banner5

Dinli ve nikâhlı dünyanınmücadelesini veriyorlar

Mehir Vakfı, maddi imkansızlık nedeniyle evlenemeyen gençleri evlendirirken, ilmi yayınları da çıkarmaya devam ediyor

Dinli ve nikâhlı dünyanınmücadelesini veriyorlar

Mehir Vakfı, maddi imkansızlık nedeniyle evlenemeyen gençleri evlendirirken, ilmi yayınları da çıkarmaya devam ediyor

25 Haziran 2014 Çarşamba 09:33
Dinli ve nikâhlı dünyanınmücadelesini veriyorlar

MUSTFA ÖZDEMİR KİMDİR?

1966 yılında Uluırmak Mahallesi'nde dünyaya geldim. Uluırmak İlkokulu, Uluırmak Nuraniye Kur-an Kursu ve İmam Hatip hayatımdan sonra, askerlik görevimi yaptım. 1988'de de ticarete atıldım. İki kızım var. Bir de torunum var. 30-40 bine yakın Konya ve Türkiye genelinde tanıdığım insan var. Konya'daki şanslı olan insanlardan biri olduğumu düşünüyorum. İlkokul öğretmenim Hasibe Yıldız Hocam başta olmak üzere bizi yetiştiren tüm öğretmenlerim ve hocalarımdan, hayatta olanlara sağlıklı ömür diliyorum, hayatını kaybedenlere de Allah'tan rahmet diliyorum.

BAYRAM SONU TOPLU

DÜĞÜNLERE DEVAM

3 Ağustos'ta Reyhanlı Belediyesi ile 100 çiftin toplu düğününü yapacaklarını söyleyen Mehir Vakfı Genel Başkanı Mustafa Özdemir, "Kocaeli'de de 100 çiftin, Muş'ta da 50 ya da 60 çiftin toplu düğünlerini yapacağız. Konya'mızda da Beyşehir, Ilgın, Ahırlı ilçelerimizde toplu düğün çalışmalarımız devam ediyor. Yurt dışında da Bosna ve Fas çalışmamız var. Allah mani vermezse, Başbakanımız ve Fas Başbakanı himayelerinde Karatay Belediyesi-vakfımız iş birliğinde Fas'ta 100 çiftin düğünlerini yapacağız" dedi.

TÜRKİYE'DE VE 11 ÜLKEDE

ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜLÜYOR

Bu zamana kadar binlerce insanın yuvasının kurulmasına yardımcı olduklarını söyleyen Mustafa Özdemir, "Cuma ve cumartesi günleri bizim düğün günümüzdür. O çiftlerin mutluluğu, güler yüzü bizdeki yorgunluğu, zorluluğu bitirir. Mehir Vakfı, dinli ve nikahlı bir dünyanın mücadelesini veriyor. Maddi imkansızlıklar nedeniyle evlenemeyen, fıtri ihtiyacı olan bu ihtiyacı gayri meşru yolla giderme ihtiyacı hissettiği anda insanların evlenmelerini kolaylaştırarak bu kötülüğü önleme adına mücadele veriyoruz. Konya ve ilçelerinde, Türkiye genelinde ve 11 ülkede çalışmalarımızı sürdürüyoruz" diye konuştu.

Bu haftaki VAKIF ERENLER adlı yazı dizimize Mehir Vakfı Genel Başkanı Mustafa Özdemir konuk oldu. Ailesi de bir vakıf insanı olan Özdemir, ailesinden gördüğü gibi yaşamaya çalıştığını söyledi. Bu zamana kadar binlerce çiftin evlenmesine vesile olduklarını söyleyen Özdemir, binlerce de torunları olduğunu belirtti. Özdemir, "O çiftlerin mutluluğu, güler yüzü bizdeki yorgunluğu, zorluluğu bitirir. Mehir Vakfı, dinli ve nikâhlı bir dünyanın mücadelesini veriyor. Maddi imkânsızlıklar nedeniyle evlenemeyen, fıtri ihtiyacı olan bu ihtiyacı gayri meşru yolla giderme ihtiyacı hissettiği anda insanların evlenmelerini kolaylaştırarak bu kötülüğü önleme adına mücadele veriyoruz. Konya ve ilçelerinde, Türkiye genelinde ve 11 ülkede çalışmalarımızı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı.

Başkanım, şu anda bir vakfın başkanlığını yürütüyorsunuz. İlk vakıf hayatınıza nasıl başladınız? Ailenizde de vakıfla ilgisi olan var mıydı?

Aslıda ailecek vakıf bir aileydik. Rahmetli babam çok talebe okuttu. Kur-an kurslarının birçoğunun mütevellisindeydi. Çocukları köyden getirir, onların ihtiyaçlarını karşılar, burada okumalarına yardımcı olurdu. Ben babamdan, annemden gördüğüm gibi yaşamaya çalışıyorum. Annem de vakıf bir kadındı. Vefat ettiğinde benden çok, Uluırmak ve çevre mahallelerdeki ihtiyaç sahipleri ağladı. Babamın çevresi hep tasavvuf ve cemaat hizmetlerini yürüten insanlardan oluşurdu. Bunlardan etkilendik. 1995 yılında Alanya'da tatildeydik, eşim Fadime Özdemir Hanım, çevremizde bulunan ve durumu iyi olmayan gençlerin evlendirilmesi noktasında teklif getirdi.

Mehir Vakfı'nın ilk temelleri bu şekilde mi atıldı?

O zaman çevremizde bulunan gençlerin evlenmelerine yardımcı olduk. Dönemine Belediye Başkanı Doç. Dr. Halil Ürün Bey ve dönemin Valisi Atilla Vural Bey, bu hizmetin vakıflaştırılması gerektiğini söylediler. Böylece 19 yıl önce Mehir Vakfı ortaya çıktı. Allah'u Teala bir hizmeti murat ettiği zaman, kullarından bir kısmını görevlendirir. Kul görevini hakkı ile yaparsa görev onun üzerinde durur. Suiistimal ederse de o görevi ondan alır, başka birisine verir. Rabbim bize nasip etti, binlerce çiftin evlenmesine, binlerce akademisyenin yetişmesinde yer aldık.

Peki Mehir Vakfı'nın gayesi nedir? 19 yıldan bu yana kaç tane çifti evlendirdiniz? Bunların sayısını hatırlıyor musunuz?

Binlerce çift evlendirildi. Binlerce de torunumuz oldu. Kolay bir şey yok hayatta. Başarı zorlukta. Cuma ve cumartesi günleri bizim düğün günümüzdür. O çiftlerin mutluluğu, güler yüzü bizdeki yorgunluğu, zorluluğu bitirir. Mehir Vakfı, dinli ve nikâhlı bir dünyanın mücadelesini veriyor. Maddi imkânsızlıklar nedeniyle evlenemeyen, fıtri ihtiyacı olan bu ihtiyacı gayri meşru yolla giderme ihtiyacı hissettiği anda insanların evlenmelerini kolaylaştırarak bu kötülüğü önleme adına mücadele veriyoruz. Konya ve ilçelerinde, Türkiye genelinde ve 11 ülkede çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Bu iş zor ve külfet isteyen bir iş, gençlerin yuva kurmasına vesile olurken, zorluklar ile karşılaştınız mı?

Ben rahmetli babamın nasihatlerinin büyük çoğunluğunu tuttum. Bir karar vereceğim zaman büyüklerim ile hocalarım ile istişare ederim. Konya'nın kanaat önderleri ile istişarede bulunurum. Babamın bir vasiyeti vardı, 'bir parti, dernek, ticaret yeri 5 yılı doldurmadan ona itibar etme, mesafeli dur' derdi. O 5 yılı aşanlar hayatta hızlı yol alırlar. Mesafe kat ederler. Biz de 19. yıla döndük. Biz de o mesafeli duruşu saygı ile karşıladık. Binlerce insan evleniyordu, duyuluyordu. Şu anda da Türkiye'nin her yerinden zekat topluyoruz. Bunları Türkiye'nin her yerine de dağıtıyoruz. Hatta Mütevelli Heyet Başkanımız Prof. Dr. Saffet Köse Hocamız, Türkistan'a gittiği zaman oranın müftüsü Mehir Vakfı'nı tanıyormuş. Neden oralara gelmediğimizi sormuş. Allah bir hizmeti, toplumu sevdiği zaman dünyadaki tüm kullarına sevdiriyor. Bunu ben bizzat yaşıyorum. Tüm İslam alemini seviyorum ama, benim Konya'da sevmediğim 4-5 kişi var. Sadece ben mi sevmiyorum diye soruyorum, toplumun büyük çoğunluğu sevmiyor. Bir insanı sevmediysem, kısa zamanda kaybeder gibi görünmeme rağmen uzun zamanda şahsım ve kurumun menfaatini Allah ortaya çıkarıyor. Rabbim bizi koruyor diye düşünüyorum.  

Başkanım, toplu düğün projeleriniz oluyor. Bayram sonrasında da yapacağınız toplu düğünler var mı?

Vakfımızın önemli çalışmalarından biri de bireysel düğünlerin yanında toplu düğünler. Bu yıl toplu düğünlerimiz biraz fazla gibi. 3 Ağustos'ta Hatay Reyhanlı Belediyesi ile 100 çiftin toplu düğününü yapacağız. Daha sonra Kocaeli'de 100 çiftin, Muş'ta da 50 ya da 60 çiftin toplu düğünlerini yapacağız. Konya'mızda da Beyşehir, Ilgın, Ahırlı ilçelerimizde toplu düğün çalışmalarımız devam ediyor. Yurt dışında da Bosna ve Fas çalışmamız var. Allah mani vermezse, Başbakanımız ve Fas Başbakanı himayelerinde Karatay Belediyesi-vakfımız iş birliğinde Fas'ta 100 çiftin düğününü yapacağız. Bu bilgileri merak edenlerin vakfımızın internet adresini ziyaret etmelerini tavsiye ediyorum. Orada vakfımızın yayınlarını, projelerini ve çalışma sistemini öğrenebilirler.

Konuşmamızın başında ilmi yayınlar da çıkardığınızı söylediniz. Bununla vakfınızın nasıl bir bağlantısı var?

Vakfımızın temeli böyleydi. Bu vakfı iş adamları, üniversiteden 11 kişilik bir ilim heyeti ve medya ile oluşturduk. Kurucularımızı bu üç grup oluşturuyor. Şu anda 110 ilahiyat fakültesinde dergilerimiz aracılığı ile temsilciliklerimiz var. Yayınlarımız da ilmi akademik ve hakemli şekilde devam ediyor. Arapça ve İngilizce yayınlarımız var. Buralarda yeni doktora yapacak olan, doçentlik yapacak olan hocalarımız makalelerini yazıyor. Puanlama sistemi ile jürilere bunları veriyorlar. Onların da akademik yükselişine katkı sağlamaktan büyük mutluluk duyuyorum.

Peki başkanım son olarak söylemek istedikleriniz nelerdir?

Hayırsever insanlara teşekkür ediyorum. 'İnsanlara teşekkür etmeyen, rabbine şükretmez' diyor peygamberimiz. Yetişme tarzım gereği ailem çok dua ederdi. Bu röportajı okuyanların şahsıma, aileme ve bizi destekleyenlere çok dua etmesini istiyorum. Çok duaya ihtiyacımız var diye düşünüyorum. Ayrıca, biz bir vakıfız. Vakıf bir ürününü parayla satamaz. İnsanların parasıyla topladığımız ürünleri, parayla satmak bize hilekârlık gibi geliyor. Biz insanlardan topladığımız zekâtları ihtiyaç sahibi çiftlere veriyoruz. İnsanların zekâtlarını alıp, aynı hizmetleri tekrar para ile vermek vakıfçılık değil, anonim şirketin bir başka şeklidir bence. Bu noktada da hayırseverlerin zekâtlarını verirken, dikkatli olmalarını tavsiye ediyorum.

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.