banner5

Öğretmenlere dijital iletişim eğitimi

"Dijital Çağın Okuryazar Bireyleri" projesi kapsamında, Anadolu Ajansında (AA) 49 ilden 96 öğretmene "Dijital İletişim Eğitimi" verildi. AA Konferans Salonu'ndaki eğitim, TÜBİTAK 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Destekleme Programı kapsamında, Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından TRT, AA ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) iş birliğiyle yürütülen proje çerçevesinde gerçekleştirildi.

Öğretmenlere dijital iletişim eğitimi

"Dijital Çağın Okuryazar Bireyleri" projesi kapsamında, Anadolu Ajansında (AA) 49 ilden 96 öğretmene "Dijital İletişim Eğitimi" verildi. AA Konferans Salonu'ndaki eğitim, TÜBİTAK 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Destekleme Programı kapsamında, Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından TRT, AA ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) iş birliğiyle yürütülen proje çerçevesinde gerçekleştirildi.

27 Haziran 2019 Perşembe 15:53
Öğretmenlere dijital iletişim eğitimi

"Dijital Çağın Okuryazar Bireyleri" projesi kapsamında, Anadolu Ajansında (AA) 49 ilden 96 öğretmene "Dijital İletişim Eğitimi" verildi. AA Konferans Salonu'ndaki eğitim, TÜBİTAK 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Destekleme Programı kapsamında, Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından TRT, AA ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) iş birliğiyle yürütülen proje çerçevesinde gerçekleştirildi.

Bu kapsamda, AA Türkiye Haberleri Yayın Yönetmeni Hasan Öymez "Yazılı Haberlerin Gücü", AA Fotoğraf Haberleri Editörü Fırat Yurdakul "Fotoğraf Okuma ve Fotoğrafın Gücü" ile AA Haber Akademisi Müdürü Hayri Çetinkuş "Medyada Algı" konularında eğitim verdi ve soruları yanıtladı.

AA Türkiye Haberleri Yayın Yönetmeni Öymez, burada yaptığı konuşmada, medyadaki haber içeriklerinin yüzde 75-80'inin Anadolu Ajansı tarafından üretildiğini belirterek, AA'nın haberlerinin diğer medya kuruluşları tarafından yayın politikaları doğrultusunda süzgeçten geçirilerek hedef kitleye ulaştırıldığına işaret etti.

Yayın politikalarındaki değişikliklerin, haberi şekillendirdiğini ve ideolojik unsurlar kattığını ifade eden Öymez, "Medya okuryazarlığında öncelikle, bilginin kaynağına nasıl ulaşılacağı öğretilmeli. Kaynağa ulaşamazsak, bize iletilenle sınırlı kalırsak, bilgiyi üreten kişinin insafına, ideolojisine muhtaç kalırız. Bizden neyi sakladığını, bilginin ne kadarını bizimle paylaştığını tespit edemezsek o zaman yönlendirmeye açık hale geliriz." diye konuştu.

Tek bir bakış açısıyla konuya yaklaşılması halinde olayların yanlış yorumlanabileceğini söyleyen Öymez, aynı olayların farklı medya kuruluşlarında nasıl haberleştirildiğine ilişkin katılımcılara örnekler verdi. Öymez, olayların ideolojiler üzerinden haberlere yansıtıldığına dikkati çekti.

Geleneksel medyanın hızla güç kaybettiğini, sosyal medyanın ise güçlendiğini dile getiren Öymez, "Dünyada propaganda artık sosyal medya üzerinden yürüyor. Sosyal medya kullanıcısı sayılarına baktığınızda, bunların propaganda için ne kadar önemli mecralar haline geldiğini görüyoruz. Sosyal medyanın bu kadar etkili olması, sosyal medya üzerinden psikolojik savaş yapan ülkelerin istihbarat örgütlerinin ilgisini çekmiyor mu, elbette çekiyor. Ülkeler artık sosyal medyayı kullanıyorlar ve pek çok toplumsal hareketi de bu şekilde sosyal medya üzerinden örgütlediler." şeklinde konuştu.

Yeni nesil vekalet savaşlarında, devletlerin doğrudan savaşmak yerine psikolojik savaş teknikleri kullandığını söyleyen Öymez, ana akım medya ve sosyal medyanın örtülü savaş alanı haline getirildiğini belirtti.

‘KAYNAĞI BELİRSİZ HABERLERE ASLA İNANMAMAK GEREKİYOR’

Medya okuryazarlığının sosyal medya için de geçerli olduğunu ifade eden Öymez, şunları kaydetti:"Medya, ideolojik bakış açısına göre olayları ele alabilir. Medya okuryazarlığı çerçevesinde haberlere bakarken medyanın çok yönlü baskısı ve yönlendirmesiyle karşı karşıya olduğumuzu, ideolojinin haberlere yansıdığını unutmamalıyız. Belirsiz kişilere atfedilen yalan haberler medyaya yayıldıktan sonra ne kadar açıklama yaparsanız yapın, iş işten geçiyor ve algıyı inşa eden kazanıyor. Dolayısıyla kaynağı belirsiz haberlere asla inanmamak gerekiyor. Bu nedenle, bilginin kaynağına ulaşmayı, haberde geçen kurum ise web sitelerine bakmayı, açıklamalarını kontrol etmeyi, kişiyle ilgili bir haberse kişinin sosyal medya hesaplarından değerlendirmelerine bakmayı öğrenmeliyiz. İyi bir medya okuryazarı, mutlaka çapraz kontrol yapmalı yani farklı yayın organlarının aynı konuya nasıl baktığına bakmalı, bunları karşılaştırmalı. Haberde hakkında iddia atılan kişinin görüşü olup olmadığına bakmalıyız. Öznesiz, kaynaksız, belirsiz kişilere atfedilen haberlere itibar etmemeliyiz." "Sosyal medyada, ana akım medyada, internet sitelerinde, televizyonda karşılaştığımız her türlü içeriğe eleştirel bakarak, kontrol ettikten sonra yargıya varmalıyız." diyen Öymez, "Ana akım medya da sosyal medya da tamamen bir enformasyon çöplüğüne dönmüş durumda. Bilgilendirme dışında yönlendirme amacı taşıyan, gerçek bilgi değil yönlendirilmiş, ideoloji yüklenmiş bilgi bombardımanıyla karşı karşıyayız." ifadelerini kullandı.

AA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.