***Son zamanlarda Türkiye’de ve özellikle dünyada sık sık depremler meydana gelmeye başladı bu depremler hakkında ne söyleyebilirsiniz?
Dünyada depremler sürekli olarak devam ediyor. Görünen zaman dediğimiz 570 bin yıllık dönem içerisinde meydana gelen büyük depremler sonrası Dünya şu anki görümünü geldi. Mesela Afrika ile Amerika kıtası birbirinden, Kıbrıs Türkiye’den ayrılarak şu anki görümüne gelmiş bu örnekleri çoğalta biliriz. Günümüze geldiğimiz zaman bu ayrılmalar sırasında meydana gelen çatlaklar ve enerji meydana geliyor günümüzde bu biriken enerji birden hareketlenerek sarsılmalar dediğimiz depremler meydana geliyor. Bu çatlarların büyük olduğu Şili, Endonezya ve Japonya bölgeleri dediğimiz Pasifik Okyanusu üzerinde dönem dönem büyük derecede sarsıntılar meydana geliyor. Türkiye’ye gelirsek bu büyük fay hatları çok şükür ülkemizde yok. Türkiye’de levha için dediğimiz depremler meydana geliyor. Türkiye’de Kuzey Anadolu fay hattı var bu hat iki kola ayrılıyor biri Erzincan bölgesinden batıya doğru Amasra, Zonguldak’ın güneyi, Kocaeli ve İstanbul’dan, Marmara’ya ulaşıyor. Diğeri Erzincan bölgesinden güney doğru İskenderun Körfezine kadar ulaşan fay hattı mevcut. Bu fay hatları genç oldukları için sarsıntılar çok oluyor. Bu sarsıntılar sırasında arada kalan bölge, topraklar Ege Denizine doğru kayma meydana geliyor. Son yaşadığımız Elazığ depremi bu deprem beklediğimiz depremdi. Maalesef yine kayıplarla karşılaştık. Burada beklediğimiz derken ne zaman olacağını bilemiyorsunuz. Sadece bilimsel çalışmalar sonrasında bu bölgede, bu fay hattında deprem olacağını tahmin edebiliyorsunuz ama bu depremin net olarak ne zaman olacağını kestiremezsiniz. Çalışmalar sonrasında deprem olabilecek yerler için sismik boşluk denir. Mesela 1999 yılı Kocaeli depreminde uzun süredir deprem olmamıştı orada yapılan çalışmalar sonrasında deprem olacak diye tahmin ediliyordu. Bu depremde Türkiye çok kayıp verdi maalesef.
***Deprem konusunda Konya hakkında neler söyleyebilirsiniz? Konya, ciddi bir deprem riski altında mı?
Konya, Kütahya Bolkar Dağı kuşağı üzerinde bu kuşak üzerinde küçük çapta fay hattı mevcut. Bu kuşak üzerinde birkaç tane deprem meydana geldi mesela Dinar’da oldu. Bu fay hattın bir kolu da Ilgın üzerinden Konya’ya geliyor. Konya’da, Bosna Mahallesinden, Selçuk Üniversitesi’ne, Beşyüz Evlerden, Meram Bölgesine doğru devam ediyor. Bu hattın uzunluğu 50 kilometre. Yapılan çalışmalar sonrasında bu fay hattı üzerinde de sismik boşluk tespit edildi küçük çapta deprem bekleniyordu bunu beklenti 2009’un eylül ayında küçük çaplı sarsıntıyla görüldü 4.7 şiddetinde depremdi bu sarsıntı. Konya’nın son 100 yıllık tektonik tarihine baktığımızda bu tarz yani 4’ün üzerinde olan deprem sayısı çok az. Birçok ülkede deprem olarak bile algılanmıyor bu derecedeki sarsıntılar. Küçük çaplı depremler her zaman olabilir insanlarımız buna hazırlıklı olması gerekir. Ama deprem Konya’da olağan bir durum olmadığı için sosyal sarsıntı meydana getiriyor. Birde belirtmekte yarar var Konya’da oluşacak olan deprem büyük çapta olmaz küçük boyutlarda meydana gelir. Konya’da geçen eylül ayında meydana gelen deprem yeryüzüne yakın yerde oluştuğu için hissedilmesi daha fazla oldu.
***Konya halkının deprem konusunda bilgileri ne derece? Konyalılar olası bir depreme hazırlıklı mı?
Öncelikle depremin kimliğini meydana koymak lazım. Deprem ne yapar, insanları ne derece etkiler, insanlar bu konuda neler yapmalıdır bunlara bakmak gerekir. Öncelikle deprem olağan bir şey yağmur, rüzgâr, kar gibi bunu bu şekilde algılamamız gerekir. Deprem insanı öldürmez bizim önlemsizliğimizden dolayı maalesef ölümler meydana geliyor. İnsanlar doğal afetlere karşı önlem almazlarsa ölüm kayıpları her zaman olur mesela İstanbul’da meydana gelen sel faciasından olduğu gibi Türkiye’nin en gelişmiş yerinde önlem alınmadığı için yağmur can aldı depremde bunun gibi önlemi alınmazsa kayıplar meydana geliyor. İnsanların deprem konusunda bilgileri ve deprem sırasında yapmaları gerekenler konusunda sıkıntılar var. Türk insanı çabuk unutuyor yaşananları. İnsanlarımız hala deprem sırasında neler yapması gerek konusunda bilgisi az. Öğrendiğini de çabuk unutuyor. Öncelikle insanlar depremi yaşamlarına yerleştirmeli her an olabilir vaziyette önlemini almalıdır. Deprem olmayacak bir bölge yok Türkiye’de bunu insanlar iyi öğrenmelidir. Türkiye’nin en az deprem bölgesi Konya burada da oldu deprem her taraftadır. Halka yönelik bilgilendirme çalışmaları yapılıyor dönem dönem ama insanlar kendileri araştırmalı neler yapacağını kendisi önceden belirlemelidir. İnsanlar deprem sırasında kaçmayı düşünüyor kaçmak çözüm değildir. Deprem sırasında neler yapılması hakkında bu konuda ilköğretim ve liselerde öğrencilere yönelik tatbikatlar yaptırılarak ve bilgilendirici videolar seyrettiriliyor. Aileler içinde el kitapçıkları yaptırıyoruz ama insanlarımız okumayı sevmedikleri için çok faydası olmuyor. İnsanımız okumadıkları için televizyonlar depreme yönelik kısa filmlerle neler yapılmasına yönelik tedbirler gösterile bilir.
***Yerel yönetimler deprem sırasında kayıpları en aza indirgemesi için neler yapmalıdır?
Öncelikle kayıplarımız insan canı olmaması gerekir. Buna dikkat çekilmeli yerel yönetimler doğal afetlerde zararı en aza indirgemesi için köyden kente göç eden insanları gelişi güzel şehre yerleşmesini önlemelidir. Yöneticiler, jeoloji mühendislerine şehrin alt yapı özelliklerini inceletmeli çıkan sonuca göre yerleşime uygun yerleri belirlemelidir. İnsanlara da bu uygun yerlere ev yapabilirsiniz izni vermelidir. Şehir yapılanmasında gelişi güzel yapılanma olmamalıdır bu her açıdan önemlidir. İnsanlar tarafından yapılacak olan evlere de kriter getirmeli depreme dayanıklı olmak şartıyla izin verilmeli, ev yapını inceletmelidir. Bu çalışmalar Konya’da 1999 Kocaeli Depreminden sonra yapılması zorunla hale getirilmesine rağmen ancak 2004 yılından sonra çalışmalar başlanmıştır. Yerel yönetim yerleşim yerlerine yönelik çalışmadan hariç şu an mevcut bulunan evlere yönelik incelemeler yapılmalıdır depreme dayanıklımı diye. Yapılan çalışmalar sonrasında çıkan sonuca göre gereken binalar yıkılmalı, gereken yapılara ise güçlendirici takviyeler yapılmalıdır. Konya’da çok katlı yapılanmalar var ama son dönemde yapılan yapılar depreme yönelik korumalara, kriterler göz önüne alınmış ona göre yapılmıştır. 1999 depreminde sonra yürürlüğe konan deprem kriterlerine uygun binalar yapılmalı uygulaması ve Konya için 2004 Zümrüt Apartmanı’nın yıkılmasından sonra belirlenen kriterler sonrasında yapılan binalar depreme daha dayanıklı olarak yapılmıştır. Ama deprem neler getireceği belli değil. Her şeye rağmen çok katlı binalar uygun değildir.
***Deprem konusunda bilim adamları tarafından farklı farklı fikirler, görüşler ortaya atılıyor. Bu durum halk arasında panik havası yaşatmıyor mu?
Bilim adamları yapılan çalışmalar sonrasında şahsi fikirler, yorumlar ortaya atıyor. Bilim adamlarının bu yaptıkları doğru değil hiçbir depremin olacağı kesin değildir. Bunun yapılması toplumda panik havası yaşatması olumsuz bir durum ama vatandaşlar her zaman depreme hazırlıklı olmalıdır. Bu yapılan açıklamaları bu şekilde algılanması iyi olur. Bilim adamlarının yaptığı bu yorumların yerine halkın deprem sırasında neler yapması gerektiğini söylemeliler.
***Yaşanan depremlerden insanlar ders alıyor mu?
Biz maalesef çabuk unutan bir milletiz. Yaşanan toplumsal olaylar meydana gelir birkaç gün gündemimizde olur. Medya haber yapmayı bırakırsa gündemimizden düşer. Mesela yakın zamanda olan olaylara bakalım İstanbul’da, Giresun’da meydana gelen sellere bakalım maalesef yaşananları, kayıplarımızı hemen unuttuk. Bu sebeplerden dolayı yaşananlardan ders almıyoruz. Doğal afet sırasında neler yapılmasını da çabuk unutuyoruz.
***Hastaneler, güvenlik kurumları olası roğal afetlere depreme hazırlıklı mı?
Konya’da bu hazırlığı görmek zor. Konya’da az bir yağış olduğunda Numune Hastanesi’nin bazı bölgeleri sulara altında kalıyor kendi mağdur, zor durumda kalıyor. Bu yerin olası afetlerde ne dereceye geleceğini düşünemiyorum. Bırakın hazırlıklı olmayı.
***Fetullah Arık kimdir?
Selçuk Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Fetullah Arık, 9 yıl Jeoloji Mühendisler Odası Konya Şubesi’nde çeşitli kademelerinde görev yaptı. Jeoloji Mühendisler Odası Konya Şube başkanlığını yapan Yrd. Doç. Dr. Arık, Evli 1 çocuk babası.
RÖPORTAJ: Mustafa Akça
Dünyada depremler sürekli olarak devam ediyor. Görünen zaman dediğimiz 570 bin yıllık dönem içerisinde meydana gelen büyük depremler sonrası Dünya şu anki görümünü geldi. Mesela Afrika ile Amerika kıtası birbirinden, Kıbrıs Türkiye’den ayrılarak şu anki görümüne gelmiş bu örnekleri çoğalta biliriz. Günümüze geldiğimiz zaman bu ayrılmalar sırasında meydana gelen çatlaklar ve enerji meydana geliyor günümüzde bu biriken enerji birden hareketlenerek sarsılmalar dediğimiz depremler meydana geliyor. Bu çatlarların büyük olduğu Şili, Endonezya ve Japonya bölgeleri dediğimiz Pasifik Okyanusu üzerinde dönem dönem büyük derecede sarsıntılar meydana geliyor. Türkiye’ye gelirsek bu büyük fay hatları çok şükür ülkemizde yok. Türkiye’de levha için dediğimiz depremler meydana geliyor. Türkiye’de Kuzey Anadolu fay hattı var bu hat iki kola ayrılıyor biri Erzincan bölgesinden batıya doğru Amasra, Zonguldak’ın güneyi, Kocaeli ve İstanbul’dan, Marmara’ya ulaşıyor. Diğeri Erzincan bölgesinden güney doğru İskenderun Körfezine kadar ulaşan fay hattı mevcut. Bu fay hatları genç oldukları için sarsıntılar çok oluyor. Bu sarsıntılar sırasında arada kalan bölge, topraklar Ege Denizine doğru kayma meydana geliyor. Son yaşadığımız Elazığ depremi bu deprem beklediğimiz depremdi. Maalesef yine kayıplarla karşılaştık. Burada beklediğimiz derken ne zaman olacağını bilemiyorsunuz. Sadece bilimsel çalışmalar sonrasında bu bölgede, bu fay hattında deprem olacağını tahmin edebiliyorsunuz ama bu depremin net olarak ne zaman olacağını kestiremezsiniz. Çalışmalar sonrasında deprem olabilecek yerler için sismik boşluk denir. Mesela 1999 yılı Kocaeli depreminde uzun süredir deprem olmamıştı orada yapılan çalışmalar sonrasında deprem olacak diye tahmin ediliyordu. Bu depremde Türkiye çok kayıp verdi maalesef.
***Deprem konusunda Konya hakkında neler söyleyebilirsiniz? Konya, ciddi bir deprem riski altında mı?
Konya, Kütahya Bolkar Dağı kuşağı üzerinde bu kuşak üzerinde küçük çapta fay hattı mevcut. Bu kuşak üzerinde birkaç tane deprem meydana geldi mesela Dinar’da oldu. Bu fay hattın bir kolu da Ilgın üzerinden Konya’ya geliyor. Konya’da, Bosna Mahallesinden, Selçuk Üniversitesi’ne, Beşyüz Evlerden, Meram Bölgesine doğru devam ediyor. Bu hattın uzunluğu 50 kilometre. Yapılan çalışmalar sonrasında bu fay hattı üzerinde de sismik boşluk tespit edildi küçük çapta deprem bekleniyordu bunu beklenti 2009’un eylül ayında küçük çaplı sarsıntıyla görüldü 4.7 şiddetinde depremdi bu sarsıntı. Konya’nın son 100 yıllık tektonik tarihine baktığımızda bu tarz yani 4’ün üzerinde olan deprem sayısı çok az. Birçok ülkede deprem olarak bile algılanmıyor bu derecedeki sarsıntılar. Küçük çaplı depremler her zaman olabilir insanlarımız buna hazırlıklı olması gerekir. Ama deprem Konya’da olağan bir durum olmadığı için sosyal sarsıntı meydana getiriyor. Birde belirtmekte yarar var Konya’da oluşacak olan deprem büyük çapta olmaz küçük boyutlarda meydana gelir. Konya’da geçen eylül ayında meydana gelen deprem yeryüzüne yakın yerde oluştuğu için hissedilmesi daha fazla oldu.
***Konya halkının deprem konusunda bilgileri ne derece? Konyalılar olası bir depreme hazırlıklı mı?
Öncelikle depremin kimliğini meydana koymak lazım. Deprem ne yapar, insanları ne derece etkiler, insanlar bu konuda neler yapmalıdır bunlara bakmak gerekir. Öncelikle deprem olağan bir şey yağmur, rüzgâr, kar gibi bunu bu şekilde algılamamız gerekir. Deprem insanı öldürmez bizim önlemsizliğimizden dolayı maalesef ölümler meydana geliyor. İnsanlar doğal afetlere karşı önlem almazlarsa ölüm kayıpları her zaman olur mesela İstanbul’da meydana gelen sel faciasından olduğu gibi Türkiye’nin en gelişmiş yerinde önlem alınmadığı için yağmur can aldı depremde bunun gibi önlemi alınmazsa kayıplar meydana geliyor. İnsanların deprem konusunda bilgileri ve deprem sırasında yapmaları gerekenler konusunda sıkıntılar var. Türk insanı çabuk unutuyor yaşananları. İnsanlarımız hala deprem sırasında neler yapması gerek konusunda bilgisi az. Öğrendiğini de çabuk unutuyor. Öncelikle insanlar depremi yaşamlarına yerleştirmeli her an olabilir vaziyette önlemini almalıdır. Deprem olmayacak bir bölge yok Türkiye’de bunu insanlar iyi öğrenmelidir. Türkiye’nin en az deprem bölgesi Konya burada da oldu deprem her taraftadır. Halka yönelik bilgilendirme çalışmaları yapılıyor dönem dönem ama insanlar kendileri araştırmalı neler yapacağını kendisi önceden belirlemelidir. İnsanlar deprem sırasında kaçmayı düşünüyor kaçmak çözüm değildir. Deprem sırasında neler yapılması hakkında bu konuda ilköğretim ve liselerde öğrencilere yönelik tatbikatlar yaptırılarak ve bilgilendirici videolar seyrettiriliyor. Aileler içinde el kitapçıkları yaptırıyoruz ama insanlarımız okumayı sevmedikleri için çok faydası olmuyor. İnsanımız okumadıkları için televizyonlar depreme yönelik kısa filmlerle neler yapılmasına yönelik tedbirler gösterile bilir.
***Yerel yönetimler deprem sırasında kayıpları en aza indirgemesi için neler yapmalıdır?
Öncelikle kayıplarımız insan canı olmaması gerekir. Buna dikkat çekilmeli yerel yönetimler doğal afetlerde zararı en aza indirgemesi için köyden kente göç eden insanları gelişi güzel şehre yerleşmesini önlemelidir. Yöneticiler, jeoloji mühendislerine şehrin alt yapı özelliklerini inceletmeli çıkan sonuca göre yerleşime uygun yerleri belirlemelidir. İnsanlara da bu uygun yerlere ev yapabilirsiniz izni vermelidir. Şehir yapılanmasında gelişi güzel yapılanma olmamalıdır bu her açıdan önemlidir. İnsanlar tarafından yapılacak olan evlere de kriter getirmeli depreme dayanıklı olmak şartıyla izin verilmeli, ev yapını inceletmelidir. Bu çalışmalar Konya’da 1999 Kocaeli Depreminden sonra yapılması zorunla hale getirilmesine rağmen ancak 2004 yılından sonra çalışmalar başlanmıştır. Yerel yönetim yerleşim yerlerine yönelik çalışmadan hariç şu an mevcut bulunan evlere yönelik incelemeler yapılmalıdır depreme dayanıklımı diye. Yapılan çalışmalar sonrasında çıkan sonuca göre gereken binalar yıkılmalı, gereken yapılara ise güçlendirici takviyeler yapılmalıdır. Konya’da çok katlı yapılanmalar var ama son dönemde yapılan yapılar depreme yönelik korumalara, kriterler göz önüne alınmış ona göre yapılmıştır. 1999 depreminde sonra yürürlüğe konan deprem kriterlerine uygun binalar yapılmalı uygulaması ve Konya için 2004 Zümrüt Apartmanı’nın yıkılmasından sonra belirlenen kriterler sonrasında yapılan binalar depreme daha dayanıklı olarak yapılmıştır. Ama deprem neler getireceği belli değil. Her şeye rağmen çok katlı binalar uygun değildir.
***Deprem konusunda bilim adamları tarafından farklı farklı fikirler, görüşler ortaya atılıyor. Bu durum halk arasında panik havası yaşatmıyor mu?
Bilim adamları yapılan çalışmalar sonrasında şahsi fikirler, yorumlar ortaya atıyor. Bilim adamlarının bu yaptıkları doğru değil hiçbir depremin olacağı kesin değildir. Bunun yapılması toplumda panik havası yaşatması olumsuz bir durum ama vatandaşlar her zaman depreme hazırlıklı olmalıdır. Bu yapılan açıklamaları bu şekilde algılanması iyi olur. Bilim adamlarının yaptığı bu yorumların yerine halkın deprem sırasında neler yapması gerektiğini söylemeliler.
***Yaşanan depremlerden insanlar ders alıyor mu?
Biz maalesef çabuk unutan bir milletiz. Yaşanan toplumsal olaylar meydana gelir birkaç gün gündemimizde olur. Medya haber yapmayı bırakırsa gündemimizden düşer. Mesela yakın zamanda olan olaylara bakalım İstanbul’da, Giresun’da meydana gelen sellere bakalım maalesef yaşananları, kayıplarımızı hemen unuttuk. Bu sebeplerden dolayı yaşananlardan ders almıyoruz. Doğal afet sırasında neler yapılmasını da çabuk unutuyoruz.
***Hastaneler, güvenlik kurumları olası roğal afetlere depreme hazırlıklı mı?
Konya’da bu hazırlığı görmek zor. Konya’da az bir yağış olduğunda Numune Hastanesi’nin bazı bölgeleri sulara altında kalıyor kendi mağdur, zor durumda kalıyor. Bu yerin olası afetlerde ne dereceye geleceğini düşünemiyorum. Bırakın hazırlıklı olmayı.
***Fetullah Arık kimdir?
Selçuk Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Fetullah Arık, 9 yıl Jeoloji Mühendisler Odası Konya Şubesi’nde çeşitli kademelerinde görev yaptı. Jeoloji Mühendisler Odası Konya Şube başkanlığını yapan Yrd. Doç. Dr. Arık, Evli 1 çocuk babası.
RÖPORTAJ: Mustafa Akça
2587 defa okundu...














MURAT GÖRMEN
ŞENAY HOCA
MERVE KOÇ
YASEMİN ESLEM YILMAZ











