banner5

İnternet, ihracatta müşteri bulma veya firma bilinirliğini artırmak için günümüzdeki en önemli araçlardan bir tanesi dolayısıyla hem firma olarak hem de devletimizin ilgili kurumları olarak internet denen aracın üzerine yoğunlaşmamız ve buna bağlı sektörleri desteklememiz gerekmekte.

GELENEKSEL TİCARETTE SÜREÇ NASIL?

Sorumuzu biraz daha detaylandırır ve farklılaştırırsak, İhracat sürecindeki pazarlama faaliyetlerindeki en önemli maliyet kalemleri nelerdir?  Gerek mevcut firmaların, gerekse ihracata yeni başlayan firmaların finansal yeterlilikleri buna yeterli midir? 

Geleneksel ihracat pazarlama aşamalarında firmaların yaptıkları süreçler; (profesyonel oldukları varsayımı altında)

  • Hedef Pazar tespiti (hangi ülke/ülkelere mal satmamız gerekir. (ciddi ve işi bilen uzmanların masa başı araştırması neticesinde doğru sonuçlar verir.) 
  • Yurtdışı fuarlara katılmak (hedef Pazar ve işletme amaçları doğrultusunda ) ayrıca gerek finansal yeterlilik, gerekse personel yeterliliğine göre yılda 3 tane fuara katılım günümüz koşullarında başarı sayılmakta
  • Hedef Pazar doğrultusunda reklam maliyetleri 
  • Hedef Pazar doğrultusunda müşteri ziyaretleri veya tanıtım ziyaretleri 
  • İhracatta ön hazırlık ve Operasyon süreçlerine uygun yönetici ve personelin olmasıdır. Olsa bile ihracat teknik bir konu olduğu için yeterli bilgiye sahip mi?  Eğitimi buna yeterli mi?

Buraya kadar yazdıklarım ihracat operasyon öncesi süreçlerini kapsamakta. Diğer bir ifadeyle pazarlama süreçlerini yansıtmaktadır. Operasyona henüz girmedik bile!  

Geleneksel olarak tüm bunları yapan firmalarımız, elbette ki yüksek maliyetlere katlanmakta. Güzel haber ise Ticaret Bakanlığının tüm bu süreçler ile ilgili teşviklerinin olması. Malumunuz olduğu üzere bu teşviklerin iki temel unsuru var. Birincisi; Standart olarak firma tüm ödemeleri yapar sonra teşvik ödemesi gerçekleşir. İkincisi ise; ortalama olarak bu teşviklerin oranı % 50-60 seviyesindedir. 

Öncesinden de ifade ettiğim üzere, hem personel yetersizliği hem de finansal yetersizlik firmalarımızın ellerini kollarını bağlamakta. Dolayısıyla geriye kalan ülkeler için interneti iyi kullanarak tüm süreçleri gerçekleştirmek gerekiyor ki, maalesef ihracatçı firmalarımız tüm bunları gerçekleştiremezken birde benim “hadi bakalım birde internette bunu yapın” demem biraz ayıp oldu olmasına ama tüm bu süreçlerin maliyetini minimize etmenin internet ile çok kolay olduğunu da söylemek lazım. 

GİDEMEDİĞİN YER SENİN DEĞİLDİR.

Gerçekten çok sevdiğim bir söz olmakla birlikte, günümüz koşullarında hele internet ortamında işi bilen her yere gidiyor gitmesine ama sanal olarak. Tüm bu süreçler lafta güzel gözükse bile firmalarımızın bu sanal süreçleri yönetmesi gerçekten zor ve bu süreçler içinde, ya ayrı destek alınacak ya da alternatif hizmetleri sunan B2B (işletmeden-İşletmeye) olan uluslararası e Pazar yerlerine gidilecek. Malumunuz olduğu üzere aklın yolu bir. Ama bu tür siteler bütünleşik hizmetleri bir arada veriyor mu? Ya da ne kadar etkin? Cevaplanması gereken başka bir soru daha çıktı karşımızda. 

İYİ HABER

Geçen hafta içerisinde Ticaret Bakanlığı,  onay almış olan Uluslararası e Pazar yerleri ile ilgili B2B sitelerinde güncelleme yaptı. PTT. AŞ markası olan “PttTrade.com” isimli site uluslararası e Pazar yeri kapsamında yıllardır özlemini çektiğimiz ve devletimizin önderliğinde olması gereken bu yapı, nihayetinde onay listesine girmiş oldu. Devletimize, milletimize ve tüm dış ticaret camiasına hayırlı olsun. 

Neden özlemini çekiyorduk? Çünkü başka ülkeler ve bu ülkelerin himayesinde ve desteği altında olan bu tür siteler, ilgili ülke ihracatçıları ve ülke için stratejik olarak kabul edildi. Bizler ise yıllardır başka ülkelerin desteklediği B2B sitelerini kullanarak, bir nevi o ülkeler ile ticaret ortamına bağlantılı birçok ithalat yaptık. İhracatta yaptık ama denge hep aleyhimize idi. Geçte olsa bu süreçleri geçerek bizde ihracatçılarımıza devlet mekanizmasında bu hizmetin verilmesini sağlamış olmaktayız.  

KÖTÜ HABER 

Tüm geleneksel ihracat pazarlama süreçlerinde Ticaret Bakanlığının teşvikleri var. Bu teşvikler gerçekten de oldukça faydalı. Peki, uluslararası Pazar yerlerinin verdiği hizmetlerde ve bu hizmetlerin alınmasında teşvik var mı?  Cevap hem evet, hem de hayır. Kafa karıştırıcı gibi gözüktüğü için açıklama yapmak gerekmekte. 

Evet var. E ticaret sitelerine üyelik bağlamında, Ticaret Bakanlığı toplu katılım ile bir işbirliği kuruluşu nezdinde 250 adet olmak ve yıllık 2000 ABD dolarını aşmamak kaydıyla teşvik verileceğini (PAZAR ARAŞTIRMASI ve PAZARA GİRİŞ DESTEĞİ HAKKINDA TEBLİĞ (TEBLİĞ NO: 2011/1) bize söylemekte. Bu arada bireysel başvurular 24.11.2016 tarihinde kaldırılmıştı. 

Hayır yok. Pratiğe baktığımızda ise bir yılı aşan bir süredir bu teşvikler ile ödeme çıkmamakta, diğer bir ifadeyle ihracatçı firmalarımız bu teşvikten faydalanamamakta. 

NE YAPILMALI? 

Mademki bu 17 adet firmaya onay verildi ve teşvik mekanizmasında gözükmekte o zaman hızlı bir şekilde bu teşvik ödemelerinin tekrar hayata geçirilmesi gerekmekte. Hem bu işe yatırım yapan firmalarımız hem yabancı girişimler hem de bu B2B sitelerinden hizmet alan dış ticaret firmalarımız teşvik kullanarak bu süreçten faydalansınlar. 

Uygulama açısından farklı düşüncelerimi çok önceleri “yapısal reformlar ve dış ticaret” yazılarımda paylaşmıştım. Hani halk arasında bir söz vardır “Allah bir kulunun sevindirmek isterse önce devesini kaybettirir sonra da devesini buldururmuş” Bu sözden yola çıkarak, önceki Toplu katılım neticesindeki B2B sitelerine katılım için verilen teşviklerin önü açılsın da  (yani devemizi bulalım da)  demek durumundayız. 

Farklı bir şekilde nasıl daha etkin ve verimli olur? Sorusunun cevabını da kısaca vermeye çalışayım.  

  • Bireysel başvuru ve toplu katılım beraber sunulabilmeli ki esneklik olsun. Firmalar teşvik almak için 250 âdeti beklemesinler ya da kaçırdılarsa Bireysel olarak başvuru yapabilsinler.
  • Toplu katılıma %80 + %20 teşvik verirken, Bireysele ise sadece % 80 verebilirsin
  • Toplu katılımlardan direkt teşvik verilirken, diğerinde firma ödeme yaptıktan sonra teşviki alabilsin gibi birçok seçenek olabilir. 

Sonuçta pratik olmanın ve alternatif oluşturabilmenin önemli olduğunu düşünmekteyim. 

B2B SİTESİNİN ÖTESİNE GEÇMEK 

Uluslararası B2B sitelerinin en başta belirtiğim bütünleşik hizmetleri de müşterilerine sunabilmeli diye düşünmekteyim ki yazımın başında belirttiğim pazarlama maliyetlerini minimuma çekebilsinler. Bunları aşağıdaki gibi sıralayabilirim; 

  • Hedef Pazar tespiti için ülke raporlarını bir arada bulabileceği bir alan 
  • Firmalarımızın takıldığı yerlerde destek alabileceği Dış Ticaret eğitimleri 
  • İhracatçı firmalarımızın en büyük problemi olan yabancıl dil çeşitliliği ve desteği 
  • Uluslararası internet ortamında öne çıkabilmek için profesyonel SEO hizmetleri 
  • İhracatta alternatif dijital pazarlama hizmetlerinin bir arada sunulması 
  • Sanal Fuar ve Ürün katalog ve çeşitlilikleri 
  • Tabi ki de esas işleri olan Uluslararası Pazar yeri ortamının oluşturulması 

BAŞA DÖNERSEK 

PTT AŞ. Markası olan “PttTrade.com” sitesinin tekrardan ülkemize, devletimize ve milletimize hayırlı olması dileğimi paylaşıyor ve yukarıda sayılan hizmetlerinde bütünsel bir yaklaşım ile ihracatçılarımızın hizmetine “farklılık oluşturarak” sunulmasını gönülden arzu ediyorum. 

Sitenin tüm üyelik paketleri yaklaşık bir ila iki ay içerisinde ihracatçı firmalarımızın hizmetinde olacağını düşünmekteyim. O zamana kadar firmalarımız ücretsiz olarak üye olup, ürün kataloglarını oluşturabilir ve uluslararası bilinirliklerini bu site kanalı ile artırabilirler.  Umarım ki o zamana kadar teşvik mekanizmasındaki aksaklıklar giderilip, firmalarımız bu hizmetlerden faydalanırken, aynı zamanda da teşviklerini alarak faydalanabilsinler. Bu sürece stratejik olarak bakılması ve stratejik bir şekilde de yürütülmesi gerektiğini düşünenlerdenim. 

SONUÇ: Fiziksel olarak gidemediğin yer senin değildir.  Sanal olarak gittiğin her yer de senin değildir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.