Aptal Kutusu ve Diziler

Hatice Demirci

03.02.2012
» Yazarın tüm yazıları


Günlük hayatında Türkiye İnsanı ne yapıyor diye sorarsanız; dizi izliyor derim! Dizilerin reyting rekorlarına bakarsak ya da dizilerin izleyici kitlesini hiç kaybetmeden, yıllarca devam etmesini göze alırsak bu sonucu çıkarmak hiçte zor olmasa gerek.
Diziler hayatımızın ayrılmaz birer parçası olmuş durumda. Dizilerle yatıp, dizilerle kalkar olmuşuz. Evlerimizde hangi diziyi izleyeceğimiz konusunda aile bireylerimizle sıkı tartışmalara giriyoruz. Günlük hayatımıza öyle yerleştirmişiz ki bu dizileri; dizilerdeki karakterlerin olaylara bakış açılarıyla hareket ediyor, onları örnek alıyoruz. Özellikle çocuklar bu karakterleri örnek alarak toplumumuz açısından kötü sonuçlar doğurabiliyor. Bu konuyla ilgili alınması gereken tedbirler doğrultusunda bilim insanlarının birçok açıklaması var. Bunlar insanlarımız için yeterli görülmedi ki “Akıllı İşaretler” sistemi RTÜK tarafından getirildi ancak çocuklarımızı korumaya bunlar da yetmiyor. Sokaklarda kendini mafya lideri ya da kahraman delikanlı sanan, dizilerdeki zengin tiplemelere özenerek onlar gibi olmak için kötü yollara başvuran bir sürü çocuk ve gençlerimiz var. Bu durum dizi sektörünün gelişmesiyle de gittikçe kötüye gidiyor. Dizileri öyle benimsemişiz ki daha oradaki tiplemelerin karakter çözümlerini dahi yapamazken, gerçek hayatta o tarz şeylerin olmasının neredeyse imkânsız olduğunu, yalnızca senaristlerin hayal ürünlerinin olduğunu unutarak oradaki hayatları yaşamaya çalışıyoruz. Çok değil yalnızca bir on yıl öncesine kadar uzanırsak, insanlar evlerinde akrabalarıyla ve arkadaşlarıyla toplanarak saatlerce sohbet eder, insanlar bu yolla sosyalleşirdi. Şimdilerde ise dizileri izlemek için toplanıyorlar. İngilizlerin “Aptal Kutusu” diye isimlendirdiği bu televizyonlara kendimizi bu kadar bağlarsak olacağı buydu. Televizyon ve dizilerdeki tamamen batı özentisi insanları takip ederek ve izleyerek, hem geleneksel Türk toplum yapısından uzaklaşıyoruz, hem de özümüzü kaybediyoruz. Giderek kimliksizleşen bireyler haline geliyor, geleceğin mirasları çocuklarımızı da kendi manevi değerlerimizden uzak büyütüyoruz. Televizyonun yalnızca bir kitle iletişim aracı olduğunu unutarak, elimizden geldiğince eğlence amaçlı kullanıyoruz. Oysa ki kullanmayı bildiğimiz takdirde birçok faydası var. Eğlence ve magazin programlarına verdiğimiz değeri eğitici programlarına vermiyoruz. Oturup saatlerce dizi izlemektense belgesel mahiyetindeki programları ya da eğitici filmleri izlemiyor, izlettirmiyoruz. Kısacası bu Aptal Kutusu hepimizin beyinlerini uyuşturmakta oldukça başarılı oluyor.
Dizilerde genelde zengin kesim ile fakir halkın karşılaştırılmaları verilerek, insanımıza kötü anlamda psikolojik baskılar yapılıyor ve bu yolla insanlar televizyonlara bağlanarak aptallaştırılıyor. Tüm bunları medya patronları, kanal sahipleri ve dizi sektöründe olanların ticari menfaat uğruna yaptığını göz ardı etmeyelim. Oturup saatlerce dizi izleyerek beynimizi uyuşturmaktansa kendimiz ve çevremiz açısından daha olumlu işler yapmaya çalışalım. Ve unutmayalım ki saatlerce dizi izleyerek yalnızca boşa vakit harcamıyor, aynı zamanda dizi sektöründeki insanların zenginliklerine zenginlik katıyoruz.



217 defa okundu...
Toplam 1 yorum yapılmıştır.
metin
metin
Banu Avar’dan Yugoslavya’nın dağılma sendromunu okuyun. Ülkede Meksika dizileri yayınlanır. Halk dizileri izlerken halkın haberi olmadan kamu kurumları özelleşir. Abuk subuk yarışmalar düzenlenir, halk bu yarışmaları izlerken. Medya yabancı güçlerin eline geçer. Müstehcen filmler yayınlanır gençlik ve halk bunları izlerken çekirdek aile yok olur. Hollywood filmleri yayınlanır halk benliğini kaybeder, ordusu dağılır. Sırplar silahlanır. İç Savaş başlar. Rusya’dan aldığı destekle 91-93 katliamlarına başlarlar. Yugoslavya dağılır 10-15 tane devletçik oluşur. Ortalıkta kalan kan, göş yaşı ve barut kokusudur. Türkiye örneği, resmi televizyonumuz Salkım Hanımın Taneleri filmini yayınlar Gelinine tecavüz eden Kayınpeder Hedefte Türk Ailesi vardır. Özel TV’lerde 1990-93 Güzellikleri yarışmaları yayınlanıyor. Maksat dezenformasyon. Bu arada terör yükseliştedir. Günde 15-20 şehit. Zamanın Jandarma Genel Komutanı buzlanmaya maruz kalan uçak kazasına kurban gider. Çekiç Güç Keşif güçe çevrilir. Gazeteciler öldürülür. Mumcular, Hablemitoğlu vs vs. Halkın dikkati aptal makinası içindeki güzel mankenlere odaklanmıştır. Olanlardan haberi yoktur. Sonra müstehcen gece kuşağı filmleri yayınlanır, hedefte Türk gençliği vardır. Maksat onları Mankurtlaştırmak benliğini yok etmek. 2000’ yıllarda BBG ve Gelinim Olurmusun? yayınlanır. Hedefte Türk aile yapısı vardır. Bu arada ABD Demokrasi adıyla Irak’ı işgal eder, Irak’ın Türkmen Kenti Telaffer Nükleer Başlıklı füzelerle bombalanır. Kimsenin haberi olmaz sesi çıkmaz. Süleymaniye’de Türk Askerinin Başına çuval geçirilir. Türk Ordusunu hedef alan artı sonsuza doğru büyüyen dalgalarla bir siyasi operasyon başlar. Kurmaylar tutuklanır. Meclisten Vakıflar yasası geçer Tahkim yasası kabul edilir. Petkim, Telekom, Petrol Ofisi Blok Satışla bir gecede elden çıkar. Kamuoyunun hiç haberi olmaz Hedef Kitle aptal makinasının içindeki BBG nin Hırçın kaynanası ve oğlu Ata ile vaktini geçirir. Dersim Özrü medyaya tarafından Halka pompalanır. Kamuoyu bunlarla uğraşırken, Diyarbakır ve 12 bağlı belediye sözde özerklik ilan eder. ABD Merkezli füze Kalkanı Malatya’ya konuçlandırılır. Mısır’da iç isyan çıkar, Kıbrıs Harekatında Kader birliğimiz olmasına rağmen Türkiye’nin sesi çıkmaz Nato Kuvvetlerine destek verir. Suriye işgal edilir. Angeline Jolly gelir sevgi ve barış dağıtır. Ama yüzbinlerce insan katledilir. Petrol sömürüsü devam eder. Dış güçler tarafından yabancı sermayeli Türk medyasına görev verilir. Medya üstlendiği misyonu yerine getirmeye çalışır. Hatice Hanıma katılmamak mümkün değil. Saygılarımla.Yüksek Lisanstan İbrahim Beyin Arkaşı.

Yazarın Son Yazıları» İcraat Zamanı
» Alışılmışın dışında bir patron
» Huzur toplumu yerine kusur toplumu
» Sosyalizmin düşmanı kapitalizmin kurbanı
» Gözünü sevdiğimin teknolojisi
» Evlilik mi evcilik mi?
» Artık her Türk asker doğmuyor!
» Bir ülkenin gençliği bitmişse o ülke de bitmiş demektir!
» Kaş yapayım derken göz çıkarmayın
» Yazıklar olsun kurtarıcı bekleyenlere
» Sizce hangisi doğru?
Facebook'ta Paylaş

13°
Pazar Pazartesi Salı Çarşamba
KONYA
  • ADANA
  • ADIYAMAN
  • AFYON
  • AĞRI
  • AKSARAY
  • AMASYA
  • ANKARA
  • ANTALYA
  • ARDAHAN
  • ARTVİN
  • AYDIN
  • BALIKESİR
  • BARTIN
  • BATMAN
  • BAYBURT
  • BİLECİK
  • BİNGÖL
  • BİTLİS
  • BOLU
  • BURDUR
  • BURSA
  • ÇANAKKALE
  • ÇANKIRI
  • ÇORUM
  • DENİZLİ
  • DİYARBAKIR
  • DÜZCE
  • EDİRNE
  • ELAZIĞ
  • ERZİNCAN
  • ERZURUM
  • ESKİŞEHİR
  • GAZİANTEP
  • GİRESUN
  • GÜMÜŞHANE
  • HAKKARİ
  • HATAY
  • IĞDIR
  • ISPARTA
  • İÇEL
  • İSTANBUL
  • İZMİR
  • KAHRAMANMARAŞ
  • KARABÜK
  • KARAMAN
  • KARS
  • KASTAMONU
  • KAYSERİ
  • KIRIKKALE
  • KIRKLARELİ
  • KIRŞEHİR
  • KİLİS
  • KOCAELİ
  • KONYA
  • KÜTAHYA
  • MALATYA
  • MANİSA
  • MARDİN
  • MUĞLA
  • MUŞ
  • NEVŞEHİR
  • NİĞDE
  • ORDU
  • OSMANİYE
  • RİZE
  • SAKARYA
  • SAMSUN
  • SİİRT
  • SİNOP
  • SİVAS
  • ŞANLIURFA
  • ŞIRNAK
  • TEKİRDAĞ
  • TOKAT
  • TRABZON
  • TUNCELİ
  • UŞAK
  • VAN
  • YALOVA
  • YOZGAT
  • ZONGULDAK
Foto Galeri Video Galeri
Üniversitelilerin kavgası kamerada

Hz. Mevlananın evi restore edilecek

En pahalı Türk filmi Fetih 1453

Hawaiide lavların büyüleyen görüntüsü

Şehit polislere hüzünlü veda

Afet bölgeleri mercek altında

Vatandaşa akaryakıt tuzağı!

İşte saldırganın resmi - Video Haber

Özgür Nasuh da Şekersporlu

Siyonistler kana doymuyor

Tüm Videolar
Haber Arşivi  |   Künye  |   İletişim  |   Giriş sayfam yap  |   Sık Kullanılanlara Ekle  |   Sitene ekle  |  
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
Tüm hakları saklıdır
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz