Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul
Günay, ''Doğrudan doğruya Anadolu'ya özgün, dünyanın başka bir
bölgesinde bulamayacağınız kültür merkezlerini, yerleşim merkezlerini
ayağa kaldırmak konusunda daha büyük bir kaynak ayıracağız ve daha
büyük bir seferberlik ilan ettiğimizi söyleyebilirim'' dedi.
Gazi Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Muharrem Tuna, heyet adına yaptığı konuşmada, zirvenin sonuçlarına ve alınan bazı önerilere ilişkin Bakan Günay'a bilgi verdi.
Tuna'yı dinledikten sonra konuşan Günay, Ankara'da ilk kez bu kapsamda bir toplantı yapıldığını ifade ederek, bunun Türkiye'nin turizme verdiği önemin bir göstergesi olduğunu söyledi.
Türkiye'nin mutfak kültürünü turizm sunumuna katmak istediklerini ifade eden Günay, şunları söyledi:
''Çok da fazla önemsenmeyen oysa ki büyük bir zenginlik olan mutfak kültürü Türkiye turizminin sunum ürünleri arasında yer alsın istiyoruz. Karadeniz'de, Güneydoğu'da, Akdeniz'de, Ege'de, İstanbul'da mutfak enstitüleri kurmak konusunda bir çalışmamız var. Bu yıl somutlaştırmaya çalışıyoruz.
Anadolu Selçuklular dönemine, yani bize özgü olan kültür varlıklarına, beylikler döneminin eserlerine ve yerleşimlerine de bu yıldan itibaren daha fazla katkı yapmak ve önem vermek konusunda yeni bir projemiz var. Şimdiye kadar bizim Divriği bilinen yerlerimizden biriydi, ihmal edilmişti. Son yıllarda önem vermeye başladık. Safranbolu gibi geleneksel sivil mimari yerleşimlerimiz var bunlara yenilerini katmaya çalışıyoruz.
Doğrudan doğruya Anadolu'ya özgün, dünyanın başka bir bölgesinde bulamayacağınız kültür merkezlerini, yerleşim merkezlerini ayağa kaldırmak konusunda daha büyük bir kaynak ayıracağımızı ve daha büyük bir seferberlik ilan ettiğimizi söyleyebilirim. Buralara önümüzdeki süreçte daha yoğun bir şekilde destek vereceğiz. Bu projelerin gerçekleşmesi konusunda yoğun çaba göstereceğiz.''
Son dönemlerde gezdiği Selçuklu yerleşimlerini biraz bakımsız gördüğünü anlatan Günay, ''Bu yıl bunlara kaynak ayıracağız. Divriği'ye yenilerini katacağız. Roma şehirlerinin yanı sıra Anadolu'daki Selçuklu, beylik ve Osmanlı yerleşimlerine daha büyük önem vererek Anadolu'daki bu kültür çeşitliliğini ortaya çıkaracağız'' dedi.
Kültür konusunda yapılan her türlü yatırımın Türkiye'ye çok ciddi gelir getireceğine inandığını vurgulayan Günay, sadece turizm açısından değil, Türkiye'nin toplam yaşam kalitesini yukarıya çekmek açısından bu çalışmaların önemli olduğunu belirtti.
-''Kültür turizmi ve başka alanlarda öne çıkan bir ülke olabiliriz''-
Türkiye'de turizmi yaygınlaştırmaya, çeşitlendirmeye çalıştıklarını vurgulayan Günay, zirvedeki konu başlıklarının son derece önemli olduğunu belirtti.
Türkiye'nin kitle turizmi ülkesi olduğuna dikkati çeken Günay, şöyle devam etti:
''Bizim doğal ve kültürel varlıklarımız bundan daha fazlasını yapabileceğimize dair işaretler veriyor. Biz kitle turizminden vazgeçmeden, bir kültür turizmi ve başka alanlarda da öne çıkan bir ülke olabiliriz.
Anadolu'nun kültür zenginliklerinin son derece önemli. Bunun Türkiye turizminin sunumunun içine katılması da marka değerini yükseltecek olan önemli bir varlık. Bu arkeolojiden yeme içmeye kadar çeşitli alanlara yayılan bir zenginliğe işaret ediyor. Bu kapsamda Türkiye'nin her yerinde bir duyarlılık oluşmaya başladı.''
-Göbeklitepe kazıları-
Toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Günay, ''Göbeklitepe kazılarına ilişkin eleştirilerin'' hatırlatılması üzerine, ''İrdeleme mevsimindeyiz. Orada bir Alman kazı heyeti çalışıyor. Göbeklitepe çok önemli bir yerleşim merkezi'' diye konuştu.
Göbeklitepe'de son 10 yıldır kazı çalışmalarının sürdüğünü belirten Günay, ''Geçen yıl orada bir heykel kaybedildi. Ben bir kazı heyetinin izlerini bulmuşken, onu çıkarmadan bir heykelin kaybına neden olmasını bağışlanmaz bir eksiklik olarak görüyorum. Bizim bu eleştirel tavrımızı bildikleri için de dijital medyada Göbeklitepe çok gündeme geldi. Orada kazı heyeti her üstüne düşeni yapıyormuş da biz yapmıyormuşuz gibi. Bizim kazılara son yıllarda verdiğimiz önem ortada'' dedi.
Yabancı kazı heyetlerinin üzerine aldığı sorumluluklar olduğunu hatırlatan Günay, sözlerini şöyle tamamladı:
''Dijital ortamda çok ustalıklı bir elektronik posta dalışıyor. Sanki Türkiye gereken önemi vermemiş gibi. Türkiye gereken önemi veriyor ama ülkemde kazı yapan her yabancı heyet Türkiye topraklarını kazdığını ve Türkiye'ye karşı yükümlülükleri olduğunu bilecek. Bunu ayrımsız söylüyorum, Türkler de dahil.
Bir Türk üniversitesi de topraklarımızda bir yeri kazıyorsa kendisine çok özel bir imtiyaz verildiğini, onun çok dikkatle yapılması gerektiğini bilecek ve ona göre çalışacak. İster Türk, ister yabancı. Bu özeni, önemi göstermiyorsa gereken kaynağı bulmak konusunda da gayret sarf etmiyorsa daha çok gayretle yapacak yeni üniversitelerimiz ve hocalarımız var. Biz de eskilerin emeğine teşekkür edip yenilerle yola devam edeceğiz. Böyle yaptığımız örnekler var çok güzel sonuçlar alıyoruz.''
Konuşmaların ardından heyettekiler Bakan Günay'a çini bir pano sundu ve birlikte fotoğraf çektirdi.
Gazi Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Muharrem Tuna, heyet adına yaptığı konuşmada, zirvenin sonuçlarına ve alınan bazı önerilere ilişkin Bakan Günay'a bilgi verdi.
Tuna'yı dinledikten sonra konuşan Günay, Ankara'da ilk kez bu kapsamda bir toplantı yapıldığını ifade ederek, bunun Türkiye'nin turizme verdiği önemin bir göstergesi olduğunu söyledi.
Türkiye'nin mutfak kültürünü turizm sunumuna katmak istediklerini ifade eden Günay, şunları söyledi:
''Çok da fazla önemsenmeyen oysa ki büyük bir zenginlik olan mutfak kültürü Türkiye turizminin sunum ürünleri arasında yer alsın istiyoruz. Karadeniz'de, Güneydoğu'da, Akdeniz'de, Ege'de, İstanbul'da mutfak enstitüleri kurmak konusunda bir çalışmamız var. Bu yıl somutlaştırmaya çalışıyoruz.
Anadolu Selçuklular dönemine, yani bize özgü olan kültür varlıklarına, beylikler döneminin eserlerine ve yerleşimlerine de bu yıldan itibaren daha fazla katkı yapmak ve önem vermek konusunda yeni bir projemiz var. Şimdiye kadar bizim Divriği bilinen yerlerimizden biriydi, ihmal edilmişti. Son yıllarda önem vermeye başladık. Safranbolu gibi geleneksel sivil mimari yerleşimlerimiz var bunlara yenilerini katmaya çalışıyoruz.
Doğrudan doğruya Anadolu'ya özgün, dünyanın başka bir bölgesinde bulamayacağınız kültür merkezlerini, yerleşim merkezlerini ayağa kaldırmak konusunda daha büyük bir kaynak ayıracağımızı ve daha büyük bir seferberlik ilan ettiğimizi söyleyebilirim. Buralara önümüzdeki süreçte daha yoğun bir şekilde destek vereceğiz. Bu projelerin gerçekleşmesi konusunda yoğun çaba göstereceğiz.''
Son dönemlerde gezdiği Selçuklu yerleşimlerini biraz bakımsız gördüğünü anlatan Günay, ''Bu yıl bunlara kaynak ayıracağız. Divriği'ye yenilerini katacağız. Roma şehirlerinin yanı sıra Anadolu'daki Selçuklu, beylik ve Osmanlı yerleşimlerine daha büyük önem vererek Anadolu'daki bu kültür çeşitliliğini ortaya çıkaracağız'' dedi.
Kültür konusunda yapılan her türlü yatırımın Türkiye'ye çok ciddi gelir getireceğine inandığını vurgulayan Günay, sadece turizm açısından değil, Türkiye'nin toplam yaşam kalitesini yukarıya çekmek açısından bu çalışmaların önemli olduğunu belirtti.
-''Kültür turizmi ve başka alanlarda öne çıkan bir ülke olabiliriz''-
Türkiye'de turizmi yaygınlaştırmaya, çeşitlendirmeye çalıştıklarını vurgulayan Günay, zirvedeki konu başlıklarının son derece önemli olduğunu belirtti.
Türkiye'nin kitle turizmi ülkesi olduğuna dikkati çeken Günay, şöyle devam etti:
''Bizim doğal ve kültürel varlıklarımız bundan daha fazlasını yapabileceğimize dair işaretler veriyor. Biz kitle turizminden vazgeçmeden, bir kültür turizmi ve başka alanlarda da öne çıkan bir ülke olabiliriz.
Anadolu'nun kültür zenginliklerinin son derece önemli. Bunun Türkiye turizminin sunumunun içine katılması da marka değerini yükseltecek olan önemli bir varlık. Bu arkeolojiden yeme içmeye kadar çeşitli alanlara yayılan bir zenginliğe işaret ediyor. Bu kapsamda Türkiye'nin her yerinde bir duyarlılık oluşmaya başladı.''
-Göbeklitepe kazıları-
Toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Günay, ''Göbeklitepe kazılarına ilişkin eleştirilerin'' hatırlatılması üzerine, ''İrdeleme mevsimindeyiz. Orada bir Alman kazı heyeti çalışıyor. Göbeklitepe çok önemli bir yerleşim merkezi'' diye konuştu.
Göbeklitepe'de son 10 yıldır kazı çalışmalarının sürdüğünü belirten Günay, ''Geçen yıl orada bir heykel kaybedildi. Ben bir kazı heyetinin izlerini bulmuşken, onu çıkarmadan bir heykelin kaybına neden olmasını bağışlanmaz bir eksiklik olarak görüyorum. Bizim bu eleştirel tavrımızı bildikleri için de dijital medyada Göbeklitepe çok gündeme geldi. Orada kazı heyeti her üstüne düşeni yapıyormuş da biz yapmıyormuşuz gibi. Bizim kazılara son yıllarda verdiğimiz önem ortada'' dedi.
Yabancı kazı heyetlerinin üzerine aldığı sorumluluklar olduğunu hatırlatan Günay, sözlerini şöyle tamamladı:
''Dijital ortamda çok ustalıklı bir elektronik posta dalışıyor. Sanki Türkiye gereken önemi vermemiş gibi. Türkiye gereken önemi veriyor ama ülkemde kazı yapan her yabancı heyet Türkiye topraklarını kazdığını ve Türkiye'ye karşı yükümlülükleri olduğunu bilecek. Bunu ayrımsız söylüyorum, Türkler de dahil.
Bir Türk üniversitesi de topraklarımızda bir yeri kazıyorsa kendisine çok özel bir imtiyaz verildiğini, onun çok dikkatle yapılması gerektiğini bilecek ve ona göre çalışacak. İster Türk, ister yabancı. Bu özeni, önemi göstermiyorsa gereken kaynağı bulmak konusunda da gayret sarf etmiyorsa daha çok gayretle yapacak yeni üniversitelerimiz ve hocalarımız var. Biz de eskilerin emeğine teşekkür edip yenilerle yola devam edeceğiz. Böyle yaptığımız örnekler var çok güzel sonuçlar alıyoruz.''
Konuşmaların ardından heyettekiler Bakan Günay'a çini bir pano sundu ve birlikte fotoğraf çektirdi.
AA
44 defa okundu...














BAYRAM MİRİK
YASEMİN ESLEM YILMAZ
İSMAİL ÖNGÖREN
MURAT GÖRMEN













