Dünyanın çeşitli yerlerinde bulunan kütüphanelerle protokoller imzalayan Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi, bilgi paylaşımında bulunarak elinde bulunmayan eserlerin dijital kopyalarını getirterek, bölgenin ilim üssü ve araştırmacıların en çok ziyaret ettiği kütüphane haline gelecek. Kütüphanede 110 bin civarında eserin aslı, 150 bin eserinde kopyalarının bulunduğunu belirten Konya Bölge Yazma Eserleri Kütüphanesi Müdürü Bekir Şahin, “Kütüphane olarak ecdadımızın, Osmanlı Devleti’nin gitti her yere gitmek ve ecdadımızla ilgili bulunan tüm eserlere ulaşmak hedeflerinin olduğunu. Bu doğrultuda, Dubai Cuma El Macit Kültür Merkezi ve Rodos Hafız Ahmet Ağa Kütüphanesi’ne gidildiğini buradaki eserlerin kopyalarının alınarak Türkiye’ye kazandırıldı. Ayrıca Yemen, Hindistan ve Pakistan gibi ülkelerindeki kütüphanelere giderek ecdadımızın bilgilerine ulaşmak istiyoruz” dedi.
***1984 yılında kurulan Konya Bölge Yazma Eserleri Kütüphanesi’nde o yıldan bugüne neler değişti ve kütüphane ne kadar yol kat etti?
Konya Bölge Yazma Eserleri Kütüphanesi 1984 yılında iyi niyetli insanların gayretleri neticesinde kurulmuştu. Kütüphane, Türkiye’de, bölü pörçük ve bakımsız, korumasız vaziyette bulunan yazma eserlerin bir merkezde toplanması amacıyla kuruldu. Bu kütüphanenin ilk müdürü rahmetli Lütfi İkiz’in çok emeği var. Kütüphanenin kurulmasında Lütfi İkiz çok mücadele ediyor büyük gayretler gösteriyor. O dönemlerde siyasi nedenlerden dolayı Kütüphane Müdürü Lütfi İkiz’in tayini yapılarak buradan uzaklaştırılıyor ama biz çalışmalarından dolayı Lütfi İkiz’i takdirle anıyoruz. Şu ana kadar Bölge Yazma Eserleri Kütüphanesi çok yol kat etmiş durumdadır. 71 ilin kütüphanesindeki önemli yazma eserler buraya getirilmiştir. Bu iller arasında Antalya, Isparta, Burdur, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Malatya, Gaziantep, Mardin, İzmir gibi yerler bulunmaktadır. Tarihi öneme sahip kitaplar ve yazma eserler buraya hala getirtilmekte, vatandaşlar tarafından bağış ve devredilmekte ayrıca önemli görülen eser parayla da olsa kütüphaneye kazandırılmakta. Mesela geçtiğimiz 2009 yılında 80 bin Liralık kitap ve yazma eser satın alınarak kütüphaneye kazandırıldı. Bu alıma kütüphane komisyonu karar veriyor. Burası içinde bulunan eserler bakımından Anadolu’nun bir hafızası konumunda. Mesela Süleymaniye Kütüphanesi yazma eserler bakımından dünyanın en zengin kütüphanesi konumunda. Süleymaniye Kütüphanesi dünyanın çok nadir yazma eserlerine sahip. Bu nedenle Süleymaniye Kütüphanesi’nde yerli ve yabancı birçok bilim adamı incelemelerde bulunmuş durumdalar. Burasını ele alırsak Konya Bölge Yazma Eserleri Kütüphanesi, el değmemiş, adı bile bilinmeyen, duyulmayan eserler mevcut durumda.
***Kütüphaneye araştırmacıların ilgisi sizi memnun ediyor mu? Özellikle hangi ülkelerden araştırmacılar geliyor?
Her an bizim kültürümüze ışık tutacak eserler çıkabilme ihtimaliyle burada yerli ve yabancı bilim adamları buraya hücum etmiş durumdalar. Mesela Japon Bilim Adamları bu kütüphaneyi keşfederek burayla ilgilenmekteler. Birçok eserin dijital kopyalarını istiyorlar. Eser sayısı nadir matbularla birlikte 100 bini aşmış durumda. Bu sayı her geçen gün değişiyor. Bağış konusunda görüşmelerimiz var. Sonra kütüphanemizde kitapların dijital ortama aktarılması, sayısallaştırılması noktasında da büyük mesafeler kat edildi. Yazma eserlerin dijital kopyaları tamamlandı şimdi matbulara başlandı. Buraya bağlı konumdaki Karatay Yusuf Ağa Kütüphanemizdeki 3 bin 86 yazma eserler birlikte yaklaşık 11 bin eserimizin dijital kopyaları bitirilmek üzere. Bu nadir matbuların dijital kopyalarını değişik kütüphanelerle takas ediyoruz. Yine yurt dışında da çalışmalarımız devam ediyor. 2009 yılında Rodos Fethi Paşa Mülakatı, Hafız Ahmet Ağa Kütüphanesi’yle ilgili çalışmalarımız bitme noktasına geldi. 5 Nisan- 5 Mayıs tarihleri arasında yine bir aylık çalışmamız olacak. Oradaki kitapların restorasyonları yapılacak. Oraya da bağışlar var oradaki soydaşlarımız tarafından yapılan. Onların da katalogları yapılıyor, yakında bu çalışmalar da bitecek. Yine bir başka ülke, Arnavutlukla protokolümüz imzalandı. Arnavutluk Devlet Arşivi’ndeki yüzlerce varaklık belgeler dijitalleştirilerek kütüphanemize getirilecek. Azerbaycan, Filistin gibi birçok ülkede yine bu çalışmalarımızın devamı gelecek. Sonra, bizim bir başka birimimiz nadir ve matbuu eserlerin bakım ve onarımlarının yapıldığı Nadir ve Matbuu Eserler Restorasyon Merkezi’nde Yaklaşık 15 gündür burada hummalı bir çalışma var yine Dubai ile ortaklaşa yaptığımız bir çalışma. Buradaki makine ile aletlerle, restorasyon değişik kurumların, bakanlıkların dikkatini çekti. Özellikle Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü’nün Arşiv Daire Başkanlığı’ndan, İstanbul Süleymaniye Kütüphanesi’nden, müzelerimizden, Manisa Yazma Eserler Kütüphanesi ile birlikte toplam 29 kursiyerimiz bu Cuma günü sertifikalarını alacaklar ve kendi kurumlarına gittiklerinde burada öğrendiklerini kurumlarında bulunan tarihi eserlerin restorasyon yapımında kullanacaklar.
***Konya Bölge Yazma Eserleri Kütüphanesi’nde kayıt altına alınmış kaç eser var?
30 bini aşkın yazma eserler bulunmakta. 80 bin civarındada nadir matbuu olmak üzere 110–115 bin civarında eser bulunmakta kütüphanede. Bunun dışında dünyanın çeşitli kütüphanelerinden getirilen 100’ün üzerinde eserin dijital kopyalar var. Onları da eklediğimizde neredeyse 210 bin civarında. Net rakamlar da verebiliriz, istatistiklerimiz var ama her gün sayı değişerek artıyor. Dün ile bugün arasında farklı. Satılmaya gelen kitaplar var. Komisyonumuz toplandı, fiyat belirleyecek. Bu kitaplar alındığında sayı yine değişecek. Bun eserler insanlığın ortak mirası. Bizim ecdadımızın yazıp hazırladığı eserler ama sadece bizim için değil, dünya insanlığı için, değişik bilim dalları ile ilgili birinci derecede kaynaklar. Özellikle Osmanlı’dan ayrılarak bağımsızlıklarını ilan eden onlarca devletin burada bilgileri yer almakta. Felsefeden matematiğe, tıptan astronomiye kadar değişik konularda birinci dereceden kaynaklar burada bulunmakta.
***Tarihi eserleri bu kadar önemli kılan nedir?
Tarihi eserler arşivdir. Arşivde, milletlerin hafızasıdır. Milletlerin aydınlanmasında bu eserler son derece önemlidir. Tarihi eser yoksa tarih de olmaz. Bunlar, ilim hazinesidir ve aynı zamanda sanat harikası eserlerdir. Çünkü hattından tezhibine, cildine hepsi sanat erbabının yaptığı işlerdir. Sanatlı yazma eserin tekrardan meydana gelmesinde, gün yüzüne çıkmasında ve o eserlerden yararlana bilmek için en az 10, 11 sanatkâr ve zanaatkâr uzmanı insan görev almaktadır. Hattatı, müzeyyibi, mücellidi, ahar ve mühre yapan birçok insan çalışmaktadır. Bunlar gelenekli el sanatlarımız konusunda ciddi manada çalışmış, uzman sahibi insanlarımız. Bu eserlerimize sahip çıkmalıyız ve geçliğimize bunun eserlerin bilgilerin vererek geleceğimizi şekillendirmeliyiz. Arşiv hafızadır hafızasını kaybeden ne olacağını söylemeye gerek yok sanırım.
***Yurt dışındaki birçok ülke kütüphaneleriyle protokoller imzalayarak bilgi paylaşımı yapıyorsunuz bunun faydaları nelerdir?
Evet, birçok protokoller var. Bu protokoller bilgi paylaşımı çerçevesindedir. Bilgi paylaşılıyorsa önemlidir. Bu bilgi paylaşımı karşılıklı yapılmakta mesela Dubai’deki Cuma El Macit Kültür Merkezi ile Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi arasında imzalanan anlaşmayla ilk olarak 2 milyon 250 bin sayfalık elyazması eserin dijital kopyası takas edildi. Orda ki bilgi ve belgeler dijital makinelerle kopyalanarak buraya getirildi çok da güzel oldu. Buradaki araştırmacı insan Dubai’de bulunan eseri araştırmak için Dubai’ye gitmeden Konya’da esere ulaşabilecek. Aynı zamanda Osmanlının uzun süre sahip olduğu Rodos’ta ki Rodos Hafız Ahmet Ağa Kütüphanesi Yazma eserlerden toplam bin 300 kitap ve 300 bin varak/poz çekimini gerçekleştirip bu eserlerin CD kopyaları yapılarak Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesine kazandırıldı. Rodos Hafız Ahmet Ağa Kütüphanesi’ne buradan giden uzmanlarla kitapların dekorasyonu, bakımı yapıldı. Bu konuda diğer ülkeler Türkiye’yi ağabey olarak görüyor. Birçok ülkede kitapların dijital ortama geçirilmesi ve bakımı yapılacak. Bu protokoller çok faydalı hem kütüphanenin zenginleşmesi bakımından hem de bizimle ilgili olan eserlerin gerçek kopyası bizde olacak.
***Konya Bölge Yazma Eserleri Kütüphanesi, kitap hastanesi aynı zamanda. Yıpranmış kitapların bakımı ve onarımı yapılıyor?
Türkiye’de bu yazma eserler restorasyonu yapan iki yer var biri İstanbul Süleymaniye diğeri Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi. Buraya bakıma ihtiyaç kitap ve eserler getiriliyor, gönderiliyor. Eserler, güzel bir şekilde tekrardan kullanılabilir, yararlanıla bilir duruma getiriliyor. Yurt dışından getirtilen restorasyon makineleriyle bu onarımlar yapılıyor. Bu bakım sadece Konya ile sınırlı bir yer değil Anadolu’nun hemen hemen tüm kütüphanelerinde bulunan kitapların restorasyonu yapılıyor. Buradan giden uzman arkadaşlar oralardaki kütüphanelerdeki kitapları inceleyerek gerekirse orda yoksa buraya getirilip gereken önlemler alınıyor. Mesela yakın zamanda Ankara, Kastamonu ve Kayseri’den bakıma ihtiyaç kitaplar buraya getirildi bakım ve onarımı yapıl tekrardan gönderildi. Yakın bir dönemde Manisa ve Amasya şerhlerindeki kütüphanelere uzman arkadaşlar kitap bakımı için gidecekler. Talep doğrultusunda dünyadaki kütüphanelere bu bakım için gidilecek. Burada restorasyon, kurs, ebru ve tensip kursları da veriliyor. Değişik şehirlerden gelen kütüphaneci arkadaşlara burada kitaplara nasıl bakım ve onarım yapılır bunun kursları veriliyor.
***Konya Bölge Yazma Eserleri Kütüphanesi’nde çok önemli nadir eserler var bunlar olası afetlerden ve zarar verici davranışlardan nasıl korunuyor?
Tabi Allah (C.C) doğal afet vermesin. Ama biz Konya Bölge Yazma Eserleri Kütüphanesi olarak önemli eserlerimizi olası deprem, yangın, sel gibi doğal afetlere karşı alınması gereken her türlü tedbirler alınmış durumdayız. Eserlerimiz depolarımızda çelik kasalarda muhafaza ediyoruz. Yangına ve harekete duyarlı detektörlerimiz var. Teknolojik imkânlar doğrultusunda alınması gereken tüm tedbirleri almış bulunmaktayız. Ama yeni bir binaya ihtiyacımız var bununda çalışmaları sürmekte.
***Kütüphanenin hizmet vermesi konusunda çok yol kat etmiş durumdasınız Konya Bölge Yazma Eserleri Kütüphanesi olarak diğer kütüphanelerden farkınız nedir?
Araştırmacı insanlara hizmet verme konusunda kütüphanemizde güler yüzlü insanların çalışması bu başarıyı getirmekte. Nerde gönüllü ve güler yüzlü insan çalışırsa orada hizmet güzel olur. Bizim başarımızda bu kaidede insanların bulunmasıdır. Bir okuyucu, araştırıcı ülkenin neresinde bulunursa bulunsun kütüphanemize başvurursa biz aynı gün yapabileceğimiz her türlü hizmeti veriyoruz. Gerektiğinde araştırmacının başvurduğu eserin aslı veya kopyası kargo ile kendine gönderiliyor. Burada bire bir başvurulardaysa en fazla 15 dakika içinde araştırmacıya gereken hizmet veya yardımcı olamayacaksak cevap veriliyor. Mevzuata gereğince istesek 5 gün cevap vermeyebiliyorsunuz ama biz bunu uygulamıyoruz. Bu hizmet anlayışımıza insanlarda hayret ediyor. Ben bugün sadece kütüphaneye eser için başvurabilirim sanıyordum diyor ve hizmetimizden dolayı teşekkür ediyor kütüphane çalışanlarımıza. Bu konuda tüm kütüphaneler araştırmacılara yardımcı olmalıdır. Çünkü kütüphane insanlara yardımcı ve faydalı olmak için vardır.
***Konya Bölge Yazma Eserleri Kütüphanesi’nin bundan sonraki amacı ve beklentileri nelerdir?
Tabi ki amaçsız, hedefsiz, programsız ve plansız bir kurumun yaşaması mümkün değildir. Ama hedefte mütevazı olmak gerekir. Biz öyle bir kütüphane hayal ediyoruz ki Sosyal Bilimler Enstitüsü gibi çalışacak bir yer olmalı. İnsanlar buraya geldiğinde araştırmalarını yapacaklar aynı zamanda burada dinlenecekleri kafeteryaların, dinlenme odalarının, yemek ihtiyaçlarını giderecekleri yerler olmalı. Özelliklede üniversiteden emekli olmuş hocaların çalışacakları mekânların buluna bileceği, özel tek kişilik odaların bulunduğu yerler olmalı. Sempozyum, panel, konferansların ve bilimsel çalışmaların sunulduğu ve yapıldığı alanların olması. Kütüphanemiz bir yazma eserler müzesi hüviyetinde olmalı. İnsanların bilimsel olarak yetiştiği bir Sosyal Bilimler Enstitüsü şeklinde olmasını hayal ediyor ve gerçekleşeceğini biliyorum çünkü bu konuda da çalışmalarımız var. Ayrıca ecdadımızın Osmanlı Devleti’nin Dünya’nın neresine gitmişse oralarda bulunan ecdadımızla ilgili kitaplara, yazma eserlerine ulaşmak buraya getirtmek hiç olmazsa kopyalarını buraya getirmek istiyoruz. Bu sorumluluğumuz olduğunun farkındayız. Bu doğrultuda birçok yere gidildi. Ecdadımızla ilgili belgelerin bulunduğu yerleri belirleyerek gidilmeyen yerlere de gitmek istiyoruz mesela Yemen, Hindistan, Pakistan ülkelerine ulaşmak oradaki eserlere ulaşmak istiyoruz bunlar hedeflerimiz. Beklenti olarak ta yeni bir binaya ihtiyacımız var bu hedefler doğrultusunda. Buradaki eserlerin hepsinin dijital ortama geçirilmesini arzu ediyoruz ve her gün hedeflere doğru gidiyoruz.
Bekir Şahin kimdir?
Konya Karapınarlıyım. İlk ve ortaöğretimimi Karapınar’da yaptım. Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesini bitirdim. Ülkenin birçok yerinde Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı birçok okulda öğretmenlik, müdür yardımcılığı ve okul müdürü görevini, Burdur İl Hak Kütüphanesi Müdürlüğünü yaptım. 2002 yılından bu yana da Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi Müdürlüğü görevinde bulunmaktayım. Görevlerim dışında değişik yayın organlarında makaleler yazmakta ve editörlük görevini üslenmekteyim. Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi ve Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği (İLESAM) üyesiyim. Evliyim ve 2 erkek çocuğu babasıyım.
***1984 yılında kurulan Konya Bölge Yazma Eserleri Kütüphanesi’nde o yıldan bugüne neler değişti ve kütüphane ne kadar yol kat etti?
Konya Bölge Yazma Eserleri Kütüphanesi 1984 yılında iyi niyetli insanların gayretleri neticesinde kurulmuştu. Kütüphane, Türkiye’de, bölü pörçük ve bakımsız, korumasız vaziyette bulunan yazma eserlerin bir merkezde toplanması amacıyla kuruldu. Bu kütüphanenin ilk müdürü rahmetli Lütfi İkiz’in çok emeği var. Kütüphanenin kurulmasında Lütfi İkiz çok mücadele ediyor büyük gayretler gösteriyor. O dönemlerde siyasi nedenlerden dolayı Kütüphane Müdürü Lütfi İkiz’in tayini yapılarak buradan uzaklaştırılıyor ama biz çalışmalarından dolayı Lütfi İkiz’i takdirle anıyoruz. Şu ana kadar Bölge Yazma Eserleri Kütüphanesi çok yol kat etmiş durumdadır. 71 ilin kütüphanesindeki önemli yazma eserler buraya getirilmiştir. Bu iller arasında Antalya, Isparta, Burdur, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Malatya, Gaziantep, Mardin, İzmir gibi yerler bulunmaktadır. Tarihi öneme sahip kitaplar ve yazma eserler buraya hala getirtilmekte, vatandaşlar tarafından bağış ve devredilmekte ayrıca önemli görülen eser parayla da olsa kütüphaneye kazandırılmakta. Mesela geçtiğimiz 2009 yılında 80 bin Liralık kitap ve yazma eser satın alınarak kütüphaneye kazandırıldı. Bu alıma kütüphane komisyonu karar veriyor. Burası içinde bulunan eserler bakımından Anadolu’nun bir hafızası konumunda. Mesela Süleymaniye Kütüphanesi yazma eserler bakımından dünyanın en zengin kütüphanesi konumunda. Süleymaniye Kütüphanesi dünyanın çok nadir yazma eserlerine sahip. Bu nedenle Süleymaniye Kütüphanesi’nde yerli ve yabancı birçok bilim adamı incelemelerde bulunmuş durumdalar. Burasını ele alırsak Konya Bölge Yazma Eserleri Kütüphanesi, el değmemiş, adı bile bilinmeyen, duyulmayan eserler mevcut durumda.
***Kütüphaneye araştırmacıların ilgisi sizi memnun ediyor mu? Özellikle hangi ülkelerden araştırmacılar geliyor?
Her an bizim kültürümüze ışık tutacak eserler çıkabilme ihtimaliyle burada yerli ve yabancı bilim adamları buraya hücum etmiş durumdalar. Mesela Japon Bilim Adamları bu kütüphaneyi keşfederek burayla ilgilenmekteler. Birçok eserin dijital kopyalarını istiyorlar. Eser sayısı nadir matbularla birlikte 100 bini aşmış durumda. Bu sayı her geçen gün değişiyor. Bağış konusunda görüşmelerimiz var. Sonra kütüphanemizde kitapların dijital ortama aktarılması, sayısallaştırılması noktasında da büyük mesafeler kat edildi. Yazma eserlerin dijital kopyaları tamamlandı şimdi matbulara başlandı. Buraya bağlı konumdaki Karatay Yusuf Ağa Kütüphanemizdeki 3 bin 86 yazma eserler birlikte yaklaşık 11 bin eserimizin dijital kopyaları bitirilmek üzere. Bu nadir matbuların dijital kopyalarını değişik kütüphanelerle takas ediyoruz. Yine yurt dışında da çalışmalarımız devam ediyor. 2009 yılında Rodos Fethi Paşa Mülakatı, Hafız Ahmet Ağa Kütüphanesi’yle ilgili çalışmalarımız bitme noktasına geldi. 5 Nisan- 5 Mayıs tarihleri arasında yine bir aylık çalışmamız olacak. Oradaki kitapların restorasyonları yapılacak. Oraya da bağışlar var oradaki soydaşlarımız tarafından yapılan. Onların da katalogları yapılıyor, yakında bu çalışmalar da bitecek. Yine bir başka ülke, Arnavutlukla protokolümüz imzalandı. Arnavutluk Devlet Arşivi’ndeki yüzlerce varaklık belgeler dijitalleştirilerek kütüphanemize getirilecek. Azerbaycan, Filistin gibi birçok ülkede yine bu çalışmalarımızın devamı gelecek. Sonra, bizim bir başka birimimiz nadir ve matbuu eserlerin bakım ve onarımlarının yapıldığı Nadir ve Matbuu Eserler Restorasyon Merkezi’nde Yaklaşık 15 gündür burada hummalı bir çalışma var yine Dubai ile ortaklaşa yaptığımız bir çalışma. Buradaki makine ile aletlerle, restorasyon değişik kurumların, bakanlıkların dikkatini çekti. Özellikle Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü’nün Arşiv Daire Başkanlığı’ndan, İstanbul Süleymaniye Kütüphanesi’nden, müzelerimizden, Manisa Yazma Eserler Kütüphanesi ile birlikte toplam 29 kursiyerimiz bu Cuma günü sertifikalarını alacaklar ve kendi kurumlarına gittiklerinde burada öğrendiklerini kurumlarında bulunan tarihi eserlerin restorasyon yapımında kullanacaklar.
***Konya Bölge Yazma Eserleri Kütüphanesi’nde kayıt altına alınmış kaç eser var?
30 bini aşkın yazma eserler bulunmakta. 80 bin civarındada nadir matbuu olmak üzere 110–115 bin civarında eser bulunmakta kütüphanede. Bunun dışında dünyanın çeşitli kütüphanelerinden getirilen 100’ün üzerinde eserin dijital kopyalar var. Onları da eklediğimizde neredeyse 210 bin civarında. Net rakamlar da verebiliriz, istatistiklerimiz var ama her gün sayı değişerek artıyor. Dün ile bugün arasında farklı. Satılmaya gelen kitaplar var. Komisyonumuz toplandı, fiyat belirleyecek. Bu kitaplar alındığında sayı yine değişecek. Bun eserler insanlığın ortak mirası. Bizim ecdadımızın yazıp hazırladığı eserler ama sadece bizim için değil, dünya insanlığı için, değişik bilim dalları ile ilgili birinci derecede kaynaklar. Özellikle Osmanlı’dan ayrılarak bağımsızlıklarını ilan eden onlarca devletin burada bilgileri yer almakta. Felsefeden matematiğe, tıptan astronomiye kadar değişik konularda birinci dereceden kaynaklar burada bulunmakta.
***Tarihi eserleri bu kadar önemli kılan nedir?
Tarihi eserler arşivdir. Arşivde, milletlerin hafızasıdır. Milletlerin aydınlanmasında bu eserler son derece önemlidir. Tarihi eser yoksa tarih de olmaz. Bunlar, ilim hazinesidir ve aynı zamanda sanat harikası eserlerdir. Çünkü hattından tezhibine, cildine hepsi sanat erbabının yaptığı işlerdir. Sanatlı yazma eserin tekrardan meydana gelmesinde, gün yüzüne çıkmasında ve o eserlerden yararlana bilmek için en az 10, 11 sanatkâr ve zanaatkâr uzmanı insan görev almaktadır. Hattatı, müzeyyibi, mücellidi, ahar ve mühre yapan birçok insan çalışmaktadır. Bunlar gelenekli el sanatlarımız konusunda ciddi manada çalışmış, uzman sahibi insanlarımız. Bu eserlerimize sahip çıkmalıyız ve geçliğimize bunun eserlerin bilgilerin vererek geleceğimizi şekillendirmeliyiz. Arşiv hafızadır hafızasını kaybeden ne olacağını söylemeye gerek yok sanırım.
***Yurt dışındaki birçok ülke kütüphaneleriyle protokoller imzalayarak bilgi paylaşımı yapıyorsunuz bunun faydaları nelerdir?
Evet, birçok protokoller var. Bu protokoller bilgi paylaşımı çerçevesindedir. Bilgi paylaşılıyorsa önemlidir. Bu bilgi paylaşımı karşılıklı yapılmakta mesela Dubai’deki Cuma El Macit Kültür Merkezi ile Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi arasında imzalanan anlaşmayla ilk olarak 2 milyon 250 bin sayfalık elyazması eserin dijital kopyası takas edildi. Orda ki bilgi ve belgeler dijital makinelerle kopyalanarak buraya getirildi çok da güzel oldu. Buradaki araştırmacı insan Dubai’de bulunan eseri araştırmak için Dubai’ye gitmeden Konya’da esere ulaşabilecek. Aynı zamanda Osmanlının uzun süre sahip olduğu Rodos’ta ki Rodos Hafız Ahmet Ağa Kütüphanesi Yazma eserlerden toplam bin 300 kitap ve 300 bin varak/poz çekimini gerçekleştirip bu eserlerin CD kopyaları yapılarak Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesine kazandırıldı. Rodos Hafız Ahmet Ağa Kütüphanesi’ne buradan giden uzmanlarla kitapların dekorasyonu, bakımı yapıldı. Bu konuda diğer ülkeler Türkiye’yi ağabey olarak görüyor. Birçok ülkede kitapların dijital ortama geçirilmesi ve bakımı yapılacak. Bu protokoller çok faydalı hem kütüphanenin zenginleşmesi bakımından hem de bizimle ilgili olan eserlerin gerçek kopyası bizde olacak.
***Konya Bölge Yazma Eserleri Kütüphanesi, kitap hastanesi aynı zamanda. Yıpranmış kitapların bakımı ve onarımı yapılıyor?
Türkiye’de bu yazma eserler restorasyonu yapan iki yer var biri İstanbul Süleymaniye diğeri Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi. Buraya bakıma ihtiyaç kitap ve eserler getiriliyor, gönderiliyor. Eserler, güzel bir şekilde tekrardan kullanılabilir, yararlanıla bilir duruma getiriliyor. Yurt dışından getirtilen restorasyon makineleriyle bu onarımlar yapılıyor. Bu bakım sadece Konya ile sınırlı bir yer değil Anadolu’nun hemen hemen tüm kütüphanelerinde bulunan kitapların restorasyonu yapılıyor. Buradan giden uzman arkadaşlar oralardaki kütüphanelerdeki kitapları inceleyerek gerekirse orda yoksa buraya getirilip gereken önlemler alınıyor. Mesela yakın zamanda Ankara, Kastamonu ve Kayseri’den bakıma ihtiyaç kitaplar buraya getirildi bakım ve onarımı yapıl tekrardan gönderildi. Yakın bir dönemde Manisa ve Amasya şerhlerindeki kütüphanelere uzman arkadaşlar kitap bakımı için gidecekler. Talep doğrultusunda dünyadaki kütüphanelere bu bakım için gidilecek. Burada restorasyon, kurs, ebru ve tensip kursları da veriliyor. Değişik şehirlerden gelen kütüphaneci arkadaşlara burada kitaplara nasıl bakım ve onarım yapılır bunun kursları veriliyor.
***Konya Bölge Yazma Eserleri Kütüphanesi’nde çok önemli nadir eserler var bunlar olası afetlerden ve zarar verici davranışlardan nasıl korunuyor?
Tabi Allah (C.C) doğal afet vermesin. Ama biz Konya Bölge Yazma Eserleri Kütüphanesi olarak önemli eserlerimizi olası deprem, yangın, sel gibi doğal afetlere karşı alınması gereken her türlü tedbirler alınmış durumdayız. Eserlerimiz depolarımızda çelik kasalarda muhafaza ediyoruz. Yangına ve harekete duyarlı detektörlerimiz var. Teknolojik imkânlar doğrultusunda alınması gereken tüm tedbirleri almış bulunmaktayız. Ama yeni bir binaya ihtiyacımız var bununda çalışmaları sürmekte.
***Kütüphanenin hizmet vermesi konusunda çok yol kat etmiş durumdasınız Konya Bölge Yazma Eserleri Kütüphanesi olarak diğer kütüphanelerden farkınız nedir?
Araştırmacı insanlara hizmet verme konusunda kütüphanemizde güler yüzlü insanların çalışması bu başarıyı getirmekte. Nerde gönüllü ve güler yüzlü insan çalışırsa orada hizmet güzel olur. Bizim başarımızda bu kaidede insanların bulunmasıdır. Bir okuyucu, araştırıcı ülkenin neresinde bulunursa bulunsun kütüphanemize başvurursa biz aynı gün yapabileceğimiz her türlü hizmeti veriyoruz. Gerektiğinde araştırmacının başvurduğu eserin aslı veya kopyası kargo ile kendine gönderiliyor. Burada bire bir başvurulardaysa en fazla 15 dakika içinde araştırmacıya gereken hizmet veya yardımcı olamayacaksak cevap veriliyor. Mevzuata gereğince istesek 5 gün cevap vermeyebiliyorsunuz ama biz bunu uygulamıyoruz. Bu hizmet anlayışımıza insanlarda hayret ediyor. Ben bugün sadece kütüphaneye eser için başvurabilirim sanıyordum diyor ve hizmetimizden dolayı teşekkür ediyor kütüphane çalışanlarımıza. Bu konuda tüm kütüphaneler araştırmacılara yardımcı olmalıdır. Çünkü kütüphane insanlara yardımcı ve faydalı olmak için vardır.
***Konya Bölge Yazma Eserleri Kütüphanesi’nin bundan sonraki amacı ve beklentileri nelerdir?
Tabi ki amaçsız, hedefsiz, programsız ve plansız bir kurumun yaşaması mümkün değildir. Ama hedefte mütevazı olmak gerekir. Biz öyle bir kütüphane hayal ediyoruz ki Sosyal Bilimler Enstitüsü gibi çalışacak bir yer olmalı. İnsanlar buraya geldiğinde araştırmalarını yapacaklar aynı zamanda burada dinlenecekleri kafeteryaların, dinlenme odalarının, yemek ihtiyaçlarını giderecekleri yerler olmalı. Özelliklede üniversiteden emekli olmuş hocaların çalışacakları mekânların buluna bileceği, özel tek kişilik odaların bulunduğu yerler olmalı. Sempozyum, panel, konferansların ve bilimsel çalışmaların sunulduğu ve yapıldığı alanların olması. Kütüphanemiz bir yazma eserler müzesi hüviyetinde olmalı. İnsanların bilimsel olarak yetiştiği bir Sosyal Bilimler Enstitüsü şeklinde olmasını hayal ediyor ve gerçekleşeceğini biliyorum çünkü bu konuda da çalışmalarımız var. Ayrıca ecdadımızın Osmanlı Devleti’nin Dünya’nın neresine gitmişse oralarda bulunan ecdadımızla ilgili kitaplara, yazma eserlerine ulaşmak buraya getirtmek hiç olmazsa kopyalarını buraya getirmek istiyoruz. Bu sorumluluğumuz olduğunun farkındayız. Bu doğrultuda birçok yere gidildi. Ecdadımızla ilgili belgelerin bulunduğu yerleri belirleyerek gidilmeyen yerlere de gitmek istiyoruz mesela Yemen, Hindistan, Pakistan ülkelerine ulaşmak oradaki eserlere ulaşmak istiyoruz bunlar hedeflerimiz. Beklenti olarak ta yeni bir binaya ihtiyacımız var bu hedefler doğrultusunda. Buradaki eserlerin hepsinin dijital ortama geçirilmesini arzu ediyoruz ve her gün hedeflere doğru gidiyoruz.
Bekir Şahin kimdir?
Konya Karapınarlıyım. İlk ve ortaöğretimimi Karapınar’da yaptım. Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesini bitirdim. Ülkenin birçok yerinde Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı birçok okulda öğretmenlik, müdür yardımcılığı ve okul müdürü görevini, Burdur İl Hak Kütüphanesi Müdürlüğünü yaptım. 2002 yılından bu yana da Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi Müdürlüğü görevinde bulunmaktayım. Görevlerim dışında değişik yayın organlarında makaleler yazmakta ve editörlük görevini üslenmekteyim. Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi ve Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği (İLESAM) üyesiyim. Evliyim ve 2 erkek çocuğu babasıyım.
2839 defa okundu...














MURAT GÖRMEN
ŞENAY HOCA
MERVE KOÇ
YASEMİN ESLEM YILMAZ











