banner5

Yıl 1991. Şimdinin Süper Lig’i, o zamanların 1. Lig’inde tutunmaya çalışan Konyaspor, 91-92 sezonuna da tedirgin başlamıştı. 5 hafta sonunda kazanılan 2 puan tehlikenin işaret fişeğiydi adeta. 6. haftada ise rakip kardeş takım Adana Demirspor’du. Puan kaybına tahammülü olmayan Anadolu Kartalı, maça nasıl motive olduysa artık, maç sonunda tabelada yazan sonuç Süper Lig tarihinin en farklı skorlarından biri olarak arşivlerdeki yerini alıyordu. Yeşil Beyaz Konya Dergisi yazarlarından Yasin Oruç Konyaspor tarihinin en farklı galibiyetini kaleme aldı

1994’ün Kasım ayında Konyaspor – Boluspor maçında kalecimiz Fatih Yılmaz, ardı ardına kötü goller yeyince bir taraftar ayağa kalktı ve, “Koskoca Konyaspor’a bula bula Beşiktaş’tan 10, Konyaspor’dan 8 yiyen Adana Demir’in kalecisini buldunuz ya, siz de Allah’ınızdan bulun” dedi! Tabi o yıllarda Mackolik, Transfermarkt gibi internet siteleri olmadığı için her futbolcumuzun şeceresini de bilmiyorduk. Bizim bildiğimiz Balıkesirspor’dan transfer edilen kaleciydi. Meğerse o muhteşem ve halen unutulmaz günün rakip kalecisiymiş…

Konyaspor, 1991-92 sezonuna da çok kötü başlamıştı. İlk beş hafta, iki beraberlik ve üç mağlubiyet alarak iki puanla son sıralara gömülmüştü. 6. haftada rakip Adana Demirspor idi ve rakip beş haftada 6 puan toplamıştı. Ligde oynanan son maçımız olan Fenerbahçe maçında da o yıllarda ligin en değerli kalecisi olan kalecimiz Lugusic, beyin sarsıntısı geçirmişti ve oynayacağı da şüpheliydi. Teknik direktörümüz Ömer Zengin’in ise koltuğu sallanıyordu. Adana Demirspor maçında kaybedilecek yarım puan dahi hoca ile yolların ayrılması demekti. Takım maçın hazırlığını hafta içi büyük bir stres içinde yaparken, maç günü santra vuruşu yapılan zamana kadar maçı kazanabilecek inanç ve motivasyondan da eksikti! Ancak hakem Kazım Ünlüsoy, ilk düdüğü çalar çalmaz adeta Konyasporlu futbolcuların içine ilahi bir rahatlama ve huzur inivermişti. O sezona çok formda başlayan Suat Kaya’nın golü ile maçın başında 1-0 öne geçivermiştik. Gol sonrası da ataklarımız ardı ardına sürmüştü ve 25. dakikada Yugoslav forvetimiz Muharrem Saiti, Adana Demirsporlu Murat tarafından gole giderken düşürülünce penaltı kazanmıştık. Penaltının yanında Adana Demirsporlu Murat kırmızı kart görünce derin bir nefes almıştık. İbrahim Nalbant temiz sol ayağı ile penaltıyı gole çevirip skor, 10 kişilik rakip karşısında 2-0 olunca bu maç dönmez artık dedik. Ama hiçbirimizin içine tarihi bir fark ihtimali doğmamıştı. İlk yarının sonlarına doğru Cemal Gürsel Menteşe, farkı 3’e çıkardığında taraftar 3 puanı hanemize yazmıştı bile. Ama devre arası teknik direktör Ömer Zengin, 10 kişilik rakibe karşı 3-0 önde olmamıza rağmen temkinli olmayı ihmal etmemişti. Neticesinde o sezonun ilk 5 haftasında Konyaspor için şansızlık anlamında her şey başına gelmişti. Daha iki hafta öncesi Konya’da Ankaragücü karşısında ilk yarıyı 2-0 önde kapamasına rağmen maç 4-2 kaybedilmişti. O yüzden Ömer Zengin, devre arasına 3-0 önde olan bir takımın hocası gibi girmemişti. 

İKİNCİ YARI TARİHİ FARK GELDİ

Takımlar ikinci yarı için sahaya çıktıklarında Adana Demirspor kalecisi Fatih’in değiştiğini fark etmiştik. Fatih, o meşhur 10-0’lık Beşiktaş – Adana Demir maçında da sahaya ilk 11’de başlamış ancak ilk yarıda yediği 4 gol sonrası yerini yedeğine bırakmıştı. Yani 10 gol yiyen kaleci olmamıştı. Sanki o maçta 10-0’lık maçın kalecisi olmamak için çıkarılmış gibi bizim maçta da 8-0’lık maçın kalecisi olmaktan kader onu kurtarıyor gibiydi. İkinci yarı başlar başlamaz Konyalı oyuncumuz Salih Eken’in golüyle maçı 4-0 getirirken, 10 dakika sonra da genç yeteneğimiz Levent Devrim’in şık golüyle 5-0 olmuştu maç. Konyaspor taraftarı, coşkunun zirvesine ulaşmıştı ancak teknik direktörümüz oyuna önemli golcüler olan Nedim ve Ali Rıza Yılmaz’ı da alarak unutulmaz bir sonuca varacağını adeta hissetmişti. Nedim Demirbilek ve Ali Rıza Yılmaz, oyuna girdikten kısa süreler sonra gollerini atarak maçı 7-0’a getirmişlerdi. Tribünde inanılmaz bir şaşkınlık vardı. O haftaya kadar sadece 4 gol atan Konyaspor, sadece o maçta o dakikaya kadar 7 gol atmıştı. Daha da ilginç olan Konyasporlular, o tarihlerde süper ligdeki 4 yıllık maceralarında bir kere takımlarının 5 gol attığını görmüşlerdi. O yıllarda 6-7 golü bir maçta sadece FB-BJK-GS atardı. Maç 7-0 bitecek derken biyonik adamımız Suat Kaya, o muhteşem zaferin açılışını yaptığı gibi kapanışını da yapmıştı. Hakem bitiş düdüğünü çalar çalmaz TRT Radyo spikeri şunu söylemişti; “Sayın seyirciler şimdi 1. Futbol Ligi’mizde daha önce hiç 8-0 biten bir maç var mı sorusunun cevabını merkezdeki arkadaşlardan bekliyorum” demişti. 

Maç sonu Adana Demirspor teknik direktörü Kemal Ömeragic mikrofonlara şöyle söylemişti; “Bugün Konyaspor karşısında dünyanın en güçlü takımı da olsa maçı kazanacak güçtelerdi.” Evet o 8-0’lık Adana Demirspor zaferinden sonra da işler çok iyi gitmedi aslında. İlk yarıyı 16 puanla küme düşme hattında bitirmiştik. Ancak lig sonuna kadar o alınan 8-0’lık galibiyet, bu takımın istediği zaman her takımı yenebilecek güçte olduğu inancı, sene sonunda takımı ligde tutan önemli bir motivasyon kaynağı olmuştu. Şimdi 2017-18 sezonunda da o yıllarda ki gibi sıkıntılarımız olsa da ligin ikinci yarısının ilk başlarında hakemler olmadan İstanbul takımlarının leş olduğunu takımımız bize gösterdi. Mevcut Konyaspor kadrosu, adil bir hakem yönetiminde bir tane dahi mağlubiyet almadan ligi tamamlayacak güçtedir ve o yüzden şimdiden gelecek yıl tekrar Türkiye Kupası apoleti ve üst sıralar için planlamalar yapılmalıdır.

Süper Lig tarihinin en farklı skorları

1989-90 Beşiktaş-Adana Demirspor 10 - 0
1967-68 Göztepe-Feriköy 9 – 1

1991-92 Konyaspor-Adana Demirspor 8 - 0
1959-60 Galatasaray-Altınordu 8 - 0
1992-93 Ankaragücü-Konyaspor 8 - 0
1992-93 Ankaragücü-Galatasaray 0 - 8
1995-96 Bursaspor-Ankaragücü 8 - 0
1996-97 Sarıyer-Çanakkale Dardanelspor 8 - 0

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.