banner5

​Farabi Türkistan'ın Farab şehrinde doğmuş, 870-950 yılları arasında yaşamış ünlü Türk düşünürü ve bilim adamıdır. Buhara, Bağdat, Şam, Kahire, Harran ve Halep gibi zamanın önemli ilim merkezlerini dolaşmıştır. Felsefe, matematik, mantık, siyaset bilimi ve musiki alanında eserler yazmıştır. İslam dünyasında felsefe alanında Muallim-i Evvel (İlk Öğretmen) olarak hitap edilen Aristo ile kıyaslanmakta ve ve Muallim-i Sani (İkinci Öğretmen) olarak anılmaktadır. 

Farabi’nin ideal devlet modeli    Erdemli Şehir’dir.  Erdemli şehrin yöneticisine ayrı bir önem vermektedir. Çünkü onu hayat ve hareketin kaynağı olarak görmektedir.

Erdemli şehir tektir. Âlim ve erdemli kişilerin bulunduğu bir yerdir. Bu şehirde toplum üyeleri birbirine yardım eder.

Erdemli olmayan şehirler ise dört çeşittir: Cahil Şehir, Fasık Şehir, Değişebilen Şehir ve Sapkın Şehir. Erdemli olmayan şehirlerde insani değerler gelişmemiştir. Bunlar, başkalaşmış ve bozulmuş niteliksiz toplumlardır.

Farabi’ye göre erdemli şehir, büyük, orta ve küçük olmak üzere üç çeşittir. Büyük erdemli şehir, dünyanın ma’mur tüm bölgelerinde; orta erdemli şehir, dünyadaki tek bir milletin bir araya gelmesiyle; küçük erdemli şehir ise, herhangi bir milletin yerleştiği bölgede tek bir şehir meydana getirmesi ile oluşur.

Farabi, erdemli şehri biyolojik olarak sağlıklı bir insan vücuduna benzetir.

Bir vücudun her organının kendine göre görevi vardır ve bunların hepsinin sağlıklı çalışması kalbe bağlıdır. Tıpkı bunun gibi erdemli şehrin kurum ve kuruluşlarının sağlıklı ve verimli bir şekilde çalışması şehir yöneticisinin kabiliyet ve tutumuyla ilgilidir. Erdemli şehri teşkil eden unsurlar, yaradılışta çeşitli ve birbirlerinden üstün yapıdadırlar.

Bunların arasında başkanlık görevini üstlenecek kapasitede insanlar ve mertebece ona yakın insanlar bulunur. Bunların her biri kendi kabiliyetlerini başkanın gayelerine uygun bir surette kullananlardır.

Farabi’ye göre erdemli şehrin yöneticisi herhangi bir insan olamaz. Çünkü;  yöneticilik iki şey ile mümkün olabilir:

  • Yaradılış itibarıyla yöneticiliğe yetenekli olunmalıdır.
  • Yönetici olacak kişi, yöneticilikle ilgili yetenekleri kazanmış olmalıdır.

Erdemli şehrin yöneticisi bir başka insanın hükmü, yönetimi altına girmesi mümkün olmayan insandır. O, mükemmelliğe ulaşmış bilfiil akla sahip olmuş bir insan olmalıdır.Bu bahsedilen özelliklerinin yanı sıra Fârâbî, erdemli şehrin yöneticisinin şu özellikleri bir arada taşıması gerekliliği üzerinde durmuştur.

  • Organları tam ve eksiksiz olmalıdır ki kendi üzerine düşen görevleri gerektiği gibi yerine getirebilsin. O, bu organlarla ilgili bir fiili yerine getirirken kolayca yapabilmeli.
  • Yönetici, kendisine söylenen her sözü konuşanın amacını ölçerek kolayca anlayabilme yeteneğine de sahip olabilmeli.
  • Anladığı, gördüğü, duyduğu şeyleri kolayca zihninde saklayabilme yeteneğine sahip olmalı, hemen hemen hiçbir şeyi unutmamalıdır.
  • Çok zeki ve uyanık olmalı, birşeyle ilgili bir delili gördüğü zaman onun neye işaret ettiğini kolayca sezebilmeli.
  • Zihninde bulunan her şeyi kolayca ifade edebilme yeteneğine sahip olmalıdır.
  • Bilgi edinmeyi ve öğrenmeyi sevmelidir.
  • Doğası gereği doğruyu ve doğru insanları sevmeli, yalandan ve yalancıdan nefret etmelidir.
  • Yemeği, içmeyi, cinsel zevkler peşinde koşmayı sevmemeli ve onları arzulamamalıdır.
  • Gümüş, altın ve benzeri cinsten dünyevi amaçlar peşinde koşmamalıdır.
  • Yüksek ruhlu olmalı, şerefi, ululuğu sevmeli, ruhunu aşağılık ve çirkin olan şeylerin üzerinde tutmalıdır.
  • Adaleti ve adil insanları sevmeli, baskı ve zulümle hareket eden insanlardan nefret etmelidir. Başkalarına karşı insaflı olmalıdır. Baskıya maruz kalan insanlara acımalı, güzel, asil ve doğru gördüğü şeyleri desteklemeli, adaleti uygulamaya davet edildiğinde onu gerçekleştirmede isteksiz ve inatçı olmamalıdır.
  • Yapılmasını istediği şey konusunda ısrarcı, azimli olmalı, korku ve zaaf göstermeksizin cesur bir şekilde onu gerçekleştirmelidir.

Erdemli toplumların olduğu yerde, erdemli yöneticiler olur. Peygamber efendimiz (sav)  “ Bulunduğunuz hale göre yönetilirsiniz” buyurmuştur. Bizi yöneten yöneticilerimizden sık sık şikayet etmenin bir anlamı kalmıyor. Önce toplum olarak kendimize çeki düzen vereceğiz. Bunu sağladığımız zaman, toplumun kalitesi ve seviyesi yükselir.“Bir topluluk kendini değiştirmedikçe Allah da onları değiştirmeyecektir”.Rad Süresi ayet 11.

Baki selamlar.

  Kaynak: Yrd.Doç.Dr., Demokaan Demirel,Farabi’nin İdeal Devleti; Erdemli Şehir, Niğde üniversitesi İİBF Dergisi,2014,cilt7, sayı1, sayfa 358-369 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.