banner5

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından konuştu: (3)

- "CHP'nin başını çekmiş olduğu bu muhalefet anlayışı, hep uzlaşma yerine çatışmayı, birlik ve beraberlik yerine bölücülüğü, müsamaha yerine kin ve nefreti körüklemeyi esas almıştır" - "Son dönemde belediyelerin yardımlarını engellediğimiz yalanındaki ısrarında, İletişim Başkanımızın ev ve aile mahremiyetine yönelik fütursuz saldırının da gerisinde işte bu hastalıklı zihniyet var." -"Esasen İletişim Başkanımızın görevi gereği istediği yerde ikamet etme hakkı vardır. Kendisi ailesi ile birlikte İstanbul'un eski bir semtindeki 45 metrekare taban oturumu olan mütevazi bir evde yaşamayı seçmiştir. Hukuken evini kendi arsası içinde büyütme imkanı olduğu halde bunu da yapmamıştır"

27 Nisan 2020 Pazartesi 20:10
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından konuştu: (3)

İSTANBUL (AA) - Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "CHP'nin başını çekmiş olduğu bu muhalefet anlayışı, hep uzlaşma yerine çatışmayı, birlik ve beraberlik yerine bölücülüğü, müsamaha yerine kin ve nefreti körüklemeyi esas almıştır." dedi.

Erdoğan, Tarabya'daki Huber Köşkü'nde video konferans yöntemiyle düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı'nın ardından yaptığı açıklamada, salgın krizi sonrası küresel sistemin çarpıklıkları ile birlikte Türkiye'deki siyaset anlayışının da köklü bir sorgulamaya tabi tutulacağını söyledi.

Yıllarca eser inşa etmeye, hizmet getirmeye, yatırım yapmaya çalıştıkça karşılarına çıkan "istemezükçü" siyaset anlayışının ne kadar içi boş olduğunu bu süreçte hep birlikte bir kez daha gördüklerini anlatan Erdoğan, "Eğer bugün Türkiye salgın dönemine 15 bine yakın birinci basamak, 4 bine yakın tedavi kurumu, 1526 modern hastane ile girmemiş olsaydı hep birlikte perişan olurduk. Avrupa'daki toplam yoğun bakım yatak kapasitesine ve toplam bilgisayarlı tomografi cihazı sayısına tek başımıza sahip olmamış olsaydık, salgını bu derece soğukkanlılıkla karşılayamazdık." diye konuştu.

Erdoğan, 700 binden fazlasını son 18 yılda istihdam ettikleri bir milyonu aşkın sağlık çalışanının gayreti ve fedakarlığı olmasaydı sokaklarda, bakım evlerinde, evlerde diğer ülkelerdekine benzer acı görüntülerin yaşanacağını dile getirdi.

Talep eden her vatandaşın dahil olabildiği bir sosyal güvenlik şemsiyesi kurmamış olsalardı insanların hastane kapılarından geri dönmek zorunda kalacağını ifade eden Erdoğan, "Organize sanayi bölgelerimizin sayısını 122 ilave ile 315'e, buralardaki istihdamı 1 milyondan fazla ilave ile 1,5 milyona, teknoparkların sayısını 53 ilave ile 56'ya çıkarmamış olsaydık tıbbi malzeme ve cihaz üretiminde bu seviyeye ulaşamazdık. Bu örnekleri eğitimden ulaşıma, enerjiden tarıma her alanda teşmil etmek mümkündür." değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada dikkati çekmek istediği hususun, tüm bu başarıları, attıkları her adımda yapılan işlere katkı vermek yerine takoz olmayı kendine misyon edinmiş bir muhalefet anlayışına rağmen elde etmeleri olduğunu vurguladı.

- "Siyasi kokuşmuşluğun en bariz örneği"

CHP'nin başı çekmiş olduğu bu muhalefet anlayışının hep uzlaşma yerine çatışmayı, birlik ve beraberlik yerine bölücülüğü, müsamaha yerine kin ve nefreti körüklemeyi esas aldığını ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"Son dönemde belediyelerin yardımlarını engellediğimiz yalanındaki ısrarında, İletişim Başkanımızın ev ve aile mahremiyetine yönelik fütursuz saldırının da gerisinde işte bu hastalıklı zihniyet var. Esasen İletişim Başkanımızın görevi gereği istediği yerde ikamet etme hakkı vardır. Kendisi ailesi ile birlikte İstanbul'un eski bir semtindeki 45 metrekare taban oturumu olan mütevazi bir evde yaşamayı seçmiştir. Hukuken evini kendi arsası içinde büyütme imkanı olduğu halde bunu da yapmamıştır. Evinin ve bahçesinin hemen yanında bulunan, tüm mahallenin de bizar olduğu 200 küsur metrekarelik mezbelelik bir alanı ise Vakıflar Genel Müdürlüğünden kiralayarak bakımını üstlenmiştir. Bu takdir edilmesi gereken çaba, il ve ilçe başkanından medyasına kadar CHP zihniyeti tarafından topyekun bir iftira kampanyasına dönüştürülmeye kalkışmıştır. Bu zihniyetin arkadaşımıza ve ailesine karşı sürdürdüğü çirkin saldırıdaki tutarsızlıklar siyasi kokuşmuşluğun en bariz örneğidir. "

Erdoğan, CHP Üsküdar ilçe başkanının "Ben gittim evin yanındaki arazinin fotoğrafını çektim, İl Başkanıma rapor ettim" dediğini, CHP İl Başkanının da kendi sosyal medya hesabında "Partinin talimatı ile gitmiştir, yine gidecektir" diyerek bu durumu açıkça kabul ettiğine işaret ederek, şöyle devam etti:

"CHP Genel Başkanı ise çıkıyor hiç utanmadan, arlanmadan, sıkılmadan, 'ilçe başkanımız oradan geçiyormuş, fotoğraf çekme diye bir şey yok' diyerek bu açık gerçeği inkar ediyor. Aynı şekilde bu zat, Vakıflar Genel Müdürlüğünün söz konusu mezbelelik arazinin tamamen usullere uygun kira ihalesi konusunda da fütursuzca yalan söylüyor. Belediyelerin yardımları ile ilgili meselede de biz valiliklerle koordinasyon ve planlama yapılması gerektiğini söylerken onlar işi bambaşka yerlere getirmeye çalışıyorlar. Gerçi yardım paketlerinin içine Alevi, Bektaşi kardeşlerimizi İslam dışı gösteren, kanun dışı eylemleri öven kitaplar koymak suretiyle kirli yüzlerini, sinsi niyetlerini bir kez daha göstermeyi de ihmal etmediler. Ve çok açık, net, dağıttıkları kitapçıklarla Aleviliği din olarak takdim eden bu anlayışı özellikle milletimin huzurunda telin ediyorum, kınıyorum. Fuar alanı ve içindeki stand malzemelerini 'Sahra Hastanesi' diye anlatan bu zihniyetin her şeyi gibi bu konudaki hassasiyetinin de sahte ve içi boş olması şaşırtıcı değildir."

- "Yalanlar silsilesi devam ediyor"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun farklı tarihlerde çeşitli konularda yaptığı açıklamaların yer aldığı videonun yayınlanmasının ardından konuşmasına devam eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Gördüğünüz gibi yalanlar silsilesi devam ediyor. Bir taraftan 'talimat vermedim' diyor ama ilçe başkanı da aldığı talimatın gereği orada fotoğrafı çektiğini ve ondan sonra da burada böyle bir inşaatın olmadığını söylüyor. Aynı şekilde (Kılıçdaroğlu) Adana'da 'Cumhurbaşkanlığının böyle bir dev hastane yapmadığından' bahsediyor. Adana'da hastane falan söz konusu değil ki... Adana'da fuar merkezinin, Belediye Başkanı gelmiş oradaki standları panellerle bölmek suretiyle ortaya 'hastane çıkardım' diye, girişine de 'sahra hastanesi' diye bir yazı yerleştiriyorlar. Ama tabii yalancının mumu yatsıya kadar yanıyor, hemen yan tarafında da 'kongre merkezi' yazıyor, böyle bir durum var."

Erdoğan, Adana'nın şu anda hastane, yatak kapasitesi itibarıyla doygun şehirlerden biri olduğunu belirterek, "Çok lüks modern bir şehir hastanesi başta olmak üzere oradaki diğer hastanelerimizle zaten Adana'nın bu sıkıntılarını biz çoktan yerine getirdik. Demek ki bunun, Adana'da ne var, ne yok, bundan da haberi yok. 'Sahra hastanesi' dediler gidin bakın bakalım şu anda böyle bir şey orada var mı? Yok. Her şeyi yalan. " ifadelerini kullandı.

(Sürecek)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner49

banner50