Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Konya İl Kadın Kolları Başkanı Sabiha Akın, kadın kolları üyeleriyle birlikte düzenlediği basın toplantısında, kadının her yerde şiddete maruz kaldığını belirterek, ‘Kadın ve Aile Bireylerinin Şiddetten Korunması’na dair yasa taslağı hazırlanarak Bakanlar Kurulu'na sunuldu. Bugün yarın yasalaşmak üzere... Taslağın, şiddetten kimlerin korunacağına ilişkin maddesinden "yakın ilişki içinde yaşayanlar" ifadesi çıkartıldı. Yasa taslağının, kimlerin şiddetten korunacağını düzenleyen "Amaç ve Kapsam" bölümündeki 1'inci maddesinde yer alan, "Kanun, şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan; kadınların, çocukların, eşlerin, nişanlıların, yakın ilişki içinde yaşayanların, nişanlılık veya evlilik birliği ya da beraberliği herhangi bir sebeple sona ermiş olan bireylerin veya diğer aile bireylerinin, tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması ve şiddetin önlenmesi amacıyla alınacak tedbirlere ilişkin usul ve esasları kapsar" ifadesinde değişikliğe gidildi. Başbakanlık aracılığıyla geri gönderilen taslağın, yanlış yorumlanabilir gerekçesi ile ‘yakın ilişki içinde yaşayanları’ kapsamaması gerektiği belirtildi. Böylece evlilik birlikteliği olmadan beraber yaşayan kadın şiddet görürse, yasa kapsamında korunmayacak. Yasa, yalnızca "resmi nikâhlı evliler, boşananlar ve nişanlılar" için geçerli olacak” dedi.
Sabiha Akın, yasanın diğer kadınların nasıl korunacağına dair kısmının yetersizliğine dikkat çekerek bu konuda şunları söyledi: “Peki ya diğer kadınlar korunmayacak mı? Birlikte yaşadığı adam, arkadaşı, sevgilisi, komşusu, iş arkadaşı tarafından şiddete maruz kalan veya tehdit altında olan kadın ne olacak? Bu durumu anlayabilmek gerçekten güç! Kadına şiddet sadece "resmi" yakınları tarafından mı uygulanır? Sadece aile içinde mi var? Soruyorum sizlere Siz resmi nikahlı veya boşandığı kocası ya da nişanlısı haricinde şiddete ya da tehdide uğrayan kadın duymadınız mı, tanımadınız mı? Şiddetten korunmak için mutlaka, resmi ilişki içinde, olmak mı gerek? Örneğin, Bir erkekle ilişki yaşamayı reddettiğinden dolayı şiddete uğrayan kadınlar ne olacak? Şiddet tehdidi alan veya şiddete uğrayan kadının ilişkisini mi sorgulayacağız önce, resmi midir değil midir diye? Bu yasayı hazırlayanlar bu ülkenin gerçeklerinin farkında değiller mi? Nerede, hangi toplum düzeninde yaşıyorlar? Yasalar; ülke gerçekleri göz önünde bulundurularak, eksiksiz ve net anlaşılabilir şekilde yapılmalı ve yoruma imkan tanımamalıdır. Aksi halde bu konuda yaşanacak kargaşa toplum huzuru üzerinde önemli tahribat yaratacaktır. Yasa taslağı elbette olumlu noktalar da içeriyor.
Örneğin: Eşine veya çocuklarına şiddet uygulayan erkekler, hem zorunlu ruhsal tedavi alacak hem de işsizse meslek edindirme gibi kurslara yönlendirilecek. Şiddet uygulayan ya da uygulama ihtimali bulunan birey evden uzaklaştırılacak ve müşterek konut mağdura tahsis edilecek. Mağdurun hayati tehlikesinin bulunması halinde kimliği de değiştirilecek. Yargıç, şiddet uygulayan kişinin elektronik sistemle takibine karar verebilecek. Ayrıca mağdur kadınlara da "panik kolyesi" sistemi getirilecek. İyi, güzel de yasa taslağının önemli eksiklikleri, belirsizliği, gerçeklerden uzak hali bizleri öylesine tıkadı ki, güzel yanları için memnuniyet duymaya halimiz kalmadı” şeklinde konuştu.
HABER MERKEZİ
Sabiha Akın, yasanın diğer kadınların nasıl korunacağına dair kısmının yetersizliğine dikkat çekerek bu konuda şunları söyledi: “Peki ya diğer kadınlar korunmayacak mı? Birlikte yaşadığı adam, arkadaşı, sevgilisi, komşusu, iş arkadaşı tarafından şiddete maruz kalan veya tehdit altında olan kadın ne olacak? Bu durumu anlayabilmek gerçekten güç! Kadına şiddet sadece "resmi" yakınları tarafından mı uygulanır? Sadece aile içinde mi var? Soruyorum sizlere Siz resmi nikahlı veya boşandığı kocası ya da nişanlısı haricinde şiddete ya da tehdide uğrayan kadın duymadınız mı, tanımadınız mı? Şiddetten korunmak için mutlaka, resmi ilişki içinde, olmak mı gerek? Örneğin, Bir erkekle ilişki yaşamayı reddettiğinden dolayı şiddete uğrayan kadınlar ne olacak? Şiddet tehdidi alan veya şiddete uğrayan kadının ilişkisini mi sorgulayacağız önce, resmi midir değil midir diye? Bu yasayı hazırlayanlar bu ülkenin gerçeklerinin farkında değiller mi? Nerede, hangi toplum düzeninde yaşıyorlar? Yasalar; ülke gerçekleri göz önünde bulundurularak, eksiksiz ve net anlaşılabilir şekilde yapılmalı ve yoruma imkan tanımamalıdır. Aksi halde bu konuda yaşanacak kargaşa toplum huzuru üzerinde önemli tahribat yaratacaktır. Yasa taslağı elbette olumlu noktalar da içeriyor.
Örneğin: Eşine veya çocuklarına şiddet uygulayan erkekler, hem zorunlu ruhsal tedavi alacak hem de işsizse meslek edindirme gibi kurslara yönlendirilecek. Şiddet uygulayan ya da uygulama ihtimali bulunan birey evden uzaklaştırılacak ve müşterek konut mağdura tahsis edilecek. Mağdurun hayati tehlikesinin bulunması halinde kimliği de değiştirilecek. Yargıç, şiddet uygulayan kişinin elektronik sistemle takibine karar verebilecek. Ayrıca mağdur kadınlara da "panik kolyesi" sistemi getirilecek. İyi, güzel de yasa taslağının önemli eksiklikleri, belirsizliği, gerçeklerden uzak hali bizleri öylesine tıkadı ki, güzel yanları için memnuniyet duymaya halimiz kalmadı” şeklinde konuştu.
HABER MERKEZİ
164 defa okundu...














YASEMİN ESLEM YILMAZ
İSMAİL ÖNGÖREN
MURAT GÖRMEN
ŞENAY HOCA













