banner5
banner68

Fethin 567. yılı kutlanıyor!

Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "İstanbul'un Fethi'nin 567'nci yıl dönümünde, milletimizle birlikte çok güzel programlara şahitlik edeceğiz" açıklamasıyla duyurduğu fetih programının detayları belli oldu. Fethin 567. yıl dönümü, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da katılacağı özel programlarla kutlanacak.

29 Mayıs 2020 Cuma 10:59
Fethin 567. yılı kutlanıyor!

Ayasofya'da Fetih Suresi okunmasından teknelerin Boğazda gerçekleştireceği Fetih Saygı Geçidi'ne, Fetih Özel Konseri'nden Okçular Vakfının Fetih Kupası'na kadar birçok etkinlikle fetih sevinci yaşatılacak.

İlk olarak Gençlik ve Spor Bakanlığı himayesinde Türkiye Yelken Federasyonu tarafından "29 Mayıs İstanbul Boğazı Fetih Saygı Geçişi Etkinliği" gerçekleştirilecek.

SAAT: 11:30 TÜRK BAYRAKLI TEKNELER CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'I SELAMLAYACAK

Saat 11.30'daki etkinlikte Türk bayraklı tekneler, Huber Köşkü'nün önünden geçerken Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı da selamlayacak.

SAAT: 18:00 TOPKAPI SARAY'INDA ETKİNLİK

İstanbul Valiliği, Fetih'in 567. yıl dönümünü Topkapı Sarayı'nda kutlayacak
Valilik açıklamasına göre, saat 18.00'de başlaması beklenen ve yaklaşık 40 dakika sürmesi hedeflenen program, Kur'an-ı Kerim tilaveti ve dua ile başlayacak, Vali Ali Yerlikaya'nın konuşmasıyla devam edecek.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

"İstanbul Valiliği olarak, İstanbul’un Fethi’nin 567. yılını özel bir program ile kutluyoruz. Bir çağ kapatıp yeni bir çağ açan; sevdası çağlar aşan Fatih Sultan Mehmet Han ve İstanbul’un Kutlu Fethi’nde görev alan, 'müjdelenmiş, övülmüş ordu'nun tüm fertlerini rahmet ve şükranla yâd ediyoruz. İstanbul'un Fethi'nin 567.yılını Topkapı Sarayı’ndan gerçekleştireceğimiz özel bir program ile hep birlikte yaşayacağız. Bu özel gün için bir ilk gerçekleşecek; Milli Savunma Bakanlığı Mehteran Birliği ve sanatçı Arslanbek Sultanbekov ilk kez bu güne özel birlikte mehter marşı söyleyecek. Dünyanın en eski ve görkemli ordu bandosu Milli Savunma Bakanlığı Mehteran Birliği ve Arslanbek Sultanbekov’un birlikte söyleyeceği 'Ceddin Deden ve Fetih Marşı' gönüllerimizi titretecek, fetih coşkusunu yaşatacak."

SAAT: 19:00 FETİH ÖZEL KONSERİ VE FETİH KUPASI

Cumhurbaşkanlığı ve İletişim Başkanlığı Youtube kanallarında ve sosyal medya hesaplarından saat 19.00'da yayınlanacak "İstanbul'un Fethi Özel Konser Programı'nda" ise Esat Kabaklı, Mustafa Yıldızdoğan ve İbrahim Sadri, fetih coşkusunu yaşatacak eserlerle sahne alacak.

Saat 19.00'da Okçular Vakfının Fetih Kupası etkinliği icra edilecek. Kur'an-ı Kerim tilaveti ve Fetih Duası ile başlayacak etkinlikte, Geleneksel Türk Okçuluğu Puta, Klasik Yay ve Makaralı Yay finalleri ödül töreninin yanı sıra Türkiye genelinde yapılan "İstanbul'un Fethi" temalı şiir okuma yarışması birincisinin video gösterimi de yapılacak

SAAT: 20:53 MEHTERAN TAKIMI, IŞIK GÖSTERİSİ VE HAVAİ FİŞEK ŞÖLENİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın saat 20.53'te video konferansla katılacağı etkinlikte mehteran takımı, ışık gösterisi ve havai fişek şöleni de olacak.

SAAT: 21:30 AYASOFYA'DA FETİH SURESİ

Fetih coşkusu saat 21.30'da Kültür ve Turizm Bakanlığının düzenlediği Fetih Şöleni ile Ayasofya'da devam edecek.

Program, Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethederken gemileri karadan yürüttüğü rotaların üzerinden geçip Ayasofya'ya gelen drone görüntüleri ile başlayacak.

Ayasofya içinde Fetih Suresi tilavetiyle devam edecek programda, Fetih Duası da yapılacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın video konferans ile katılacağı programda, Ayasofya'nın önüne kurulan bir platformda İstanbul'un fethi temalı mapping gösterisi de yapılacak.

Fetih Şöleni, Tarihi Yarımada'daki havai fişek gösterisi ile sona erecek.

Ayrıca tüm program, Cumhurbaşkanlığı ve İletişim Başkanlığı Youtube kanalları ile sosyal medya hesaplarından ve televizyon kanallarından canlı olarak izlenebilecek.

İSTANBUL'UN FETHİ'NİN ANLAM VE ÖNEMİ NEDİR?

II. Mehmed, 21 yaşında İstanbul'u fethederek 1000 yıllık Bizans İmparatorluğu'na son verdi ve bu olay birçok tarihçi tarafından Orta Çağ'ın sonu Yeni Çağ'ın başlangıcı olarak kabul edildi. Fetih'ten sonra Fethin Babası anlamına gelen "Ebû'l-Feth" daha sonraki dönemlerde ise "Çağ Açan Hükümdar" ve "Kayser-i Rûm" (Roma İmparatoru, Osmanlı Türkçesi) unvanları ile anıldı.

Fatih, HZ. Muhammed'in İstanbul ile ilgili hadisine nâil olduğu için günümüzde Türkiye ve İslam dünyasının geniş bir kesiminde "kahraman" kabul edilmektedir.

II. Mehmed, bilinen adıyla Fatih Sultan Mehmed, Avrupa'da tanınan adıyla: Grand Turco (Büyük Türk) veya Turcarum Imperator (Türk İmparatoru) 30 Mart 1432'de Edirne'de dünyaya gelip 3 Mayıs 1481'de ölmüştür. Osmanlı İmparatorluğu'nun yedinci padişahıdır. İlk olarak 1444-46 yılları arasında kısa bir dönem, daha sonra 1451'den 1481 yılında ölümüne kadar 30 yıl boyunca hüküm sürdü.

II. Mehmed, 21 yaşında İstanbul'u fethederek 1000 yıllık Bizans İmparatorluğu'na son verdi ve bu olay birçok tarihçi tarafından Orta Çağ'ın sonu Yeni Çağ'ın başlangıcı olarak kabul edildi. Fetih'ten sonra Fethin Babası anlamına gelen "Ebû'l-Feth", daha sonraki dönemlerde ise "Çağ Açan Hükümdar" ve "Kayser-i Rûm" unvanları ile anıldı.

İSTANBUL NASIL FETHEDİLDİ?

1453 yılı 23 Mart'ta ordusuyla Edirne'den hareket eden Fatih Sultan Mehmet, İstanbul surlarını yıkacak büyüklükteki topların planını bizzat kendisi hazırlayarak, o zamana kadar yapılan toplardan çok daha büyük toplar döktürdü.

İstanbul, daha önce de defalarca kuşatılmıştı. Osmanlılar da şehri daha önce kuşatmıştı, Matheos Kantakuzinos'un Bizans tahtına geçmesini sağlamışlar ve ödül olarak Çimpe Kalesi'ni alarak Rumeli'de ilk kez toprak kazanmışlardı. Rumeli'ye geçişle beraber bölgede sınırları genişleyen Osmanlılar ilk kez I. Bayezid komutasında 1395 yılında İstanbul'u kuşattı. Bazı kaynaklarda ise 1391 tarihli farklı bir kuşatmadan söz edilmektedir. I. Bayezid'in kuşatmasında mancınıklar kullanıldı, kuşatma üzerine Macar Krallığı günümüz Bulgaristan topraklarına taarruz etti ve İstanbul kuşatması sonlandırıldı. Ertesi yıl kuşatma tekrar başladı ve bu sefer deniz bağlantısını tümüyle koparmak için Anadolu Hisarı inşa edildi. Bizans imparatorunun ateşkes talebi üzerine kuşatma kaldırıldı.

Ankara Savaşı'yla beraber Osmanlı Devleti Fetret Devri'ne girdi. Bu dönemde Bayezid'in oğullarından Musa Çelebi tarafından 1412 yılında İstanbul tekrar kuşatıldı. Musa Çelebi, kargaşanın Bizans yüzünden olduğuna ve bazı rakip şehzadelerin Bizans tarafından desteklendiğine inanıyordu. Ancak rakip şehzadelerden I. Mehmed'in harekete geçmesi sebebiyle bu kuşatma da kaldırıldı. Dördüncü kuşatma ise II. Murad döneminde oldu; II. Murad elçiler göndererek Düzmece Mustafa'nın desteklenmemesini talep etti ancak karşılık bulamadı. İsyan ile uğraşan II. Murat, Şehzade Mustafa'ya yardım ettiğine inandığı Bizans İmparatorluğu'nun üzerine yürüdü ve kuşatma başladı. Bizans İmparatoru VII. İoannis'in Karadeniz kıyılarındaki bazı toprakları ve haraç vermeyi teklif etmesiyle bu kuşatma da kaldırıldı. II. Mehmed tahta geçtiğinde etrafı bütünüyle sarılmış bir şehirle karşı karşıyaydı.

Mehmed kuşatma hazırlıklarına 1451 sonlarında başladı. Boğaz'ın Anadolu yakasında büyük dedesi Bayezid'in yaptırmış olduğu Anadolu Hisarı'nın karşısına o dönemde Boğazkesen adı verilen Rumeli Hisarı'nın inşa emrini verdi. İmparator Konstantin Mehmed'e hisarın yapımı için kendisinden izin alması gerektiğini bildirmek için elçiler gönderdi ancak Mehmed elçileri kabul etmedi. İmparator en son 1452'nin Haziran ayında barış görüşmeleri için bir kere daha elçilerini gönderdi ancak Mehmed elçileri yine reddetti.

Bunun anlamı savaştı. Hisar 1452'nin Ağustos ayında tamamlandı. Böylece boğazın kontrolü Osmanlıların eline geçmiş oldu. Boğazdan geçecek gemiler bundan böyle geçiş parası ödemek zorundaydı. Aksi takdirde gemiler top atışıyla batırılacaktı. 1452 sonlarında ödeme yapmayı reddeden bir Venedik gemisi batırılmış, kaptanı ve tayfası tutuklanmıştı. Söz konusu toplar Erdelli Urban adında bir top dökümcüsü tarafından yapılmıştı. Mehmed kendisinden Konstantinopolis'in surlarını yıkabilecek güçte bir top yapıp yapamayacağını sormuş Urban da "Ne Konstantinopolis, ne de Babil'in surlarının karşı koyabileceği bir top yapabileceğini" söylemişti.

Öte yandan bu gelişmeler karşısında İmparator Konstantinos Papa ve İtalyan şehirlerinden umutsuzca yardım talebinde bulundu ama bunlar sonuçsuz kaldı. Yalnızca Cenova 1452'nin Kasım ayında yardım göndermeye karar verdi ve Giovanni Giustiniani komutasında 700 asker taşıyan Ceneviz kadırgaları 26 Ocak 1453'te Konstantinopolis'e vardı. İmparator Konstantinos, Giovanni Giustiniani'yi kara kuvvetlerinin başkumadan yaptı. Kostantinopolis'teki asker sayısı 8.000 civarındaydı, limanda 26 savaş gemisi bulunuyordu. Daha evvel 700 İtalyanı taşıyan yedi Girit ve Venedik gemisi Şubat ayında şehirden kaçmıştı. Osmanlı ordusundaki asker sayısı ise en az 50.000 idi. Ayrıca Mehmed yalnızca karadan kuşatmanın yeterli olmayacağını düşünerek bir donanma hazırlatmıştı. Bu donanma bahar aylarında boğazın Marmara girişine vardı.

Osmanlı ordusu 23 Mart'ta Edirne'den hareket etti ve 2 Nisan'da Konstantinopolis'e vardı. Aynı gün Haliç'in girişi zincirle kapatıldı. Karargâhını Romanus kapısının karşısına Maltepe'ye kuran Mehmed son kez teslim çağrısında bulundu ama imparator reddetti.

6 Nisan sabahı ilk saldırı başladı. Kuşatma, aralıklı çatışmalarla 53 gün sürdü. İmparator Konstantinos, Giustinani ile birlikte Romanus kapısını savunuyordu. Şehzade Orhan da Marmara kıyısındaki kıtalardan birini yönetiyordu. 20 Nisan günü Papa'nın gönderdiği üç Ceneviz gemisi ve Sicilya'dan gelen bir Rum yük gemisi şehrin açıklarında belirdi. Marmara denizinde yapılan savaşın sonunda akşam saatlerinde dört gemi Haliç'e girmeyi başardı.

Donanmasını bir şekilde Haliç'e indirmesi gerektiğini anlayan Mehmed gemilerini karadan geçirmeye karar verdi. Bugünkü Dolmabahçe'den Kasımpaşa'ya uzanan güzergaha kalaslar döşendi ve 70 kadar gemi silindirler üstünde 22 Nisan sabahında Haliç'e indirildi. Böylece Haliç'in kontrolü Osmanlıların eline geçti. Öte yandan kuşatmanın yedinci haftasında Osmanlılar hâlâ kesin bir sonuç alamamıştı. Bu noktada Halil Paşa son bir kez Mehmed'i teslim çağrısı yapmaya ikna etti ancak imparator teklifi yine reddetti. Bunun üzerine Mehmed 24 Mayıs'ta ayın 29'unda karadan ve denizden büyük bir saldırı yapacağını duyurdu.

Son saldırı hazırlıklarını Zağanos Paşa düzenledi. Osmanlı ordusu 29 Mayıs'ın ilk saatlerinde taarruza başladı. Osmanlılar son taarruzu üç dalga halinde gerçekleştirdiler. İlk iki saat boyunca başıbozuklar surlara saldırdılar, ardından Anadolu birlikleri onların yerini aldı. Son olarak öldürücü darbeyi vurmak üzere yeniçeriler devreye girdi. Bu sırada yaralanan Giustiniani'nin savaş alanından ayrılması şehri savunanların arasında büyük moral bozukluğuna neden oldu. Nihayet sabah saatlerinde Osmanlı askerleri "Kerkoporta" adlı kapıdan içeri girmeyi başardılar ve kapının üzerindeki burca Osmanlı sancağını diktiler. Mehmed fethin ilk günü öğleden sonra şehre girdi. Ayasofya'ya giderek namaz kıldı ve tahtım İstanbul'dur diye buyurdu.

İmparator Konstantinos'un akıbeti meçhuldür. Kimi kaynaklar cesedinin bulunamadığını söylerken, Babinger gibi bazı tarihçiler imparatorun cesedinin mor ayakkabılarından teşhis edildiğini yazar. Alphonse Lamartine eserinde imparatorun cesedinin bulunduğunu ve Fatih'in Konstantin için Hristiyan usulü cenaze töreni düzenlediğini belirtir. Şehzade Orhan ise keşiş kılığında şehri terk etmeye çalışırken yakalanıp idam edildi.

Fatih şehrin ticaret merkezi olan Galata'dan kaçmış olan Rumların ve Cenevizlilerin dönmesini sağladı. Rum Patrikhanesi'nin yeniden açılmasına izin verdi; ayrıca bir Yahudi hahambaşlığı ile bir Ermeni Patrikhanesi kurdurdu. II. Mehmed İstanbul'u, farklı dinlerden insanların bir arada yaşadığı, ticaret ve kültür merkezi olan bir başkent yapmayı amaçladı.

Fethin hemen ardından Mehmed şehrin onarımına başladı. Amacı Doğu Roma'yı yıkmak değil onu Osmanlı yapısı içinde diriltmekti. Kuracağı imparatorluk bir İslâm devleti olmakla birlikte Doğu Roma gibi kozmopolit bir yapıya sahip olaca

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner49

banner50