banner5

Erken seçim yok!

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ erken seçim tartışmalarıyla ilgili olarak son noktayı koydu. Bozdağ, “AK Parti seçimlerin vaktinde yapılması geleneğini sürdürecek. Seçim, 2019'un 3 Kasım'ında yapılacaktır” dedi

Erken seçim yok!

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ erken seçim tartışmalarıyla ilgili olarak son noktayı koydu. Bozdağ, “AK Parti seçimlerin vaktinde yapılması geleneğini sürdürecek. Seçim, 2019'un 3 Kasım'ında yapılacaktır” dedi

14 Eylül 2017 Perşembe 16:37
Erken seçim yok!

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na konuk oldu, gündeme ilişkin soruları yanıtladı, açıklamalarda bulundu. ABD'deki soruşturmanın, 17-25 Aralık sürecinin Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) yargı ve emniyet içindeki mensuplarınca hazırlanan fezleke taslağı üzerinden yürüdüğünü belirten Bozdağ, şunları söyledi: "Türkiye'de bu konuda hazırlanmış bir iddianame yok ve açılmış bir dava da yok. Konu üzerinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü bir soruşturma var ve bu soruşturma takipsizlikle sonuçlandı, arkasından kesinleşti. Daha sonra TBMM'de bir araştırma komisyonu kuruldu ve bu komisyon incelemeler sonucunda Yüce Divan'a sevk edilmemesi yönünde bir karar aldı ve bu karar da TBMM Genel Kurulunda görüşülerek onaylandı. Dolayısıyla Türkiye, FETÖ'nün kumpası olmasına rağmen bu konuyu kendi hukuk sistemi içerisinde araştırmış, incelemiş, değerlendirmiş Türk yargısı, bağımsız yargı ve neticesinde bu konuda bir iddianame düzünlemeye, dava açmaya gerek görmemiş, takipsizlik kararı vermiştir. Millet adına denetim yetkisi bulunan TBMM de bunu gündemine almış, değerlendirmiş, orası da Yüce Divan'a sevk edilmemesi yönünde bir karar vermiştir. Bunlar ciddiye alınmış, incelenmiş ve karara bağlanmış konular."

"BAŞSAVCIYA FETÖ'NÜN ABD'DEKİ TEMSİLCİLERİ TARAFINDAN VERİLDİĞİ ANLAŞILIYOR"

Daha sonra ABD'de New York Eyalet Başsavcısı Preet Bharara tarafından soruşturma başlatıldığını kaydeden Bozdağ, Sarraf'ın ABD seyahati sırasında tutuklanması üzerine soruşturmadan dünyanın haberdar olduğunu bildirdi. Bozdağ, şu değerlendirmeyi yaptı: "Nedir diye bu konuya baktığımızda 'Can Dündar'ın sitesinden biz bazı bilgiler aldık, FBI ajanı da bunların doğruluğunu teyit etti'. O verilerin aslı var mı ellerinde? Yok. O veriler doğru mu değil mi bunun teyidi yapıldı mı? O da yok. Bir FBI ajanı diyor ki 'Bunlar doğru.' Ama siz bir hukuk devletiyseniz, yargılama yapıyorsanız, o yargılamada kullanacağınız verilerin, delillerin asıllarının sizin elinizde olması lazım. Aslı yok, sizin elinizde bunların başka şeyleri varsa, fotokopisi veya başka kaynaktan gelen ihbarlar, bilgiler varsa o zaman bunların doğruluğunu teyit etmeniz lazım. Bunların teyit edilmesi de söz konusu değil. Türkiye'den bunlar uzunca bir zaman yardım talebinde bulunmadılar. En sonunda bir talepte bulundular. Bütün bunlara baktığınızda çok net bir şekilde gözüküyor ki bu bilgiler başsavcıya FETÖ üyelerinin ABD'deki temsilcileri tarafından verildiği anlaşılıyor. Hepimiz aklı başında olan insanlarız. Orada anlatılan konulara baktığınızda Amerikan istihbaratının dahi bu kadar detayda olan bir şeyi takip etmesi biraz zor gözüküyor. Hatta Türkiye'de FETÖ konusunda uzmanlar bile bunu biraz zor yapabilir ama bakıyorsunuz bütün şeyler var, hatta Can Dündar'ın sitesinde olmayan bir sürü başka şeyler de var. Onlar nereden oraya intikal etti, o da ayrı bir soru. Bütün bunlar gösteriyor ki FETÖ'cüler tarafından oraya intikal ettirildi."

"PKK TERÖR ÖRGÜTÜ SİHA'LARDAN RAHATSIZ"

Terörle mücadele sırasında dünyanın hiçbir yerinde teröriste kimlik sorulmadığını vurgulayan Bozdağ, "Terör eylemi yapana; askere, polise, sivil vatandaşa saldırana 'Dur bakayım, kimliğine bakayım. Seninle öyle mücadele edeceğim' diye sorulan bir terörle mücadele yöntemi var mı? Yok böyle bir şey. Güvenlik güçlerimiz terörle etkin ve kararlı mücadelesini sürdürmektedir. Bu, tamamen PKK terör örgütünün hendek terörü döneminde de yaptığı gibi 'Türk güvenlik güçleri sivilleri öldürüyor' iftirasını teyit etmek maksadıyla CHP'den PKK'ya sağlanan bir destektir. Uluslararası alanda da bu kullanılacaktır. Çünkü o dönemde de ellerinde silah olan teröristler öldürülürken PKK, Avrupa'da ve başka yerlerde sivil olarak gösteriyor. Şimdi de SİHA'ların vurduğu teröristler, 'siviller vuruluyor' şeklinde yansıtılıyor." değerlendirmesinde bulundu. Bekir Bozdağ, SİHA'ların PKK terör örgütünün inlerini vurduğunu ve belini kırdığını ifade ederek, "SİHA'lar pek çok teröristi etkisiz hale getirdi. Terörle mücadelemizde güvenlik güçlerimize büyük bir destek sağladı. En önemlisi SİHA'lar yerli. Kendi mühendislerimiz, kendi imkan ve kabiliyetlerimizle üretiyoruz. SİHA'ların üretimine dönük olumsuz algılar oluşturmak, belki de Türkiye'nin bu alandaki adımları karşısında bazı engeller çıkartmak istenebilir. Bunun, SİHA'ların da gücünden, etkinliğinden ve yerliliğinden kaynaklı başka propaganda boyutu da var. PKK terör örgütü SİHA'lardan rahatsız. Çünkü SİHA'lar onları vuruyor. PKK'ya destek veren çevreler de rahatsız. Çünkü PKK'nın belini kırıyoruz. Türkiye düşmanları, ülkeler, güçler, uluslararası örgütler de SİHA'larda rahatsız olabilir. Çünkü SİHA'lar terörle mücadelede Türkiye'nin elini güçlendiriyor. Peki bu CHP, SİHA'lardan neden rahatsız oluyor? PKK'nın belini kırdığı için SİHA'lardan rahatsız olan bir anamuhalefet olabilir mi? Ama maalesef var." diye konuştu.

"BUNLAR ŞEHİT YAKINLARINI MAHKEMELERDE SÜRÜNDÜRÜYOR"

Samsun'un Çarşamba ilçesinde bir şehit cenazesinde CHP'nin gönderdiği çelengin şehit yakınları tarafından tören alanından uzaklaştırıldığını, bunun üzerine de CHP teşkilatının olayla ilgili mala zarar vermekten suç duyurusunda bulunduğunu aktaran Bozdağ, savcının başvuruya takipsizlik kararı vermesi üzerine CHP'nin avukatlarının tehdit ve hakaret üzerinde tekrar suç duyurusunda bulunduğunu belirtti. Söz konusu başvuruyu inceleyen savcının, şikayetçi olunanların şehidin birinci derece yakınları olduğunu gördüğünü anlatan  Başbakan Yardımcısı Bozdağ, şunları kaydetti: "Bunlar şehit yakınlarını mahkemelerde, savcılıklarda süründürüyor. Şehit yakınları senin çelengini niye orada görmek istemiyor? Sen şimdi PKK'ya bu desteği atarsan, şehit yakınları senin çelengini cenazesine koymaz. Şimdi düşünün, PKK hakkında böyle bir yaklaşım ortaya koyuyor ve teröristlerle ilgili bu değerlendirmeyi yapıyor, öte yandan da şehidin babasını, ablasının kocasını, amcasının çocuklarını 'Bizim çelengimize siz niye bunu yaptınız' diye mahkeme koridorlarında süründürmek için avukatı vasıtasıyla suç duyurusunda bulunuyor. Olacak bir şey mi bu?"

ERKEN SEÇİM TARTIŞMALARI

Erken seçim tartışmalarını değerlendiren Başbakan Yardımcısı Bozdağ, "Muhalefetin kendi beklentilerini ifadesi var ortada ama bir erken seçim söz konusu değildir. Bildiğiniz gibi AK Parti iktidara geldiği günden bugüne kadar seçimleri vaktinde yapmak konusunda bir gelenek de oluşturdu. 2007'de zorunlu birkaç ay erken gidildi ama ondan sonraki seçimlerin hepsi vaktinde yapıldı. Onun için biz bu geleneğimizi devam ettireceğiz. Seçim, 2019'un 3 Kasım'ında yapılacaktır." değerlendirmesini yaptı. Bozdağ, CHP'nin Danıştay Başkanı Güngör ile ilgili Danıştay'a başvurusuna ilişkin, "Hakimler, savcılar her gün siyasilerle polemiğe giremez ki onların meslekleri de buna izin vermez ama yargı camiasında emin olun Sayın Kılıçdaroğlu ve ekibinin yargı görevi yapanlara bu saygısız üslubundan dolayı çok büyük rahatsızlık var. Hakimler, savcılar mesleğin vakar ve onurunu korumak zorundadır ve onlar koruyorlar." ifadesini kullandı. Başbakan Yardımcısı Bozdağ, şunları söyledi: "Türk yargısı gerçekten büyük bir sınav vermiştir, veriyor da. Ancak CHP'nin Genel Başkanı ve temsilcilerinin, yargı görevini yapanlara karşı bu saygısız dili yargıda büyük bir rahatsızlık uyandırdı, kendi aralarında bunu konuşuyorlar, ifade ediyorlar. Danıştay Başkanı Sayın Zerrin Güngör, yargı görevi yapanların, CHP'nin bu saygısız dilinden rahatsızlığına tercüman olmuştur, onların hissiyatını dile getirmiştir. Yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığını bir kez de yüksek yargı başkanı olarak ifade etmek durumunda bırakılmıştır. Yargı, CHP tarafından kendisini savunma mecburiyetine itilmiştir, o da kendisini savunmuştur."

130 KİŞİNİN VATANDAŞLIKTAN ÇIKARILMA KARARI

FETÖ elebaşı Gülen'in de arasında bulunduğu 130 kişinin vatandaşlıktan çıkarılma kararlarının Resmi Gazete'de yayımlanması konusunda, Başbakan Yardımcısı Bozdağ, "Bu ne zaman olur veya olur mu, olmaz mı bunu tamamen Bakanlar Kurulu takdir edecektir. Bakanlar Kuruluna bunun teklifini İçişleri Bakanlığının yapması gerekiyor, kural gereği. Şu anda Bakanlar Kurulumuza bu yönde henüz bir teklif gelmedi, geldiği zaman Bakanlar Kurulu onun değerlendirmesini yapar." Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bozdağ, devam eden davalar hakkında da, "Fetullahçı Terör Örgütü üyeleri gerek darbe teşebbüsü gerekse örgüt üyeliği davalarında örgütün ortaya koyduğu savunma stratejisine yüzde 99 uyuyorlar." değerlendirmesinde bulundu.

AA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.