banner5

Beceremiyoruz. Şaşalı başlayan birliktelikleri çirkinleşmeden nihayetlendiremiyoruz. Kaosu seviyor, her türlü gelişmeyi gündemde kalmak için fırsat olarak görüyoruz. 

Julian Nagelsmann’ın gelecek sezondan itibaren Leipzig’in başına geçeceği resmi olarak açıklanıyor ve Hoffenheim’da çalışmaya devam edebiliyor. Ya da Bayern Münih (Geçmiş dönemde) sezon sonunda mevcut hocası ile yollarını ayıracağını ve farklı bir isimle çalışacağını sezon ortasından resmi olarak açıklıyor ve kıyamet kopmuyor. 

Dedik ya, kendimizle kavgalı, toplumla kavgalı, dünya ile kavgalı bir milletiz biz. Mevcut ezberlerimizden farklı bir durum ile karşılaşınca kıyametleri koparıyoruz. 

Atiker Konyaspor Rıza Çalımbay ile yolları ayırmaya karar verdi. Medeni bir şekilde “Olmadı, uyuşamadık” dendi ve süreç noktalanmaya çalışıldı. Kıyametler koptu. Komplo teorileri havalarda uçuştu. Rıza Çalımbay 2 gündür kanal kanal gezip “Ne kadar başarılı olduğunu, hiçbir sorun olmadığını, çok şaşırdığını, kendisine haksızlık yapıldığını” anlatıyor canhıraş biçimde. 

Oysa Konyaspor yönetiminin kararını saygı ile karşılayabilir, başarısız ilan edilmeden gönderilmesini bir jest olarak algılayabilirdi. Yapamadı. Karşılıklı açıklamalarla süreç giderek çirkinleşti. Rıza hocanın durmaya niyeti yok. Görevde olduğu süre boyunca yaptığı gibi her kamera gördüğünde dert yanmaya devam edecek. 

Madem iş raydan çıktı. Madem taraflar birbirini değersizleştirme yoluna gitti. Biz de neler olup bittiğini bildiğimiz kadarıyla yazalım. Dedikleri gibi hiçbir sorun yokken, durup dururken mi gönderildi Rıza hoca?

*** 

Konyaspor yönetimi yapılan genel kurulun ardından göreve geldiğinde hoca seçimi için önünde fazla bir zamanı yoktu. Konyaspor’u çalıştırmak istediğini her fırsatta söyleyen Rıza Çalımbay’da karar kılındı. 

İlk anlaşmazlık beklendiği gibi transfer sezonunda yaşandı. 2011’deki akıl almaz transfer politikası ile batmış, 2017’de çılgın bir transfer sürecinin ardından son yıllardaki bütün kazanımlarını yitirmiş bir kulüp elbette yoğurdu üfleyerek yiyecekti. Fakat Rıza Çalımbay’ın öyle bir niyetinin olmadığı kısa sürede ortaya çıktı.

Pilot kulüpten A takıma çıkarılan ve Konyaspor’un çok şey beklediği 5 genç oyuncu hoca tarafından kabul görmedi. Galatasaray’ın 18 yaşındaki Ozan Kabak’a, Beşiktaş’ın 19 yaşındaki Güven’e, Bursaspor’un 18 yaşındaki Burak Kapacak’a güvendiği (Ya da güvenmek zorunda kaldığı) bir ortamda Konyaspor yönetimi Rıza hocaya gençleri takımda tutmaya ikna edemedi. Bu 5 oyuncudan üçüncü kaleci Mücahit ve santrfor Mücahit Can kontenjan oyuncusu olarak kalabildi sadece. 

Ardından Mehdi Bourabia’nın Sassuolo’ya transferinde ortaya çıktı kriz. Oyuncudan gelen bonservis bedelini yeni transferde harcanmasını istedi Çalımbay. Yönetim ise kulübün ve ülkenin içinde bulunduğu ekonomik şartları göz önüne alarak bu transfere sıcak bakmadı. 

Giden oyuncunun bölgesine takım içinden genç oyuncularla bir çözüm bulunması istendi. Rıza Çalımbay buna rağmen her açıklamasında bu konuyu ısrarla gündeme getirdi. 

“Mehdi gitti oyuncu alamadık. Devre arasında 8 numara almamız lazım”.

*** 

Kamp döneminde ve antrenmanlarda uygulanan metot da soru işaretiydi. Takımın fiziksel sıkıntıları dışarıdan bile fark ediliyordu. Her hafta bir darbeye bağlı olmayan sakatlık. Her hafta maç içinde fiziksel bir düşme. 

Takım salona girmiyor. Antrenmanlar 5’e 2’den, oyuncular arası mini turnuvadan ibaret. Milyon dolarlık teknik ekipmanlar kullanılmıyor. Ölçüm, analiz, durum tespiti hak getire. Futbolcular fiziksel açığı kendileri yaptıkları ekstra antrenmanlarla kapatmaya çalışıyor.

*** 

Sezon başlıyor, takım fena sayılmayacak bir başlangıç yapıyor. Ancak 2 sorun gün yüzüne çıkıyor. Takım öne geçtiği maçları kazanamıyor ya da zorlanıyor ve yenilen bütün goller duran toplardan.

Doğal olarak kamuoyu hocadan açıklama istiyor. Her sorulduğunda hocanın cevabı, “Benim yapacağım bir şey yok. Oyuncu eşleştiği rakibine vurdurmayacak. Bulduğu pozisyonu atacak” diyor. Suçlu futbolcular tabi ki…

Hocanın duran top organizasyonunda yapabileceği ne var ki? Ya da öne geçtiği maçlarda skoru koruyamamasında…!!! 

Futbolcuları suçlama tavrı son olmayacak. Bütün maçların sonunda bazen golcüler, bazen savunmacılar suçlanacak. Hatta maçta sakatlanan oyuncu bile ‘Oyuncular iyi ısınmıyor maça girmeden önce’ şeklide suçlamaya maruz kalacak. Tabi transfer yapamadık. İstediğimiz oyuncuları alamadık yakınmaları da devam ediyor.

***

Bu arada kötü sonuç alınan maçlardan sonra skorun sebebi yapılamamış transferler olarak anlatılsa da yapılan transferlerin en fazla 2’si forma giyiyor. ‘Yeni transferler neden oynamıyor’ sorusunun karşılığı ise “Hazır değil”. Peki 8 numara alınsaydı hazır olacak mıydı? Bilinmiyor. 

Bu arada ‘eksik bölgeler transfer yapamadık’ söylemi tepki görmeye başladığı için, ligin başı olmasına rağmen ‘Devre arası transfer yapmalıyız’a evriliyor. Her açıklamada mutlaka devre arası eksik bölgelere transfer yapılmasının gereği anlatılıyor. 

Takımda 5 tane ilk 11 oynayacak stoper varken ‘Devre arası stoper almalıyız’ açıklaması gelince yönetim iyice rahatsız oluyor. 

Kendisinden basın açıklamalarını azaltmasını, her mikrofona konuşmamasını rica ediyor. Fakat Rıza hoca tarzından ödün vermiyor. 

*** 

Fakat sürekli transfer isteyen ve sorunlarda mevcut oyuncuları suçlayan hoca, eldeki oyuncularının isimlerini bilmeyecek kadar takıma uzak. Açıklamalarında yeni transfer Hurtado’ya ‘Hurdato’ diyor, Milosevic’e ‘Mihaylovic’ diye sesleniyor.

Daha vahimi Moke’yi ilk 11 oynattığı maçın ardından, “Bizde Moke diye bir oyuncu varmış. Baktık eldekilerden daha iyi. Onu oynattık” ifadelerini kullanıyor. 

Hocanın takıma uzaklığı hem taraftarın hem yönetimin tepkisini çekiyor. 

*** 

Kayseri ve Yeni Malatya deplasmanlarında alınan galibiyetler sorunların bir süre üstünü örtüyor. Fakat ardından gelen 5 maç üst üste kazanamama serisi, ve 2. Lig ekibi Maraşspor’a kupadan elenme faciası yönetimi son noktaya getiriyor. 

Arada yönetimi rahatsız edecek pek çok gelişme yaşanıyor ama ayrıntıya boğmaya gerek yok. 

Zaten futbola olan bakış açıları birbirine uygun değil. Bir tarafta ekonomik bunalım yaşayan Türk futbolunda ayakta kalabilmek için mali dengeyi korumaya çalışan yönetim, bir tarafta sürekli transfer isteyen Rıza Çalımbay. Bir tarafta öne çıkmayı sevmeyen, sessiz sedasız işleri yönetmeye çalışan Konyaspor yönetimi bir tarafta sürekli konuşan ve şikayet eden Rıza Çalımbay. 

*** 

Aslında Maraş maçının ardından karar büyük ölçüde netleşiyor. Uzun vadede Rıza Çalımbay ile bu işin olmayacağı kanısına varılıyor. Ancak harekete geçilmiyor. Çünkü böyle bir başarısızlık yaftası ve taraftar baskısı ile hocayı göndermenin şık olmayacağı düşünülüyor.

Hatta küçük bir anekdot, Maraşspor maçının ardından, taraftarın Çalımbay hakkında istifa kampanyası başlattığı dönemde kulübün ikinci başkanı Selçuk Aksoy’a hocayı gönderip göndermeyeceklerini sormuştum gazetecilik görevim gereği.

“Böyle bir karar almak için doğru bir zaman olduğunu düşünmüyorum. Fevri hareket etmeyeceğiz. Hocayı bu şekilde göndermek şık olmaz. Benim tarzım böyle değil. Sivasspor ve Ankaragücü maçlarını geçelim. Milli arada oturur konuşuruz” demişti. 

Ben de bunu “Yönetimin gündeminde hoca değişikliği yok. Hoca Sivasspor ve Ankaragücü maçında takımın başında” şeklinde haberleştirmiştim. 

*** 

O gün tutumundan dolayı tebrik ettiğim yönetime şimdi kızıyorum. Çünkü o gün Rıza hoca gönderilmiş olsa kimse bu durumda bir garabet görmeyecekti. Şimdi ise herkes altında bir sebep arıyor, komplo teorileri üretiyor. 

Umursamayacak, hocayı düşünmeyecek, verip tazminatını gönderecekti. Bu toplumda iyi niyetin doğru sonuç verdiği hiç görülmedi. İyilik bize birkaç beden fazla. 

*** 

Sonrasını biliyorsunuz. Milli arada hoca ile ‘Birbirine zarar vermeden seviyeli bir ayrılık’ planlayan Konyaspor yönetiminin kararı tartışılıyor. Gündemsiz medyaya yem oluyor. 

En ağırı ise geleneksel medyadaki kronik Konya ve Aykut Kocaman düşmanlığı ile akıl almaz komplo teorileri üretiliyor. ‘Aykut Kocaman’ın, Rıza Çalımbay’ı ayağını kaydırdığı’ çirkin iftirası atılıyor. İnanılmaz.

Kendi yarattıkları sürrealist algı ila anlamadıkları şu: Aykut Kocaman bu şehirdeki kredisi sonsuz. Hocanın göreve gelmesi için bir operasyona gerek yok. Teknik adamlığı geçtim kulübün anahtarını teslim edecek bir taraftar ve kendi konforundan feragat edecek bir yönetim var. 

*** 

Keşke bu yazıyı yazmak zorunda kalmasak, kimseyi suçlamak zorunda olmasak. Lakin maalesef burası Türkiye. Medeni bir şekilde ‘Olmadı, uyuşamadık’ demenin literatürde bir karşılığı yok. Ankaragücü maçı kazanılınca hocayı göndermek için hiçbir sebep yokmuş gibi davranmak, tam anlamıyla skor yorumculuğunun bir örneği. 

İstanbul basını Konyaspor’un gündemini sezon başından beri göz ucuyla takip etse bu sonuca şaşırmazdı. Hatta bu değerli ayrılık için Konyaspor yönetimini tebrik ederdi. Konyaspor taraftarı neden şaşırmıyor peki?

Hoca çok başarılı, ortada hiçbir sorun yok madem bu taraftar niye isyan bayrağı açmıyor ‘Niye gönderdiniz hocayı’ diye. Aptal mı bu insanlar? Binlerce insan neden garip karşılamıyor bu hamleyi?

*** 

Sonuç olarak Atiker Konyaspor yönetimi Rıza Çalımbay ile uzun vadeli bir planlama yapılamayacağını anladı ve yolları ayırdı. Bunu da karşılıklı saygı çerçevesinde yapmaya çalıştı. Ancak klasik ezbere uygun olmayınca süreç, birilerinin karanlık zihninde kirli lambaları harekete geçirdi. 

Fakat bu camia birilerinin zihni kadar kirli değil. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
TURAN 2018-11-14 12:56:42

Gazeteci tarafsız soğukkanlı analiz ve yorum yapar siz kulüp sözcüsü gibi yazı yazmışsınız.Sezon öncesi teknik direktörün istediği transferlerin yapılması en doğal hakkı yönetim kafasına göre nasıl transfer yapar niçin TD.istediği transferleri yapmaz? niye bunu eleştirmiyorsun?Rıza hoca defans oyuncusu istemiş 5 tane defans oyuncusu var diyorsun Göztepe maçında defansın yaptığı hatalar ortada hoca iyi defans oyuncusu isteyebilir çünkü defans çok kötü Takım Maraş maçında yenilmiş koca Fener GS Vardar a pendik e küçük takımlara eleniyor olabilir onlar bile TD değiştirmiyor Yeni gelen TD M reşit AKÇAY gibi olur da yine küme düşme sıkıntısı yaşar o zaman bu vizyonsuz yönetimin burnu sürtülür sizde nasıl savunacaksınız bu yönetimi merak ediyorum

Avatar
Ali 2018-11-15 01:25:09

Gs fb den bizene biz konyasporuz marasa kaybedersen koyariz kapinin önüne...Kaybettigimiz butun puanlarin sebebi beceriksiz riza ,cok bile sabrettik kendisine aykut kocaman olur olmaz ama gelecek icin bu degisiklik cok dogru oldu zira rizadan ne koy olur ne kasaba asker karisi gibi anca konusur .

Avatar
Osman 2018-11-18 00:43:41

Turan kardeş peki Kasımpaşa Kemal Özdeş’i niye gönderdi. Konya bu hafta galip gelemeseydi düşme potasına girecekti nerdeyse transfer istenir peki sezonun 3-4 haftası transfer sezonu kapanmışken devreye daha on hafta varken transferden bahsedene hoca denmez ikincisi ise madem istediğin oyuncu alınmadıysa defolur gidesin zaten yönetim transfer yapmayacağını açıkça belirtmişken bunu dillendirmenin alemi nedir. Rıza’nın en büyük suçu röportaj da Konyaspor takımı diye söze başlarsan tekmeyi yemeyi hak edersin arkadaş. Madem Konya takımıysa sende misafirdin yabancıydın ve kovuldun. Aslında teşekkür edecek olan Rıza iken suçluyor. Maraş maçındaki skor san sonra yollansa üzerine etiket yapılacaktır 2. Lig ekicinden üç yiyen çapsız diye yinede büyüklük bizde kalır. Bakın rızaya Rize hariç hiç bir kulüp tekrar kapısını çalmamış iki sezon aynı takımı hiç çalıştırmamış acaba kötü kim. Hala vır vır ediyor. Anla artık Rıza çapsızın futbol konusunda kişiliğine laf eden zaten olmadı asla.

Avatar
M.Balkan 2018-11-18 01:41:16

Emeğinize sağlık.
Akıcı ve aydınlatıcı bir yazı.
Twitter'da hesabınız var mı?

Avatar
Önder 2018-12-23 14:13:54

Galatasaray maçı rakibe sıfır pozisyon, alanya maçı gene aynı, Trabzon topla oynuyor ama penaltı pozisyonuna kadar sıfır pozisyon konyaspor un net pozisyonları var, fiziksel yorgunluğa mental düşme de eklenince 3 gol yendi fakat bu kimseyi aldatmasın, ligin en iyi hücum eden takımına karşı müthiş bir direnç ve sonuna kadat mücadele ile kazanılan maç. Fizik güç sorunu çok net gözüküyor takımda Rıza hoca bunu açıklarken yıllar önceki Fener Beşiktaş maçını örnek veriyor ve kimse hıca sen ne diyorsun demiyor. Allah Kocaman Aykut ve Konyaspor'un yolunu açık etsin. Aykutumuz size emanet. Selamlar