banner5

İhtilaflı konuları arabulucu çözüyor

2018 yılından bu yana hukukun bazı alanlarında zorunlu hale getirilen arabuluculuk hizmeti hakkında GİV Konya Şubesi’nde bilgi veren Güven Arabuluculuk yöneticileri, bu sistem sayesinde ihtilaflı konuların daha hızlı çözüldüğünü söyledi

İhtilaflı konuları arabulucu çözüyor

2018 yılından bu yana hukukun bazı alanlarında zorunlu hale getirilen arabuluculuk hizmeti hakkında GİV Konya Şubesi’nde bilgi veren Güven Arabuluculuk yöneticileri, bu sistem sayesinde ihtilaflı konuların daha hızlı çözüldüğünü söyledi

26 Kasım 2019 Salı 13:23
İhtilaflı konuları arabulucu çözüyor

Girişimci İşadamları Vakfı (GİV)  Konya Şubesi tarafından düzenlenen “Girişimci Buluşmaları”nın bu ay Ticarette Arabuluculuk konuşuldu. Şube hizmet binasında düzenlenen programa Girişimci İşadamları Vakfı Konya Şube Başkanı Fatih Ceylan, Güven Arabuluculuk yetkileri ile çok sayıda vakıf üyesi katıldı. GİV Konya Şube Başkanı Fatih Ceylan, “Vakıf olarak öncelikli amacımız girişimciliğin desteklenmesi, yaygın hale getirilmesi, girişimciliğin gençler arasında itibarlı hale getirilmesi ve girişimciliğe yol gösterici olmaktır. Yine vakıf olarak işadamlarımıza yönelik ihracatın artırılması, ihracata gelene kadar verimliliğin ve ürün kalitesinin yükseltilmesi ve israfın önlenmesi gibi rekabete uygun birçok alanda eğitim çalışmaları yapıyor. Üyelerimize işyerlerinde eğitimler veriyor ve bu eğitimleri yaklaşık iki yıldan bu yana yapmaya devam ediyoruz. Girişimci Buluşmalarını da ayda bir defa organize ediyor ve her ay son Pazartesi akşamı bir konu ve bir konuk ile üyelerimizle buluşturuyoruz” dedi.

‘ANLAŞMAZLIKLARIN ÇÖZÜMÜNE YARDIMCI OLUYORUZ’

Güven Arabuluculuk Yönetim Kurulu Başkanı Avukat Arabulucu Mehmet Yavaş katılımcılara arabuluculuk hakkında bilgi verdi. Yavaş, “Son iki yıldır kamuoyunda ve hukuk sistemimizde arabuluculuk yer edinmeye başlandı. Arabuluculuk kişinin hür idaresi ile tasarrufta bulunabileceği, ekonomik olarak kesesini maddiyatını ifade eden karşılıklı iki yada ikiden fazla ihtilaf yargıya gitmeden, hakim huzuruna çıkmadan medeni iki insan olarak karşılıklı konuşarak anlaşmaya varma sistemine bizler arabulucu sistemi olarak ifade ediyoruz. Arabulucu her iki kişi karşılıklı konuşurken alternatif öneriler bulmalar ve sağlıklı bir şekilde programın yönetilerek ve her iki tarafın karşılıklı iradeleri ile anlaşmaları sağlamaya yardımcı oluyoruz” ifadelerini kullandı.    

‘ARABULUCU GERÇEK KİŞİDİR’

Güven Arabuluculuk Merkezi ortaklarından Avukat- Arabulucu Hasibe Özlem Çepni arabuluculuk sistemi hakkında bir sunum gerçekleştirdi. Çepni, “Arabuluculuk, Türk Hukuk Sistemine 22 Haziran 2012 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun yürürlüğe girmesi ve mevzuata ek olarak 26 Ocak 2013 tarihinde ilgili yönetmeliğin yayımlanmasıyla uygulanmaya başlamıştır. Arabuluculuk genel bir tanımla tarafların içinde bulundukları uyuşmazlığı tarafsız bir üçüncü kişi yardımı ile mahkemeye gitmeden ya da mahkeme yönlendirmesiyle çözmelerinde kullanabilecekleri en etkin yöntem olarak tanımlanmaktadır. Arabulucu arabuluculuk faaliyetini yürüten ve Bakanlıkça düzenlenen arabulucular siciline kaydedilmiş bulunan gerçek kişidir” diye konuştu.

‘ARABULUCULUK İLE TARAFLAR, GELECEKTEKİ POZİSYONLARINI DAHA DOĞRU ALMA İMKÂNI BULURLAR’

Neden Arabuluculuk sorusuna da cevap veren Çepni, “Aralarındaki uyuşmazlığı, kendi istekleriyle ya da bir mahkemenin önerisi ile arabulucunun eşliğinde çözmeye karar veren taraflar, uyuşmazlık konusunu arabulucuya ileterek, tamamen tarafsız, önyargı ve yargıdan uzak bir arabulucu eşliğinde, sorunlarını tartışma ve kendileri için en iyi çözümü, bulma fırsatı elde ederler. Arabulucunun mesleki becerileri, görünürdeki sorunlardan çok, tarafların gerçek ilgilerini ortaya çıkarmakta kullanılır. Böylece birbirini daha iyi anlayan taraflar, gelecekteki pozisyonlarını daha doğru alma imkânı bulurlar. İsteklerin ve ilgilerin netleştiği arabuluculuk sürecinde karşılıklı çözüm önerilerinin müzakeresi ile mahkemede ulaşılması hayal bile edilemeyecek etkili ve tarafların menfaatlerini tatmin eden anlaşmalara ulaşmak mümkün olmaktadır. Arabulucunun mesleki becerileri, görünürdeki sorunlardan çok, tarafların gerçek ilgilerini ortaya çıkarmakta kullanılır. Böylece birbirini daha iyi anlayan taraflar, gelecekteki pozisyonlarını daha doğru alma imkânı bulurlar. İsteklerin ve ilgilerin netleştiği arabuluculuk sürecinde karşılıklı çözüm önerilerinin müzakeresi ile mahkemede ulaşılması hayal bile edilemeyecek etkili ve tarafların menfaatlerini tatmin eden anlaşmalara ulaşmak mümkün olmaktadır. Arabulucunun mesleki becerileri, görünürdeki sorunlardan çok, tarafların gerçek ilgilerini ortaya çıkarmakta kullanılır. Böylece birbirini daha iyi anlayan taraflar, gelecekteki pozisyonlarını daha doğru alma imkânı bulurlar. İsteklerin ve ilgilerin netleştiği arabuluculuk sürecinde karşılıklı çözüm önerilerinin müzakeresi ile mahkemede ulaşılması hayal bile edilemeyecek etkili ve tarafların menfaatlerini tatmin eden anlaşmalara ulaşmak mümkün olmaktadır” dedi. 

‘İŞÇİ İŞVEREN VE TİCARİ DAVALARDA ARABULUCULUK ZORUNLU’ 

Zorunlu arabuluculuk sisteminin iş ve işveren uyuşmazlıklarından kaynaklanan davalarda ve ticari davalarda zorunlu olduğuna dikkat çeken Çepni, “İş hukukunda işçi ve işveren arasındaki yıllık izin ücreti, fazla çalışma (fazla mesai) ücreti, maaş vb. gibi işçilik alacakları ile ihbar tazminatı, kıdem tazminatı vb. gibi tazminatlardan kaynaklanan  uyuşmazlıklar ile işe iade talepli uyuşmazlıklar için dava açmadan önce 01.01.2018 tarihinden itibaren zorunlu arabuluculuk yoluna müracaat zorunludur. Ancak iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında arabulucuya başvuru zorunlu tutulmamıştır. Bu konular yine arabuluculuk çözüm yolu için uygun konular olup, isteğe bağlı bırakılmıştır. 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanunla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa eklenen 5/A maddesi dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını şart haline getirmiştir. Ancak  Ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri(iflas-konkordato)  İhtiyati Tedbir İhtiyati Haciz ve İcra Takipleri (Ancak, ticari dava niteliğinde bir dava açılacaksa; İhtiyati tedbirden sonra HMK m.397 uyarınca iki hafta içinde, İhtiyati hacizden sonra yedi gün içinde arabuluculuğa başvurulmalı.) Zorunlu arabuluculuk kapsamına girmez. Bu kapsamda alacak ve tazminat ile ilgili olan ve aynı zamanda tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olan ve hukukumuzda  mutlak ticari ve nispi ticari dava olarak ele alınan hususlarda arabulucuya müracaat zorunludur” ifadelerini kullandı. İş Hukukunda arabuluculuk hakkında bilgi veren Güven Arabuluculuk Merkezi ortaklarından Avukat- Arabulucu Fatih Ekizer, “İş Mahkemeleri Kanunu Çerçevesinde Dava Şartı Olarak Arabuluculuk Arabuluculuk ve İş Hukuku mevzuatımızda  bireysel veya   toplu iş sözleşmesine dayanan  işçi veya  işveren alacağı ve kıdem/ihbar tazminatı  işe iade talebini içerir uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırmalıdır. Bu süre zorunlu hallerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir. Dava Şartı İş Hukuku uyuşmazlıkları görüşmelerine Bir veya birden fazla arabulucu olmakla beraber; İşverenin bizzat kendisi, İşveren tarafından yetkilendirilmiş çalışan, İşverenin avukatı, İşçinin bizzat kendisi, İşçinin avukatı, bahsi geçenlerin hepsi aynı anda katılabileceği gibi, isteğe bağlı olarak her iki taraftan sadece bir kişi de katılabilir.İlk oturuma taraflardan birinin mazeret bildirmeksizin katılmaması durumunda katılmayan taraf yargılama sonunda  haklı çıksa bile, dava sonucunda oluşacak yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur” şeklinde konuştu.

MUHAMMED ESAD ÇAĞLA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.