banner5

Konyalı Kündekari Ustası, dede sanatı "kündekari"yi yaşatıyor!

 Konya'da yaşayan Saim Kıyıcı, kündekari ustası dedesi Mevlüt Çiller'den öğrendiği sanatı devam ettiriyor.

Konyalı Kündekari Ustası, dede sanatı "kündekari"yi yaşatıyor!

 Konya'da yaşayan Saim Kıyıcı, kündekari ustası dedesi Mevlüt Çiller'den öğrendiği sanatı devam ettiriyor.

14 Kasım 2017 Salı 11:30
Konyalı Kündekari Ustası, dede sanatı "kündekari"yi yaşatıyor!

Mescid-i Aksa'nın yanan minberinin inşasında görev alan ve unutulmaya yüz tutan kündekari sanatını yeniden ayağa kaldıran merhum Mevlüt Çiller torunu 32 yaşındaki Kıyıcı, mütevazı dükkanınında sanatını icra ediyor. Kıyıcı,14 yıl yanında çalıştığı dedesinin "Sanatkar ölür, eseri kalır" felsefesini yaşatmaya çalışıyor.

Kıyıcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dedesinden öğrendikleriyle yeni eserler vermeye devam ettiği için mutlu olduğunu söyledi. Vefatına kadar dedesinin yanında çalıştığını belirten Kıyıcı, ustasının büyük uğraş vererek bu mesleği yeniden ayağa kaldırdığını vurguladı.

- "Bu sanat yok olmaz" 

Dedesinin son kalfası olduğuna işaret eden Kıyıcı, "Kendi dükkanımı dedem ve ustam vefat ettikten hemen sonra açtım. Sanatı elimizden geldiği kadar ecdadımızın yaptığı şekilde yapmaya çalışıyoruz. Mesleğe talep var ve gelişmeye devam ediyor. Ustalar da bu talebi karşılamayı sürdürüyor. Bu sanat yok olmaz. Çünkü bu sanatın değerini bilen insanlar hep var olacaktır." diye konuştu.

Kıyıcı, Mevlüt Çiller'in  geleneksel yöntemlerle icra ettiği sanatı günümüz teknolojisine uyarlayarak sürdürdüğünü aktardı.

- "Kalfa ve çırak yetiştirmek uzun sürüyor"

Oldukça zor ve zahmetli bir süreçten sonra ortaya çıkan eserlerin maddi olarak hak ettiği değeri bulmadığına dikkati çeken Kıyıcı, şöyle konuştu:

"Eserin ortaya çıkma süreci uzun olduğu için kalfa ve çırak yetiştirmek de uzun sürüyor. Ustam 'İnsan hiçbir zaman usta oldum dememeli' derdi. Çünkü sanatta ve ustalıkta bir sınır yoktur. İnsan sürekli kendisini geliştirmeye muhtaçtır. Kündekari yapımı da öğrenmesi de zor bir sanat. Çeşitli sebeplerden dolayı eleman sıkıntısı yaşıyoruz. Ustam hep 'Ustası ölür, eseri kalır' derdi. Dünyaya bir eser bırakmak ve anılmak güzel bir duygudur. Her yapılan iş dünyaya bırakılan bir eserdir. Eğer dünyaya kalıcı bir şey bırakmak isteyen varsa bu mesleği öğrenmelidir. Maddi getiri olarak belki insanları tatmin etmeyebilir. Ama ustam 'Sanatkar kanaatkar olmalı' diye söylerdi. Kanaatkar olduktan sonra bu sanat öğrenilebilir."

- Üç kıtada eserleri var

Unutulan ahşap işleme sanatı kündekariyi kendi çabalarıyla yeniden ayağa kaldıran Mevlüt Çiller, 15 yaşında merak üzerine başladığı sanat dalında üç kıtada yüzlerce eser bıraktı.

Sanatçı, Konya'daki tarihi Alaaddin Camisi'ndeki örneklere bakarak başladığı kündekaride ilk eserini 1982'de Konya Cihanbeyli ilçesi Kütükkuşağı Köyü Camisi için yaptı.

Çiller usta, geometrik şekiller halindeki ahşap parçalarının çivi ya da tutkal gibi malzemeler kullanmadan iç içe geçirilmesiyle yapılan bu sanatı yeniden canlandırmak için büyük emek verdi.

Çiller'in kündekari tekniğiyle yaptığı eserler arasında, Ankara Kocatepe Camisi'nin kapıları, Tokyo Camisi'nin kapısı başta olmak üzere çeşitli ahşap ürünler bulunuyor. Çiller, ayrıca Amman'da, Ürdün Krallığı'nın Mescid-i Aksa'nın yanan minberinin yerine yine kündekari tekniğiyle yeniden bir başka minberin yapılması için yürüttüğü projede görev aldı.

Memleketi Konya'da 27 Ağustos'ta vefat eden Çiller usta için Tokyo Camisi, Berlin Camisi ve Amerika Diyanet Merkezi'nde eserlerinin bulunduğu üç kıtada mevlit okutuldu.

AA

Son Güncelleme: 14.11.2017 11:42
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.