banner5
banner68
Tayyar Yıldırım
Tayyar Yıldırım
Yazarın Makaleleri
Bisiklet
Yazılarımda zaman zaman günümüz tabiriyle 'nostalji” yapma mecburiyeti hissediyorum. Bu durumum belki geçmişteki özlemlerimle hesaplaşmak belki de zamanımızın çocuklarına, gençlerine yönelik bir hisse kapılma arzusundan kaynaklı olabilir....
“Bugün sen daha çok Ayşe’sin”
Yeşil kıyafet getirmiş Yeryüzüne bahar. Çiçek açmış yürekler Aşka kadar... Yeni sevdalar peşine düşmüş Yaşlısı genci... Yeniden artmış umutsuzların direnci. Ben de Yağmurdan kardan sıyrılıp Çam gibi durdum yoluna Ve dört mevsim...
“Nedir bu telaşın vay deli gönül?”
Bir yanda sürekli olarak verilen ölüm haberleri, diğer yanda şaşaalı yaşam şekilleri bir başka yanda birbirine ağza alınamayacak sözleri, hakaretleri, küfürleri rahatlıkla birbirlerine ediveren siyasiler, öbür yanda her Allah'ın günü...
At, avrat, silah bir de tekerlek
nsanımızı, edindiği alışkanlıklardan uzaklaştırmak kadar zor olan bir başka konu var mıdır bilmiyorum. Genellikle; okumaksızın, araştırmaksızın, sadece duyumla hareket eden bir toplum olduğumuzu kabul etmemiz lazım. Bir toplulukta hele...
Bence ibret dolu bir yazı
Tarih 27 Temmuz 2020. Geçen haftanın ilk mesai günü. Gerçi ben emekli birisi olduğum için mesainin ilk günü olması beni çok da ilgilendirmiyor ama emekli olsam da resmi olarak gördüreceğim işlerim benim de var. Bu nedenle 'haftanın ilk...
Edep
Bugün, edebin ne demek olduğunu anlatan vecizeler ve özlü sözler ile ikame etmek istiyorum yazımı. Sanki bütün bu sözler laf olsun diye söylenmişçesine, edepsizliğe doğru bir kayışın olması dünya insanlık tarihi için mücadelesi en zor...
Kültür programlarına ve özgürlüğe susamışız meğerse...
20 yaşımda adım attığım devlet memurluğu görevimi 24 yıl icra ettikten sonra 2005 yılında emekli olup yeni bir hayatın içinde buldum kendimi. Devlet hizmetkârı iken mecburen katı bir disiplinin içinde olmak zorundasınız.  Hele de bu...
Bir hayal işte...
Bazen çekip gitmek istiyorum... Her istendiğinde inilemeyen, Her istendiğinde çıkılamayan dağların başına... Kurt ulumalarından, baykuş seslerinden başka seslerin olmadığı yerlere... Süt beyaz karların yağdığı, karların altında kardelenlerin...
“Kişi kendini bilmek gibi irfan olmaz”
Kabul ve itiraf edelim ki toplumuzda bir büyük hastalık hüküm sürmekte. Virüs hastalığından bahsetmiyorum ben.  O konuda maşallah herkes sanki 'virüs ihtisası” yapmışçasına ahkâm kesiyor ve her konuda olduğu gibi kendisini otorite...
Ne yaparsak yapalım, Jandarmanın hakkı ödenmez
Çok Değerli Meslektaşım. Kaç kez tayin gördün? Kaç kez nakliyat ambarlarıyla muhatap olup, kaç kez pazarlık yaptın kamyoncularla? Kaç ev sahibi ile muhatap oldun, kaç kez kırıldı gardırobunun kapısı hatırlıyor musun? Evlatlarının kaç...
"ŞİİR ENFLASYONU VAR" MI?
Edebiyat sanatıyla uğraşanlarımız biliyoruz ki; özellikle şiirde önemli derecede bir enflasyon durumu yaşanıyor. Enflasyon: Tedavülde yani dolanımda olan para ile satın alınabilecek mal ve hizmetlerin arasındaki açığın büyümesidir. Yani...
"ŞİİR ENFLASYONU VAR" MI?
Edebiyat sanatıyla uğraşanlarımız biliyoruz ki; özellikle şiirde önemli derecede bir enflasyon durumu yaşanıyor. Enflasyon: Tedavülde yani dolanımda olan para ile satın alınabilecek mal ve hizmetlerin arasındaki açığın büyümesidir. Yani...
“Milletvekillerini lider değil halk seçsin”
CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçtaroğlu "milletvekillerini lider değil halk belirlesin" demiş. Tamamen katılıyorum. "Meğer başkanlık sistemi var, öyleyse milletvekilleri şu şekilde seçilmeli" şeklinde önerilerimi daha önce de yazmıştım....
Takvimler ders veriyor
19 Mayıs, bir imparatorluğun artık ömrünü tamamladığı ama o yaşına rağmen yeni bir devlete gebe kaldığı en önemli günlerden birisi... Doğum sancılarının had safhaya çıktığı günlerde anneyi kaybetmek madem kaçınılmazdı, hiç...
Aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyık
Atasözlerimizin bile gerçek manada ne demek istediğini öğretti bize bu süreç. 60 yaşıma geldim görevde iken görevim icabı, emekli olduktan sonra da uzun yılların verdiği alışkanlıkla ne sakal bırakabildim ne de bıyık... Bu son birkaç...
Ramazan sancıları
Ramazan gelince bütün sancılarım depreşir benim. Önce çocukluk sancılarım girer devreye. Çocukluğumdaki iftar telaşı gelir gözlerimin önüne. Sahura kaldırılıp kaldırılmayacağım endişesiyle 'sak yattığım” zamanlarım alır...
Yıl 1963, “karartma günleri” ve “evdekal”
Ben Seydişehir'in bir dağ köyü olan Oğlakçı Köyü doğumluyum. Yöremiz insanları yakın zamana kadar İzmir ve çevresindeki illere hamal olarak gider 3-4 ay süreyle oralarda çalışırlar ve çocuklarının nafakalarını sağlarlardı....
Yıl 1963, “Karartma Günleri” ve “Evde Kal”
Ben Seydişehir'in bir dağ köyü olan Oğlakçı Köyü doğumluyum. Yöremiz insanları yakın zamana kadar İzmir ve çevresindeki illere hamal olarak gider 3-4 ay süreyle oralarda çalışırlar ve çocuklarının nafakalarını sağlarlardı....
“Ailenin Yeni Üyesi”
TRT Belgesel TV'de 'Ailenin Yeni Üyesi” ismiyle bir program yayınlanıyor. Son yaşanan salgın olayı, siyaset, ekonomi v.s konularıyla ilgili olarak yapılan programların insanımızı bıktırmaya başladığı günlerde bu program şahsen...
Boyuyorum
Gerçi ben ev işlerine yatkın biriyim. Yemek yapmasını, ev süpürmesini, yatak yorgan düzeltmesini hatta cam silmesini becerebiliyorum. Bu işleri zaman zaman gönüllü bir şekilde icra ettiğim de oluyordu. Ama biliyorsunuz ki 'gönüllü yaptığın...
Mahşerin provası
İnternet'ten bu başlığı sorguladığımda daha önceden de bu başlığın defalarca kullanıldığını gördüm. Ama bu başlık genellikle Hac İbadetiyle ilgili olarak kullanılmış. Ama şimdilerde Corona belasının meydana getirdiği durumla...
Yapmayın beyler
Yapı olarak; kimseyi yazılarımla ya da sözlerimle incitmek istemeyen bir tavır içinde olan birisiyim. İnsanların; eşlere sahip bulunduğunu, çocuklara, mala mülke sahip olduklarını ve bunları sevmek için de bir kalp taşıdıklarını biliyorum....
Yazımın başlığı “Coronovirüs” değil
Benim yazımın konusu; erken çiçek açan ve bugünkü kar ve tipi ile solan, üşüyen, ölen badem ağaçları, kayısı ağaçları, gül ağaçlarının tazecik yaprakları, lale soğanlarının ısıyı görür görmez kendilerini toprağın üzerine...
Sadece insan olamaz mıyız?
Özlediğim o kadar çok şey var ki... Mesela çocukluğumda giydiğim, dizleri yamalı pantolonlarımı özledim. Sırf, içindeki insanın saf duygularından dolayı... Altı delik, lastik ayakkabılarımı özledim. Onlarla yürürken çöğür battığında...

banner49

banner50