banner5

Selçuk, hayvancılıkta büyük başarı sağladı

Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Prof. Dr. Orhan Düzgüneş Hayvancılık Araştırma ve Uygulama Tesisleri’nde yapılan çalışmalarda hayvanlarda verim ve kalite arttırılarak cinsiyet belirlemede yüzde 90 başarı sağlandığını söyledi

Selçuk, hayvancılıkta büyük başarı sağladı

Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Prof. Dr. Orhan Düzgüneş Hayvancılık Araştırma ve Uygulama Tesisleri’nde yapılan çalışmalarda hayvanlarda verim ve kalite arttırılarak cinsiyet belirlemede yüzde 90 başarı sağlandığını söyledi

09 Ağustos 2019 Cuma 15:53
Selçuk, hayvancılıkta büyük başarı sağladı

Selçuk Üniversitesi – Ziraat Fakültesi - Zootekni Bölümü Prof. Dr. Orhan Düzgüneş Hayvancılık Araştırma ve Uygulama Tesisleri, hem üretim sektörüne hem bilim dünyasına akademik verilerle katkıda bulunacak temel ve uygulamalı çalışmalar yürütüyor. 

Selçuk Üniversitesi – Ziraat Fakültesi - Zootekni Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sinan Sefa Parlat yaptığı açıklamada, hayvan yetiştiriciliğinde verim ve kaliteyi artırma noktasında radikal uygulamaları hayata geçirdiklerini belirtti. 

Prof. Dr. Parlat, yürütülen projeler ve hayvancılık alanındaki dinamik aksiyonlarla KOP Kalkınma İdaresi Başkanlığı, diğer kamu kuruluşları ve STK’larla iş birliği yaparak üreticilere yönelik nitelikli ve katma değer arttırıcı inovatif çalışmalar yapacaklarını söyledi.

Üniversiteyi, evrensel bilgiye erişme ve yeni bilgilerin üretildiği birimler, olarak ifade eden Prof. Dr. Parlat, öğrencilerin de bu bilgiye sahip olarak mezun olmalarını arzu ettiklerini dile getirdi.

CİNSİYET BELİRLEMEDE YÜZDE 90 BAŞARI SAĞLANDI

Prof. Dr. Parlat, “Cinsiyet belirlenmesi süt sığırcılığı işletmemiz için çok önemliydi. Yani, bizim ilk amacımız; süt üretmekti, dolayısıyla dişi buzağılara ihtiyacımız vardı. Onun üzerine mesaimizi bu yönde yoğunlaştırdık. Çalışmalarımızın sonucunda x ve y cinsiyet kromozomlarına sahip spermlerin davranışsal ve çevresel tepki farklılıklarından yararlanarak yüzde 90 başarı elde ettik. Bu önemliydi, ancak sadece cinsiyet belirleme yeterli değildi. Bir de doğacak olan buzağılarımızın, doğum ağırlığının yüksek olması gerekiyordu.  Şu anda buzağılarımızın, doğum ağırlığı 55 kg civarındadır (düve buzağıları da buna dahildir). Bir başka önemli konu suni tohumlamaya son verip, işletmemizde doğal aşım uygulamasına başlamamızdır. Bütün bunlar günlük iş rutini içerisinde çalışırken karşımıza çıktı. Konuyla ilgili bilimsel literatüre - saha uygulamalarına rastlamadık, ve sonuçta kendimize özgü standartlar geliştirmeye başladık. Çalışmalarımızda ezber – taklit bilgi yerine milli bilgi geliştirmenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladık” dedi. 

Verimi ve kaliteyi arttıran uygulamalardan söz eden Prof. Dr. Parlat, “Klasik yerli ve yabancı yayınlarda, ekonomik bir süt sığırcılığı için süt sığırlarından yılda 1 buzağı elde etmenin gerekli olduğu ifade edilir. Halbuki, tesislerimizdeki uygulamalarda bu ilkenin bir karşılığı olmadığını gördük. Mevcut durumda ülkemizdeki süt sığırlarının sürüde kalma laktasyon ortalaması 2,5’e kadar düşmüştür. Amacımız, yaptığımız uygulamalar sonucunda süt sığırlarında sürüde kalma laktasyon ortalamasını 10’a çıkartmaktır. Bunun için uğraşıyoruz.   Bunun dışında, özellikle ineklerde yaptığımız bir başka uygulama da şudur; hayvanları kuruya çıkarttığımız peryotta da yine aynı sağmal dönemdeki yemlememize devam ediyoruz (süt veriyormuş gibi). Bu uygulama hayvanlarımızda her hangi bir doğum anormalliği yaşatmadığı gibi buzağı doğum ağırlığının yüksek olmasına ve doğum sonrası annenin metabolik ve fizyolojik anormallikler yaşamamasına yol açtı” dedi. 

HABER MERKEZİ

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.