banner5

Bir bilmeyen bir bilmeyene gel beraber şu bilmeyenlere bir hikaye anlatalım demiş.

Onlar da büyü-cin-peri masalları anlatarak, ortalığa korku salıp, bu durumdan birtakım rantlar elde etmişler.

İnsanlar da tam olarak ne olduğunu ve nasıl baş edeceklerini bir türlü bilemedikleri büyüden korunmak için yüzyıllar boyunca bin türlü yöntem denemişler.

Onlar ermiş muradına; biz yanalım aklımıza...

 

 

Büyü: Hedef alınan kişinin duygu ve düşüncelerini, dolayısıyla davranışlarını iradesi ve izni dışında farklı yollardan etkileyerek yönlendirme sanatıdır (ki küllün haramdır).

 

Büyü-sihir-teshir oluşturan bin türlü yöntem vardır. Ancak tüm bu yöntemleri 3 ana bölümde ele alabiliriz:

 

1. Sözlü telkin yoluyla... Sözde sihir gücü olabilmektedir. Bu yöntem daha çok usta bir konuşmacı, hipnoterapist, siyasetçi, kişisel gelişimci vb. kişilerin kullanabildiği, bilgiyi-telkini bilinçaltına ustalıkla yükleme sanatıdır. İyi veya kötü niyetli olarak kullanılabilir. (Ağlayarak vaaz eden hocaların bu tarzı da bilinç üzerinde bir tür sihir etkisi oluşturabilir, hipnotik etki yaratabilir!)

 

2. Herhangi bir tür -negatif veya pozitif- enerjinin bir nesne aracılığıyla istenilen yer, kişi veya bölgeye aktarılması yoluyla (Sihir-Teshir)...

 

Evrende gördüğümüz her şey yüksek ya da alçak frekanslı, pozitif veya negatif bir enerji formudur. Bu enerjinin bir yerden bir yere aktarılması enerjinin yapısına göre negatif veya pozitif durumları oluşturur. Soluk almakta bir enerji transferi ve devinimidir. Vücudumuzun farklı yerlerinde bulunan enerji girdapları-çakralar da kozmik enerjilerden beslenir ve bu enerjileri vücudun gerekli yerlerine yönlendirerek bir tür enerji transferi yaparlar.

 

Nazar; gözden çıkan lazerimsi, manyetik bir enerjinin karşıdaki nesne veya kişiye aktarılmasıdır. Yani  bir tür sihir-teshir  durumudur. Nazara uğramış kişinin üzerine okuma yapılması veya kurşun  dökülmesi gibi işlemler de (doğru uygulanırsa kurşun elementi kısa dalga boylu negatif enerjileri kendi üstüne çeker) alınan bu  negatif enerjiyi nötürlemek amacıyla uygulanan  işlemlerdir. 

 

Bunlar gibi büyü de bir enerji aktarma işlemidir. Aktarılan enerji, Rahmani veya şeytani olabilir. İnsanın pozitif yönde tekâmülüne hizmet eden her türlü enerjiye Rahmani diyoruz. Rahmani enerji transferleri câiz hatta sevaptır. Suya etik ve pozitif amaçlarla Esmâ veya Âyet enerjisi yüklemek gibi... Şeytanî yöntemlerle ve bencil amaçlarla yapılanları ise tastamam haram ve büyük günahlardandır.

 

 

3. Dalgalar-frekanslar-impulslar, kimyasallar, görüntü ve sesler aracılığıyla 'insan beyninin bazı bölümlerini etkilemek sûretiyle istenilen duygunun tetiklenmesi, böylece istenilen davranışın oluşturulması' işlemidir ki işte, asıl büyü, bu yöntemle yapılanlardır.

 

Günümüzde bilimin ilerlemesiyle hayli yol alınmış olan beyin merkezleri konusu, işin püf noktasıdır. Alanında uzmanlar; beynin farklı yerlerine farklı sinyaller-dalgalar yollayarak veya kimyasallar aracılığıyla istedikleri duygu ve davranışları tetikleyebiliyorlar. Yaklaşma-uzaklaşma, sevgi veya nefret, savaş veya sindir vb. duygular oluşturabiliyor hatta cinsel merkezlerimizi etkileyerek cinsel tutum ve davranışlarımıza dahi etki edebiliyorlar. Yani büyünün mekanizması; 'beyin merkezlerini etkileyerek duygu ve davranışları yönlendirmek' esasına dayanır. Dolayısıyla en büyük büyücüler de teknolojiyi veya kimyasal ajanları kullanarak duygu-düşünce ve davranışlarımız üzerinde etki yapabilenlerdir.

 

Cinler ise; büyücünün (veya şeytanın) mecbur etmesi veya kişisel nedenlerle beyindeki bu merkezlere impulslar göndererek insanı etkileyebilir, olmadık görüntüler gösterebilir, sesler işittirebilir ve duygu hâlleri yaşatabilirler -ki günümüzün psişik silahları  olan cep telefonu TV, wi-fi vb.elektronik aletler bunu rahatlıkla yapabiliyor; bu yüzden cinler işsiz kaldılar efendim-. 

 

Bütün bu açıklamalar ışığında görüyoruz ki büyüden korunmak; ancak beynimizi her türlü dış etkiden korumakla mümkündür.

 

Beyin merkezlerimizi etkileyen negatif dalgalara karşı korunmanın ise türlü yolları vardır: Bunlardan birincisi ve en önemlisi; Âyet ve Esmâ zikirleriyle “antidalgalar yaymak” ve enerji bedenimizi (auramızı) güçlendirerek çevremizde  “manyetik kalkan” oluşturmaktir.

 

Ben de sizlere kitaplar ve seminerler aracılığıyla rehberlik ederek, frekanslar âleminin sırlarını ve her türlü negatif etkiye karşı korunmanın yollarını göstermeye çalışıyorum. Bu konuda “bilinçli farkındalık” geliştirmek isteyenlere “Evren=Titreşim=Sayılar=Harfler=Esmâ ül Hüsn┠ismindeki kitap çalışmamın yararlı olacağını umuyorum.

 

Vesselam. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.