banner5

Savunma Sanayii konusu bir ülkenin varlığı ve bütünlüğünün şah damarıdır Ülkemiz hazır Barış Pınarı Harekatına başlamışken bu konuya değinmeyi bir tarihçi olarak kendime görev bilirim.

Türkiye ‘’nin Savunma Sanayii tarihçesi 4 dönemde incelemek en doğrusu olacaktır.

1.Dönem :1923-1950

2.Dönem: 1950 – 1974

3.Dönem: 1974 – 1998

4.Donem : 1998 – Günümüz

Öncelikle şunu söylemeliyim ki bir ülkenin savunma bağlamın da iyi olması  , kapının kilitli uyunması kadar güven vericidir. Dilerseniz kilit konusunda nelere yapmışız onlara bakalım. 1923 den bu yana iki ön bir geri yapmaktan alamadık kendimizi vesselam. O tarihlere ve hazineye göre savunmanın parlak dönemlerini yaşadık. İstanbul Teknik Üniversitesi ‘n de açılan Uçak mühendisliği bölümü bunun bir kanıtıdır; akabinde gelen önemli husus ise izlenilen politikadır. Bu konunun matruşkası politikadır. Ulusallık bağlamın da izlenilen yolda son kerteye gelene kadar maalesef ki yetini koruyamamıştır.

İkinci dönem: Bu dönemde bir çok değişim kat edilmiştir. Örneğin birinci dönemdeki söylediklerim can çekişmeye başlamıştır. Yabancılardan yardım veya borçlanma yoluyla ilerlemiştir. Anlayacağınız düşmanın kurşunuyla düşmanı...

Üçüncü dönem:  Bu dönemde tatile çıkan Ayşe yüzünden ( Kıbrıs Barış Harekatı ) yıl 1975 ‘ de düşman Artık kendi kurşunuyla vurulmak istemediğinden 1975 ‘ de silah ambargosunu tokat gibi indirmeyi de eksik etmedi. Bazı tokatlar vardır insanı kendi ekseni etrafında döndürüp başladığı yere getirir. Bu tokadın tesiri de aynı öyle oldu ve içe dönmeye başladık.  Hemen yeni şirket yapılanmaları başladı ve kuruldu .Birinci dönemden tek farkı ise herhangi bir politikaya bağlı olmamasıydı malum birinciden de güzel soluklar alamadığımız dan ....

Kurulan şirketlerden hemen hemen hepimizin kulak aşinalığı vardır ASELSAN , İŞBİR , ASPİLSAN bu dönemde kurulan vakıf şirketlerdendir. Değişim değişime gebedir diyerek Vakıf isim değiştirerek Savunma Sanayii Müsteşarlığı na dönüşmüştür. Fakat kurulan müsteşarlıkta  alt yapısı olmayan yola asfalt dökemeyeceğini  anlayınca yabancı ortaklık kapısına dayandı.

Genel olarak söylemek istediklerimi bir sonuca bağlamak istiyorum .

Biz ülke olarak bu yollarda bazen yürüdük bazen süründük...

Bir ülkenin savunma gücü ulusal silahlı kuvvetleri ve bu kuvveti destekleyen güçlü bir savunma sanayiinin varlığına bağlıdır. En büyük temennim ülkemizin gelişen teknolojiyi yakından takip edebilmesi ve ulusal kimlikli silahlar , uçaklar tamamıyla Türk imzalı makinalar üretebilmesidir.

Bugün Barış Pınarı Harekatı dün geçtiğimiz Afrin ve Zeytin dalı operasyonları  sadece ismen değişmektedir. Varlığımızı ve bütünlüğümüzü korumak uğruna eli silah tutan aslanlarımızın eline en iyisini vermek biz şanlı milletin ve devletin görevidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Celalettin Ünal 2019-10-21 12:49:36

Hafif anlatımlarla anlatmışsın biraz daha istatistik verseydin dönemler arasını daha iyi anlardik
Saygılarımla