banner5

İlkokula başladığımızdan beri hep aynı şey sorulur: “Büyüyünce ne olacaksın?” Eğer bir cevabınız yoksa veya hayalleriniz beklenilen cevaba uygun değilse hemen toplum tarafından belirlenmiş olan kadınlara uygun meslek grupları sıralanmaya başlanır... Ya da aileden gelen bir iş varsa - ki bir kısmımız sırf güvenli bölgelerimizden çıkmamak için bunu kabul eder - onların çizdiği yolları takip etmeleri öğütlenir. Sonrası ise çoğunlukla aynı: yanlış meslekler sonucunda kendini gerçekleştirmekten uzak bir gelecek. Elbette kendini tanımakla kendine uygun bir mesleği seçmek mümkün. İşte doğru mesleği nasıl seçebiliriz sorusuna cevap olabilecek ipuçları:

1. Ne istediğinize önem verin.

Sırf çevreden prestijli diye duyduğunuz veya bir başkasının sizin için istediği, size yakışacağını düşündüğü mesleği yapmayı bile düşünmeyin. İnsanın sevmediği bir işi yapması çok zor, hele ki emeklilik yaşının 58 olduğunu varsayarsak bu kadar uzun süre sevmediğiniz bir işi yapmanız inanın daha da zor. Bu yüzden yeteneğinizin ve ilginizin olduğu alanlara yönelip, gerçekten istediğiniz bir mesleği seçmeniz en önemlisi. 

2. Sırf maddi kazancı için seçmediğiniz bir meslek olmasına dikkat edin.

Günümüzde paranın çok değerli olduğu ne yazık ki reddedemeyeceğimiz bir gerçek. Bu gerçek bizleri meslek tercihi yaparken “En çok hangi meslek grubu daha yüksek maaş alır,” sorusuna itiliyor ve sonucunda da çevremizde yüksek maaşlar alıp ama mutlu olamayan insanlar görmemize sebep oluyor. Evet, kısa bir vade de para belki size mutluluğu getirebilir, istediğiniz her şeyi satın alabilir ya da istediğiniz her yere gidebilirsiniz, peki ya uzun vade de baktığımızda sırf yüksek maaş için tercih ettiğiniz ve haftanın 5 günü 9 saat çalışmak zorunda olduğunuz meslek sizi ne kadar mutlu edebilir?

3. Unutmayın hiçbir zaman hayallerinize geç kalmış değilsiniz.

Üniversite eğitiminiz ve yapmak istediğiniz meslek çok farkı olabilir. “Bu kadar sene boşuna mı okudum, şimdi başka bir bölüme geçersem çevredekiler ne der,” diye düşünüp sakın hayallerinizden vazgeçmeyin. İstemediğiniz bir mesleği yapmaya çalışmak ömür boyu mutsuzluğunuza sebep olur. Unutmayın ki insanlar yaşadığı sürece hiçbir şeye geç kalmış değildir. 

4. Kendinizi hiç kimseye ispatlamak zorunda değilsiniz.

Baktığınız zaman toplumumuzca başarılı olarak kabul edilmiş bazı meslek grupları vardır ve eğer bu meslek gruplarından birine sahip değilseniz sizi başarısız olarak nitelendirmeleri büyük bir ihtimaldir. Bunun dışında çevre tarafından başarılı bulunulan bir nokta da sabit çalışma saatlerinizin olması, aylığınızın her ay sonu düzenli olarak yatması, çalıştığınız yer sebebiyle kazandığınız yan haklarınız - özel sağlık sigortası, şirket arabası, telefon… - olmasıdır. Oysa bunlar bir başarı göstergesi değil ve siz bunlarla sırf çevreden takdir almak için bir kalıba girmek zorunda değilsiniz. Eğer inandığınız bir iş varsa kalıplaşmış meslek gruplarının dışında işler yapabilir, kendinizi ve olasılıkları keşfedebilirsiniz. Sonuçta herkes öğretmen, doktor ya da mühendis olmak zorunda değildir...

Tüm bunların sonucunda en önemlisi de unutmayın ki mutlu olmadığınız bir meslekte başarılı olma imkanınız çok düşüktür.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.