banner5

Geçtiğimiz günlerde ağaçlandırma kapsamında binlerce fidan toprakla buluştu…

Peki asıl fidanlarımız ne durumda? Bence durumlar pek de iç açıcı değil. Çocuklarımız, gençlerimiz, öğrencilerimiz …

Sayın Hocam ve meslektaşı olma yolunda ilerlediğim Tarihçi İlber Ortaylı kendisine sorulan eğitim konulu soruları aynı şu cevaplarla yanıtlamıştır.

“HİÇBİR YERDE EĞİTİM BU DENLİ SOYSUZLAŞMIŞ DEĞİL.”

Düşünmek lazım.

Sizlere sözlerini naklettiğim Sayın Ortaylı Türkiye’nin ileri gelen değerlerindir. Yıllardır bu konu hakkında milyonlarca şey yazılıp çizildi, yapılmaya çalışılan şeyler tamamıyla ölü doğan projeler ve dahası, artık her şey bir kenara bıkılıp düşünülmenin zamanı gelmiştir.

Bu ülke eğitim konusunda çok yaralar almış bir kaza zededir. Eğitime eğitim dışında her şey bulaşmış durumda maalesef ki, gelecek kaygıları, işsizlik oranları ve devamlı olarak bir AVM şubesi gibi açılan üniversiteler, başından bu yana ölü doğan fakülteler, şuan tam olarak bir ülkenin eğitiminden bahsediyorum üzülerek o zaman diyoruz ki bir iki üç TIP değil…

Özellikle vurgu yapmak istediğim şey yabancı dil eğitimi konusu oldu çünkü akademisyen olmak isteyen gençlerimizin bu uğurda ne kadar para döktüklerine şahit oluyorum. Yaklaşık olarak ilkokul 4. Sınıfta başlatılan Yabancı dil eğitimi lisenin son sınıfına kadar devam ederken, henüz bir yol tarifini dahi yapamayan öğrencilerimiz var bizim, unutmayalım lütfen, bulunduğumuz dünyanın dili İngilizce ve gençlerimiz önemli bir mevkii de bulunmak istedikleri zaman karşılarına ilk olarak bu sorun çıkıyor.

Yıllarca Devletin milyon dolar bütçe ayırdığı ve sayısız öğretmen atadığı bu alan da başarı yüzdeleri komik durumda… Bunları söylemek zorundaydım çünkü artık bir iki üç Tıp değil, iki İngilizce kuru yaklaşık 3.500 civarındaki rakamlarda

Kaliteli genç nesil ve yurt dışı istihdamının can damarı olan bu konuda tam anlamıyla bir başarı göstermek istiyorsanız sayın okurlar öncelikle 10.000 TL’nizi gözden çıkartırsanız işin başında canınız fazla acımıyor…

Neden peki biz neden devlet okullarındaki herhangi bir derste aldığımız eğitimle tam anlamıyla bir yere gelemiyoruz, gelen elbette birçok insan vardır fakat yüzdelik olarak tüme varım kullanırsanız üzgünüm ama söylediklerimin bir gerçek olduğunu anlayacaksınız.

Devamın da hep merak ettiğim şey de şudur , yıllardır eğitim için ders kitapları dağıtılır ki bunun öncesinde bu kitaplar satın alma yoluyla temin ediliyordu .Bugün için konuşmam gerekirse bu kitapların hepsi  Devlet tarafından yüzde yüz karşılanır durumda buraya kadar her şey çok güzel , işin garip tarafı  ; ben bu kitapların her zaman tek başına yeterli olduğunu asla görmedim , hep takviye gerektiren yardımcı kaynakların eksikliği , pekiştirmek için çözülmesi gereken test kitapları , bahsettiğim şeylerin maliyetleri az görünse de uzun vaade de inanılmaz rakamların çıktığını , ömrünü eğitime adayan vatandaşlarımız ya da bir işçi maaşıyla çocuk okutan babalarımız beni hemen anlayacaklardır eminim.

Bir ara bir ekonomist arkadaşımla konuşurken sohbetimiz arasında şöyle demişti: ‘Değeri olan her şey satılır ve mutlaka bir alıcı bulunur. ‘Bugün bir eğitimci olarak benim de bir ekonomistle düşüncelerim aynı yönde, sanırım biz eğitimi satıyoruz. Söylerken ne kadar içim burkulsa da sırf bu durumlar için eğitimine devam edemeyen insanların varlığını biliyorum, şöyle dediğinizi duyar gibiyim eğitim kapsamında kurulan tonla dernekler var vakıflar var bağışlar yapılıyor vs. Evet bunların varlığını inkar etmemekle beraber yetersiz buluyorum…

Bu ülkede nasıl 4 artı 4 artı 4 zorunlu durumda ise eğitimde kalitede o denli zorunlu durumda olmalıdır. Bugüne kadar ne bildiklerimi söylemekten ne de eleştirmekten çekinmişimdir bu konuda da Sayın Hocam İlber Ortaylı’nın görüşlerine katılmakla beraber, benim gibi düşünen nice, insanların varlığını biliyorum ve artık bir iki üç tıp olmasın, susulmasın istiyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.