmez kokusu sardı

Hadim'deki Aladağ yöresinde bağ bozumuyla birlikte pekmezler kaynatılmaya başladı. Bakır kazanlarda kaynatılan pekmezin kokusu Aladağ'ı sararken, pekmez köpüğü ise ayrı bir lezzet.  Bu yıl bölgede pekmezin kilosu 15-20 lira arasında satılıyor. Üreticiler ise sahte Aladağ pekmezi satanlara karşı alıcıları uyarıyor 

Aladağ'ı pekmez kokusu sardı

Hadim'deki Aladağ yöresinde bağ bozumuyla birlikte pekmezler kaynatılmaya başladı. Bakır kazanlarda kaynatılan pekmezin kokusu Aladağ'ı sararken, pekmez köpüğü ise ayrı bir lezzet.  Bu yıl bölgede pekmezin kilosu 15-20 lira arasında satılıyor. Üreticiler ise sahte Aladağ pekmezi satanlara karşı alıcıları uyarıyor 

15 Eylül 2017 Cuma 16:18
Aladağ'ı pekmez kokusu sardı

Soğuk kış günlerinin vazgeçilmez besin kaynaklarından biri olan pekmez, Türkiye'nin dört bir yanında farklı yöntemlerle üretilirken, içeriğindeki zengin mineral ve vitaminler nedeniyle kahvaltı sofralarının baş köşesinde yer alıyor. Bugüne kadar ''Armudu sapıyla, üzümü çöpüyle, pekmezi küpüyle'', ''Pekmez gibi malın olsun'', ''Küpün içinde pekmez, bu pekmez bize yetmez, bizim köyün kızları davulsuz gelin gitmez'', ''Dolapta pekmez yala yala bitmez'', ''Kavutu olan pekmeze katar, aklı olan öğüt tutar'' gibi bir çok atasözü, deyim ve tekerlemeye de konu olan pekmez, günlük kalsiyum, demir, potasyum ve magnezyum ihtiyacını karşıladığı gibi çocukların beslenmesinde de önemli rol oynuyor. 

Konya da pekmez üretiminde önemli illerin başında yer alıyor. Özellikle Hadim'deki Aladağ bölgesi en meşhur yerlerden biri. Doğa harikası Yerköprü Şelalesinin de içinde bulunduğu, pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmış, Torosların dik yamaçlarında ki bereketli toprakların yer aldığı Aladağ boğazı etrafında kurulu olan mahalleler bağ yetiştiriciliği ile Türkiye'de öne çıkıyor. 

Romalılar döneminden itibaren bağcılığın yapıldığı bölge kuru üzümü ve pekmezi ile meşhur.  Tamamen doğal olan pekmez. Doğallığı nedeniyle Türkiye'nin her yerinde aranan isim olan Konya Aladağ Pekmezi'nin ise yapımı oldukça zor. 

Torosların dik yamaçlarında toplanan üzümlerin, saatlerce çiğnenerek şırasının çıkarılması yine saatlerce kaynatılarak oluşan pekmez emek isteyen bir süreçten geçiyor. 

HADİM'DE ÜZÜM YETİŞTİRİCİLİĞİ ÇOK ESKİ  

Bölge halkı yüzyıllardır Aladağ'da yetiştirdiği lezzetli üzümlerden, rengi, tadı ve kendine has kokusuyla doğal pekmez üretiyor. Pekmez ve kuru üzüm üretimi için ekşikara (kecimen) adı verilen üzüm cinsi tercih ediliyor. Bu üzümden diğer çeşitlere göre daha çok pekmez şırası ve kuru üzüm elde edilebiliyor.Aladağ ya da Hadim pekmezi olarak adlandırılan pekmezin en önemli özelliği ise 5-6 saat ardıç odunuyla kaynatılması. Ardıcın pekmeze farklı bir lezzet kattığı belirtiliyor. Ayrıca bakır kazanlarda kaynatılan pekmeze istenilen kıvamın verilebilmesi için yöreden çıkan beyaz toprak da karıştırılıyor. 

BAŞKAN HADİMİOĞLU: ÜRETİCİ DEĞERİNDE SATACAK 

Hadim Belediye Başkanı Ahmet Hadimioğlu da, lezzeti dünyaya yayılmış olan Aladağ Pekmezinden üreticilerimizin zarar etmemesi adına çalışma içinde olduklarını söyledi. "Köylünün ürünü değerinde satacak" diyen Hadimioğlu, "Bu noktada pekmez üretim merkezinin kurulması gibi projemiz var. Aladağ bölgesinde kurmayı düşündüğümüz bu tesis ile üreticilerimizin pekmezi değerinde satmasını ve ekonomik olarak kalkınmasını sağlayacağız. Ayrıca Aladağ pekmezi diye glikoz şurubu satan, doğal pekmezin içine su karıştıran hilecilerin, sahtekarların önüne de geçmiş olacağız. Çünkü hileci tüccarlar hem ürünü ucuza alıyor hem de hile yaparak Hadim pekmezinin adını kirletiyor. Aldığı pekmeze glikoz şurubu (şeker) katıyor, su ilave ediyor. Alan kişi ise Hadim pekmezi aldığını sanıyor ama kandırılıyor. Öğrendiğinde ise bir daha bizim yöreden pekmez almıyor. Onun için bu sıkıntıların önüne geçmek için de tesisi önemsiyoruz. Bölge bağcılıkla bilinmiştir ve değerini kaybetmeyecektir. Bu noktada elimizden ne gelirse hizmet etmeye devam edeceğiz" dedi. 

PEKMEZIN YAPIMI ZAHMETLİ, KÖPÜĞÜ AYRI BİR LEZZET 

3-4 kazanın yan yana konulmasıyla kaynatılan kilolarca pekmezin yapımı da oldukça zahmetli.  Hadim'e bağlı Göynükkışla'da oturan Hüdaverdi Kılıçarslan, pekmezin yapımını ise şöyle anlatıyor: “Eylül ayının gelmesiyle birlikte bağlardaki üzümler iyice olgunlaşır. Bağlarımızda bizim pekmezlik diye adlandırdığımız suyu bol olan üzümler vardır. Bu üzümleri bağlardan toplarız. Topladığımız  üzümleri kapalı ve temiz bir yerde toplayıp  çiğneriz. Çiğneme sonucunda üzümlerin suyunu yani şırayı beyaz toprakla karıştırırız. Toprak pekmeze renk verir ve kıvamını ayarlar. Daha sonra bu suyu çökmeye bırakırız. Çöktükten sonra şırayı tekrar alarak altında ateş yanan, fırın dediğimiz tavalarda kaynatırız. 3 saat kaynadıktan sonra pekmez olur. Bu pekmezi bakır kazanlara koyarak soğuturuz.”  

Pekmezin zahmetinin yanından en iyi yerini köpüğünün oluşturduğunu belirten Hüdaverdi Kılıçarslan, köpüğü yedikten sonra tüm yorgunlukları üzerinden attıklarını ifade ediyor. Kılıçarslan, “Pekmezden daha lezzetli olan köpüğü yemek için çocuklar ellerinde kaşıklarla adeta nöbet tutuyor. Özel kabaktan yapılan kevgirlerle pekmezin savrulmasıyla oluşan köpüğü, ayrı bir kaba alınarak alanda bulunanlara ikram ediyoruz” dedi. 

BINBIR EMEKLE ÜRETILEN PEKMEZ PARA ETMIYOR 

Köylülerin en büyük şikayeti ise bin bir emekle hazırladıkları pekmezin para etmemesi.

Üreticiler bu yıl pekmezin kilosunu 15-20 liradan satıyor. Fakat tüccarlar genelde daha düşük fiyattan alma yoluna bakıyor. Böyle olduğu içinde de Orta Toros dağlarında ekmeğini taştan çıkartarak geçinimi sağlayan köylü mağdur oluyor. Hadim'de pekmez üretim tesisinin kurulması gerektiğini belirten Hüdaverdi Kılıçarslan da, “Bu tesisinin kurulması iyi olur. Ancak kurulacaksa da Yerköprü Şalelesi'nin üzerindeki yerleşim yerlerinde kurulmalı. Çünkü Bağcılık esas itibariyle bu bölgede yapılıyor. İklimi nedeniyle en iyi üzümler bu tarafta yetişiyor. Diğer taraftan elde kaynattığımız pekmezlerin Türk Gıda Kodeksine göre kaynatılmadığı gibi iddialar var. Bu iddiaların gerçekliği yoktur. Çünkü bölgede yüzyıllardır pekmez üretimi yapılıyor ve Aladağ Pekmezi marka olmuş. Fazla kaynatıldığını bahane edip üreticiler mağdur edilmemeli. Türkiye'nin en iyi pekmezinin Aladağ'da üretildiği bilinen bir gerçektir. Onun için Türkiye'nin dört bir yanından alıcılar bölgeye pekmez almaya geliyor. 

Onun için bu asılsız iddialar karşısında pekmez üretim tesisinin kurulmasını bölge halkı olumsuz bakmıyor. Ama yeri konusunda iyi bir çalışma yapılmalı. Aladağ geniş bir bölgedir. En yoğun şekilde bağcılık da Yerköprü Şelalesi'nin üstündeki yerleşim yerlerinde yapılmaktadır. Burası tercih edilirse tesis daha iyi anlam kazanır. Biz ürünümüzü yüzyılların vermiş olduğu tecrübe ile doğal olarak yapıyoruz ve değerinde satmak istiyoruz. Ancak  pekmezi alan tüccar, saf Aladağ pekmezine şeker ve su katıyor. 50 kilo pekmez oluyor 100 kilo. Bunların  bu hilesi Aladağ pekmezinin ismini kirlettiği gibi ekonomik olarak da bizleri mağdur ediyor. Üreticiler olarak hilekarların ve sahtekarların oyunlarına karşı yapılacak her çalışmaya, yatırıma destek vermeye hazırız. Bölgemizin asıl geçim kaynağı bağcılık. Bağcılığın bitirilmemesi adına doğallığı bozmadan üretime devam edeceğiz” diye konuştu. 

HASAN AYHAN

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.