banner5

'İmam hatip liseleri de hak ettiği yeri alacaktır'

Yeni sınav sisteminin fırsata çevrilmesi gerektiğini belirten TİMAV Genel Başkanı Ecevit Öksüz, öğrencilerin imam hatip liselerine yönlendirileceği iddialarının ise gerçeği yansıtmadığını söyledi 

'İmam hatip liseleri de hak ettiği yeri alacaktır'

Yeni sınav sisteminin fırsata çevrilmesi gerektiğini belirten TİMAV Genel Başkanı Ecevit Öksüz, öğrencilerin imam hatip liselerine yönlendirileceği iddialarının ise gerçeği yansıtmadığını söyledi 

07 Kasım 2017 Salı 14:40
'İmam hatip liseleri de hak ettiği yeri alacaktır'

TİMAV Genel Başkanı Ecevit Öksüz, TEOG Sınavı'nın kaldırılmasından ardından yeni sınav sistemini değerlendirdi. "Liselere geçiş sürecinde öğrencilerimizin tabi tutulduğu TEOG sınavlarının kaldırılması ve yerine getirilen Sınavsız Mahalli Yerleştirme Sisteminin tüm öğrencilerimize olduğu gibi eğitim camiamıza da hayırlı olmasını diliyoruz" diyen Öksüz, 

"Öğrencilerimizin ikamet adreslerine en yakın okullara gidebilecek olmasının önünü açan yeni sistemi birçok açıdan olumlu bir uygulama olarak değerlendiriyoruz. Yeni sistem ile dileyen öğrencimiz düzenlenecek olan merkezi sınava girebilecek, dileyen öğrencimiz de en yakınında bulunan bir okula kaydını yaptırabilecek" ifadelerini kullandı. 

ÖĞRENCİLER SINAV STRESİNDEN UZAKLAŞTIRILMAK İSTENİYOR

TİMAV Genel Başkanı Ecevit Öksüz , "Bu yöntemle tüm öğrencilerimizin ağır sınav stresinden kurtulmasını, sınavda aldığı puana göre evinin çok çok uzağında bulunan bir okula kaydolma zorunluluğunun ortadan kalkmasını, ortaokulda birlikte eğitim gördüğü arkadaşları ile aynı okullarda eğitimine devam etme fırsatı bulabilecek olmasını yerinde ve doğru bir yöntem olarak değerlendiriyoruz.Akademik başarısı yüksek ve sınava girmek isteyen öğrenciler için katılımı isteğe bağlı bir sınavın yapılıyor olmasını da önemli buluyoruz. Böylelikle dileyen sınava girip akademik anlamda proje okulları olarak nitelendirilen eğitim kurumlarına girmek için yarışacak, dileyen öğrencimiz de mahallesindeki okulunda eğitimine devam edebilecektir. Mahalle bazlı kayıtlarda oluşabilecek talep yığılmalarının önüne de, diploma not ortalaması esasına göre kayıt yapılarak geçilecek olması akademik başarı kriterlerinin gözardı edilmediğini göstermesi itibariyle kıymet arz etmektedir" dedi. 

ADALETSİZLİK KANAATİNİN OLUŞMASININ ÖNÜNE GEÇİLMELİDİR

"Bu noktada özellikle dikkat edilmesi ve yeni sistemde hassasiyetle yapılandırılması gereken başlıklar; ortaokul not ortalamasında oluşabilecek adaletsizliklerin önüne geçilmesi ve sınavla öğrenci alacak okulların türlerinde ve sayısında dinamik ve sürdürülebilir, genel kabule mazhar olacak bir yapının kurulmasıdır" diyen Öksüz, şunları kaydetti: "Bu okul türleri, her yıl yeniden gözden geçirilmeli ve yeni okullar eklenebilirken, belirlenen kıstaslara uymayan okullar da sistemden çıkarılabilmelidir. Okulların ve öğretmenlerin, ödüllendirilebileceği bir sistemin kurulması da eğitim sistemimiz adına ümit verici olabilir. Türkiye’de yapılan her yeni uygulamanın, yenilenme ve gelişimin önünde ısrarla karşı duruş sergileyen kesimlerin bu sisteme dair getirdikleri eleştirel yaklaşımların birçoğu ya gerçeği yansıtmamakta ya da sadece muhalefet yapmak niyetiyle provoke amaçlı yapılmaktadır, diye düşünüyorum. Bu noktada, provokasyon ve muhalefet duygularından arınmış yerli ve milli bir eğitim sisteminin inşasına hizmet etmek amacını toplum olarak benimsemeli ve eğitimi ideolojilerden ayrı bir zeminde değerlendirebilmeliyiz."

YENİ SİSTEMİ FIRSATA ÇEVİRMELİYİZ

Yeni sistemin bu manada bir fırsata çevrilmesi gerektiğine dikkat çeken Öksüz, "Bu sistemden neşet edecek; sınav baskısını en aza indirmiş ve zamanla tamamen ortadan kaldıracak, öğrencilerimizin ve velilerimizin eğitimde eşitsizlik duygularını zedelemeyen, sadece akademik başarıyı önemsemeyen, toplumsal ve sosyolojik dinamikleri de göz önünde bulundurarak öğrencilerin yetenek ve kabiliyetlerine göre okul türlerine yerleştirmelerin yapılabildiği yeni bir eğitim modelini elbirliğiyle oluşturabiliriz. Tartışmamız gereken eğitim sistemimizi topyekûn bir işbirliği ruhuyla toplum olarak yeniden dinamik bir model ile inşa etmemiz gerektiği olmalıdır. Günübirlik, ideolojik ve önyargılı yaklaşımlar ile arzu edilen eğitim modelini oluşturmamız düşünülemez" dedi. 

İMAM HATİP LİSELERİ DE NİTELİKLİ OKULLAR İÇİNDE HAK ETTİĞİ YERİ ALACAKTIR

Öksüz, "Yeni sistemle İmam Hatip Liseleri’nin kontenjanlarının doldurulacağı, her mahallede İmam Hatip Lisesi açılarak öğrencilerin bu okullara mecbur bırakılacağı gibi yaklaşımlar eğitim sistemimize şaşı bakan, toplumun dini ve değerleri ile tarihi süreç içerisinde sürekli çatışma halinde olan kesimlerin gerçek dışı ve maksatlı yaklaşımlardan başka bir şey değildir.

Kaldı ki; İmam Hatip Liseleri’nin tüm liseler arasındaki oranı %15’ler seviyesini dahi bulmamışken yapılan bu yorumları asla ciddiye almıyoruz, milletimizin de ciddiye almadığını görüyoruz. İmam Hatip Liselerinin tüm liseler arasındaki oranları ortada iken öğrencilerin bu okullara mahkûm edileceğini ifade etmek objektif bir akıl ürünü bakış açısı değildir.

Yeni sistemde Milli Eğitim Bakanlığı’nın “nitelikli” okul sınıfı içerisine alacağı okullarımız arasında İmam Hatip Liselerinin de adaletli bir şekilde temsil bulacağı ve her bir şehrimizde okul türlerine gösterilen ilgi ve alakanın da dikkate alınarak yeterli sayıda İHL’nin de yer bulacağı kanaatindeyiz. Yeni sistemde istemeyen öğrencilerin de İmam Hatip Liselerine gitmek zorunda kalacağına dair oluşturulan olumsuz yargı da gerçeği yansıtmamaktadır. Çünkü öğrencilerimize evlerine en yakın 5 okulu seçme imkânı tanınacak ve hiçbir öğrenci istemediği bir okul türüne gitmek zorunda kalmayacaktır. Bu önyargıyı oluşturma nedeni bilgisizlik değilse, iftira ve kara propaganda ile yeni sistemi karalama gayretidir" diye konuştu. 

İMAM HATİPLER MİLLETİMİZİN TEVECCÜH GÖSTERDİĞİ EĞİTİM KURUMLARIDIR

Öksüz, sözlerini şöyle tamamladı: "Diğer taraftan İmam Hatip Liseleri milletimizin el emeği, göz nuru olarak büyütüp, geliştirdiği, en zor zamanlarında dahi sahip çıkıp yaşattığı, birçok açıdan özel değerler atfettiği en kıymetli eğitim kurumlarımızın başında gelmektedir. Bu okullara, öğrenci, mezun ve velilerine dair yürütülen olumsuz, ayrıştırıcı ve yıpratıcı yaklaşımların asıl niyet ve hedefi İmam Hatipler üzerinden din ve din eğitimi düşmanlığı yapmaktır diye düşünüyorum. İmam Hatiplerle ilgili yapılacak tartışmaları ideoloji kalıplarından çıkarıp, “eğitim” ana başlığında yürüttüğümüz takdirde toplumsal pekçok faydanın üretilebileceği kanaatindeyim. İmam Hatip Lise ve Ortaokulları milletin talebiyle açılmakta, milletimizin büyük teveccühü ile her geçen gün gelişmekte, başarılarını artırmakta, ülkemizin ve insanlığın ortak iyiliği için aklı, fikri, vicdanı ve tüm donanımları ile güçlü bir nesil yetiştirme gayesiyle yoluna devam etmektedir."

HABER MERKEZİ 

Son Güncelleme: 07.11.2017 16:41
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.