banner5

'Abdülhamid Han devri hayati bir anlama sahip'

Konya Aydınlar Ocağı’nda ‘Vefatının 100. Yılında Abdülhamid Hân’ı anlatan Prof. Dr. Caner Arabacı, "Abdülhamid Han devri, tarih şuuru geliştirmenin ötesinde hayati bir anlama sahip" dedi.

'Abdülhamid Han devri hayati bir anlama sahip'

Konya Aydınlar Ocağı’nda ‘Vefatının 100. Yılında Abdülhamid Hân’ı anlatan Prof. Dr. Caner Arabacı, "Abdülhamid Han devri, tarih şuuru geliştirmenin ötesinde hayati bir anlama sahip" dedi.

15 Şubat 2018 Perşembe 17:44
'Abdülhamid Han devri hayati bir anlama sahip'

Konya Aydınlar Ocağı'nın bu haftaki Selçuklu Salı Sohbetleri'nde, “Vefatının 100. Yılında Abdülhamid Hân” gündeme geldi. Sohbet, Tefsir ve Hadis Uzmanı Muammer Hoşdaş Hoca’nın yaptığı Abdülhamid Han’ın ruhuna bağışlanan Hatim duası ve dualar ile şehitlerimizin ruhlarına gönderilen Fatihalarla başladı.

NEÜ Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Caner Arabacı, “Abdülhamid Han batıda da, doğuda da bizde de üzerinde çok durulan, hakkında çok eser yazılan, hayatı çok tartışılan, aleyhinde küfürnâmeler de dahil çok konuşulan birisi” dedi. 

Abdülhamid Han devrinin günümüze çok benzediğini ifade eden Prof. Dr. Caner Arabacı, “Abdülhamid Han devrini anlama bugünün Türkiye’sini, sorunlarını anlama, kavrama anlamına gelir. Abdülhamid Han devrinin öne çıkan şahsiyetleri ile devlet başkanı isimlerini çıkartın rol model anlamında günümüzden isimler koyun yerine oturmuş olur. Yâni diyelim ki Ermeni terör örgütleri, Sırp terör ekipleri, Bulgar-Yunan örgütleri yerine onları destekleyen devletler anlamda bugünden devletler koyun; bu örgütlerin yerine de günümüzden PKK deyin, IŞİD deyin, YPG deyin, FETÖ deyin avâmî tabirle âdeta culk oturur. Ya da o dönemin terör örgütlerini destekleyen, besleyen, Türkiye terörü yok etmek istediği zaman kendini, vatanını, devletini savunmak istediği zaman kalktığında, ona engel olmak isteyen devletleri düşünün ve bugünden devletler koyun sanki yüzyıl öncesini günümüzde yaşıyoruz gibi hissedersiniz. Onun için Abdülhamid Han devri, günümüz açısından anlama, kavrama, yorumlama yönünden tarih şuuru geliştirmenin ötesinde hayati bir anlama sahip ” diye konuştu. 

ABDÜLHAMİD’İN EN BÜYÜK ŞANSIZLIĞI…

Abdülhamid Han’ın 1876’da devlet başkanı olduğunu ve sadrazamı Mütercim Rüştü Paşa, Adliye Nazırı Mithat Paşa, Harbiye Nazırı Hüseyin Avni Paşa’ların darbeci olduğunu ve İngilizlerin adamı olduğunu ifade eden tarihçi Arabacı, “Şimdi devlet başkanı olan Abdülhamid kime güvenecek? Başbakan darbeci, Adliye Bakanı darbeci, Genel Kurmay Başkanı darbeci, Harp Orduları Komutanı Süleyman Paşa darbeci, Deniz Kuvvetleri Komutanı Kayserili Ahmed Paşa darbeci… Şeyhülislam Hasan Hayrullah Efendi de darbeci… Şimdi Abdülhamid olsanız kime güvenirsiniz?” diye sordu. Abdülhamid Han’ın en büyük şansızlığının Türkiye’nin okumuş zümresi olduğunu kaydeden Arabacı, Abdülhamid’e en büyük düşmanlık gösteren zümrenin de aydın zümresi olduğunu belirterek “Bunlar Abdülhamid düşmanlığıyla yatarlar, Abdülhamid düşmanlığıyla kalkarlar. Meyhaneler ise; devletten maaş alan Osmanlı genç subaylarının ihtilal konuştukları, devlet başkanı nasıl değiştirilir, devlet başkanına nasıl darbe yapılır, devlet başkanı nasıl öldürülür, rejim nasıl değiştirilir diye konuşup, demlendikleri yerdir” şeklinde çok acı bir gerçeği de dile getirdi.  

ABDÜLHAMİD İSRAFI ÖNLEMEYE SARAYDAN BAŞLADI

Sultan Abdülhamid Hân'ınbürokrasi desteği, ordu desteği, aydın desteği ve istihbarat desteği olmadan Osmanlı Devleti'ni siyasi dehasıyla 33 yıl ayakta tutarak yönettiğini ve en büyük desteği ise halktan gördüğünü belirten Arabacı, borç içinde yüzen devlette iş başına geldiği zaman ilk yaptığı icraatın ise sarayın harcamalarını kısarak israfın önüne geçmesi olduğunu söyledi. Tahta geçme törenini finanse edecek paranın da Abdülhamid’in kendi kesesinden karşılandığını dile getiren Arabacı, 34 yıllık şehzadeliği döneminde Abdülhamid’in ticaret yaparak, maden işleterek para kazandığını, tutumlu olduğunu, kardeşlerine borç verdiğini ifade ederek Abdülhamid’in bilinmeyen bir başka yönü hakkında da şunları söyledi: “Abdülhamid şehzadeliği dönemimde eskiyen ayakkabısını atmamış, yamatmış ve giymiş. İlk icraatı ise saraydaki israfı önlemek oluyor. Kimse saraydan evine yemek götürmeyecek talimatını veriyor. Sadece bu kalemden 40 bin lira kazanılıyor. Devlet sıkıştığında ise harcamaları kendi şahsi cebinden yapar. Çünkü devlet gittiği zaman kendi parasının da kalmayacağını biliyor ve bunun bilinciyle hareket ediyor.”

Osmanlı Devletinde dış mihraklı ilk darbenin 1876 Darbesi olduğunu ve T.C. dahil bütün darbelerin dış mihraklı olarak devam ettiğini kaydeden Arabacı, darbeleri önlemek için de Abdülhamid’in özel olarak Yıldız İstihbarat Teşkilâtını kurduğunu söyledi. 

ALLAH BASİRETLİ YÖNETİCİLER NASİP ETSİN

10 Şubat 1918’de vefat eden Abdülhamid Han’ın cenazesinin kalabalık sebebiyle akşam karanlığında ancak kaldırılabildiğine dikkati çeken Arabacı, son olarak şunları söyledi: “1909’dan sonra Osmanlı Devleti’nin padişahı yoktur. Gelenler etkili değil ve mühürcüdür. Vefatının 100. Yılında Abdülhamid’i rahmetle anıyoruz. Allah, Abdülhamid gibi ileri görüşlü, basiretli, doğru karar verebilen, dost ve düşmanı iyi tanıyan yöneticiler, siyasetçiler, aydınlar bu millete ihsan etsin.”

SELÇUKLU BELEDİYESİ’NDEN ARABAŞI ZİYAFETİ

Öncü Sosyal Tesisleri'nde gerçekleştirilen konferansın sonunda Konya Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mustafa Güçlü, Neyzen Rıza Tevfik’in yazdığı “Sultan Abdülhamid’in Ruhundan İstimdat” adlı şiirini okuduktan sonra Prof. Dr. Caner Arabacı’ya;Aydınlar Ocağı’nın kitap hediyelerini Dr. Kâmil Uğurlu, Av. M.Ali Uz ve eski Konya Milletvekili Musa Erarıcı ayrı ayrı takdim ettiler. Sohbet, oldukça kalabalık olan katılımcılara Selçuklu İlçe Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ın arabaşı çorbası ikramıyla son buldu. Yemeğin duasını ise Muhammed Acıyan hoca yaptı.

HABER MERKEZİ 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner49

banner46