Aile Dernekleri Federasyonu Başkanı Muzaffer Büyük, yaptığı yazılı açıklamada önemli konulara değindi. Muzaffer Büyük, Allah’ın insan gönlüne yerleştirdiği en güzel duygulardan birinin sevgi olduğunu belirterek, “Bu sevgi yaratılış itibariyle az veya çok her insanda mutlaka vardır. Bu sevginin Rabbimizin bir hediyesi olduğunu idrak etmemiz ve kollarımızla birlikte gönlümüzü açarak yaşamamız gerekir. İnsanın hayatında sevginin etkisi ve yerini görmesi ona emek vermesi ve diri tutması gerekir. Sevgi herkese lazım olan yeryüzünün en güzel duygularından biridir. Sevme iki kişilik bir eylemdir. Sevildiğini duymak bir ihtiyaçtır. Psikologlar sevildiğini hissetmenin insanın birinci derece duygusal ihtiyacı olduğuna dikkat çekerler. Sevgiyi hayatının birinci planına alanlar, eşleriyle birlikte mutlu olmayı hedefe koyarlar. Sevgide vermeden alma yoktur. Sevgi önce verilir sonra alınır. Birbirini seven iki insan için evlilik sevgiyi artıran bir yoldur” dedi.
SEVMEK FEDAKÂRLIK İSTER
“Sevgi, ancak sevmekle kazanılabilir. Sevmek ise fedakârlık ister” diyen Büyük, “Bu fedakârlığın karşılığının da ebedi hayatta alınacağı inancı fedakârlığa verilen emeğin boşa gitmeyeceğine delildir. Hiç şüphesiz ebedi mutluluk bitmeyen bir sermaye olan sevgi ile mümkündür. Dünyada Allah için olmayan her işin sonu hüsrandır. Bu dünyada iki tarafın mutluluğunu da sevgi ile elde edebiliriz. Sahip olduğumuz değerlerin kusurlarını arayıp dışlamak yerine onları olduğu gibi kabul edip kucaklamalıyız. Bunun anahtarı insanın hayatından memnun olması ve etrafındakilere sevgi ve mutluluk vererek yaşamasıdır. Kendindeki güzellikleri fark etmesidir. Mutlu olmamız dünyevi sıkıntıları düşünüp yük kabul etmek yerine, sahip olduğumuz güzel nimetleri düşünerek şükretmemize bağlıdır” ifadelerini kullandı.
ŞİKAYET EDEREK MUTLU OLUNMAZ
Hakiki mutluluğun Allah’tan gelen her şeye razı olmak ve Allah tarafından sevilmek olduğunu kaydeden Büyük, “Allah ile huzura kavuşanlar öyle bir kuvvet ve özellik kazanır ki, kendini sevmeyeni sever, gelmeyene gider, haksızlık edeni affeder, vermeyene verir. Hakiki mutlulukta eşler, birbirlerini sevmedeki ilahi ölçüyü, birbirlerini niçin seveceklerini ve sevgilerinin kimin hesabına olacağını bilirler. Genelde bizler peşin ücrete, çilesiz saadete talip oluyoruz. Farkında olmadığımız şey; bizler cennette değil dünyada yaşıyoruz. Dünyada zahmetsiz rahmet, kışsız bahar olmaz. Çünkü zahmet rahatta, rahat zahmettedir. İnsan dünyada sürekli olan arzularının yönünü, ebedi hayatı da düşünerek, mutluluk yurdunu da hesaba katması gerekir. O zaman dünyadaki her şeyin fani ebedi hayattaki her şeyin baki olduğunu düşünür. Sevgi iki tarafı da mutlu edecek dozda olmalıdır” diye konuştu. Mutlu evlilik için eşlerin fedakârlık yapması gerektiğini ifade eden Muzaffer Büyük, şunları söyledi: “Hakkın taksiminde evlenen çiftler birbirinin nasibidir. Bu, Allah’ın ilminde kesinleşmiş bir takdirdir. Evlenen eşler birbirlerinden razı olurlarsa dünya ve ahirette rahat ederler. Vefakârların Allah yanında ödülleri vardır. Eşler, birbirlerine karşı vefakâr olurlarsa ödüle layık olurlar. Her insanın gönlüne girilebilecek bir kapı mutlaka vardır. Yeter ki o kapıyı ve açma yolunu bilelim. Evlilikte ortak çaba harcanmadıkça mutluluktan söz edilemez. Unutmayalım ki her güzel şey zorluğu da beraberinde getirir. Hiçbir mutluluk, emeksiz elde edilemez. Hiçbir saadet eşlerin kucağına düşmez. Eşler her zaman daha da mutlu olma yollarını aramalıdırlar.”
HABER MERKEZİ
SEVMEK FEDAKÂRLIK İSTER
“Sevgi, ancak sevmekle kazanılabilir. Sevmek ise fedakârlık ister” diyen Büyük, “Bu fedakârlığın karşılığının da ebedi hayatta alınacağı inancı fedakârlığa verilen emeğin boşa gitmeyeceğine delildir. Hiç şüphesiz ebedi mutluluk bitmeyen bir sermaye olan sevgi ile mümkündür. Dünyada Allah için olmayan her işin sonu hüsrandır. Bu dünyada iki tarafın mutluluğunu da sevgi ile elde edebiliriz. Sahip olduğumuz değerlerin kusurlarını arayıp dışlamak yerine onları olduğu gibi kabul edip kucaklamalıyız. Bunun anahtarı insanın hayatından memnun olması ve etrafındakilere sevgi ve mutluluk vererek yaşamasıdır. Kendindeki güzellikleri fark etmesidir. Mutlu olmamız dünyevi sıkıntıları düşünüp yük kabul etmek yerine, sahip olduğumuz güzel nimetleri düşünerek şükretmemize bağlıdır” ifadelerini kullandı.
ŞİKAYET EDEREK MUTLU OLUNMAZ
Hakiki mutluluğun Allah’tan gelen her şeye razı olmak ve Allah tarafından sevilmek olduğunu kaydeden Büyük, “Allah ile huzura kavuşanlar öyle bir kuvvet ve özellik kazanır ki, kendini sevmeyeni sever, gelmeyene gider, haksızlık edeni affeder, vermeyene verir. Hakiki mutlulukta eşler, birbirlerini sevmedeki ilahi ölçüyü, birbirlerini niçin seveceklerini ve sevgilerinin kimin hesabına olacağını bilirler. Genelde bizler peşin ücrete, çilesiz saadete talip oluyoruz. Farkında olmadığımız şey; bizler cennette değil dünyada yaşıyoruz. Dünyada zahmetsiz rahmet, kışsız bahar olmaz. Çünkü zahmet rahatta, rahat zahmettedir. İnsan dünyada sürekli olan arzularının yönünü, ebedi hayatı da düşünerek, mutluluk yurdunu da hesaba katması gerekir. O zaman dünyadaki her şeyin fani ebedi hayattaki her şeyin baki olduğunu düşünür. Sevgi iki tarafı da mutlu edecek dozda olmalıdır” diye konuştu. Mutlu evlilik için eşlerin fedakârlık yapması gerektiğini ifade eden Muzaffer Büyük, şunları söyledi: “Hakkın taksiminde evlenen çiftler birbirinin nasibidir. Bu, Allah’ın ilminde kesinleşmiş bir takdirdir. Evlenen eşler birbirlerinden razı olurlarsa dünya ve ahirette rahat ederler. Vefakârların Allah yanında ödülleri vardır. Eşler, birbirlerine karşı vefakâr olurlarsa ödüle layık olurlar. Her insanın gönlüne girilebilecek bir kapı mutlaka vardır. Yeter ki o kapıyı ve açma yolunu bilelim. Evlilikte ortak çaba harcanmadıkça mutluluktan söz edilemez. Unutmayalım ki her güzel şey zorluğu da beraberinde getirir. Hiçbir mutluluk, emeksiz elde edilemez. Hiçbir saadet eşlerin kucağına düşmez. Eşler her zaman daha da mutlu olma yollarını aramalıdırlar.”
HABER MERKEZİ
105 defa okundu...














BAYRAM MİRİK
YASEMİN ESLEM YILMAZ
İSMAİL ÖNGÖREN
MURAT GÖRMEN













