banner5

‘Her şey değişir ama insan aynı kalır’

MÜSİAD Konya Şubesinin bu hafta Cuma Konferanslarının konuğu olan Stratejist Abdullah Çiftçi, Doğu Akdeniz, dijital dünya ve kripto paralar konularında görüşlerini aktardı

‘Her şey değişir ama insan aynı kalır’

MÜSİAD Konya Şubesinin bu hafta Cuma Konferanslarının konuğu olan Stratejist Abdullah Çiftçi, Doğu Akdeniz, dijital dünya ve kripto paralar konularında görüşlerini aktardı

16 Eylül 2019 Pazartesi 17:33
‘Her şey değişir ama insan aynı kalır’

MÜSİAD Konya Şubesinin bu hafta Cuma Konferanslarının konuğu Stratejist Abdullah Çiftçi oldu. 21.yüzyıl Dünyası ve Türkiye’nin Yeri konulu konferansta Çiftçi, Doğu Akdeniz, dijital dünya ve kripto paralar konularında görüşlerini aktardı.

Paranın ve teknolojinin tarihini bilerek siyaset analizi yapılabileceğine değinen Abdullah Çiftçi konuşmasında 21. yüzyılın Türkiye’sine dair açıklamalarda bulundu. Çiftçi, “Yeni ürün veya teknoloji çıktığı zaman bunun arkasındaki aklı anlamamız gerekmektedir. Dolayısıyla, dünyada insan ilk gün neyse bugün de odur. Mal, mülk değişir, ama insan aynı kalır. Batı, olaylara, tez anti tez olarak bakar. Bu açıya göre tez Hazreti Adem, anti tez şeytan, sentez ise insandır. O günden bugüne tarihi, paranın tarihini, teknolojinin tarihini bilmeden günümüzdeki siyasal olayları analiz etmemiz çok zordur. Önümüzde iki durum karşımıza çıkmaktadır. 20. yüzyıl kurulan bir dünya dengesi var. Buna göre 20. yüzyıl dengesi devam etsin diyen ülkeler var. Bir de 21. yüzyılda kurulmak istenen dünya düzeni var. Tasarlanmış, adım adım hayatımıza giriyor. Bir şey gelişiyorsa, onu geliştiren vardır. Gelecek teknoloji devridir ve sürekli gelişmeler yaşanmaktadır. 20. yüzyılda kurulan dengeyi iyi anlamamız, 21. yüzyılda beklenen dünya düzenini görmemiz ve Türkiye olarak neler yapmamız gerektiğini iyi kavramalıyız” dedi.

Amerika piyasasına ve analizine dayanan 21. yüzyıl dünya düzeninden bahseden Abdullah Çiftçi Amerika’daki kavgaların Pakistan ve Afganistan’da saldırı olarak kendini gösterdiğine dikkat çekti. Çiftçi, “Birinci dünya savaşından önce Batı hakimiyeti İngilizler kontrolündeydi. O zaman atalarımız her şey İngilizlerden sorulur diyorlardı. İkinci dünya savaşından sonra her şey Amerika’ya geçti. Amerika’nın 150 ülkede binden fazla üssü bulunmaktadır. Dünyada ikinci dünya savaşından sonra kurulan bir düzen var. Amerika’nın keşfinden sonra değişen bir dünya düzeni söz konusudur. Dünyanın rezerv parası Amerikan dolarıdır. Bu düzenin şu anda sonuna gelinmektedir. Amerika’da yaşananları doğru anlamadan dünyada olup bitenleri doğru anlayamayız. Afganistan’daki, Pakistan’daki saldırılar, Amerika’daki kavgaların yansımalarıdır. Amerika’da parayı basanlar 21. yüzyıl için ‘Dünyayı değiştireceğiz’ diyor. Ekonomik, siyasal ve benzeri bir olay değil. İdeolojiyi değiştirmek istiyorlar. Amerika’da bir grup ‘Amerika güçlü kalacak’ derken diğer grup yeni bir devlet şekli, yeni bir dil, insan formatı, sosyoloji, sanayi gibi yepyeni bir düzen getireceklerini söylüyorlar” şeklinde konuştu.

Dinleyicilerden gelen soru üzerine Suriyeli göçmenler konusunda değerlendirmelerde bulunan Abdullah Çiftçi, “Suriye konusu çok hassastır. Eğer ben yönetici olsaydım başlangıçta bu konuda belli bir plan çizerdim. Suriyelileri belli bölgelere alırdım. Çünkü bizler Müslüman Türkler çok samimi ve yardımsever insanlarız. Ona göre davranış sergiliyoruz. Fakat Suriyelilerin kültürü bize tam olarak uyuşmamaktadır. Yokluk mertliği bozar” ifadelerini kullandı. Amerika’nın Suriye üzerindeki planları ve Türkiye’nin yeni projesi hakkında ise, “Amerika’nın şu anda yaptığı şey Suriyeliler üzerinden bir kaos çıkarmaya çalışmasıdır. Onun için şuanda devletimiz Suriye konusunda her şeyi kayıt altına alıyor ve bir an önce güven bölgeleri oluşturup göndermek istiyor. Suriye meselesinde devletimizin yeni bir projesi var ve uzatmadan uygulayacağını düşünüyorum” diye konuştu.

İHA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.