banner5
banner68

Geleneksel anlayış yükselişin temeli oldu

Yılların birikimiyle bugün ihracat yapan bir firma konumuna gelen Giba Şekerleme, bu yükselişini ahilik kültürüyle yoğrulan geleneksel yapısına borçlu. Dededen toruna aktarılan bu anlayış Giba Şekerleme’yi güçlü bir konuma getirmiş durumda

11 Aralık 2019 Çarşamba 10:53
Geleneksel anlayış  yükselişin temeli oldu

Yılların vermiş olduğu tecrübe ile üretimlerine devam eden Giba, ağızları tatlandırmayı sürdürüyor. Hem üretim hem de perakende satış yapan Giba, üç şubesiyle yoluna emin adımlarla devam ediyor. İç pazarda önemli bir Pazar payına sahip olan Giba, ülke ekonomisine daha fazla katkı sunmak amacıyla son dönemde ihracattaki payını artırmak için adımlar attı. Yaptığı yeni yatırımla çikolata üretimine başlayan Giba, bu üretimini tamamen dış Pazar için tasarladı. Giba’nın 2020 için hedeflediği ihracat hedefi ise 1 milyon dolar.  Giba bu başarısını ise geleneksel ticaret ahlakına borçlu. Ahilik kültürüyle yoğrulan Giba’nın bu anlayışı, hem üretim kalitesine yansıyor hem de geleneksel yapısını yenilikçi anlayışla yoğurarak yeni ufuklara açılmasında yol gösteriyor. Giba Şekerleme’nin üçüncü kuşağı olan ve şirketin Genel Müdürlüğü görevini yürüten Murat Özgüven, konuyla ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. Özgüven, ahilik anlayışının ticari anlayışlarının temelini oluşturduğunu söyledi.  

81 İLE ÜRÜN GÖNDERİYORLAR

Giba Şekerleme’nin uzun yıllardır Konya’da faaliyet gösterdiğini bununla birlikte nesillerden nesillere aktarılan lezzetinin olduğunu belirten Giba Şekerleme Genel Müdürü Murat Özgüven, “Şirketimizin üçüncü kuşak yöneticisi olarak devraldığımız bayrağı daha yukarıya taşımak amacıyla iki kardeşimle birlikte işlerimizi sürdürüyoruz. Hepimizin üstlendiği farklı görevler var. Ortak amacımız ise lezzetimizi daha ileriye taşımak. Bizim en büyük özelliğimiz geleneksel ürünlerimizi geleneksel yöntemlerle üretmek. Şu an geldiğimiz noktada da Türkiye’nin 81 iline ürün gönderiyoruz” dedi.

DEDEDEN TORUNA GEÇEN LEZZET

Giba’nın mazisinin 40 yılı aştığını vurgulayan Özgüven, “1972’lerde rahmetli dedemizin perakendecilik yapmaya başlamasıyla kuruldu diyebiliriz. Eski otogarda ilk dükkânı açmış rahmetli dedem. Daha sonra aynı yerde 11 dükkâna ulaşmış. Tabi burası ortaklı bir yermiş. Eski otogar yıkılınca ortaklık da bozulmuş. Daha sonra 2001 yılında yeni şekerciler sitesinde 600 metrekarelik bir üretim alanında yeniden başlamış olduk. Otogar ve Mevlana Çarşısı’nda da perakende dükkânlarımızı açarak devam ettik. Daha sonra Nalçacı’da da bir şube açtık. Kuruyemiş, lokum, şeker üzerine ilk şehir içi dükkânını açan biziz diyebilirim. Personelimiz bizim buraya girer çırak olarak, usta olarak devam eder emekli olur gider. Bununla övünç duyarız. Aile ortamımız var burada. Dedemizden, babamızdan gelen kültür bu şekilde. Dedemizi ve babamızı kaybettikten sonra 3 kardeş Giba Şekerleme’yi sırtlıyoruz” dedi.

‘GELENEKSEL TATLAR ÜRETİYORUZ’

Geleneksel tatlar arasında yer alan Mevlana Şekeri, lokum, hurma şekeri, akide şekerleri ve Konya sarması ürettiklerinin altını çizen Murat Özgüven, “Biz bir kültür oturtmaya çalışıyoruz. Hediyeleşme kültürü var. Onla alakalı farklılıklar oluşturmaya çalışıyoruz. Biz geleneksel ürünleri geleneksel yöntemlerle üretiyoruz. Daha çok el işçiliğiyle üretiyoruz. Birinin ben çocukluğumda yediğim Mevlana şekerinin tadını şimdi alamıyorum diye bir durum bizde söz konusu olmaz. Aynı lezzet, aynı tat devam eder. Kaybolmaya yüz tutmuş gibi şeyleri de kaybetmemek adına da çalışmalar yapıyoruz. Farklılıklar oluşturuyoruz. İnsanlar hediye götürürken farklı şeyler götürürsün amacıyla farklı ambalajlar yapıyoruz. İnsanlardaki algıyı bu şekilde değiştirmek gerekiyor. Sıradanlaşmamak gerekiyor. Sektöre değişik soluklar getirmeye çalışıyoruz. Biz perakendeci de olduğumuz için müşterinin ne istediğini de biliyoruz. Onların taleplerini de alabiliyoruz. Bu da bizim için büyük bir avantaj” diye konuştu. 

İHRACATA ODAKLANDILAR

Son dönemde ihracatı artırmak için çalışmalar sürdürdüklerini kaydeden Özgüven, ihracatı artırmak için yeni ürünler üretmeye başladıklarını söyledi. Bu anlamda çikolata üretimine girdiklerini dile getiren Özgüven, şöyle devam etti, “Çikolata üretmeye başladık. Kaliteli ama ucuz bir ürün. Bu ürünün ciddi bir ihracat potansiyeli var. Bu ürünü tamamen ihracat için üretiyoruz. Bu ürünü daha çok Ortadoğu ve Afrika ülkeleri yiyor. 12 ay boyunca yiyorlar. Bu ürün için yatırım yaptık, fabrika içerisinde ayrı bir üretim hattı kurduk. Haftalık 1 konteynır falan bir üretim kapasitemiz var. İhracatımızı artırmaya çalışıyoruz. Çeşitli görüşmeler mevcut bu anlamda. 10-12 ülkeyle görüşmelerimiz var. İnşallah bu görüşmelerin meyvesini alacağız.”

2020 HEDEFİ 1 MİLYON DOLAR

İhracatta 2020 yılı için bir hedef koyduklarının altını çizen Özgüven, “2020 yılı hedefimiz 1 milyon dolar filan bir ihracat hedefliyoruz. İnşallah hedefimizi tutturmak için çalışmalarımız sürüyor. Sadece ihracat yapabilmek için çikolata işine girdik. Aslında geleneksel ürün üreten bir firma olarak bu bizim alanımız değil ama müşteri bunu istiyor. Müşteri ne isterse onu yapmak mecburiyetinde kalıyorsunuz. Burada ürün geliştirme ön plana çıkıyor. Müşterinin talepleri bizim üretim çeşitliliğimizi de şekillendiriyor. İhracat istemesek de bizi farklı ürünlere yöneltiyor. İhracatta müşteri seni yönlendiriyor ve ürün gamını da genişletmiş oluyorsun. İhracatın böyle güzellikleri de var. Farklı bir pencere açıyor. Müşteri yönlendirmesini dinlemek lazım. Gelişmek ve büyümek istiyorsak bunu yapmak zorundayız” diye konuştu. İhracat için 2 önemli pazara odaklandıklarını dile getiren Özgüven, “Ortadoğu pazarına odaklanıyoruz daha çok. Ama Afrika ve Avrupa pazarını da hedefliyoruz. Bosna Hersek, Kosova, Sırbistan gibi ülkeler de bizim için güzel bir Pazar” ifadelerini kullandı.

İHRACAT YAPMAMIZ ŞART

İhracatın önemine değinen Özgüven, “İhracat yapmamız gerekiyor. Ülkemizin iç piyasası yeterli olabilir ama ihracat yaparak ülke ekonomisine de fayda sağlamamız lazım. Döviz girdisi sağlamamız lazım. Konya bu anlamda büyük bir ivme kazandı, inşallah bu durumu daha da yukarıya taşıyacağız” değerlendirmesinde bulundu.

AHİLİK GELENEĞİNİ YAŞATIYORUZ

Giba Şekerleme’nin nesilden nesile aktarılan bir geleneğin ürünü olduğunu kaydeden Özgüven, bu durumun kendilerine güç verdiğini söyledi. Bu anlayışının temelinde ise ahilik kültürünün olduğunu dile getiren Özgüven şunları söyledi, “Selçuklu’dan buyana süregelen ahilik kültürü, bizim ticari ve toplumsal anlayışımızın da temelini oluşturuyor. Çünkü Ahi Evran gerçekten önemli bir iş başarmış, toplumun her kesimini kucaklayan bir teşkilat ortaya koymuştur. Öyle ki bu teşkilat, bizim hem Türk geleneğimizle hem de İslami değerlerimizle birebir örtüşen bir anlayışla ortaya çıkmıştır. Biz de bu anlayışı Giba olarak hep benimsedik ve ticari faaliyetlerimizi bu anlayışla şekillendirdik. Çünkü ahilik geleneğinde bir usta, çıraklıktan aldığı birini ustalığa kadar götürüyor, o kişi usta olduktan sonra ya işe birlikte devam ediyorlar ya da usta olan kişi kendi işini kuruyordu. Biz de Giba Şekerleme olarak dedemizden aldığımız mirası aynı anlayışla sürdürüyoruz. Dedemizden babamıza, babamızdan da bize geçen bir serüven var. Öğretilere baktığımız zaman ise ben bizim firmamızda ahilik anlayışının yansımasını görüyorum. Bu anlamda, Giba Şekerleme’nin bugünlere gelmesinde bu anlayışın büyük katkısı olduğunu düşünüyorum.”

ABDULLAH AKİF SOLAK


Son Güncelleme: 11.12.2019 11:07
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner49

banner50